www.sizedebiyat.com
SiZedebiyat
Edebiyat Enstitüsü

BU YAPIT VEYA BU
YAZARIMIZ İÇİN DİLE
GETİRİLENLER...
Kendi kaleminden:
İçinizden
nasıl geliyorsa öyle anlatın dediler; ben de öyle yapıyorum: Kısa bir dönem
devlet memurluğundan sonra özel sektörde çalıştım. Yazmak bana çok lezzetli
geliyor. Acı ile ters orantılı diye düşünüyorum. Paylaşmak da çok lezzetli. Bir
konuda daha en baştan anlaşmamız gerekiyor; Ben bilgi vermeyeceğim, benim işim o
değil! Benim işim, duyguları, içime sığmayanları resmetmek! Onları SiZlerle
paylaşmak. Ya olduğum gibi görünmeye ya da göründüğüm gibi olmaya çalışıyorum
ama başardığım söylenemez. Çözdüğüm pek yok, anlatmak istediğim çok... Zamanla
belki. En iyilerle kalın. İzninizle ve sevgilerimle...
Tadı
damağımda kalan sinema filmleri:
Kurtuluş, Cumhuriyet, Gazap Üzümleri ( Henry Fonda, The Grapes of Wraths - John
Steinbeck 1940 ), Godfather, Büyük Yarış ( otomobil ve uçak versiyonu olmak
üzere her ikisi de ), Fantoma Serisi, Louis de Funes' in bütün filmleri, Charles
Bronson' un bütün filmleri, Pembe Panter ( Peter Sellers, David Niven, Claudia
Cardinale, 1963 ), James Bond' un sadece Sean Connery serisi, Eddie Duchin' in
Hayatı, Kibar Soyguncu ( The Thomas Crown Affair, 1968 ), Neşeli Günler ( The
Sound of Music, Julie Andrews, Christopher Plummer 1965 ), İlkel teknolojili
bütün Red Kit, Tenten, Pembe Panter ( Cartoon ) filmleri, Kartal Kondu ( The
Eagle Has Landed ), Chitty Chitty Bang Bang ( 1968 ), Bütün David Niven
filmleri, Büyükelçi ( Ambassador ), Sarı Rolls-Royce ( The Yellow Rolls-Royce,
1964 ), Demiryolu Çocukları, Takvim Kızları ( Calendar Girls ), Avanti ( 1972 ),
Sonsuz Ölüm ( Butch Cassidy and the Sundance Kid, Paul Newman, Robert Redford,
Katharine Ross, 1969 ), Sevgili Öğretmenim ( To sir With Love, Sdney Poitier1967
), Lily ( Leslie Caron, Mel Ferrer, 1953 ), Rembetiko, My Fair Lady ( Audrey
Hepburn, Rex Harrison, 1964 ), The Bank Job, Hazır Giyim ( Prét - a - Porter,
Sophia Loren, Kim Bassinger ve Ünlüler, Modacılar, Mankenler kendilerini
canlandırmıştır... 1994 ),
Merhaba dostum;
İNSAN OLMANIN LEZZETİ!..
Gerçekten çok
hoş bir yazı serisi bu!.. Hayatın küçük detaylarında duyabilmek yaşamak
sevincini!.. Hani hiç paran yokken bir milyoncuğa sahip olma gibi bir şey bu!
Daha çoğunu özlemeden... Ama!.. Ben sizden daha çoğunu bekliyorum bu yazı
dizisinin :)))) Doymak bilmeyen ruhumuzun yeni ufukları araması, özlemenin ve
beklemenin bir göstergesi bence.. " İNSANOĞLU BENCİLDİR YA! " Çok doğru Sayın
ARPAD! Kendimize yönelik isteklerimiz hiç bitmez değil mi? Başkasının ne
istediğini, bizden ne beklediğini unutuveririz nedense... Örneğin birini
severiz, belki de aşık oluruz. Hep bir şeyler vermesini isteriz ondan sonra...
Karşılığını bulamayınca da küseriz, kapris yaparız.. Naz yani!.. Oysa onun
bizden beklediklerini hesaba katmayız bir türlü... Sevginin, aşkın, insan
olmanın iki yönlü bir trafik olduğunu unuturuz.. Benciliz bencillllll... Sevgili
dostum, yazılarınızı beğenerek ve de şaşırarak okuduğumu itiraf etmeliyim.
Anlatım tarzınız harika!..Ve biraz da alaycı bir tavırla bakışınız çok
etkileyici doğrusu.. GÖZ ALTIMDASINIZ, unutmayın!.. Ben gibi bir aceminin gözü
altında olmak nasıl bir şeymiş görün bakalım:)))))) Görüşmek dileği ile,
kendinize iyi bakınız efendim.. Benden sevgiler size.. Hoşça kalınız...
T.A.,
07
Ağustos 2002 Çarşamba, 22:04:43
Selâm,
Öncelikle yeni okuduğum yazınızla ilgili bir düşünce veya eleştiri ne derseniz
deyin, onunla girmek istiyorum bu satırlara.. Tek kelime ile harika
bir öykü...
İnanın yaşadığım o
med cezirlerden hüzün olan, yeterince payını aldı.. İnanın çok duygulandım..
Ustaca yazılmış bir öykü. ( … ) Hatta bir şiiri okuyan kişinin o şiire asıl
anlamını kattığına da inanırım...
Son yazınıza
bir şiirle karşılık
vereceğim.. aslında günlerce tartışılabilecek bir konu.. ‘ AŞK ’… İnsandan
insana aşktan bahsetmiyorum sizin de dediğiniz gibi.. Ama böyle bir duygu var
mı? Çok sevdiğimiz bir şeyi ( her ne olursa olsun ) bizim olduğu süre içinde
zamanla aşktan alışkanlığa doğru kaydırmıyor muyuz duygularımızda?... Lütfen
yazmaya devam edin. Zevkle okuyorum yazılarınızı..
Miras
adlı öykünüzü okuyacağım bugün.. Yeni yorumlarda görüşmek
üzere..Minik bir şiirle hoşça kalın .... De’ ler – Da’ lar Aşk
olmalı diyorsun.. / Her insanın hayatında / Mutlaka... da... / Tabii tabii.. de
/ Eğer aşk varsa...
T.Ö.
Sun, 01 Sep 2002 11:13:27 -0800 (PST)
Sevgili Alp,
yalın
anlatımınız ama bir o kadar da canlı ve yaratıcı cümleleriniz etkileyici.. Diğer
öykülerinizi de okumak isterim.. Eminim onlardan da çok keyif alacağım. Lütfen
yazmaya devam edin ve hatta öykülerinizi yayımlatmak için elinizden geleni
yapın. Kısır edebiyatımızın öykü, hatta romanlarınıza ya da gözlem yazılarınıza
ihtiyacı var. Oldukça iyi bir gözlemci olduğunuz kesin. Sağlıcakla kalın,
S.A
Fri,17.Jan.2003:03:27:26–0800 (PST)
Sevgili Alp,
çok yakında, size " Sevgili Dost " diye seslenebilmeyi umuyorum.. Köşe yazınızı
okurken öykünüzden çok daha fazla etkilendim. Yağmur damlalarını, gübrenin
kokusunu, faraş-süpürge ikilisinin sesini içimde duyumsadım.. O terasta
oluverdim. Yazım böyle bir şey işte.. Alıp götürmeli insanı, satırlarda boyut
değiştirebilmeli insan. Üstüne basa basa tekrarlamak istiyorum.. Daha geniş
kitlelerle tanışmalısınız bir an önce. Klasik müzik konserlerinde protokol
sıralarında uyuklayarak, silâh zoruyla geldiği alnından okunan-hayatı para ve
görgüsüzlük olan insanlar değil kastettiğim kitle.. O konsere gidebilmek için
elinde telefon, tanıdığı tüm insanların elini eteğini öpen, dümdüz güzellikleri
içinde duyumsayan insan kitlesine ulaşmalı, onlara bambaşka soluklar
pompalamalısınız. Anlatımınız çok canlı - cümleleriniz olağanüstü düzgün. Lütfen
daha çok yazın. İçinizden gelen dürtüyü her nerede olursanız olun susturmayın -
sekteye uğratmayın. Edebiyatla uğraşan biri değil, yazılarınızın
gerçekten tadına varmış biri olarak rica ediyorum bunu sizden. Şu anda Zuhal
Olcay; Yalnızlığım' ı söylüyor radyoda. Gittim bir yerlere.. Yalnızlıktan en son
şikâyet edecek biri olduğum halde.. İşte böyle bir şey paylaşım. Bazen nefis bir
şarkı, bazen de sarsıcı bir yazı..... Sevgiler,
S.A,
Fri, 17 Jan 2003 13:29:01 -0800 (PST)
Merhaba sayın
ARPAD!...
Ben de ünlem topladım bir
yığın... Bazen düşünürüm noktalama işaretleri hiç olmasaydı diye... cümleler,
kelimeler, heceler karışsaydı birbirine, kıyamet mi kopardı yani...ve cümlelerin
birbirine karışmasını barış içinde yaşayan bir insan topluluğuna benzetirim
bazen.. Sınırlar olmasaydı yani... İnsanlar bir kuş!.. Pasaport yok, vize yok...
Param nereye kadar yeterse ben oradayım. :)) Bir gün Filistin'de, bir gün Bosna'
da, bir gün Çin' deyim... Amma da uzak bunlar ya… :)) ne kanadım yeter onca
mesafeyi katlamaya, ne de gücüm aslında... hayal işte, hayallll... bir bakmışım
aynı noktamdayım: yalnız, hüzünlü, şiirli, cahil ve yoksun... İşte hayat
hikâyem!. Başta tükenmez gibi görünen bir uzun zaman, sonra nasıl geçtiğini
bilemediğin bir kısa an işte... Sadece en acı ve en tatlısı hatıraların.. Bir
dipnot kadar kısa!.. Neresinde aşk vardı acaba? :(((( O da neymiş ya:... )))
Bence hayat limanında atmıştık biz demirleri.. Anaforlara, dalgalara, balıklara
teslim ettik kendimizi... hiç kendimiz olamadık ne yazık ki... Derdimin
depreşirliği artar da artar...
Öykülerde
çok
başarılı olduğunuzu söyleyen oldu mu size! Ben söylemiş olayım bari. Bu yükün
altında ezilip durmayayım bir de:))) Zaten karıncaya döndüm gittim!.. Ya da bir
kaplumbağaya!.. Sizin yolda arabalardan
kurtarmak istediğiniz kaplumbağa
değil ama bu kaplumbağa! :))) Bu kaplumbağa deniz kaplumbağası hiç değil hele..
Bu kaplumbağa dağ kaplumbağası.. Evini sırtında taşıyan, her günü tehlikelerle
geçen cinsten.. Hem de minik hem de başı hep evinin içinde, hem de yılanla
yaşamaya mahkûm! :(((( Artık yumuşayacak sert sessizlerim. .) Şimdilik hoşça
kalınız, İnsan olmanın lezzetinde kalınız, şiirle kalınız ve... ve… dost kalınız
dostum!... Başarı ve mutluluklarla, sevgiyle efendim!...
T.A.
17 Ocak 2003 Cuma, 21:44:29
Öykülerinizin
tutkunu oldum âdeta..Bir çocuk iştahıyla okuyorum soluksuz. Her gelen bir
öncekini aşıyor. Olağanüstü sezgili ve derin yazıyorsunuz. Duymak istediğiniz
için değil dürüstçe hayranlığımı belirtmek istiyorum. Önemli bir yazar
olmuşsunuz bile siz.. Umarım doğru bağlantılar ve şans sizinle olur. Yürekten
diliyorum bunu...
S.A, Sat,
18 Jan 2003 07:17:11 -0800 (PST)
Alp ARPAD.
Yazılarınızı çok beğendim. Sizi kutlarım.
Müjdat
GEZEN,
Yarın
Gazetesi, 20. 07. 2003
Yedinci Ev:
Her okuduğunuzda farklı bir şey yakalayabiliyorsunuz.. Yani bir kere okuyup
bırakılacak tarzda değil, Bir süre sonra tekrar okuma isteği oluşuyor ve her
seferinde gözden kaçmış bir ayrıntıyı yakalıyorsunuz.. Çok zekice yazılmış
cidden. :) Gerçekten çok sürükleyici bir öyküydü. Ve ben hâlâ Orfeus' un
yaşadığını düşünüyorum :))) Sevgilerimle,
Aysun
24.07.2003 12:33
Alp
Bey, ben
fırsat buldukça SiZedebiyat' a giriyorum. Hakikaten içerik açısından çok güzel,
bilhassa sizin yazdığınız makaleleri burada arkadaşlarıma da okutuyorum.
Herkesin çok hoşuna gidiyor. Saygı ve sevgilerimle, selamlar. Düzce,
Tezcan
ŞEKER
03-12-03
08:44
Sayın ARPAD,
Yazılarınızda acıyı, mutluluğu, farklı duyguları ve özellikle de sevgiyi öyle
güzel dile getirmişsiniz ki! Başarılarınızın ve öykülerinizin devamını dileriz.
Sevgilerimizle...
Birce ERGÖR & Ailesi
Friday,26 December 2003 15:29:55 -0800 (PST)
İOL... V:
Niye
o kadar güzel yazdınız aşkı? Teşekkür ederim.. her şey için..
Tansu,
Tue
06 Dec 2004 07:17:11 -0800 (PST)
Alp Bey,
yazılarınızı her zaman ilgiyle okuyorum. İçten, sıcak ve ustalıklı üslubunuz
için çok teşekkür ederim. Okuru bağlayan, tiryaki eden şeyler bunlar. En derin
saygılarım ve yürekten sevgilerimle.
Sibel ERÖZDEN,
17.02.2004, 23:31
Teşekkür Ederim ( İOL... XXV )
:
Sayın Edebiyat Atölyesi Yönetmeni, sayın Alp Bey' in "
Teşekkür Ederim " isimli yazısından tarifi imkansız bir şekilde
etkilendiğimi belirtmek zorundayım. Kalemi ve kalbi dert görmesin.
B.E..,
13.03.2004, 19:30
Sayın Arpad
yazamadığı, ya da yazmadığı zamanlarda o kadar özlüyorum ki.. Kendisine
sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. Özlemeye başlamıştım da yine bugünlerde.
S.E.,
24.07.2004, 02:34
Sayın Arpad;
Sizin kimi öykülerinizi okuyabildim. Her biri birbirinden değerli yapıtlar. "
Miras
", finali günümüzde yok
olmaya çalışan insani bir değerle bitiyor. Ben her türlü yapıtın, okuyucuya bir
mesaj vermesi düşüncesindeyim. Ancak, olayda adı geçen kişilerin neden yabancı
isimler olduğunu anlayamadım. Sanırım, çeviri değildi. "
Üç Resim
" duygu yönü
ağır basan bir öyküydü. Etkilenmemek mümkün değil. Keza "
Bir Aşk Hikâyesi
" de öyle. "
Gecenin Esas Sahipleri
" ndeki karakterleri çok
güzel anlatmışsınız. Ellerinize sağlık.
Tayfun TÜRKİLİ, 01.08.2004, 12:40
Bir Aşk Hikâyesi:
Öykünüzü
okudum ve bir denizci arkadaşıma yolladım. Gerçekten çok duygulu.. Net yazılmış
ve az bulunur bir sevgiyle süslü.. Elinize sağlık. Sağlıcakla kalın.
Ayşenur YAZICI,
11.09.2004, 15:35
Sayın ARPAD,
"
Duygu Nasıl Yoğrulur
" da hiç bırakmadığınız YÜREKTEN yakalamışsınız. Sağ olun.
B.E,
11.Eylül 2004 Cumartesi 19:06
Sevgili Alp bey,
Eserimi (
80. Yıl Cumhuriyet Marşı
)
müzisyen olmayan ancak çok iyi bir dinleyici olan sizin gibi değerli
birisinin, müziğimin içinde taşıdığı gizli nitelikleri bu kadar doğru ve yerinde
bir şekilde çözümlemesinden duyduğum mutluluğu anlatamam. Keşke diğer müzikçiler
de sizin kadar birikimli ve duyarlı olsalar. Size çok teşekkür etmek istiyorum.
Sevgilerimle. Yrd.Doç.
Server ACİM
İnönü Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi,
Saturday,
September 18, 2004 4:00 PM
Bu ciğer, pardon
öykü,
muhteşem. Siz bir harikasınız! ellerinize sağlık...
S.O.
Mon, 20 Sep 2004 12:30:01 -0700 (PDT)
Candan ERÇETİN' in KEDİ' sinin
Hatırlattıkları; Bir Öykü Nasıl Yazılmalı;
Merhaba Alp Bey, Çok hoş
yazmışsınız, Candan Erçetin' in Kedi adlı şarkısını ben de çok severek
dinliyorum ve dinlerken hep sizin yazdığınız duyguları düşünmüştüm, duygularımı
dile getirmişsiniz, yani duygularımı yoğurmuşsunuz :-) teşekkürler, gerçekten
sevgi ve özlem çok güzel bir dille anlatılmış şarkıda.
Esra PEKŞEN,
Tue, 21 Sep 2004 00:24:16 -0700 (PDT)
Tört' ü
daha önce
okudum ve çok sevmiştim, hem de beni güldürdü. Gerçekten lezzetli.
Avaz Avaz Susmanız'
da çok hoştu.
Sema OKURER,
Thu, 23 Sep 2004 03:17:32 -0700 (PDT)
Sevgili
Alp bey,
"
Abdullah "
ı okudum, ellerinize sağlık. "
Süslenmiş Selâm
"
ı çok büyük bir zevkle okudum. Gerçekten pek leziz yazmışsınız. Yazının içine
girip minik Alp’ in saçlarını okşamak geldi içimden. Sizin yazdıklarınız ayrı
bir tat veriyor. Çekip içine alıveriyor, okurken orada yaşıyor gibi oluyorsunuz.
Güzel olan da bu galiba. Sevgilerimle.
Sema OKURER,
Fri, 22 Oct 2004 06:56:44 -0700 (PDT)
Merhaba,
nedenini ve
nasılını tam olarak çözemediğim, e - posta iletişimimizdeki bir erişilememe
problemi yüzünden sizlere zahmet vermiş olmaktan dolayı üzüldüm ancak,
kullandığı güzel, zengin ve bir o kadar da sade Türkçe içinde beni keyifli
yolculuklara sürükleyen
öykülerin
sahibi Sn.
Arpad’ ın
yazılarından sonra sesi ile tanışmama vesile olduğu için de mutlu oldum.
Yeşim Narter,
Thu, 28 Oct 2004 17:44:49 +0300
Kelimenin Büyüsü
başlıklı köşe
yazınız çok güzel ve anlamlıydı. Metafor kullanımı zeka ister, yaratıcılık
ister, esnek ve alternatifli düşünme, duygu düşünce dengesi kurma becerisi
ister, konsantrasyon ister. Bu yazı belli ki bunların varlığı üstünde yükselmiş.
Not: En son bir ay önce, ne ağaç olup olamayacağını, ne de ağaç olduğunu
görüp göremeyeceğimi hiç düşünmeden bir fidan diktim. Büyütüyorum. Sevgi ve
saygılarımla,
Yeşim Narter,
Tuesday, Dec 21 2004 05:45 PM
Kendi Santralımı Kurdum:
Klavyenize sağlık, çok güzel bir yazı... Hürmetler,
Kerem DALBUDAK,
Tue, 28 Dec 2004 07:06:17 -0800 (PST)
Tempo Tempo:
Bu insanların sabahın 10' u itibarı ile nasıl olup da şıkır şıkır göbek attığına
ben de takmış vaziyetteyim... İşin ilginç tarafını bir arkadaşım söyledi. Konuk
hanımlar her program aynıymış. Yani işe gider gibi her gün hazırlanıp stüdyoya
geliyorlarmış. Hatta stüdyo bunları servislerle evlerinden aldırtıyormuş :-) Bu
iş için para alıyorlar mı onu bilemiyorum. Ama seyirciler yarı - profesyonel
desek yanılmış olmayız herhâlde... Saygılarımla.
Kerem DALBUDAK,
Mon,
28 Mar 2005 04:36:51 -0800 (PST)
Sevgili Alp Bey,
zevkle
okuduğum, çok hoş bir yazı bu (
Yumak Yumak
)
, ellerinize sağlık.
Sema,
11 Nisan 2005 Pazartesi 20:25
Klavyenize sağlık. Her
zamanki gibi çok güzel bir yazı (
Şıtak.. Şıtak...
) . Okurunuzdan da bir özel not; Bu beni hangi tür insan sınıfına koyar
bilemesem de, ben " şıtak " ları " vıjj " lara tercih ediyorum :-) Hürmetler,
Kerem DALBUDAK, Tue, 10 May 2005 09:21:09 -0700 ( PDT )
Hikâyelerinizi ve şiirlerinizi
henüz şöyle bir süzdüm.
Benim alışkanlığımdır, yeni bir kitap okuyacaksam önce onunla biraz tanışırım,
ona ısınmaya çalışırım. Yazarının özgeçmişini bilmek isterim. Şiir okurken de
aynıdır durumum. Tamamen kendimi yaşamak yerine, yazarın da neler yaşamış
olduğunu merak ederim. Nasıl biri olduğunu... Bu yüzden anılarınızı okumaya
başladım önce. ''
İki Uç Arasında
'' yı okudum. Bir çok açıdan beni etkiledi. Çok başarılı buldum ve teşekkür
etmek istedim. Teşekkürler. Hoşça kalın.
Hilâl,
Tuesday, June 28, 2005 6:43 PM
Sevgili ARPAD;
İyi yürekli dostum neler yapıyor diye Enstitü' ye bir gireyim dedim.
Yokuş FM'
e bayıldım. Nereden aklına geldi yahu? Harika bir nostalji yaratmışsın. Elli yıl
geriye götürdün beni. Nicedir bakmayı unuttuğum, o sözünü ettiğin - rahmetli
babamdan kalan- lâmbalı, ahşap Philips radyonun fişini prize taktım. Tabi
parazitten başka bir ses çıkmadı ama beni maziyle yüzleştirdi. Zaman zaman
hüzünlendim, zaman gülümsedim. Eline, beynine ve kalemine sağlık sevgili dostum.
Üretime devam, Tanrı yazmaktan alıkoymasın dileğiyle.Tayfun
Türkİlİ,
Wednesday, November 16, 2005 4:55 PM
Sevgili Alp Bey;
Yazılarınızı
okurken hayallerim gözümde canlanıyor.
Köşenizi
heyecanla takip ediyorum. Elinize, zihninize, yüreğinize sağlık…
Asiye Perihan AltIn,
Friday, November 18, 2005 8:55 PM
Alp bey
yazınız
çok güzel; kedi olasım geldi. Ne kadar güzel anlatmışsınız... İyi yıllar..
S. K.,
Saturday, December 31, 2005 4:27 PM
Gecenin
bu saatinde içime hüzün kondurdun
sevgili Arpad:
Bir ölümün ardından yazılabilecek en güzel
edebiyat yazısı...
Keşke seni bu sitenin sınırları dışında da okuyabilsek. Ellerine sağlık dostum.
Şu anda saat gecenin ikisi... Başka yazacak kelime bulamıyorum. Sen sağ kal.
Yazanlar sağ kalsın, ne diyebiliriz ki.
Tayfun
TÜRKİLİ,
Mon, 30 Jan 2006 02:07:10 +0200
Gecenin Esas Sahipleri
bana
Burhan Felek' in fıkralarını anımsattı. Ayrıntı ve karakter fazlalığı var.
Eksiltilmeli bence. Ana motif belirlenmeli. Ancak nitelikli bir yapıt.
E. K.
22.Mart.2006, Cuma
Değerli Alp Bey,
Yararlı
buluşlarınızla süslediğiniz
yazılarınıza
ulaşabiliyor,
hepsini ilgiyle okuyorum. İyi ki varsınız. Sınırlı sayıda da olsa, bir okur
kitleniz olduğuna inanıyorum. Günlerinizin iyi geçmesini diliyorum.
H.İ,
Wednesday, March 22, 2006 1:30 PM
Alp ARPAD Bey,
Selâm... Çok
güzel, çok şık işler bunlar.
Yazılarınız da
öyle,
ferahlatıcı. Sizi kutlarım.
Ramazan YILMAZ,
Thursday, July
13, 2006 12:57 AM
Harika
bir
yazı, muzip, sevecen, tüm canlılara selâm olsun diyen...
Tülay,
Mon, 4 Jun
2007 06:31:51 -0700 ( PDT )
SEVGİLİ ALP BEY, yazılarınızı
çok beğenerek
okudum. Daha bir çok
yazınızı
Enstitü'
de buldum ve okudum. Şu ana kadar okuduklarım arasından,
Elektronik Beyinler
ve
Pembeyazım çok
hoşuma gitti. İnsanı başka bir dünyaya ya da şöyle diyelim; yazının içine
çekiyor ve konuyla birlikte sürüklüyor okuyucuyu ama ben yazmanın önemini ve
yazı yazarken de bu kadar edebiyata âşık olan bir insan olarak sizi, neden bu
kadar geç tanıdığıma hayıflandım. Bence yazılarınız herkes tarafından okunmalı
ve paylaşılmalı. Yazılarınızda, bu edebiyat lezzetini kaybetmemeniz dileğiyle.
Siz bence çok iyi bir edebiyatçısınız. İyi akşamlar, SAYGILARIMLA.
Pınar SOYSAL,
Tue, 7 Aug 2007 18:32:55 +0300
Sevgili Alp Bey,
türkü ve yorumlara ilginç bir bakış
olmuş. Selâmlar, sevgiler...
Fatma ÖZDİREK,
Tue, 18 Sep 2007 07:17:49 -0700 ( PDT )
Alp Bey,
" Asiye " türküsü hakkında
yaptığınız yorumlar çok etkileyiciydi. Ben de çok etkilendim. Türküyü
dinlediğimde değil, sizin yaptığınız yorumlardaki o üstadın yorumuyla. Dinlemiş
kadar oldum diyebilirim. Doğrusu çok merak ettim kimmiş o yorumcu? Hoşça kalın.
F.Ö.,
.Wed, 19 Sep 2007 16:38:16
Merhaba Alp Bey,
yazılarınızı
elimden geldiğince takip
etmeye çalışıyorum, İnanın çok beğendim. Bir şey daha söylemek istiyorum: Uzun
zamandır bu kadar içimden gelerek, birkaç cümle de olsa okumamıştım. En sevdiğim
yazar Aziz Nesin. Onun kitaplarını defalarca okudum. Sizin yazılarınızı da
defalarca okuyabilirim. O çok lezzetli
tarifi gizli yazılarınız için
TEŞEKKÜRLER. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.
Mehtap YAMUR. Fri, 23 Nov 2007 00:54:41 +0200
Çok değerli sınıf
arkadaşım, hep
yaz. Ben de hep okuyayım. Tanrı kalemini hiç almasın elinden. Hepimize ulaşsın
yazdıkların. Amin :
)
Meral TAŞAN,
Thu, 10 Jan 2008 16:26:13 +0200
Teşekkürler Alp Bey;
Yazılarınızı çok büyük bir keyifle okudum. Gittiğiniz yolu da başarılı
buluyorum. Kitap okumayı yaşamının olmazsa olmaz bir parçası olarak gören biri
olarak yolunuzda sapmadan devam etmenizi istiyorum. Edebiyat dünyasının sizin
gibi yazarlara, bizim gibi okurlara ihtiyacı var. Yazılarınızın vermiş
olduğu hazla sizi selâmlıyorum.
Lokman KARADAVUT, Thu,
10 Jan 2008 16:26:13 +0200
Alp' ciğim,
son ulaştığım
yazını
okudum. Felsefi derinliği olan keyifli bir duygusal bakış
açın var. Teşekkür ederim paylaştığın için. Mehmet ARAS,
Thu, 10 Jan 2008 09:57:32 -0800
Sevgili Alp,
saat 01.45 ve
senin iletini okuyorum.
Çok duygulandım. Ellerine sağlık! Biz böyleyiz işte; hep
vefalı, hep duygulu ama hep unutulan. Olsun insan olmak ta
böyle bir şey; hep hatırlayacak ama hatırlanmadığında da
üzülmeyecek, yola devam diyeceksin. İyi geceler arkadaşım.
Lütfiye GÜNEÇ,
Tue, 13 Feb 2008 01:47:00 -0800
Sevgili Alp,
saat yine 01.45, yani 14 şubat iletilerime bakarken o güzel
öykünü
okudum.
Bu kadar naif satır araları dolu bir öykü okumayalı çok
olmuştu. Sağ ol! Ruhumu yıkadın. Kalemine sağlık, benim
duygu adamı kardeşim. Mavi güller ve kırçıllı karanfiller
yoluna ışık olsun. Her günün bizlere / hey ben buradayım, ne
zaman isterseniz o zaman yanınızdayım, merak etmeyin / demekle
geçsin. Malûm biz senin gibi olmayanlar biraz benciliz!!!!!!!
Sevgiyle kal ama hep kal...
Lütfiye GÜNEÇ, Wed, 14 Feb 2008 01:50:32 -0800
Sayın
Üstad. Ben Fenerbahçe
Lisesi 1968 - 1971 grubundan Gediz Altıok. Bugün facebook ta
sizin yazmış olduğunuz öyküyü
okudum. Sizi canı gönülden tebrik etmek istiyorum; tek
kelimeyle harika. Eğer müsaadeniz olursa bu öykünüzün
metnini üyelerime göndermek arzusundayım. Yapılan her bir
güzellik bence kutusunda kalmamalı. Onun içindir ki paylaşma
taraftarıyımdır ancak oradaki güzel şiiri de video yapmak
için müsaadelerinizi rica edeceğim. Başarılarınızın devamını
temenni ederim... Saygılarımla,
Gediz ALTIOK,
Thu, 14 Feb 2008 10:20:04 +0200
Alp
Merhaba... Ellerine sağlık... '
Hırsız
' ı zevkle okudum...
Çok
teşekkür ederim. Tek kelime ile
MUHTEŞEM.... Sevgiler,
Renan
DEMİRAĞ,
Thu, 14 Feb
2008 09:47:50 -0800 (PST)
Merhabalar,
Öykünüz
her zamanki gibi çok güzel.
Elleriniz, yüreğiniz dert görmesin. Yazı varlığınızla
şenlensin. Selâmlar,
S.E, Sat, 16 Feb 2008 08:08:50 -0800
Yazılarınızı zevkle okudum.
Okumaya devam ediyorum. Başarılar...
Zeynep TARGAÇ, 10/05/2008 12:37
İşte
buuu:) Beni sürükleyip içine alan
bir daha hatta bir daha okuma isteği uyandıran bir
yazı
daha.sonuç: İşte buuu::)))
Nilgün
YALNIZOĞLU, 13/05/2008 16:01
Alp Bey,
yazılarınızı
büyük bir beğeni
ile takip ediyorum. Kutlarım sizi. İçmeler' den sevgiler.
Engin
DEMİREZEN,
07/07/2008 14:17:14
Sayın Arpad; Kendi
alanında büyük basarılar kazanmış yazar, besteci, ressam ve
heykeltıraşlar gibi sanat alanında klasikleşmiş yaratılar
üretmiş olan önemli isimlerin şaheserlerini okuyup,
dinleyip, görüp incelemeyen toplumların gelişmelerinin
olanaksız olduğunu dünya coğrafyasını gözden geçirirsek
hemen görebiliriz. Kalkınmış toplumlarda insanlar
klasikleşmiş eserleri sindirmekte, onlardan elde ettikleri
bilgi, görgü ve deneyimleri kendi yaşamlarına
uygulamaktadırlar. Bu nedenle kalkınma yolunda ilerlemeye
çabalayan ülkemizin eğitim çağındaki çocuklarına yerli
ürünlerin yanı sıra dünya ölçeğinde önem kazanmış olan
klasikleri belletmekte büyük yarar bulunmaktadır.
Yazınızın
bu açıdan gerçekten çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Sağ olun,
var olun... Saygılarımla...Tuğrul
GÖĞÜŞ, 9/7/08 11:54 PM
Sayın Arpad,
Yazınızı ilgiyle okudum; çok da beğendim.. Lâkin herkes gibi
ben de kast edilen yazarın kim olduğunu merak ettim. Sonra
söylediklerinizi düşündüm, irdeledim ve sonuçta – toplamda -
yanılma ihtimalinizin en az haklılığınız kadar olduğuna
karar verdim...
Çağlar
DEVRİM,
11/07/2008 16:12:48
Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Yazarı ben
de merak ettim. Görüşmek dileğiyle
Sadık SONER,
12/07/2008 22:14:18
Çok
değerli Alp Bey; Su anda Hollanda' dayım ve
yazınızı buradan,
Türkiye saatiyle 22.00' de okudum.
Yazınız
gerçekten çok ilginç ve sanırım herkeste
olduğu gibi ben de de merak uyandırdı. Bahsettiğiniz kişinin kim
olduğu noktası muhakkak
bir zirve oluşturuyor. Ellerinize sağlık...
Tuğrul GÖĞÜŞ, 7/14/08
9:56 PM
Sayın Arpad, Bu tür
kurslara
hepimizin çok gereksinimi var sanki... Uygar dünyada
karşılaşılması artık mümkün olmayan o kadar çok hata
yapıyoruz ki... Toplum olarak bir iyileştirme kursundan
geçmeliyiz... Hem de bir an önce...
Tuğrul
GÖĞÜŞ, 7/21/08
11:31 PM
Keşke
herkese okuma alışkanlığı kazandırabilsek, popçu ve futbolcu
isimlerini değil de Cumhuriyetin yetiştirdiği yazar ve
sanatçıları öğretebilsek Tebrikler Alp Bey.
Sadık
SONER,
06/09/2008 09:29:29
Çok güzel.
Çok
beğendim herkesin
okumasını tavsiye ederim tebrik ederim ALP
BEY...
Nergiz
KANDEMİR,
07/09/2008 16:52:11
Hikâyelerin
devamını istesem, çok mu olurum:)))))
G. T., 23 Ekim
2008 Perşembe, 1:29
Duygularımı yazmışsınız;
sanki,dilimin ucunda olup da ifade edemediğim,
anlatamadığım, belki de kimselere anlatmak istemediğim,
kendime sakladığım, saklamak zorunda olduğumu
hissettiklerimi. Düşündüklerini hep yapmak isterdim ama çok
nadir yapabildim.
Bugün sizi acayip kıskandım yine, of ben çok kıskancım.
Bugün yağmurlu bir İzmir günü, şemsiyem yanımda, niye aldım
bilmem ki ıslansaydım, sırılsıklam olsaydım ne olurdu ki (
sadece hasta olurdum ) ama Kordon' da yürüyüp denize
bakacağım yine ilk defa görüyormuşum gibi! Nedendir bilmem (
deniz benim için çok önemli biliyor musunuz,denizi hep bir
sevgili olarak gördüm ben hayatım boyunca, sizi hiç
düşüncesiz içine alan, sarıp sarmalayan bir yar var mı başka
) sonra fuarın içinde yürüyeceğim; ulu ağaçlara bakarak,
İzmir sanatta oturup 2 çay söyleyeceğim; biri bana diğeri
Ankara' da yaşayıp
İzmir'e özlem duyan
dostuma...
GÜLŞEN, 27 Kasım 2008,
Perşembe, 12:27
Alp Bey;
Nesli Çölgeçen ' i geçen gün film
hakkında konuşurken bir kanalda izledim.
Son Buluşma' nın çok
başka bir şey olduğunu; ister film ister belgesel diyelim,
kendi başına tarihin bir parçası, çok özel, değerli bir
filim olduğunu anlatıyordu... Seyirci olarak sizin
izlenimlerinizi okuyunca hakikaten, Sayın Çölgeçen' in
bambaşka bir işe imzasını attığına inandım. Hem sinemada
izleyeceğim hem de ilk fırsatta Dvd ' sini
edineceğim... Teşekkürler güzel yorumlarınız ve anlatımınız
için... Minnettarlığımız bu durumda büyük usta, Nesli Çölgeçen'e... :- D
Didar
KARAOĞLU, 05.12.2008, 0:44
Sınıf Arkadaşım,
"Asıl
zenginlikler " i çok iyi yakalıyorsun. Ürperdim
okurken.
Senden
dinlemek izlemekten daha mı güzel ?
Meral TAŞAN,
05.12.2008, 11:04
Sevgili Alp
teşekkür ediyorum.
O ince
yağmur, nerede olsam yağar ben üzre ama benim Köyüm'
de daha bir başka yağar; usul, inceden, severcesine,
okşarcasına insan ruhunu. Bir yeşil buğu olur çimenlerde ve
zor yakalanan bir ses kulaklarda. Bazen deli poyraz eşliğine
camlarımda kırbaçlanır; savrulur havada ve sonra bulur
toprağı hasret hasret. Islak perdesinin ardından Körfez' i
lütfedercesine gösterir üstelik. Yağmurlar hep üstüme
olsun,üstümüze olsun...
İlter AYATA, 31 Aralık
2008, Çarşamba, 13:28
Günaydınlar,
yazılarınızdan faydalanmak
isterim. Hoşça kalın, iyi günler. Hülya
HULU, 22 Şubat 2009 Perşembe, 11:23
Merhaba
Alp
Bey,
nafile sahiplenmelerin zararı ancak
bu öyküdeki
kadar güzel anlatılabilir. İyi ki
varsınız, yüreğinize sağlık. Sevgiler,
KAAN, Tuesday, January 27, 2009 4:53 PM
Ellerinize
sağlık.
'
İnsan
Olmanın Lezzeti '
nereden geldi aklınıza? Çok beğendim
yazınızı da.
NİLÜFER, Sat, Feb 28, 2009 7:11 am (PST)
Gününüz
aydın olsun! Bu ne
güzel, ne samimi, ne anlamlı bir
yazı böyle... Yüreğinizi
yine dökerek keyifli zaman geçirmemi sağladınız.
Güzellikler, iyilikler, hoşluklar sizi bırakmasın...
Saygılarımla... Arzu
ERGÜN, 28 Şubat 2009 Cumartesi, 10:33
Yüreğinize sağlık Alp
Bey. Selâm ve dostlukla,
SEMA ... Feb 28, 2009
11:13 am
Okurken
vaktimi boşa harcatmayan, kendimden çok şey bulduğum,
Kadıköylü kalbimi pır pır attıran bu güzel
yazı
için
çok teşekkür ederim.
ÇAĞLAYAN,
Sat Feb 28, 2009 1:16 pm (PST)
O
ne güzel bir günün sürprizi ki defalarca
okudum,
defalarca,doyamadım.
Şarkılar bu kadar güzel, bu kadar yaşanmış, yaşanası nasıl
anlatılır...... Yüreğine sağlık, iyi ki varsınız,bunu bir
kez daha doğrulattınız bana, teşekkür ederim.
Gülşen
TÜTÜNCÜ, 21
Mart 2009 Cumartesi, 18:39
Sevgili
Alp,
her iki
yazınızı
da
okudum. Kalemine, yüreğine sağlık... Çapkın kemanlar,
bandoneonlar bir bir geçti gözlerimin önünden. Paylaştığınız
için teşekkür ederim.. Sevgiler.
Ayşenur..., 23.03.2009
Pazartesi, 12:36
Mükemmel...
Bazı satırlar kafamı gözümü yardı, sanki odun
fırlatıyorlardı. Gerçekler odun gibi vurur işte böyle
insana...Ramazan
YILMAZ, Tuesday, March 24, 2009, 3:30 PM
Son
yazında bir akış tutukluğu var gibi geldi
bana. Müziği duyamadım. Sen, müzikle seni çok güzel
anlatabilirsin çünkü. Dansın tutuk kalmış
sanki.
Anlattıkların çok güzel, senin yazılarını ne kadar
sevdiğimi bilirsin.
Bu konuda kesintisiz bir vals beklerdim müzik adamından.
Çok güzel bir müzik parçası gibi işlemeliydin.
Sanki kısıtlamışsın bir şeyleri. Sen müzikle
duyduklarını daha, daha anlatırsın.
Bunu bildiğim için bunları yazdım sana.
Diğer yazılarından
biliyorum. Sevgili
Alp, sen dinlediğin bütün müziklerin
bileşkesini yazarsın. Toz attırırsın hem
de....
Tam böyle de değil.
Müzikle tam dansını
anlattığın bir şey
yaz. Belki
bunu okumak istediğim için bir okuyucun olarak. Bu
da sevdiğim
yazılarından biri
olarak kalsın.
Hadi şimdi başla. Müzik ve Alp. Kalbin
tek atsın ama.
M.T., 24 Mart 2009 Salı,
23:33
Sayın Arpad, merhaba
Garip bir şekilde
yollarımız birleşti.
Yazılarınızı
ilgiyle okuyorum.
Ben de yazıyla
uğraşıyorum. Son
kitabımı, onur
belgemi paylaşmak
istedim. Umarım
dikkatinize değer. Saygılarımla,
Suna GÜLER,
25 Mart 2009 Çarşamba, 13:50
Alp Bey,
Yazılarınızı
gülümseyerek
okuduğumu fark
ettim. Gerçekten
insanın içini
ısıtan, huzur veren
ve işte bu sahiden
de böyle dile
getirilir dedirten
bir anlatımınız var.
Bana çocukken
okuduğum bir yazarı
çağrıştırıyor ama
çıkartamadım. "Son
Buluşma
"yi izlemedim ama
çok anlattıklarınıza
bakılırsa çok
etkileneceğim demek
ki; hemen DVD' sini
alacağım.
N.
YAZICI,
25 Ocak 2010
Pazartesi, 10:37
