www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

KÖŞE YAZILARI caddesi

Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD

İnsan Olmanın Lezzeti... XXI

Bir Sonraki Yapıt

Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir

Nasıl Derseniz...

 

- " Bi Niv York Niv York patlatalım mı? "

Patlatın ağbi! lâfı mı olur! dükkân sizin! İstersen arkadan bir de Londra Londra patlatın... Bunu yılların tanınmış müzisyeni çok seyredilen bir televizyon kanalında söylüyor. Demek istediği, " New York New York " şarkısını söyleyelim mi? O zaman nasıl örnek olacağız insanlara bilmiyorum? Duygusal, entelektüel, görmüş geçirmiş bir kişi buna özenirse. herhâlde gençliğinde kabadayılıkla iştigal etmişti de alışkanlık yapmış olacak. Öteki de kibar ama, o da kendine hava veriyor;

- " ... canım, şimdi de Aksakal Nuruyüz Dedenin ' Perişan Oldum Bakış - ı Şahanene, Sen Bir Gelsen Göreceksin İmdi Bizim Haneye' sini bir geçelim; bi tanem... "

Olur canım geçelim. Geçip gidelim onu. Sollayalım, mahvedelim.

Şuna söyleyelim mi desenize! Eğer patlatacağınızın veya geçeceğinizin şarkı olduğunu kabul ediyorsanız; çünkü, dilimizde şarkı söylemek diye bir deyiş var. Hatta iyi konuşana, " şarkı söyler gibi konuşur " bile derler. O zaman, buluşup muhallebiciye giden, kim bilir orada ne yapan çifti hatırlatan;

- "... topla buluştular, kavuştular sayın seyirciler… " diyen maç spikerinden ne farkınız kaldı? Oradaki sayın seyirci, acaba stadyumdaki sayın seyirci mi? E, öyleyse onlar zaten seyrettiği için seyirci olmuşlar, sen niye bir daha anlatıyorsun onlara? Sayın dinleyiciler diyecekti herhâlde. Bayılıyorum bütün bunlara! 

Güzelliği tartışılır, her sanat dalından kesinlikle anlayan ve bu konudaki becerisini bütün dünyaya defalarca ispat etmiş, esas olarak manken, tuzağa düşmüş anlatıyor;

- “ …. benimle oynayabileceğini mi zannediyorsun Nefreti? ”

Şimdi tiyatro oyunundan bahsetmiyor herhâlde. Sinemadan da değil. Yani rol yapmayı anlatmıyor. Geriye ne kaldı? Seksek, üç taş, mors, otuz altı, yağ satarım bal satarım gibi oyunlar da olmaz. Yaşı biraz var, yani yaşlıca. Kumar veya şans oyunları da değil! herhâlde kendini oyuncak yerine koyuyor. herhâlde aldatmayı anlatmaya çalışıyor. Nefreti bey ise ikinci bir tuzağa düşmüş olarak keyifle cevap veriyor;

- “ Yıkılıyorsun Gıcıklayıcı! ”

Nefreti bey kardeşim, bu bina mı? Kadın mı?

Eskiden “ Yanıyorsun! ” derlerdi. Kesinlikle “ Yanıyosun ” da değil! Ona bile razıyım. Yani o kadar tertemiz, o kadar pırıl pırıl, o kadar parlak ki, “ Parlıyorsun ” kelimesi az kaldığı için İzmir kaynaklı “ Yanıyorsun ” kelimesi ilk uçakla İstanbul’ a gelip, adet olduğu üzere oradan yurt sathına yayılmıştı.  Bayılıyorum bütün bunlara! 

Saygı duyduğum bir entelektüel konuşuyor;

- " ... konuşurken sesim çok piyano çıkıyor... "  " Valla benim ki de buzuki gibi çıkar" , demek mi gerek acaba? Onu bıraktım, adamın sesi şarkı söylerken aynen çatlak zurna çıkıyor, adam sesi en güzel ilân ediliyor ve adam paraya pul demiyor! Saygı duyduğumun demek istediği; " konuşurken sesim yavaş, hafif çıkıyor " demek istiyor. Yani bir müzik terimini zarf olarak kullanıyor. Ne olur; ' yavaş ' var, ' hafif '  var, ' usul ' var, ' usul usul '  var, ' usulca ' var, ' yumuşak ' var, ' narin ' var, ' sakin ' var, ' küçük ' var; hepsi sözlükte var...  

- “ Ay inanmıyorum! ” diyor, yeni bir deyişe imza attığına inanan bir şekilde her an, her yerde görülen baaayaaan. E, biraz bayıyor ama olsun. Karşıdakinin de dediği inanılmayacak bir şey değil. Olsun, o yine söylüyor! Yoksa biz nereden anlayacağız dinamizmi? Dilimiz çok dinamik çok…

Kelimeleri yayarak bayanlar, yayılacakları ise sıkıştırıp ruhumu daraltanlar, entelektüel olup argoya sarilânlar, sadelikten uzaklaşanlar, " bilhassa " ile " bilakis " i birbirinin yerine kullananlar, yabancı dil bilmeden orijinale takilânlar, müziksiz müzik yapanlar, müziksiz konuşanlar, hiçbir şekilde konuşamayanlar...  Bayılıyorum bütün bunlara! 

İzninizle ben gidip bir “ Tek Başına ” patlatacağım, tutturacağım, geçeceğim, terennüm edeceğim ama söylemeyeceğim! Nerdeee, ses mi kaldı bende, soluk mu? Hanım hanım tavrıyla, kadın kadın sesiyle sevgili, değerli Ayten ALPMAN söyler, ben de dinlerim. Dilimiz çok zengin çok…

İnsan Olmanın Lezzeti… XXII' de buluşana dek, en iyilerle kalın.

İlk not: En son ne zaman,  sadece ve sadece, nefis, akıcı, şarkılı, uyumlu konuşması, hoşsohbeti için biriyle buluşup bir yerde bir şeyler içtiniz?

:  Alp ARPAD, Ankara, 21.12.2002, 13:03                                                                                                   Diğer bir  İOL... "   için

 

                           
Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt