www.sizedebiyat.com SiZedebiyat
KÖŞE YAZILARI caddesi
Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD
İnsan Olmanın Lezzeti... XXII
Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir
Değişik Yazmak İstiyorum Bugün
|
Bayılıyorum, hayvanların kendi arasındaki temeli çok sağlam sosyolojilerine. Yavrusuna eğitim verip ayakta kalmasını sağlayan anne veya baba hayvanın davranış ve tutumlarında ömür boyu bir değişiklik göremezsiniz. Doğanın ona anne ve babası aracı ile verdiğinden başkasını bilmez. Söylemeden geçemeyeceğim; önceden düşünülerek kötülük yapmak hiçbir hayvanın doğasında yoktur. Bayılıyorum temeli daha da sağlam sosyolojiye sahip diğer bir canlı grubu olan bitki dünyasına. Hiç kavga etmedikleri bir yana yararlıları korumak, zararlıları kovmak gibi geliştirdikleri yöntemleri vardır. Hayvanlara barınak görevini gerçekleştirmelerinin yanı sıra beslenmelerini de sağlar ve yakınmazlar. İki tohum üretirler; dış tohum kuşların yemelerine engel olamadıkları, olmadıkları tohum olduğundan, kuşaklarının devamı için bir de iç tohum üretirler. Bildiğim kadarıyla, kuşları kovalamak gibi bir yöntem geliştirmeyi hiç denememişlerdir. Çağlar boyu aynı kalmış, hiç değişmemişlerdir. Kuşlar da bunun farkında olmuş olacaklar ki ayrı kalmayı göze alamadıklarından yedikleri tohumların fazlalarını gittiklere yerlere götürerek bitkilerin orada da yaşam kurmalarına önayak olmuşlardır. Rüzgar, bitki, kuş, diğerleri hiç değişmeden sosyolojilerini devam ettirmişlerdir. Bayılıyorum insan olduğumun lezzetine. Bu kadar değişkenlik başka hiçbir canlıda yoktur. Bazı insanlarda ise anlık, saniyelik değişiklikler söz konusu olabiliyor. Bunu nasıl becerebildiklerine ise hiç akıl erdiremiyorum. Sayın Hasan PULUR' a derinden saygı duyarım. Sevgi mi saygıdan, saygı mı sevgiden, hangisi hangisinden kaynaklanmıştır bilemiyorum ama, çok da seviyorum. Çok sayıda olmayan diğer birkaç örneğiyle beraber, onlarla büyüdük. Dolu dolu, dünya ehli, nüktedan, ölçüyü çok iyi bilen, alçakgönüllü örnek bir insan ve örnek bir yazardır. Yıllar önce yazmıştı; aklımda kaldığı kadarıyla aktarmaya çalışacağım; “ ( …. ) Biz tartışmasını bilmiyoruz. Diyoruz ki; ben seni dinleyecek ve ondan sonra gerekirse dediklerini değerlendireceğim. Bunu yapabiliriz; AMA ÖNCE SEN BENİM DEDİKLERİMİ KABUL ET, ben seni sonra dinleyeceğim!... ” Çok iyi hatırlıyorum; birtakım konularda ileri gitmiş ülkelerin aynı yaştaki, artık delikanlılıktan çıkıp adam olmaya yükselmiş ve ciddi olarak yaşamın içine çoktan dalmış, önemli adımlar atan çağdaşımın tersine çok doğru olduğuna inandığım, gerçekten de komik bir durum arz eden bu teze çok gülmüş; çok eğlenmiştim. Az düşünmüştüm! Bugün olsa, onlar gibi çok düşünürdüm… Girişte andığım değişkenlik ile Hasan beyin savını birleştirdiğimizde, aradan geçen yıllarda bu konuda bir aşama yaptığımız söylenemez. Değişen tek şey; “ ( … ) ben daha önce kara dediğime şimdi ak diyorum; çabuk kabul et, yoksa fena yaparım… ” dır. Eskiden nazikçe inandırmaya çabalarlardı. Ya da diğer bir değişle, bu kişilerde değişmeyen tek şey; çok çabuk olan değişikliklerdir. Öylesine çabuktur ki; kendisi bile hızına yetişemez! Bize de yazık ama! Emeğe de! Tam karşıdaki için gerekli çabaları gösterip onu tanımaya başlamışsınız, emek sarf etmişsiniz; hop, baştan başla! Hayır bu arada nefes alacak kadar bir zaman tanınsa, bu değişikliğe adapte olmanız belki de söz konusu!… Örnek olarak; daha önce kendisini beğenip beğenisini de içtenlikle belirten ve o anda karşısındakine saldırıya geçtiği kullandığı sözcüklerden aksi iddia edilemez bir biçimde belli olan kişi, o sırada şunları söylüyor olabilir; “ Sevgi dolu bir kalp… Sağduyu… Ne yaparsan yap ama güzel yap… “ Eğer siz onun dediklerini baş sallayarak kabul ederseniz sakinleşecek ve sevgi dolu bir kalp ile güzel olmayı deneyecek. Aksi halde siz sağduyusuzsunuz; çünkü bütün bunlara neden sizin onun bir dediğinin aksini savunmuş olmanız veya olmamanız; çünkü o anda bunların hiçbirini düşünmüyor! Onun istediği, bir şeyler söyleyip varlığını ispat etmek! Ya da yaptığını! Eğer düşünebilseydi, söylediğini kendi yapacaktı. Yaptığının aksini söylemeyecekti. Bazı noktalarda ayrı düşseniz de karşınızdaki toplumca kabul edilmeyen bir şey yapmadığı sürece, onun için ilk söylediklerinizde, düşüncelerinizde değişiklik yapmayacaksınız. Ya da o ilkleri yaparken ederken acele etmeyeceksiniz. Sonradan da değişmeyeceksiniz! Siz değiştikçe etik olan değerler de değişkenlik gösterebilir; İşte bu, kanımca tehlikelidir... Bilimde değişin, çağa ayak uydurmakta değişin, kötüyü bırakıp iyiye yönelmekte değişin, negatiften pozitife geçmekte değişin ama kendiniz için istediklerinizi başkalarının da isteyebileceğinde değişmeyin. İstediklerinizin olmayışı sizi değiştirmesin. İstediklerinizin gereğinden çok fazla oluşu da!...
İnsan Olmanın Lezzeti... XXIII' de buluşana dek, en iyilerle kalın.
İlk not: En son ne zaman, yumuşak bir şarkının kadife kanatlarıyla " arınma " turuna katıldınız? |
:
Alp
ARPAD,
Ankara, 07.02. 2003,
12:49
Diğer bir
"
İOL... "
için