www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
TİYATRO
Telif Hakkı Sahibi: Tayfun TÜRKİLİ, ( tayfun.turkili@hotmail.com )
GERDEK GECESİ
www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü, öncelikle SiZlere örnek olması ve daha sonra da yapıtın geniş bir yelpazenin beğenisine sunulması amacıyla telif hakkı sahibi ve duyguyoğuranı ( yazarı ) tarafından Enstitü' de yer alması için gönderdiği bu oyun tekstinden dolayı Sayın Tayfun TÜRKİLİ' ne teşekkürü bir borç bilir. Bu oyunu sahnelemeyi düşünmeniz veya değişik bir amaçla kullanmak istemeniz halinde, kendisine bildirmeniz için duyguyoğuranımızın adresi bu sayfada verilmiştir. Enstitü' de, tiyatro dalındaki bu yapıtın öncelikle sahibine, daha sonra hepimize esin kaynağı olması ve uğur getirmesi dileğiyle...
1. PERDE 1. Tablo 1. PERDE 2. Tablo 2. PERDE 3. Tablo 2. PERDE 4. Tablo 2. PERDE 5. Tablo
2.PERDE
4.TABLO
|
Bir saat sonra. Dışarıda yağan yağmurun, fırtınanın ve zaman zaman çakan şimşeğin parıltıları. Sahne boş. Birkaç saniye sonra sokak kapısı ağır ağır açılır. Önce Behçet gözükür, sağa sola bakar. Sonra başını geriye çevirir. BEHÇET - Girebiliriz Ayhan. İçerisi süt liman. ( Ayhan' la birlikte içeri girerler. Kapıyı kapatırlar ) AYHAN - Umarım,her şey yolunda gitmiştir. BEHÇET - Gitmiştir gitmiştir İki saattir dışarıdayız ( Behçet yürür, kulağını yatak odasının kapısına dayar. Ayhan şaşırır ) AYHAN - Ne yapıyorsun öyle? BEHÇET - İçerisini dinliyorum. Operasyon sona erdi mi ermedi mi? AYHAN - Neden içeri girip de sormuyorsun? BEHÇET - Hiç ses çıkmıyor. Uyumuş olmalılar. ( Burnunu çeker ) Arabanın içinde üşüttüm galiba. ( Behçet hapşırır ) TOLGA - ( İçerden ) Çok yaşa. BEHÇET - ( anlamaz ) Sen de gör. ( Anlar ) Vay canına bunlar uyumamış daha Ayhan. AYHAN - Uyumaları mı gerekiyordu? BEHÇET - Saatten haberin var mı hanım? Bu saatte bütün dünya uyuyor. AYHAN - Yeni evlenenleri hariç tut. ( Kapı açılır, Buket ve Tolga içeri girerler. Buketin yüzü gülmektedir. Tolga ise gerinir. Behçet' le Ayhan hanımın farkına varmazlar ) TOLGA - Oh be dünya varmış yahu. ( Tolga jimnastik hareketleri yapar. Buket mutluluktan rüyada uçuyormuş gibi bir tavır takınarak Hazır Kart reklamındaki kızın şarkısını söyleyip dans eder ) BUKET - Ben özgürüm Ben özgürüm. Hazır kart, hazır kartt! .. ( Birden Ayhan' la Behçet' in farkına varırlar ) TOLGA - Vay, sizler ne zamandan beri buradasınız? BEHÇET - Çok yaşa dediğinden beri. AYHAN - Yokluğumuzun size yaradığı belli oluyor. TOLGA - Hem de nasıl, hem de nasıl. ( Buket şımarıkça Tolganın yanına gider ) BUKET - Herkül' üm. TOLGA- Emret Afrodit' im. BUKET - ( Başıyla işaret ederek ) Söyle onlara yine dışarı çıksınlar. AYHAN - Aaa, yeter kızım. Bunun yarını da var. BEHÇET - Sizin niyetiniz bizi bu havada zatürre etmek mi? İsteyen istediğini yapar ama biz buradan bir yere adım atmayız. AYHAN - Evet, ayrıca bize alışmış olmalısın, çekinecek bir şey yok artık küçükhanım. BUKET- Ama (Behçeti göstererek) o buradayken... (Behçet irkilir) TOLGA- Afroditciğim unut artık şu pezevengi. (Behçet öfkeden yerinde kıpırdar) Kaç kere söyleyeceğim (Eliyle arkasını göstererek) o Behçet (Behçeti göstererek) bu Behçet değil. Gel hadi aşk mabedimize gidelim. (Karı koca yatak odasına giderler. Behçet öfkeden kudurur) BEHÇET- Görüyorsun değil mi, Ayhan? İki saat yetmedi bunlara. Küçükhanımın canı istedikçe biz Abbas yolcu olacağız. Memleket kriz içinde, nereden geliyor sizdeki bu bolluk heyy! AYHAN - Susar mısın Behçet? BEHÇET- (Yatak odasına bakarak bağırır) Bir de pezevenk, dedi. AYHAN - Sen ne üzerine alınıyorsun canım. Behçete dedi o lafı. BEHÇET- Ben neyim, Behçet değil miyim? AYHAN - Behçetsin de, o başka Behçete dedi. Sana ne oluyor ki? BEHÇET- Ne demek, ne oluyor? Ben adaşlarıma laf söyletmem Ayhan. Behçetler ırz düşmanı olabilirler ama asla pezevenklik etmezler. AYHAN - Tamam tamam, sakin ol. (Behçet kanepeye oturur, terini siler. Tam bu sırada somyadan gelen gacırtı gucurtu sesleri üzerine Behçet yerinden fırlar) BEHÇET- Yavaş be kardeşim yavaş. Yatak odamızı Kırkpınara çevirdiniz. (Ayhan hanım Kocasına arkadan sarılır) AYHAN - Neden sen de çekyatı çökertmeyi denemiyorsun kocacığım? BEHÇET- (Karısından sıyrılır ve önce esner sonra da yanağına bir öpücük kondurarak) Uyku gözlerimden akıyor Ayhan. Biraz uyusam hiç fena olmayacak. (Behçet çekyata gidip uzanır. Ayhan hanım kızar, bir sigara yakar. Behçet horuldamaya başlar. Ayhanın cep telefonu çalar. Ekrana bakıp açar) AYHAN- Efendim Melahat? Ne mi yapıyoruz? Duy da anla. (Cebi kocasına doğru yaklaştırır, o sırada Behçetin yüksek horultusu. Sonra telefonu alır kulağına götürür) Duydun mu? Daha neler, tıraktörün odamızda işi ne ayol? Tarla mı sandın burayı? Elbette Behçet. Otuzuncu yılı böyle kutluyoruz işte. Seninki ne yapıyor? Yemekten sonra yattı mı? Bunların hepsi böyle anlaşılan. Hadi sen de yat artık. (Cebi kapatır) Yazık, 300 kilometrelik yolu boşu boşuna gelmişiz. Buket hanımdan iyisi yok... (Birden sözünü keser yüzünde bir şaşkınlık ifadesi belirir. Bir kapıya bir kocasına bakar. Sonra Behçeti dürtükler) Behçet!...Behçet! BEHÇET- (uyanmadan) Hıı? AYHAN- Şu senin işten attığın eski sekreterinin adı neydi? BEHÇET- (yattığı yerden) Buket... (Der ve yine horlamaya başlar. Ayhan hanım meseleyi anlamıştır ki, tam bu sırada kapı açılır ve içeriye Buket girer. Ayhan hanımı görünce duralar) BUKET- Afedersiniz uyuduğunuzu sanmıştım. AYHAN - Böyle bir gecede mi? BUKET- Haklısınız. Hepimiz için şaşırtıcı bir gece oldu değil mi? AYHAN - Ya, hem de çok şaşırtıcı. Yanlış zamanda yanlış yerde bir araya geldik galiba. BUKET- Sanırım. Bir sigara yakabilir miyim? AYHAN - Tabi. (Buket masaya yürür, paketten bir sigara alır) AYHAN- Sizi dinliyorum. BUKET- Ne söylememi istiyorsunuz? (Bu sırada Behçetin komik horultusu biran içini yükselir) AYHAN- Bizimkinle aranızdaki ilişkiyi... (Buket irkilir, heyecanlanır, sonra utanır) BUKET- Ben..Ben her şeyi açıklayabilirim. AYHAN - Demek kocamla ilişkiye giren eski sekreteri sizsiniz? BUKET- İlişkiyi saymazsak, sadece eski sekreteriydim, AYHAN - (Başıyla kocasını göstererek) Onunla ne kadar ileriye gittiniz? BUKET- Yani oval ofis ilişkisi sanıyorsanız asla. AYHAN - Aranızda hiçbir şeyin geçmediğini mi söylemek istiyorsunuz? BUKET- Evet. Ama tamamen masum olduğumuz da söylenemez. AYHAN - Yani. BUKET- Behçet bey yakışıklı ve aynı zamanda zengin bir erkek. AYHAN - Başka özellikleri de var. Aynı zamanda da yaşlı, evli ve iki çocuk babası, üç de torunu var. BUKET- Dar gelirli bir ailenin kızıydım. Bizim gibilerini bilirsiniz işte. Her genç kız gibi düşlerim, hayallerim vardı. AYHAN - Beyaz saçlı prens de var mıydı o hayallerin içinde? BUKET- Hayır, sadece zengin biriyle evlenerek büyük evlerde oturmak, istediğimi yiyebilmek, giyebilmek, araba kullanmak gibi.. AYHAN - Bizimkini de uygun bir lokma gibi gördün? BUKET- İlk başlarda öyle bir düşüncem yoktu. Baktım bir süre sonra bana tatlım, canım, pilicim sekreterlerin en güzeli gibisinden kur yapmaya başladı. AYHAN - (Kocasının yattığı divana bakarak) Kart zampara ne olacak. BUKET- Aslında hoş, çekici bir insandı. Biraz yüz versem ne olur, diye düşündüm. AYHAN - Mutlaka astarını da istemiştir. Malımı bilmez miyim? BUKET- Yo yo, inanın eli elime değmedi. Sadece bir iki sefer yemeğe çıkmıştık. AYHAN - Sadece yemek mi yediniz? BUKET- Evet, isterseniz menüyü sayabilirim size. AYHAN - Gerek yok. BUKET- Üstüne de orta şekerli bir kahve içtik. AYHAN - Yani birlikte olmadınız mı? BUKET- (heyecanla) Hayır, hayır. (Yatak odasının kapısına bakarak) Aksi olsaydı, yarın gazeteler Herkülün bekaret cinayeti diye manşet atarlardı. AYHAN - Sahi mi? Ben onu yenilikçilerden sanıyordum. BUKET- Yok canım, gelenekçilerden. AYHAN - Peki kocamla aranızdaki ilişki nasıl bir ilişkiydi küçükhanım? BUKET- Sadece iş adamı, sekreter ilişkisiydi. AYHAN - Lafı değiştirmeyin. Ben o ilişkiyi sormadım. Kocamın size kur yaptığını söylüyordunuz. Sizin yaklaşımınızı soruyorum. BUKET- Doğrusunu söylemek gerekirse Behçet bey gibi zengin, çekici bir erkeğin iltifatları gururumu okşamıyor değildi. O bana kur yaptıkça ben de (tarif ederek) ay yapmayın ama, lütfen, rica ederim gibisinden... AYHAN - İstemem yan cebime koy diyordunuz. BUKET- Onun gibi bir şey. AYHAN - Yani her ikiniz de masum olduğunuzu mu söylemek istiyorsunuz? BUKET- Evet. AYHAN - Buna inanmam için salaklar derneğine üye olmam gerekiyor. BUKET- Bu kadar insafsız olmayın. Sizin hiç mi hoşunuza giden bir erkek olmadı bu güne kadar? Hiç canınızın çektiği, içinizden ne yakışıklı, ne güçlü, ne adaleli dediğiniz biri olmadı mı? Öyle birisiyle olmayı düşlemediniz mi hiç? AYHAN - Düşlemem ya da bakmam, kocama ihanet ettiğim anlamına gelmez. O resmen size asılmış. BUKET- Tam olarak asıldı diyemezsiniz. Henüz kur safhasındaydı. Bol bol iltifat ediyordu. AYHAN - Her şey öyle başlar zaten. Ben onun ne hin oğlu hin olduğunu bilmez miyim? İltifatların arkasından başka şeyler gelir. BUKET- Kimbilir belki de gelirdi ama ne yazık ki buna zaman kalmadı ve sizin kulağınıza neler geldiyse, bir süre sonra Behçet bey beni sizin zorunuzla işten attı. AYHAN - Bu yüzden bana dua etmelisiniz. (Yatak odasına bakarak) Yoksa bu gün namus cinayetlerinden birine kurban gidebilirdiniz. BUKET- Her neyse...(Sigarasını söndürerek) Umarım artık suçsuzluğuma inanmışsınızdır. AYHAN - Genellikle tek taraflı ifadelere itibar etmem. Ama kocanızın kıskançlığını düşününce tatmin oldum. BUKET- Gerçeği öğrendiğinize göre artık ikimizde vicdan azabı çekmeden uyuyabiliriz. (Buket yatak odasına yürür) AYHAN - Bir dakika. (Buket durur) BUKET- Evet. AYHAN - Tolgayla evlenerek hayallerinizi gerçekleştirebildiniz mi bari? BUKET- Onu seviyorum. Yakışıklı ve iyi bir insan. Ama hepsi o kadar. AYHAN - Eksik olan zenginliği mi? BUKET- (acı acı gülümseyerek) Ne yazık ki oda benim gibi maaşla çalışan birisi. Buraya balayını geçirmek için bankadan tüketici kredisi çektik, iki günlüğüne de bir araba kiraladık. (Ayhan gülümseyerek Buketin yanına gelir. Şefkatle konuşur) AYHAN - Üzülme. Gençsiniz. Heyecanınız, idealleriniz olmalı. İnan bana, para tek başına mutluluk getirmiyor. (Yine bir an için Behçetin yüksek horlama sesi) Bizde çok ama ne yazık ki yemeden içmeden başka bir işe yaramıyor. (Bukete döner) Güya buraya evlilik yıldönümünü kutlamaya gelmiştik. (Behçetin komik şekilde horlama sesi) AYHAN - Her şey bir zamanlarmış. Gençken doludizgin yaşamaya bakın. Hadi şimdi git Herkülünün yanına.. (Buket giderken durur, geriye döner, Ayhan hanımın yanına gelir onu yanaklarından öper sonra koşarak yatak odasına gider. Ayhan yalnız kalmıştır. Birden Behçetin komik sesli horultusuna başını çevirir. Cep telefonu çalar. Açar) Efendim Melahat? Uyuyor tabi. Uyandırayım mı? Bunun bir faydası olacağını hiç sanmıyorum Meloşçuğum. O’nun uyanacağı yokk! IŞIK SÖNER 4. TABLO SONU |
:
Tayfun TÜRKİLİ, 090
542 415 73 64