www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

edebiyat atölyesi yönetmeninden

 SiZE İLK KEZ YAZARKEN İÇİMDEN GELEN MELODİ

Ankara, Ağustos 2003

Hiç aşık oldunuz mu? Delicesine peşinden koştunuz mu? Koşarken neler düşündünüz?...

Ben oldum. Delicesine peşinden koştum. Koşarken bir tek şey düşündüm; O’ na erdemli bir şekilde sahip olmayı… Bu düşüncenin açılmışı ise çok zengindi. O’ nu mutlu etmekle başlar, O’ nu yüceltmekle son bulurdu. O’ nu baş tacım yapardım. Hep iyiliğini düşünür, istenmeyen durumlarla karşılaşma olasılığında O’ nu savunmaya yönelik bitmez tükenmez senaryolar üretirdim. Kötülüklere karşı alp bir şekilde efsaneler yaratırdım. Bunun yanında onunla yaşayacağım güzellikleri de sınırsızca düşlerdim. Çok mutlu olurdum. Düşlerimdeki O, güzellikler ve iyilikler karşısında mutlu olur, gülümser, güler hatta kahkaha atardı. İşte o zaman ben daha çok mutlu olurdum. Beni asıl mutlu eden, O’ nun mutluluğu idi.

Ondan bir karşılık bekler miydim? Evet! Karşılığı O ’ nun benim oluşuydu ve bundan başka hiçbir karşılık beklemezdim. Kesinlikle, yaptıklarımı da karşılık için yapmazdım. Sadece yapardım. O’ nun benim oluşuyla çok gururlanırdım. Hiç kimseye duymadığım yükseklikteki saygıyı ve sevgiyi O’ na duyardım. O’ nun sevdiği ve saydığı her şeyi ben de en az O’ nun kadar, hatta O’ na göstermek için de ondan fazla sever ve sayardım.

Şu sıralar yeniden aşığım. Yeniden deli gibi peşinden koşuyor, yeniden saygı ve beraberinde getirdiği sevgiyi yudumluyorum. Galiba bu sefer “ sadece benim olması ” gibi bir karşılık da beklemiyorum. Bu kez adını açıklayabilirim. Zira, herkes duysun, görsün, bilsin istiyorum. O’ nunla beraber olmak yetiyor bana. Yetmeyen, O’ nu herkesin en az benim kadar sevmesi, anlaması, koruması isteğimin şimdilik gerektiği kadar herkese duyurulamaması. Bu konuda bu yazımı okuyanlardan yardım istiyorum. Aşkımı edebildiğiniz kadar ilan edin.. O kadar zor bulunur özelliklere sahip ve o kadar güzel ki! İsmi TÜRKÇE…

Olgunlaştığımı iddia edemem ama artık büyüdüğümü söyleyebilirim. Hem de öylesine büyüdüm ki, gerçek varlıkların isim, yer değiştirdiği, onların neler olduğunu ancak anlayabilecek kadar boyum uzadı. Sağlıklı nefes ve tat almanın, duymanın ve görmenin, tinsel değerlerin, okumanın ve yazmanın dostluğun, doğanın, renklerin ve bütün bunların getirdiği özgürlüğün önemini, benden önce büyüyenler anlattığı zaman tıpkı, Sertab ERENER’ in birinciliği aldığı şarkısında dediği gibi, “ .. ha ha, tabii .. ” derdik. İşte o ha ha tabiilerin ne kadar büyük şeyler kaybettirebileceğini henüz keşfedecek kadar da büyüdüm.

Bütün bu anlattıklarımın anlamına anadilimi iyi anlayarak, iyi bilerek ve iyi kullanarak daha önce varabilirdim; eğer anadilimi, Türkçe’ mi bilmenin bu kadar önemli olduğunu anlayabilseydim. Kitap okumanın yanında sözlük de okur, daha fazla kelimenin tam anlamını öğrenir, kelimeleri anlamlarının karşılığı olarak tam yerinde kullanır, anlatmak istediğimi karşımdakilerin anlamalarını sağlardım. Onların yaptıkları hataları, doğrusunu iyi bildiğimden, kendiliğinden algılar ve düzeltirdim. Onların anlatmak istediklerini anlamamı sağlardım. Seçtiklerimi, Türkçe’ yi iyi bilenlerin içinden seçerdim.

Bir dili bilmek demek doğumdan ölüme kullanabildiğiniz kelimelerin ve anlamlarının sayısının çok fazla olması demektir. Örneğin, bin kelime? İki bin kelime? Üç bin? On bin? Daha fazla?... Türk Dil Kurumunun bugünkü Güncel Türkçe sözlüğünde yaklaşık, elli altı bin kelime, altmış iki bin söz, on dört bin deyim ve yüz bin üç yüz elli üç anlam bulunmaktadır. Her geçen gün bu sayı artmaktadır.

Haydi gelin! Bir beyin alıştırması yapalım. Otuz yaşındaki her Türk vatandaşının ortalama yedi bin kelimeyi bildiğini ve yerinde kullandığını düşünelim. Ortaya çıkacak manzara düşümde şöyle betimleniyor; daha çok düşünen, daha çok okuyan, daha çok araştıran, daha çok çözen,daha iyiyi bulan, daha huzurlu, daha ılımlı, irade kelimesi yerine oturmuş, sadece yaptığı işi en iyi yapmaya çalışanlarla dolu bir toplumun iyi eğitilmekte olan çocukları başta spor olmak üzere çeşitli yararlı sosyal çalışmalarda bulunmakta ve bir sene sonraki yaşamlarına çok sağlıklı olarak hazırlanmaktadırlar. Onların hazırlanmalarına yardımcı olan büyükleri ise çok sağlıklı bir yaşam sürmektedir. Kavga ve gürültü ifadeleri anlamını kaybetmiş ve neredeyse sözlükten silinmek üzeredir. Çünkü kelimelerin anlamını bildikleri için birbirlerini yanlış anlamamakta, anlaşabilmektedirler. Kimse kimseyi aldatmaya çalışmamaktadır. Zira, başkasını aldatmanın kendisini aldatmak olduğunu bilmektedirler. Çok okumakta, okudukları için bilmekte, bildiklerinden dolayı düşünmekte, düşündüklerinden dolayı iyiyi bulmakta, çözümler üretmektedirler.

Şu anda, Edebiyat Atölyesi Yönetmenliğini şimdilik kaydıyla ( bu görevi hakkıyla ve benden daha iyi yapabilecek bilgi ve beceriyle donanmış, Türkçe’ mizin önemine varmış iyi bilinmesi gerekliliğine kendisini adamış bir aday arayışı içindeyiz ve onu buluncaya kadar ) ben üstlenmiş bulunuyorum. Yeni Edebiyat Atölyesi Yönetmenleri için lütfen çevrenize haber veriniz. Gönüllüleri bulunuz veya yeterliyseniz, gönüllü olunuz.. Bu arada sitenin son haline kavuşması için bir bilgisayar yöntemi olan php dili ile hazırlanması gerekmektedir. Bunu öğrenmem ise epey süre alacağından, html, asp veya php bilen, bize gönüllü yardımlarını verebilecek bir veya birden fazla webmaster’ a da gereksinim duymaktayız. Çevrenize lütfen duyurunuz.. Sitenin php ile hazırlanması sonucu, özellikle yazarlarımız kendi yazılarını yükleyebilecekler ve her şey otomasyona bağlanabilecek.

Sokrates gibi, bir şey bildiğimi zannetmiyorum. Yine onun gibi, “ hiç kimsenin BİLEREK kötü olacağına ” da inanmıyorum. Diğer bir deyişle, “ Doğruları öğrenen her insanın ister istemez iyi olacağına ” inanıyorum. Bu yüzden öğrenme ve öğretme çabalarım son günüme dek devam edecek. Bu düşünceme eşlik edecek Kalemkar üyelerine de gereksinim duymaktayız. Kalemkar’ ın tarifi ve istenilen özellikleri “ Duyduk Duymadık Demeyin ” sayfamızdadır. Türkçe’ yi iyi bilen ve önemine varmış, onun yanlış veya hatalı kullanılmasına katlanamayan büyük bir Kalemkar grubumuz olsun istiyoruz. Gönülleri bulmakta veya yeterli iseniz gönüllü olmakta yardımlarınızı bekliyoruz. İlerleyen evrede sitemizin İngilizce ve edebiyatta etkin diğer bazı dillerde de düzenlenmesi sonucu, uluslararası bir niteliğe kavuşmasını arzuluyoruz. Aynı duyguları taşıyan dostlarınız uyarınız, haberdar ediniz. İçlerinde bu görevi üstlenecek olanları aramızda Kalemkar üyesi olarak görmeyi arzuluyoruz. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürü bir borç bilirim. SiZİN sitenizin nasıl olması gerektiğini en iyi SiZ bilirsiniz. Sitemizi elbirliğiyle yaparsak daha mutlu olacağımızı hissediyorum.

www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü’ nün hepimize hayırlı olmasını dilerim. Biliyorum ki; paylaşacak, mutlu olacak ve bize bugünleri sağlayan ATAMIZIN ruhlarını da mutlu edeceğiz. SiZE İLK KEZ YAZARKEN İÇİMDEN GELEN MELODİ böyle söylüyor. Esenlikle kalınız.

Saygılarımla,                                                                                                                         diğer bir EAY' den için Seçkin Kemal ERDEM.,     
Edebiyat Atölyesi Geçici Yönetmeni.         
                                  Link: " 300 kelime,."  http://www.sizedebiyat.com/biz/1bbb.html

                         

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt