Sevgili Alp, saat 01.45 ve senin iletini okuyorum. Çok duygulandım. Ellerine sağlık! Biz böyleyiz işte; hep vefalı, hep duygulu ama hep unutulan. Olsun insan olmak ta böyle bir şey; hep hatırlayacak ama hatırlanmadığında da üzülmeyecek, yola devam diyeceksin. İyi geceler arkadaşım. Lütfiye GÜNEÇ, Tue, 13 Feb 2008 01:47:00 -0800
Sevgili Alp, saat yine 01.45, yani 14 şubat iletilerime bakarken o güzel öykünü okudum. Bu kadar naif satır araları dolu bir öykü okumayalı çok olmuştu. Sağ ol! Ruhumu yıkadın. Kalemine sağlık, benim duygu adamı kardeşim. Mavi güller ve kırçıllı karanfiller yoluna ışık olsun. Her günün bizlere / hey ben buradayım, ne zaman isterseniz o zaman yanınızdayım, merak etmeyin / demekle geçsin. Malûm biz senin gibi olmayanlar biraz benciliz!!!!!!! Sevgiyle kal ama hep kal... Lütfiye GÜNEÇ, Wed, 14 Feb 2008 01:50:32 -0800
Sayın Üstad. Ben Fenerbahçe Lisesi 1968 - 1971 grubundan Gediz Altıok. Bugün facebook ta sizin yazmış olduğunuz öyküyü okudum. Sizi canı gönülden tebrik etmek istiyorum; tek kelimeyle harika. Eğer müsaadeniz olursa bu öykünüzün metnini üyelerime göndermek arzusundayım. Yapılan her bir güzellik bence kutusunda kalmamalı. Onun içindir ki paylaşma taraftarıyımdır ancak oradaki güzel şiiri de video yapmak için müsaadelerinizi rica edeceğim. Başarılarınızın devamını temenni ederim... Saygılarımla, Gediz ALTIOK, Thu, 14 Feb 2008 10:20:04 +0200
Alp Merhaba... Ellerine sağlık... ' Hırsız ' ı zevkle okudum... Çok teşekkür ederim. Tek kelime ile MUHTEŞEM.... Sevgiler, Renan DEMİRAĞ, Thu, 14 Feb 2008 09:47:50 -0800 (PST)
Merhabalar, Öykünüz her zamanki gibi çok güzel. Elleriniz, yüreğiniz dert görmesin. Yazı varlığınızla şenlensin. Selâmlar, S.E, Sat, 16 Feb 2008 08:08:50 -0800
Yazılarınızı zevkle okudum. Okumaya devam ediyorum. Başarılar... Zeynep TARGAÇ, 10/05/2008 12:37
İşte buuu:) Beni sürükleyip içine alan bir daha hatta bir daha okuma isteği uyandıran bir yazı daha.sonuç: İşte buuu::))) Nilgün YALNIZOĞLU, 13/05/2008 16:01
Alp Bey, yazılarınızı büyük bir beğeni ile takip ediyorum. Kutlarım sizi. İçmeler' den sevgiler. Engin DEMİREZEN, 07/07/2008 14:17:14
Sayın Arpad; Kendi alanında büyük basarılar kazanmış yazar, besteci, ressam ve heykeltıraşlar gibi sanat alanında klasikleşmiş yaratılar üretmiş olan önemli isimlerin şaheserlerini okuyup, dinleyip, görüp incelemeyen toplumların gelişmelerinin olanaksız olduğunu dünya coğrafyasını gözden geçirirsek hemen görebiliriz. Kalkınmış toplumlarda insanlar klasikleşmiş eserleri sindirmekte, onlardan elde ettikleri bilgi, görgü ve deneyimleri kendi yaşamlarına uygulamaktadırlar. Bu nedenle kalkınma yolunda ilerlemeye çabalayan ülkemizin eğitim çağındaki çocuklarına yerli ürünlerin yanı sıra dünya ölçeğinde önem kazanmış olan klasikleri belletmekte büyük yarar bulunmaktadır. Yazınızın bu açıdan gerçekten çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sağ olun, var olun... Saygılarımla...Tuğrul GÖĞÜŞ, 9/7/08 11:54 PM
Sayın Arpad, Yazınızı ilgiyle okudum; çok da beğendim.. Lâkin herkes gibi ben de kast edilen yazarın kim olduğunu merak ettim. Sonra söylediklerinizi düşündüm, irdeledim ve sonuçta – toplamda - yanılma ihtimalinizin en az haklılığınız kadar olduğuna karar verdim... Çağlar DEVRİM, 11/07/2008 16:12:48
Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Yazarı ben de merak ettim. Görüşmek dileğiyle Sadık SONER, 12/07/2008 22:14:18
Çok değerli Alp Bey; Su anda Hollanda' dayım ve yazınızı buradan, Türkiye saatiyle 22.00' de okudum. Yazınız gerçekten çok ilginç ve sanırım herkeste olduğu gibi ben de de merak uyandırdı. Bahsettiğiniz kişinin kim olduğu noktası muhakkak bir zirve oluşturuyor. Ellerinize sağlık... Tuğrul GÖĞÜŞ, 7/14/08 9:56 PM
Sayın Arpad, Bu tür kurslara hepimizin çok gereksinimi var sanki... Uygar dünyada karşılaşılması artık mümkün olmayan o kadar çok hata yapıyoruz ki... Toplum olarak bir iyileştirme kursundan geçmeliyiz... Hem de bir an önce... Tuğrul GÖĞÜŞ, 7/21/08 11:31 PM
Keşke herkese okuma alışkanlığı kazandırabilsek, popçu ve futbolcu isimlerini değil de Cumhuriyetin yetiştirdiği yazar ve sanatçıları öğretebilsek Tebrikler Alp Bey. Sadık SONER, 06/09/2008 09:29:29
Çok güzel. Çok beğendim herkesin okumasını tavsiye ederim tebrik ederim ALP BEY... Nergiz KANDEMİR, 07/09/2008 16:52:11
Hikâyelerin devamını istesem, çok mu olurum:))))) G. T., 23 Ekim 2008 Perşembe, 1:29
Duygularımı yazmışsınız; sanki,dilimin ucunda olup da ifade edemediğim, anlatamadığım, belki de kimselere anlatmak istemediğim, kendime sakladığım, saklamak zorunda olduğumu hissettiklerimi. Düşündüklerini hep yapmak isterdim ama çok nadir yapabildim. Bugün sizi acayip kıskandım yine, of ben çok kıskancım. Bugün yağmurlu bir İzmir günü, şemsiyem yanımda, niye aldım bilmem ki ıslansaydım, sırılsıklam olsaydım ne olurdu ki ( sadece hasta olurdum ) ama Kordon' da yürüyüp denize bakacağım yine ilk defa görüyormuşum gibi! Nedendir bilmem ( deniz benim için çok önemli biliyor musunuz,denizi hep bir sevgili olarak gördüm ben hayatım boyunca, sizi hiç düşüncesiz içine alan, sarıp sarmalayan bir yar var mı başka ) sonra fuarın içinde yürüyeceğim; ulu ağaçlara bakarak, İzmir sanatta oturup 2 çay söyleyeceğim; biri bana diğeri Ankara' da yaşayıp İzmir'e özlem duyan dostuma... GÜLŞEN, 27 Kasım 2008, Perşembe, 12:27
Alp Bey; Nesli Çölgeçen ' i geçen gün film hakkında konuşurken bir kanalda izledim. Son Buluşma' nın çok başka bir şey olduğunu; ister film ister belgesel diyelim, kendi başına tarihin bir parçası, çok özel, değerli bir filim olduğunu anlatıyordu... Seyirci olarak sizin izlenimlerinizi okuyunca hakikaten, Sayın Çölgeçen' in bambaşka bir işe imzasını attığına inandım. Hem sinemada izleyeceğim hem de ilk fırsatta Dvd ' sini edineceğim... Teşekkürler güzel yorumlarınız ve anlatımınız için... Minnettarlığımız bu durumda büyük usta, Nesli Çölgeçen'e... :- D Didar KARAOĞLU, 05.12.2008, 0:44
Sınıf Arkadaşım, "Asıl zenginlikler " i çok iyi yakalıyorsun. Ürperdim okurken. Senden dinlemek izlemekten daha mı güzel ? Meral TAŞAN, 05.12.2008, 11:04
Sevgili Alp teşekkür ediyorum. O ince yağmur, nerede olsam yağar ben üzre ama benim Köyüm' de daha bir başka yağar; usul, inceden, severcesine, okşarcasına insan ruhunu. Bir yeşil buğu olur çimenlerde ve zor yakalanan bir ses kulaklarda. Bazen deli poyraz eşliğine camlarımda kırbaçlanır; savrulur havada ve sonra bulur toprağı hasret hasret. Islak perdesinin ardından Körfez' i lütfedercesine gösterir üstelik. Yağmurlar hep üstüme olsun,üstümüze olsun... İlter AYATA, 31 Aralık 2008, Çarşamba, 13:28
Günaydınlar, yazılarınızdan faydalanmak isterim. Hoşça kalın, iyi günler. Hülya HULU, 22 Şubat 2009 Perşembe, 11:23
Merhaba
Alp
Bey,
nafile sahiplenmelerin zararı ancak
bu öyküdeki
kadar güzel anlatılabilir. İyi ki
varsınız, yüreğinize sağlık. Sevgiler,
KAAN,
Ellerinize sağlık. ' İnsan Olmanın Lezzeti ' nereden geldi aklınıza? Çok beğendim yazınızı da. NİLÜFER, Sat, Feb 28, 2009 7:11 am (PST)
Gününüz aydın olsun! Bu ne güzel, ne samimi, ne anlamlı bir yazı böyle... Yüreğinizi yine dökerek keyifli zaman geçirmemi sağladınız. Güzellikler, iyilikler, hoşluklar sizi bırakmasın... Saygılarımla... Arzu ERGÜN, 28 Şubat 2009 Cumartesi, 10:33
Yüreğinize sağlık Alp Bey. Selâm ve dostlukla, SEMA ... Feb 28, 2009 11:13 am
Okurken vaktimi boşa harcatmayan, kendimden çok şey bulduğum, Kadıköylü kalbimi pır pır attıran bu güzel yazı için çok teşekkür ederim. ÇAĞLAYAN, Sat Feb 28, 2009 1:16 pm (PST)
O ne güzel bir günün sürprizi ki defalarca okudum, defalarca,doyamadım. Şarkılar bu kadar güzel, bu kadar yaşanmış, yaşanası nasıl anlatılır...... Yüreğine sağlık, iyi ki varsınız,bunu bir kez daha doğrulattınız bana, teşekkür ederim. Gülşen TÜTÜNCÜ, 21 Mart 2009 Cumartesi, 18:39
Sevgili Alp, her iki yazınızı da okudum. Kalemine, yüreğine sağlık... Çapkın kemanlar, bandoneonlar bir bir geçti gözlerimin önünden. Paylaştığınız için teşekkür ederim.. Sevgiler. Ayşenur..., 23.03.2009 Pazartesi, 12:36
Mükemmel... Bazı satırlar kafamı gözümü yardı, sanki odun fırlatıyorlardı. Gerçekler odun gibi vurur işte böyle insana...Ramazan YILMAZ, Tuesday, March 24, 2009, 3:30 PM
Son yazında bir akış tutukluğu var gibi geldi bana. Müziği duyamadım. Sen, müzikle seni çok güzel anlatabilirsin çünkü. Dansın tutuk kalmış sanki. Anlattıkların çok güzel, senin yazılarını ne kadar sevdiğimi bilirsin. Bu konuda kesintisiz bir vals beklerdim müzik adamından. Çok güzel bir müzik parçası gibi işlemeliydin. Sanki kısıtlamışsın bir şeyleri. Sen müzikle duyduklarını daha, daha anlatırsın. Bunu bildiğim için bunları yazdım sana. Diğer yazılarından biliyorum. Sevgili Alp, sen dinlediğin bütün müziklerin bileşkesini yazarsın. Toz attırırsın hem de.... Tam böyle de değil. Müzikle tam dansını anlattığın bir şey yaz. Belki bunu okumak istediğim için bir okuyucun olarak. Bu da sevdiğim yazılarından biri olarak kalsın. Hadi şimdi başla. Müzik ve Alp. Kalbin tek atsın ama. M.T., 24 Mart 2009 Salı, 23:33
Sayın Arpad, merhaba Garip bir şekilde yollarımız birleşti. Yazılarınızı ilgiyle okuyorum. Ben de yazıyla uğraşıyorum. Son kitabımı, onur belgemi paylaşmak istedim. Umarım dikkatinize değer. Saygılarımla, Suna GÜLER, 25 Mart 2009 Çarşamba, 13:50
Alp Bey,
Yazılarınızı
gülümseyerek
okuduğumu fark
ettim. Gerçekten
insanın içini
ısıtan, huzur veren
ve işte bu sahiden
de böyle dile
getirilir dedirten
bir anlatımınız var.
Bana çocukken
okuduğum bir yazarı
çağrıştırıyor ama
çıkartamadım. " Son
Buluşma
"yi izlemedim ama
çok anlattıklarınıza
bakılırsa çok
etkileneceğim demek
ki; hemen DVD' sini
alacağım.
Nedret
YAZICI,
Alp Hocam iyi geceler, kitabınızı okudum. Gecenin bu saatinde hevesle size geri dönüşüm yapmak istedim. Öncelikle öykülerinizi çok beğendim. Özellikle 'aşk' ı yer yer o kadar güzel ,sade ve kusursuz anlatmışsınız ki keşke aşk üzerine bir romanınız çıksa da hemen alsam diye düşünmedim değil.Bunun yanında anlattığınız dram gerçekten insanı üzerinde düşünmeye ,kendini sorgulamaya iten cinsten. Not aldığım bazı betimlemeleriniz var ki bayıldım. Örneğin : ' Geceler karanlıktı ve renkleri zıt olmasına karşın aynen kar gibi gerçekleri örtüyordu' ve 'İçeriden ölürken dışarıdan doğmak' . Ayrıca sizinle sokak lambasının deniz fenerinden nasıl şanslı olduğunu tartışmak isterim. En kısa zamanda sizinle bir kahve içip , birikiminizden faydalanmak isterim. Saygı ve sevgilerimle, Sercan KARAPOYRAZ, 3 Ağustos 2010 Salı, 1:02
" Kokular anıları
canlandırır "
denir.
Notalar da öyle.
Ayrıca yeni düşler
de yaşatıyor
içimizde.
Yazınızı
okurken
hayallerinize
girdim; müziği
duydum. Zaten onun
için yazmadınız mı?
Okurla yazarın
buluşması bu olmalı.
Kutlarım sevgili
Alp. Nice
hissettiğiniz
yazılarınıza.
M. TAŞAN,
Sevgili Alp Bey, Bir
edebiyatçıya
yazmanın ne denli
zor olduğuyla
başlıyorum..
Ellerinize,
gönlünüze sağlık!
Türlü çağrışımlarla
zenginleştirdiğiniz
harika
izlenimlerinizi
zevkle
okudum.
Sevgilerimle,
Muammer
KETENCOĞLU,
Alp Bey merhaba, Kitabınızı henüz bitirdim. Çok doğal, çok içten buldum. Birebir insanı yansıtmış. Bir de eskiyi ve yeniyi bir arada çok güzel harmanlamışsınız. Tebrik ederim. Ellerinize sağlık. Saygılarımla, A. Kadir SEVİNTİ, 30.01.2011, Pazar, 16:10
Alp Bey, müthiş bir birikiminiz var. Kelimeleri dans ettiriyorsunuz. Şarkınızdan psikoloji akıyor. Mehmet AYDIN, 02.03.2011, Çarşamba, 20.oo
Alp Bey,
mütevazılığınız,
geleceğin çok
satanlar arasında
yerinizi
alacağınızın
göstergesi olsun
dilerim. Bana
lütfettiğiniz
"yorumcu" tanımı
beni ziyadesi ile
memnun eder... Bu
memnuniyet kişilerim
yapısında olan
övülmenin bir
yansımasıdır diye
düşünürüm. Ancak
benim ne haddime ki
edebi eserleri
kitapçıların rafında
yer almış yazarların
yazılarına eleştiri
yazayım... Bunu
insana verdiğiniz
değer ile bağlantılı
görüyor ve teşekkür
ediyorum. Sizin gibi
bir yazardan ancak
ve ancak güzel
Türkçemizin kullanım
pratiğini alırım.
Hikmet OCAKLI,
27 Haziran 2011,
Pazartesi, 16:14
Alp Bey,
m
Merhaba, Türkçe öğretmeniyim. Kitabınızı
tesadüfen arkadaşımda gördüm. Alıp okudum... Öykülerinizdeki
betimlemeler dikkat çekici, çok güzeldi...
"
Pembeyazım "
adlı öykünüzdeki şu cümlenizi not etmiştim defterime:
Aynı saksıdaki tek kökte ama ayrı dallarda beyazlı pembeli
çiçekler açmış sardunya, geriye, sonra da ileriye, ''
yılların kutsadığı kadına '' doğru eğilerek sanki bunu
onaylıyordu... Yalın bir anlatımınız var bununla birlikte
seçtiğiniz sözcük ve cümle yapıları canlı ve etkileyici....
Bir okuyucu olarak naçizane bunları söylemek istedim.
Işığınız ve kaleminiz daim olsun... Selâm ve sevgiler...
Necla ERGÜNEŞ,
Günaydın sevgili dostum Alp Bey; " Önsöz Yerine " ve 12 öyküden oluşan 87 sayfalık hacmi küçük,içeriği doyurucu, BEN Sabahlar' ı UYANDIRMASAYDIM... adlı kitabınızı okumaktan büyük mutluluk duydum. Farklı bir giriş oluşmuş değişik tarihlerde yazdığınız güzel yazılarınızdan. İki bölümden oluşan öykülerinizle yolculuk muhteşemdi. Bazıları boyut olarak küçük görünüyor ama alıp götürüyor zamanın derinliklerine. Geniş bir gözlem ve bilgi birikiminin sonucunda oluşmuş öyküleriniz. Dilimizi gerçekten çok güzel kullanmışsınız. Kutluyorum sizleri Alp Bey. Yeni sözcükler öğrendim tümcenin gelişinden. Hâlâ öğreneceklerim de var. Öykülerinizin birbirinden güzel yolculuğu beni çok değişik yerlere götürdü. Zamanın nasıl geçtiğini fark edemedim bile. Eski İstanbul sabahçı kahvehane yaşamının sıcaklığı, insanların hayvan ve çiçeklerle iletişimi, aşk, hüzün, dostluk, acı, mutluluk, değerbilirlik ve gözyaşı... " Boyunduruk " la gururlandım ama " Hırsız " la tutamadım gözyaşlarımı, yazarken bile... Eserinizle ilgili tek eleştirim olacak. Sizler de onun farkındasınız. Okurken yorulmamıza neden olan punto sorunu. Maliyeti arttırabilir ama daha bir zevkle okunacağı kanısındayım. Sizler gibi yakın bir dost zor bulunabilen bir evrende yaşamaktayız. Samimiyetiniz, duygudaşlığınız, yardımseverliğiniz için teşekkür ederim. Kısa zamanda olsa dağarcığımı zenginleştirdiniz. Sonuç olarak: " Dilimden kestim, aklıma ekledim . " Yeniden buluşmak ümidiyle ... Sevgilerimle... İskender Yıldırım ŞİMŞEK, 30 Temmuz 2011 Cumartesi, 9:56
Alp Bey, keyif alarak okuyorum gerçekten. Her gün farklı bir lezzeti tadıyorum; tadılması gereken. Meral ALTAY, 26 Ağustos 2011 Cuma, 12:59
Yazılarınız o kadar farklı
ki; okuyunca öncelikle düşünmek ve çözmek gerekiyor... Öyle bir dil kullanıyorsunuz ki hayran olmamak elde
değil. Ağır ve anlamlı bir dil.Okuyup da rafa
kaldıramadıklarımızdan bir dil.Her kelime merak
uyandırıyor. İnsanın içinden okudukça okuması
geliyor... Son günlerde favorim oldu
Köşe Yazıları Caddesi;
o caddenin nasıl
bir cadde olduğunu düşündürüyor bana...
Alp Bey, birbirinden güzel yazılarınızı zevkle okudum; 1- " Zor Ama Anlamlı " yazınızda gerçekten Candan Erçetin' i çok fazla göklere çıkarmışsınız. Tabii ki insan sevdiği ve dinlemekten büyük keyif aldığı sanatçıyı över ama sizinki biraz aşırıya kaçmış. 2- " Yükselteç " adlı yazınız gerçeğin ta kendisi. Eksiklik bile var!!!! Çünkü sabah ya da günün herhangi bir saatinde evinizin kapısını açtığınızda karşı ya da üst-alt komşunuzun karmaşık ve anlamsız asık yüzüyle karşılaşmanız, sizi umursamaz ve tanımıyormuş gibi davranarak selam vermemesi, veya ufak çapta da olsa komşuluk ilişkilerini yerine getirmemesi çağımız insanının ne kadar bencil, vurdum duymaz, ve sevgisiz olduğunun göstergesidir. İnanıyorum ki insan ilişkileri artık sadece menfaate dayalı ve sahte davranışlardan dolayı eski özelliğini kaybetmek üzere. Bu da beni çok rahatsız ediyor. Gerçi böyle davranışlar artık yaşamımızın her safhasında var , ama ben alışamıyorum ve eskiyi özlemle anıyorum. 3- " Tatlı Biber " çok güzel bir yazı. Vandalbarbar' daki ağaçların kendi içlerindeki burukluğu ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Yazınız çok güzel bir yazı. Elinize sağlık. Selam ve sevgiler, Nahide BARIŞ, 30 Ağustos 2011 23:33 Salı
