www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
KÖŞE YAZILARI caddesi
Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD
® ©
İnsan Olmanın Lezzeti... CLXI
Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir
ZİFT
|
Ortalık kirlilikten geçilmiyor; bilgi kirliliği her konuda etrafa yayılıyor. Sayın Işık Kansu’ nun deyimiyle bazı “ ağzı kalabalık ama aklı tenha ” kişiler, hiçbir dikkat göstermeden yazıp konuşmaktalar. Konuşan ve yazana en az bir kişi inanabilir! O hâlde bu durumda olan kişiler ağzından ve kaleminden yalnızca iyileri, doğruları çıkarmak zorundadırlar. Bu, Allah katında ve insanlık adında ödenmesi gereken bir borçtur. Aksi takdirde, saikleri ne olursa olsun borçlarını kapatmaya yetmeyebilir çünkü Büyük Allah, “ Bana kul hakkıyla gelmesinler ” demiştir. Okuyucu ve dinleyici olarak doğruyu, iyiyi ayırt etmek, biraz da dinleyen ve okuyana düşüyor. Dinginlik, daha fazla düşünmek, bunun için yeterlidir. Aklın yolu birdir derler... Bu konunun incelenecek çok sayıda yanı vardır. Belirli bir noktada yolda yürüyen insan sayısının yürümeyenden çok fazla olduğu savıyla hareket ettiğimizde sayıca fazla olan insanları ilgilendiren yanı ele almak daha doğrudur sanırım. Günlük yaşamda ağzı kalabalık aklı tenha kişilerle karşılaşmanız size büyük zararlar getirebilir. Hatalı çevrilen bir düğme, diş kaptırılan bir vida - hele bu bir taşıttaysa - , yanlış tarif edilen yol, hayatınızı bile kaybetmenize neden olabilir. İnsan onurunun en üst derecede olması gerekliliği, tek başına yeterli olmalıdır aslında; bir şey kaybetmeniz de gerekmez. Bilinçsizce yapılan göstermeler, onurla oynamaktır; aldatmanın ta kendisidir! Bunun bilincinde olan toplumlarda böyle yanlışlıkların da yapılmaması gerektir; cezası çok büyüktür. Her şeyden önce yazılı olmayan kurallarla, yani etrafın sizi dışlamasıyla verileni en büyüğüdür… Öğrenilmesi gereken şey; yetersizliğin kendini gösterdiği noktadır. Gerek ego, gerekse insana has zayıflıklar ve eksiklikler ağır bastığında, yanlışlıklar da bu noktada başlar. Bu noktayı belirleyebilen sağduyulu insanlar orada durup ileri gitmezler; bileni işaret ederler çünkü sizin kaybedebileceğinizi de hesaplarlar. Büyük bir olgunlukla, özveriyle sizi korumaya alırlar ki bu da aslında kendilerini ve geleceklerini korumaya almakla eşdeğerdir… Diğerleriyse bunun tam aksini yapar. Bu tipler etrafa nasıl zarar verdiklerinin ya farkında değildirler ya da farkındadırlar! Bazılarıysa sizi yanıltmaktan haz duyarlar ki bunlar farkında olanlardandır. Mahşer Midillileri’ ne ulaşmaya farkları, sadece bir boydur. Sevgi ve sevecenlikten yoksundurlar. Hangi insansal çıkar karşısındakini zor duruma düşürmekten daha önemli, daha zevkli olabilir? Bunlar nasıl insanlardır ki yere düşen bir insanın ayağa kalkmasına yardım edenlerin duyduğu hazdan daha büyük bir hazzı, düşürdüklerinin içinde bulunduğu hâlden almaktadırlar? Şimdi ben böyle yazdım diye bunlar birden yanıltmayı bırakacak değiller… Red Kit ( Lucky Luke ) okuyanlar bilir: kasaba halkı, pokerde veya kasaba halkına karşı bir şekilde hile yapanları katrana bulayıp üstüne tüy dikerek atla, yük veya posta arabasıyla, dekoville, bir yolla kasaba dışına çıkartırlar. Ağzında purosuyla janti görünüşlü hilekâr da öbür kasabadaki jantil ve anaç görünüşlü kadın Anabel’ in banyosunda, onun doğru yolu gösteren öğütleri eşliğinde kirlerinden arınmaya çalışır… Zaman ilerledi, teknik gelişti. Şimdilerde bunlar, kendilerini zifte bulamakla yetinmeyip bir de üstüne tüy dikiyorlar ama öbür kasabada bir Anabella bulurlar mı bilmem!
İnsan Olmanın Lezzeti... CLXII' de buluşana dek, en iyilerle kalın. İlk not: En son ne zaman, seviyeli bir gülmecenin toplumsal supap olduğunu düşündünüz ? |
:
Alp
ARPAD,
20 Ağustos, Çarşamba 10:34
Diğer bir
"
İOL... " için