www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

KÖŞE YAZILARI caddesi

Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD

İnsan Olmanın Lezzeti... CLXII

Bir Sonraki Yapıt

Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir

 KLÂSİKLER

Çok iyi gelir getiren bir işe sahip olmanın yanında birden fazla üniversite bitirmişseniz dahi dünya anlamlarına ve yaşam sırlarına varmayabilir, dünyayla uyum sağlayamayarak kendinize, ailenize ve ülkenize faydalı olamayabilirsiniz. Gönül doygunluğunaysa hiçbir zaman erişemeyebilirsiniz…  

Daha fazla insan olmanın, en büyük gereksiniminiz olduğunu, yılları yakmadan da anlamanın yolları vardır! 

Sahip olduklarınızın size ve çevrenize yarar getirmesinin olmazsa olmaz tek yolu, “ Klâsikler ” den geçer … 

Günlük işlerinizin yanında, bir günde iki yüz sayfalık bir kitabı hazmederek okumanız olası olsaydı; yedi yaşından başlayarak toplam altmış üç yıl kesintisiz okuyabilseydiniz, toplamda 22. 995.-  adet kitap okuyabilirdiniz. Yani, dünyada bir günde basılan kitapların binde biri bile değil! Koşuşturmalarınızın yanında, temponuzu hiç aksatmadan bir günde bir kitabı anlamına vararak okumanız da olası değil! O hâlde yapılması gereken kitap okumaktan çok, “ yazar ve / veya yapıt okumak ” tır. İşe klâsikleri okuyarak başlamanız, kaçınılmazdır… 

Shakespeare okumanız, kelimelerin büyüsünü anlamanıza yardımcı olacaktır. “Gelmek” kelimesinin, gelmekten çok daha fazla anlamlara hatta sihirlere sahip olduğunu görecek, sizde bırakacağı derin izlere şaşıracaksınız… Tarih bilgilerinizle birleştiğinde aslında her yapıtın bir şahit olduğuna tanık olacaksınız. Çağları ve sosyalliklerini anlamanız, mantık çerçevesinde düşünebilmeniz; sabırda, iyilikte, kötülükte, ilginçlikte, enginlikte, basitlikte ve yücelikte sınır tanımaz insanoğlunun doğal, günlük serüvenleri için Sophokles, Eflâtun, Makyavel, Dante, Balzac, Hugo, Goethe, Moliere, Dostoyevski, Daudet, Turganyev, Twain, Gogol, Steinbeck, Hemingway ve diğerlerini okuyacaksınız. Ülkenizi ve dilinizi anlamak için Mareşal Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ ün Nutuk’ unu, Nurullah Ataç, Namık Kemâl, Şinasi, Ömer Seyfettin, Cenap Şahabettin, Halit Ziya, Falih Rıfkı, Behçet Kemâl, Yahya Kemâl, Orhan Kemâl, Refik Erduran, Orhan Veli ve sayamadığım diğerlerini okuyacaksınız. Bunları okudukça kendinizin, yaşadığınız dünyanın ve olayların çok farklı olduğunu ve yaşamın alışıldıktan çok daha farklı olduğunu anlayacaksınız; bilmekten mutluluk duyacaksınız…     

Klâsikleri dinlemeniz sizi ancak yüceltir. Beethoven, Mozart, Chopin, Liszt, Paganinni, Schubert, Brahms, Vivaldi, Ravel, Bach, Puccini, Tchaikosky, Rachmaninov, Rossini, Handel, Korsakov, Mendellsohn, Dvorâk, Bizet, Saygun, Sıdal, Rey Kardeşler, Sultan III. Selim, Kaynak, Dede Efendi, Itrî Dede, birçok meslektaşı gibi ölümsüz Selçuk ve buraya sığdıramadığım diğerlerini hatta çağdaşlarını mutlaka dinlemelisiniz. Önce zor gelebilir. Sabredin; az sonra onlardan ayrılamazsınız! Beethoven ve Mozart, Mehter Marşlarını anlamanıza neden olabilir! Dede Efendi’ den hangi yabancı bestekârın nasıl ve niçin etkilendiğini kolayca bulabilirsiniz! En önemlisi; kemanın, piyanonun, mandolinin, nefeslilerin, vurmalıların; tanıştıkça sayıları artan enstruman seslerinin sihirlerini, nerelere ulaştığını anladıkça şaşıracaksınız! İnsanın neler yapabileceğini, kendisini nasıl kontrol edebileceğini, insan mükemmelliğinin ne olduğunu anlayacaksınız. Düşünmenin, bulmanın, çözmenin, başarmanın, karşılaştırma yapılamayacak benzemez hazzını, her hücrenizde ayrı hissedeceksiniz. Ruhunuzdaki, daha önce hiç bilmediğiniz, tanımadığınız seslerin varlığına inanamayacaksınız. Derinlere dalıp yükseklere tırmanacaksınız. Bendinizi aşıp fazlasını yapmak isteyeceksiniz. Sonra dinginleşip huzuru bulacaksınız…         

Niçin dinlemeniz gerektiğini aslında Beethoven özetlemiştir: “ Dünya, evrenin havada uçuşan sırlarıyla doludur. Benim yaptığım, onlardan bulabildiklerimi bir araya getirip size sunmaktan başka bir şey değildir… ” 

Behçet Kemâl Çağlar da çok güzel eklemiştir: “ Bestekârlar, dünyanın Tanrı' ya en yakın kullarıdır. Duyarlar; içlerine sindirirler; duyururlar ve yaşatırlar… ” 

Klâsik müziği konser salonunda, doğal sesleriyle, öksürmeden, boğazınızı temizlemeden ( bunu topyekûn, başlangıcın tam öncesinde sessiz gelen bir işaretle yaparsınız ), yokmuşçasına nefes almadan dinlemeniz bile sizi ayrıcalıklı yapar; gelişiminizi tamamlar. Notaları, birbirinden usta ellerden kulaklardan dinlemeniz, orkestra şefliğinin ülke yönetmekten daha zor olduğunun anlaşılması, belki de ömür boyu yaptığınız her işte kılavuzunuz olacaktır. Bunun yanında bıraktığı zevk de cabadan çok öte…  

Klâsik eserler, tiyatronun temel taşlarıdır. Seyrediniz… Tiyatro, sizi size, beden ve ruhla anlatmaktır! Hareketler, mimikler, sözler, yüceleşir; yukarıya doğru yükselir. Havaya asılır ve orda çağlar boyunca kalır. Beethoven’ ın da gösterdiği gibi; ama siz ama sizi size sunanlar, gerektiğinde onları ordan alıp ayakta kalmaya çalışırsınız…  

Klâsikleşmiş dansları yapabilmekse sanatçı olmaya eşdeğerdir. İçinizdeki çocuk ve olgun, savaşçı, ekmeğini kazanan işçi, yaşamını süren beyefendidir.      

Klâsikler, nitelikli yaşamın ta kendisidir…   

Neler söyledim? En temelleri söyledim! Bunları kime söylüyorum? Tabii ki ileriki yaşlarda uluslararası arenada beyin beyine çarpışıp ülkemizin yüksek çıkarlarını başka ülkelere kaptırmayacak zekî ve akıllı gençlere ve onların daha gençlerinin şimdiden hazırlık yapması gereken anne babalarına…  

… hayatı yakaladığı yerden yaşamaya başlayanlara da… 

… unutmadan; bir de talih kuşunun yalnızca Millî Piyango’ da olduğunu sananlara…

 

İnsan Olmanın Lezzeti... CLXIII' de buluşana dek, en iyilerle kalın. 

İlk not: En son ne zaman, Millî Piyango' nun da toplumsal supap olduğunu düşündünüz ?

Bu yazım, günlük internet gazetesi gazeteport.com.tr ve burada eşzamanlı yayınlanmaktadır

  :  Alp ARPAD, 03 Eylül 2008 Çarşamba 11:53                                                      Diğer bir  İOL... "   için

               

                      

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Bir Sonraki Yapıt