www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
Bizi bize benzeten iyi veya negatif yanları aynanın tam önünde durup seyredelim. Aynada kendimizi seyredip, başkalarından önce olumlu ve olumsuz yanlarımızı biz görelim. Anlatacaklarınız aynamıza sığacak kadar kısa değilse, , . Olumlularla keyiflenmekte, olumsuzları düzeltmekte bir an bile duraksamayalım. Yapıcı olarak anlatacaklarınız aynamızı aydınlatan ışığınız olsun.
|
ALKIŞLARIMIZLA 4 Olimpiyat Oyunları 2004, Atina, Yunanistan " Türk Olimpiyat takımı, açılış törenlerinde stada ellerinde Türk ve Yunan bayrağı olduğu halde girdi. 191. sırada olan Türk takımının kardeşliği, komşuluğu, barışı temsil eden bu jesti, daha evvel yüz doksan ülkeyi alkışlamaktan yorulmuş yetmiş bin kişinin bulunduğu stadyumda bir anda büyük bir coşkuya neden oldu. Türk takımı alkışlara boğuldu. " Haberlerden bir derleme.
ALKIŞLARIMIZLA, 5
29.08.2004, Günaydın gazetesinden:
ALKIŞLARIMIZLA 6 TRT FM, 09:25 " Enis FOSFOROĞLU ile 5 dakika " programında sayın FOSFOROĞLU anlatıyor: " Futbol maçları bitiyor, 8 kanal anlatmaya başlıyor pazar akşamları. Futbol maçlarındaki her şeyi tartışıyorlar. Ertesi gün pazartesi, gazeteler, devam eden tv programları. Salı akşamı da sürüyor. Eğer bu kadar kanalda bu kadar çok saatte futbol yerine tartışabilseydik eğer, Türkiye sanat cenneti olurdu; bilim cenneti olurdu.... "
ALKIŞLARIMIZLA 7 14.11.2004 tarihli Hürriyet gazetesinden: " Yavru yunusu balıkçılar kurtardı " Rize' de yaralı olduğu ve kıyıya vurduğu belirtilen ... Yaşadığı belirtilen yavru yunus, deniz polisi ve balıkçıların yardımıyla açığa götürüldü. bir süre yüzen yunus daha sonra botun yanına gelerek kendisini kurtarıcılarının kendisini sevmemesine izin verdi. Daha sonra Karadeniz' e dalarak gözden kayboldu.
ALKIŞLARIMIZLA 8 Time Dergisi Dünyayı Değiştiren 80 gün isimli 80 ayrı çok önemli olayı sıralamış. Orijinal ismiyle 80 DAYS THAT CHANGED THE WORLD olan bu yazıdaki Dünyayı Değiştiren 80 gün ü başlatan tarih, 29.Ekim.1923 . Atatürk ve eşi Lâtife hanımın büyük bir resmi yazının başında yer alıyor. Laikliğin nasıl başarıldığına değiniyor ve aslında, önemini vurguluyor. http://www.time.com/time/80days/231029.html ve/veya http://www.time.com/time/80days/index.html
BIRAKIP GİDEBİLİR
MİSİNİZ 2 Hayır hayır, gerek yok! Ben sadece buraya geliş tarihine bakıyorum! ( Ünlü markette üretim tarihini okumadığını sanıp da yardım etmeye kalkan gözlüklü müşterinin, ürünü bir saattir evirip çeviren diğer müşteriden aldığı cevap ) BIRAKIP GİDEBİLİR MİSİNİZ 3 Gönderen: Sema OKURER Meşhur .... pidesi kıymalı peynirli ve pide salonu ( Karadeniz' deki bir pideci tabelâsından ) / DUR SEN YEDİNMİ? ÜLONUN IZGARA KÖFTESİNİ. YEMEDEN GEÇİLMEZ. - altında - lacivertle - HASO SENDE YE. - yanında - BİR DE SEN DENE - en altta - 100m. SAĞDA (Anadolu' da bir evin kocaman beyaza boyanmış karayoluna cepheli yan yan duvarına kırmızı ile yazılmış yazıdan / Lütfen pantolon fermuarını veya düğmesini tuvaletin içinde açıp kapatın. BAŞKAN ( Fayans haki panonun üstüne beyaz pleksiglas üzerine yukarıdaki gibi yazılan tabelâdan ) ( Başkan' ın ne başkanı olduğunu biz daha çözemedik!.. ) / Oruç tut, sıhhat arama o, seni bulur... Oruç tut, o seni tutmadan.... Oruç tut, şeytan kaç!... Oruç tut, oruç aç.... Oruç tut, oruçluyu da tut... Oruç tut, iftar yap, sahur yap, bayram yap... Oruç tut, aç kalma... Oruç tut, vakit tut, sabır tut, kendini tut... Oruç tut, mekanı unut, zamanı unut... Oruç tut, gülümse, sevimli ol, sevgili ol... Oruç tut, verilen sözler tutulmalıdır zira... Oruç tut, yavaş yavaş, sakince tut... Oruç tut, tutmayanın yerine de tut bir gün... Oruç tut, ekmeğin kokusunu, suyun şırıltısını yeniden keşfet.. Oruç tut, çeneni de tut... Oruç tut, katlan, kanatlan... Oruç tut, perdeleri arala ve güneşi gör... Oruç tut, elin, belin, dilin rahat etsin... Oruç tut, zenginlerin halini anlarsın... Oruç tut, zeki kal.. Oruç tut; emir büyük yerden...( Anadolu' daki mahyalardan.. 2004 ( Mahyalara kim karar veriyor acaba? ) / Bayramda Bursalı bir imam şöyle bir cep telefonu mesajı göndermiş; Buraları yıkılıyor - Nur' dan yıkılıyor - Her gün peşime şeytan takılıyor - Ben İslam' ı seçtim tercihim doğru - İndir başını hadi secdeye doğru. Biliyorsunuz şarkıyı Ayça TEKİNDOR meşhur etti: Buraları yıkılıyo - Benden bıkılıyo - Her gün peşime bıyıklı takılıyo - Yasla başını degajeme doruuu. ( 22.11.2004 )
BİRAZ KARIŞIK AMA... 05.01.2005 Galerici bey bir semtte ilk oto galerisini açar. Müşteri bey de ilk müşterisi olur. Bir otomobil seçerek alacağını ama hanımının tesettürlü olduğunu, arabayı onun da görerek beğenmesi gerektiğini, hem bu arada test sürüşü yapmış olacağını söyler. Galerici bey Müşteri beyin yanına bir adamını verir. Müşterinin evine giderler. Müşteri bey tam arabadan inerken yere yuvarlanır. Canı acır. Galerici Yardımcısı beyden 8 numaradaki hanımını alıp gelmesini rica eder. Daha sonra bir benzinciden benzin alınır. Şoför bey para ödemek için elini cebine atar. Cüzdanı ve kredi kartları yoktur. Numune hastanesinde doktor olduğunu, ameliyatlar nedeniyle çok yoğun bir gün geçirdiğini, her şeyi odasında unuttuğunu belirtir. Ehliyeti bile oradadır. Arabanın ruhsatını emanet bırakır gider. Doktor bey geri gelmeyince benzinci bey mahalle karakoluna gider. Mahalle karakolu bu olayın kendilerini aştığını söyler. Savcılığa gitmesini tavsiye ederler. Savcılık Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Bölümüne müracaat etmesini söyler. Ederler. Otomobil, Karadeniz' in en uzak ucunda bir şirkete ait çıkar. Şirket yetkilileri İstanbul' dadır ama satması için arabayı bir Orta Anadolu şehrinde galeriye vermişlerdir. Ha, pardon, bu arada Galerici yardımcısı bey 8 nolu daireye gider. Orada ne tesettürlü ne de tesettürsüz bir hanım vardır. Dönüşte kapının önünde Galerici beyden alınan otomobil ile Müşteri bey de yoktur zaten. Emniyet, Galerici beyin ifadesine müracaat eder. Galerici beyin galerisi Jandarma bölgesindedir. Jandarma benzinci beyin ifadesine başvurur. Bu arada Emniyet olayı mahalle karakoluna devreder. Bütün bunlar olurken Galerici bey, Galerici yardımcısı bey, Benzinci bey, Pompacı bey bir teşhiste birleşirler; Müşteri bey, Şoför bey ile Doktor bey aynı beydir. Şimdi sıkı durun: bu beyin her iki bacağı da sakattır!
BİZ BİZE BENZERİZ
12.08.2002, Sabah gazetesi, Köşe Gözlem, Sayın Mehmet BARLAS, Değişim yazısından; " ( ... ) Türkiye geri dönülemez biçimde dünyalı oldu. Bütün milli meseleler, aynı zamanda uluslararası sorunlar listesinde. Artık, " BİZ BİZE BENZERİZ " demek ve her şeyi kendi yöntemlerimizle çözmek, ya da çözümsüz bırakmak mümkün değil. ( ... ) "
DERİN ve ÇOK GEREKLİ
BİR KÜLTÜR
Bir gazeteden: 11. Ağustos 2004 " ( ... ) Nikâh günü .... in ( çok lüks bir otel ) rezidans bölümündeki dairelerini, Hollanda' dan özel olarak getirtilen ve " beraberliğin başlangıcı " anlamına gelen 850 beyaz gülle donatan çiftin mutluluğunun ( ... ) " Oldu, gözlerim doldu. Bunu yazan değerli arkadaşımıza ne kadar teşekkür etsem azdır. Kültürümüz arttı. Artık öyle yaparız! Sekiz yüz elli beyaz gül. Hollanda' dan özel gelecek. Sekiz yüz kırk dokuz gül olmaz, beyaz olmazsa olmaz. Yoksa güzel bir başlangıç olmaz. Hem bu daha başlangıç.! Hayır, haber Dertsizya ülkesine ait bir gazeteden değil, bilemediniz!... DİNİ TİCARET Gönderen: Yavuz SARIYALSOY 15.12.2004 tarihli Sabah gazetesinden: " Ticarette dini isim kullanmak yanlıştır " başlığı altındaki " DİNİ TİCARET " bölümünde gazeteci yazar sayın Yavuz BAHADIROĞLU dini söylevler yapılarak siyaset ve ticaret yapılmamasını açıklıyor: " Bu anlamda ticaret de yanlış. Meselâ Elif Konfeksiyon olmamalı. Bu ' ben Müslümanım, benden alışveriş yap kardeşim ' demektir. Eskiden Mehmet Şevki EYGİ' nin teşvikiyle " Müslüman kardeş Yahudilerden alışveriş yapma " filân diye levhalar bastırılıp satılmıştı. Hatta o levhaları önce Sultanhamam' da Yahudiler dükkânlarına asmışlar. Ben de aldanmış, Yahudi' den bir pardösü almıştım. " DÜNYADA İLK OLMALI Gönderen: Kerem DALBUDAK Şu zekânın karşısında diyecek lâfı olan varsa beri gelsin... Giresun' un Sarvan köyü gurbette yasayan akrabaları için köylerine ait bir site kurmuşlar ve sitede onların uzaklardan online olarak mezarlık ziyareti yapabilmelerini sağlamışlar.. İnanılır gibi değil! Bitmedi; ve iki ayrı hocadan da dua okutma imkânı sesle sağlanmış.... http://www.sarvan.net/mezarmain.htm
GALİBA
Galiba dünyanın en güvenli olduğu kabul edilen bir yolculuğu, en güvensiz hale getirmeyi başaracağız?...( 22.07.2004 Pamukova tren kazasının acısı geçmeden 11.08.2004 Tavşançalı tren kazası üzerine, üzüntülerimle... )
IlGAZ YÖRESİNDEN BİR
UYARI 17.10.2004, tarihli Sabah gazetesinden: Ormanlık ve dağlık bölgeden, doğa harikasına hayran hayran giderken uyarılabilirsiniz; " Taş düşebülür, Ayı çıkabülür, sis basabülür, ağaç devrülebülür, her şey olabülür.. Kastamonu ile Sinop yakındır. Sinop' a varınca bir deyiş gözünüze çarpar ve doğrudur; " Karadeniz' de üç liman vardır; Sinop, Temmuz, Ağustos... "
NEREDEYİZ 14. 07, 2004, Günaydın Sayın Y. AYTUĞ' dan: " Bir basketbolcü anlatıyor; Sen beni bilirsin; on parmağımda otuz marifet vardır. Televizyoncu cevap veriyor; desenize, yani her parmakta çift marifet var ! "
OHA FALAN OLDUM DA NERDEN ÇIKTI
02.
10.2004, Günaydın gazetesinden: ÖZELEŞTİRİ Gönderen: Doktor Halis Refik AKBABA 29.08.2004, Hürriyet Pazardan: Sayın A. ARMAN, Mehmet Şevket EYGİ ile röportaj yapmış; " ( ... ) Kılık kıyafetlerinde tahammül ötesi renkler kullanıyorlar. Sonra, rüküş bir frapanlık içindeler. Uyum derseniz o da yok. Bir takım Müslüman hanımlar, beni bağışlasınlar ama besleme ve hizmetçi gibi dolaşıyorlar! Başına bir milyarlık eşarp takıyor ama işte yine yakışmıyor, yine yakışmıyor... ( ... ) Okur- yazarlık bir bakıma entelektüelliktir. Ama aydın olmak çok zor. Çok yüksek bir bilgi boyutuna sahip olmak lâzım. ( ... ) Kaliteli olunduğu vakit kavga çıkmaz..
TDK
31.
08.2004, NTVMSNBC portalinden:
TEK TEK 14.11.2004 tarihli Hürriyet gazetesinden: " ( ... ) ' Ayakkabıların sağ tekini ayrı sol tekini ayrı paket yapmanızı istiyorum. 20 bin adet sağ teki Ankara' daki gümrüğe, 10 gün sonra da 20 bin adet sol teki İstanbul' daki gümrüğe göndermenizi istiyorum... ' ( ... ) Gümrük kanununun 46. ve Gümrük Yönetmeliğinin 71. maddelerine göre Denizyolları ile gelen eşyaların 45 gün, diğer yollarla gelen eşyaların 20 gün içerisinde çekilmediği takdirde gümrüğe terk edilmesi gerekiyor. .... da çekmiyor ve gümrüğe terk ediyor. Ardından tasfiye amacıyla önce Ankara' daki sağ tekler, sonra İstanbul' daki sol tekler satışa çıkarılıyor. Başkasının asla almayacağı tek ayakkabılara .... sembolik bir fiyatla talip oluyor. Sonra da birleştirip pazarlama ve satış kısmı kalıyor. ( ... )
TREN ŞEFLİ PİKNİK TİP
LPG TÜPÜ 13.08.2004 tarihli Hürriyet : Sayın Selim TÜRKER , Yeter Söz Milletin köşesine " Kompartımanda tüple çay pişiriliyor " başlıklı bir yazı göndermiş; " 09. Ağustos gece 02.30 sıralarında Yerköy, Yozgat istasyonundan Ankara' ya bilet istedim. Gişe memuru numaralı bilet olmadığını ama yer bulabileceğimi söyledi. Saat 03.30 sıralarında 4 EYLÜL MAVİ EKSPRES i geldi. Bayağı güzel bir tren, çağa uygun ama içi öyle değil. Trende hiç yer yoktu ve insanlar yerlerde yatıyordu. Eğer çağdaş bir çizgi isteniyorsa neden kısaca biletimiz yok denmiyor? Personel insanlara farklı muamele ediyor, laubali konuşuyorlardı. ( ... ) . En garibi, tren şefi koridorda piknik tüpünü yakmış, çay pişiriyor. Bu bir tehlike değil mi? ( ... ) .Olmaz olur mu, çok büyük bir tehlike doğal olarak, çok sevgili ve duyarlı sayın Selim TÜRKER. Ama, Tren şefli piknik tip Lpg tüpü olayınızdaki asıl tehlike, tüpün patlamasında değil ki!.. Link: Şıtak, Şıtak...
TRENLİ BİR ŞEY
14.08.2004 tarihli Hürriyet Gazetesinden: Sayın Hadi ULUENGİN' in " İçinden tren geçen yazı " başlıklı yazısından; " ( ... ) Kalıbımı basarım ki bizim trenler " intihar " ediyorlar! Neden mi? Neden olacakmış, tabii ki çirkinlikten! Evet, evet, altı üstü çelik, teneke ve plastik yığını deyip küçümsemeyin, benim sonsuz sevdiğim lokomotif ve vagonların da çok hassas ruhî duyarlılıkları vardır. Bir anlamda yaşarlar. tıpkı canlılar gibi, acıya ağlarlar ve neşeye gülerler. İşte bundan dolayı da, zavallıcıklar kendi estetik çirkinliklerine dayanamayarak önce ağır depresyona giriyorlar, sonra da çareyi iradi ( istençli ) ölümde arıyorlar. ( ... ) Çünkü, o lokomotif ve o vagonlara siz de hiç şöyle alıcı gözle baktınız mı? ( ... ) Söylediklerim belki şaka gibi geliyor ama, aslında hiç de değil! Zira, eğer estetik terbiyeden mahrumsak; eğer bakış adâbına yabancıysak; eğer vagon " ergonomi " sini ve lokomotif " dizayn " ını umursamıyorsak, kuşku yok, o vagonların ray bakımını ve o lokomotiflerin makinist eğitimini de umursamayız. Göz çirkinliğine en başta isyan etmediysek, sonradan onu mutlaka izleyecek mantık ve yöntem çirkinliklerine isyan ettiğimizde, inandırıcılığımızı yitiririz.. ( ... ) " Link: Şıtak, Şıtak... YA BİLGİSAYARIN KULLANIMINI TÜRKÇEYE ÇEVİRSEYDİ Gönderen: Halis Refik AKBABA Yılbaşı için yanıp sönen ışıklardan aldım. Fişe takınca çalışanlardan. Ama yine de kanun gereği mecbur kaldıklarından olacak zahmet edip Türkçe kullanma kılavuzu yapıştırmışlar kutunun arka yüzüne. İlk iki cümleyi tüm şekilleriyle aynen alıyorum; " KULLANIMI: Bu ışık setinin üretimi çok dikkatli bir şekilde yapılmaktadır ve satışa sunulmadan önce sizlerin üründen memnuniyetiniz için deneme testine tabii tutulmaktadır. Bu bir YERİNE TAKILABİLEN İTME TİPİ SERİSİ setidir ". Y TL İLE İLGİLİ ÖNEMLİ UYARIGönderen: Kerem DALBUDAK SiZlerle paylaşayım istedim. Bildirinin numarası ve tarihi verilmemiş ama metni aynen şöyle: " Sayın Galatasaraylılar, lütfen yazar kasa ayarlarınız ile oynamayınız. Sizin altı sıfırınız silinmeyecek! İlgili Bakanlık "
ZEVKE BAK !... 17.08.2004 tarihli Hürriyet gazetesinden: " ( ... ) Dikmen vadisinde ( Ankara ) geçen haftadan bu yana her gece silâhla ateş edildi. ( ... ) Sonunda ateş eden Bekir ...' yü yakaladı. (...) Bir emlâk şirketinde çalışan Bekir ...' , silâhları çok sevdiğini kurusıkı tabancanın herhangi bir kişiye zarar vermeyeceğini düşünerek, her akşam bu bölgede ateş ettiğini söyledi. " Vadinin dört bir tarafı apartmanlarla dolu ve daire içlerinde normal vatandaş olmayı tercih edip sakinlik isteyen insanlar var. Nüfus, büyük bir kasaba kadar var. Kurusıkı olduğu için kurşunla değil ama, yedi gün boyunca, ilkellik ve uzantısı düşüncesizlik nedeniyle sinirden, kalpten, korkudan, hayâl kırıklığından, cinnet getirmekten birkaç kişiyi öldürmedinizse şaşarım sayın Bekir .... |