www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

Biz Bize Benzeriz boy aynası

Bizi bize benzeten iyi veya negatif yanları aynanın tam önünde durup seyredelim. Aynada kendimizi seyredip, başkalarından önce olumlu ve olumsuz yanlarımızı biz görelim. Anlatacaklarınız aynamıza sığacak kadar kısa değilse, Deneme sokağımız var, Köşe Yazıları caddemiz var; oraya bekleriz. Olumlularla keyiflenmekte, olumsuzları düzeltmekte bir an bile duraksamayalım. Yapıcı olarak anlatacaklarınız aynamızı aydınlatan ışığınız  olsun.

ALKIŞLARIMIZLA 9
Gönderen: Alp ARPAD

07.02.2005 tarihinde, İpsala' dan bir Abdullah YILMAZ haberi: " Düşük Yapan Kadını Yunan Doktor Kurtardı "; " Enez İlçesi, Yenice köyündeki üç aylık hamile Ç.Ç düşük yapınca kanaması başladı. 40 km. lik Keşan yolunun kardan kapalı ( İpsala - Keşan yolunda / Sınırda kar kalınlığı 4 metre ) olması üzerine, Ç.Ç Jandarma minübüsüyle İpsala' ya getirildi. İpsala kaymakamı Adem ARSLAN hayati tehlikesi olduğundan durumu 23.oo sıralarında Yunanistan' ın Dedeağaç valisi ZABUNIDIS' e telefonla aktardı. Yardım istedi. Yunanlı vali, içinde üç doktorun bulunduğu ambulansı acilen Kipi / İpsala gümrük kapısına gönderdi. Ç.Ç bu ambulansla Dedeağaç devlet hastanesine kaldırıldı ve ameliyata alındı. Hayatı kurtuldu. " İşte insanlık budur! Yardımlaşma budur! İşte bürokrasi budur! Kaymakam sayın Adem ARSLAN' a, Türk jandarmasına, Vali sayın ZABUNIDIS' e, üç Yunanlı doktora, bu yardımlaşmada emeği geçen diğer Türk ve Yunanlı vatandaşlara alkışlarımızla teşekkür ederiz.  

ALKIŞLARIMIZLA 10
Gönderen: Alp ARPAD

Sarıbaşak köyünü alkışlıyoruz. Gazetelerden bir AA haberi: " Elazığ' ın Karakoçan İlçesi' ne bağlı Sarıbaşak Köyü' nde, kapalı alanlarda, kahvehanelerde ve çocuklu evlerde sigara içilmesi yasaklandı. Köy Muhtarı Yusuf Eray, Avrupa' da yaşayan hemşerilerinin kendilerine, kapalı alanlarda sigara içilmesinin yasaklanmasını önerdiklerini söyledi. Öneriye sıcak bakan ihtiyar heyetinin topladığını belirten Eray, ' Özellikle çocukların bulunduğu ortamlarda ve evlerde sigara içilmesi kesinlikle yasak ' dedi. Kararla birlikte bazı kişilerin sigarayı bırakmaya, bazılarının da azaltmaya karar verdiğini anlatan Eray, yasaktan önce köy nüfusunun yarısından fazlasının sigara içtiğini ancak şu an içenlerin sayısının azaldığını belirtti. Eray, yasağa uymayanlara 50 YTL ( 50 milyon lira ) para cezası verdiklerini bildirdi "

ALKIŞLARIMIZLA 11
Gönderen: Alp ARPAD

Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı ( ZOKEV ) ' nı alkışlıyoruz. Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı, oyuncak silâhını getiren çocuklara balık, çiçek ve çam fidanı hediye etti. ZOKEV, 23 Nisan etkinlikleri kapsamında, '' Silâha Hayır, Yaşama Evet ''  ve '' Oyuncak Silâhını Getir, Yaşatabileceğin Canlıya Sahip Ol '' sloganlarıyla Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi'nde oyuncak silâh toplama kampanyası başlatıldı. Aileleriyle kampanyaya katilân yaklaşık 250 çocuğa, oyuncak silâh karşılığında akvaryum balığı, çiçek ve çam fidanı hediye edildi. Çocuklara, şiddet içeren oyunlar oynamamaları konusunda uyarılarda bulunuldu.

ALKIŞLARIMIZLA 12
Gönderen: Alp ARPAD

" O beni bırakmadan, ben öğretmenliği bırakmayacağım... "  02.05.2005, Pencere gazetesi. Sayın Candan ERÇETİN' i bütün kuvvetimizle alkışlıyoruz. Saygılarımızla...  

BELEŞÇİ TARAFTAR
Gönderen: Ümmü Gülsüm ÜNLÜ

Beleşçi taraftar futbol maçlarına para ödemeden  girebilmenin bir yolunu bulmuş. Tribünlerde bir efsane olarak yayılan bu arkadaş, giriş kapısına gelip kapıdaki görevli polise telâşlı bir ifadeyle " Abicim çok acil bi durum oldu. İçeride maçı seyretmeye gelmiş bi abi var, ( Bir isim sallıyormuş ) hanımı aniden rahatsızlandı. Hastaneye kaldırdık. Onu acilen bulup hemen hastaneye yetiştirmem lazım " diyormuş. Ehliyetini rehin bırakarak içeri giriyormuş. Ama içeride maçı seyredecek kadar kalmak dikkat çekeceğinden, hemen diğer kapıya koşturup, oradan dışarıya çıkıyormuş. Çıkarken kapıdaki polise "Abicim benim arabayı çekiyolarmış, Bi çıkıp bakiim ne oluyomuş. Problem varsa halledip geleyim" diyomuş. Tabii geri gelince tanısın diye de bu polise de kimliğini bırakıyormuş. Çıkar çıkmaz ilk girdiği kapıya koşturup "Abicim Allah razı olsun ben arkadaşı buldum diğer kapıdan çıktık. Şimdi benim ehliyeti alabilir miyim? " diyormuş. Ehliyeti kaptığı gibi çıktığı kapıya yollanıyormuş. "Abicim ben araba işini hallettim çok saol. Kimliği alabilir miyim? " deyip kimliğini de alarak içeriye sağ salim giriyormuş.

BIRAKIP GİDEBİLİR MİSİNİZ 4
Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

BÜFETERYA ( Üsküdar' a giderken alışveriş etmeye karar veremediğiniz küçük bir büfenin tabelâsından ) / Yevaş olalım heyvanlar ( 08.01.2005, Ankara, Mamak, Kurbanlık Büyükbaş Hayvanlar Güzellik Yarışmasında huzursuz olup da ortalığı birbirine katmış hayvanları tutmakta zorlanan köylülerden birisinin Tv kamerasını fark ettiğinde kameraya kendini duyurma çabasından ) / KDVMÖKCKMHK ( Vatandaşa kolaylık; Katma değer vergisi mükelleflerinin ödeme kaydedici cihazları kullanmaları mecburiyeti hakkındaki kanun' un kısaltılmışı )  / Yolculuk nereye? ( Ankara - Konya arasındaki Ekspres - diğer bir deyişle nonstop - seferini yapan otobüsün 26 nolu koltuktaki yolcusunun 25 nolu koltuktaki yolcuya sorduğu sorudan ) /  Düşünce ve inançlar dışında her şeye baskı yapılır ( İzmit' te bir matbaanın camından ) / Madem Türksün, göster ürksün! ( Trabzon, Sümela Manastırındaki odalardan birinin duvarının üstünden ) / Zor olmuyor mu? ( Gölgede artı 40 Santigrat derecedeki simit satıcısına, çok değerli bir televizyonumuzun hanım muhabirinin sorduğu sorudan ) /

BIRAKIP GİDEBİLİR MİSİNİZ 5
Gönderen: Kerem DALBUDAK

Ben y..... F......  B.... tekstilin sahiPiyim  2. 3 seneye yakşaşık Ramacun yanımda çalışıyordur guyet efendi dürüst ve efendi bir Arkadaşdır ve 800. milyon Aylıkla çalışıyor. imza Y..... ( Ramacun ! - Ramazan - dan kredi kartı talebi sırasında bordro istenmesi üzerine verilen referans )

BRE AMAN
Gönderen: Nurgül ÇAY

25.02.2005, Akşam gazetesinden:

Sayın Ersan ÖZER' in Bre Aman Buymuş Demek başlıklı yazısından: " Hıncal UlUÇ' un köşesinde hemen her gün bir ' bre aman ' yazısı okursunuz. Filânca filme gittim. Bre aman! O nasıl bir oyunculuk! Filânca restorana gittim. Bre aman! O nasıl bir sütlaç! ( ... ) Bu belki de bir tür kendini pazarlama yöntemi. Yani öyle güzel, öyle inanılmaz ki, ben de bu değerli köşemde yer vermeye layık gördüm. Sıradan olsa, bu değerli köşemde elbette yer vermezdim. ( ... ) Oturduktan sonra fark ettim. Hıncal ULUÇ' un daha birkaç gün önce bre aman diye diye yarım sayfa bahsettiği kebapçıdayız.. Kebapçıdaydık işte, Çin lokantasında değil ya, bir Adana, bir de Urfa söyledik. Uzatmayayım, yemekten sonra çayımızı içerken hesap geldi: 59 milyon! Bre aman! Bu hesap ne böyle? ( ... ) Yoksa iki adet uzun köfteye 59 milyon vererek ' bre aman ' ın ne manaya geldiğini öğrenmiş olursunuz "

DOĞA ve CİP
Gönderen: Alp ARPAD

30.04.2005, Hürriyet gazetesinden:

Bekir COŞKUN' un  Cipiniz var mı? başlıklı yazısından.. " (  ... ) Çünkü bizler için motorlu araçlar sadece binip bir yere gitmeye yaramaz. Onlarla birçok yere varmaya çalışırız. Başarıyı yakalamak, kırmızı ışıkta bir ‘ topuklamaya ’ bakar. En öndedir Osman... Sınıf da atlatır bize otomobillerimiz. Bu yüzden kimse doğayı sevmezken cip sayısı artıyor.  ( ... )  "

Kırmızı Köprü beyaz oldu
Gönderen: Nurgül ÇAY

23.02.2005, Akşam gazetesinden:

Van' dan sayın Ayhan KARADAĞ' ın haberi: " ( ... ) Bahçesaray - Hizan yolu üzerindeki Müküs Çayı üstüne kurulan ve Selçuklulardan kalma Kırmızı Köprü, Başbakan' ın gelmesinin ardından Karayolları ekipleri tarafından onarıldı. Temel yapısı kırmızı tuğladan oluşan köprünün restorasyonunda beyaz taş kullanılması nedeniyle ' Kırmızı Köprü ' adı yalnızca tabelâlarda kaldı. Bahçesaray' ın simgesi olan köprü, aslına uygun restore edilmediği için ' Beyaz ' köprü oldu. ( ... ) "

KOrreLaSYON
Gönderen: Nurgül ÇAY

23.03.2005, Akşam gazetesinden:

Sayın Engin ARDIÇ' ın köşesinden; " Müşfik Kenter, sinema okuluna tiyatro dersi vermeye gittiğinde, çocukların Shakespeare adını da, Hamlet adını da hiç duymamış olduklarını dehşetle görmüş...  ( ... )  Çocuklar dediğim de, üniversite öğrencileri. Oraya 'diploma için' gelmişler.  ( .. ) "

KÜÇÜK SEMİHLERİN KURTULMASI İÇİN MÜZİĞİMİZİN KURTULMASI GEREKLİ  
Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

15.01.2005 tarihli Sabah gazetesindeki bir habere göre Nevşehir merkez ilçede bir okul servisi 9 yaşındaki küçük Semih' i eve bırakıyor. Küçük Semih' in kapüşonu servis aracının kapısına sıkışıyor. Gerisini muhabirin kalemin den dinlemek gerek: " ( ... )  Serviste bulunan diğer öğrenciler ve 9 yaşındaki Çeliker' in çığlıklarını, yüksek sesle müzik dinleyen sürücü  fark edemedi. (...)  " 1- Müziğin türü malum olmalı! Örnek olarak, Şoför klâsik müzik dinleseydi, tahmin ederim nasıl dinlemesi gerektiğini bilecekti. Kaza olmayacaktı. 2- İlkokul çağındaki çocuklar okula gidip gelirken nasıl bir müzikle ve kulakları patlarcasına gelip gidiyor? Anne babaları niye bir şey demiyor? 3- Küçük Semih' e Tanrı' dan rahmet diliyorum. Diğer küçük Semihlerin böylesine sudan bir kazaya kurban gitmemeleri için dinlediğimiz müziğin seçkin olması gerekli. O zaman ne zaman ve nasıl dinleyeceğimizi daha iyi bileceğiz. Ne zaman ne yapılacağını da... Böylece insanları sudan nedenle kaybetmeyecek, yaralamayacak veya üzmeyeceğiz.

ÖPÜŞ

Gönderen: Zeliha SERT

 15.09.2005, Akşam Gazetesinden:

Haber AA kaynaklı ve başlığı şöyle: Asimo’ ya karşı Türemeli 2005 . “ Eskişehir’ de Turgut Reis Endüstri Meslek lisesi öğrenci ve öğretmenlerinin yaptığı robot halka tanıtıldı. Türemeli 2005 büyük ilgi gördü. Yerli robotu gören vatandaşlar tokalaşmak için elini uzatırken bir genç, “ Merhaba ” deyip yüzünü öptü. “ Bu SANAL’ a fazlaca kaptırmaca başımıza iş açmasa bari!  Hatırlayınız: Ölen televizyon dizisi kahramanı için Konya’ da yerel gazeteye çelenk gönderilmişti! Ama yukarıdaki ÖPÜŞTEN çıkan iyi bir sonuç da var. Robotun yapım süresince öğrencilerin devamsızlığı bıçak gibi kesilmiş. Atölyeler arası yaşanan yarışma sonucu okulda rekabeti tattırmış.

MÜHENDİS KARADENİZ' DEN Mİ ACABA
Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

Indiana üniversitesindeki ana kütüphane binası her yıl 2,5 cm çökmekteymiş. Çünkü mühendisler, hesaplarının içine kitap ağırlığını dahil etmemişler...

ÜÇ SAATTE ÜÇ ÜLKE ve İSTANBUL METROSU

Gönderen: Alp ARPAD

Sayın Emre ÖZPEYNİRCİ ' nin 09.09.2005 tarihli OTOYAŞAM gazetsindeki ÇİZGİ ÖTESİ köşesinden: " Dünyanın ilk metrosunun 1860 yılında Londra' da inşa edildikten sonra Avrupa' nın ikinci, dünyanın üçüncü metrosunun İstanbul' da yapılmaya başlandığını birçoğumuz biliyoruz. Buraya kadar her şey tamam ama geçtiğimiz hafta Paris' e yaptığım seyahat sırasında bize rehberlik eden kişilerden işin farklı bir boyutunu daha öğrendim. ( ... ) Sultan Abdülaziz döneminde yapımına başlanan metro dönemin en büyük metrosu olacakmış. Ama ne yazık ki  daha bir durak bile tamamlanamadan, dönemin din yetkilileri " İnsanları ölmeden yerin altına sokuyorsunuz  " diyerek metro rüyasına son vermişler. Belki de en büyük Avrupa metrosu İstanbul' da olacaktı.  ( ... )  Paristen yola çıkan tren sadece üç durakta duruyor. Belçika' nın Brüksel şehri, Hollanda' nın Rotterdam Şehri ve Amsterdam şehri. 300 kilometre hızla 3 saatte 3 ülke geçtim. ( ... )

YAVRULARINI KURTARDI

Gönderen: Nurgül ÇAY

01.05.2005, Hürriyet gazetesinden:

Antalya’nın Gazipaşa İlçesi’nde zehirlenen Şerif adlı bir köpek, 1 aylık olan 5 yavrusunun güvenliğini sağladıktan sonra öldü. 0n yıl önce Gazipaşa’ya yerleşen ve ilçe halkının, ‘ İngiliz Mustafa ’ diye çağırdığı Konrad GERHARD işlettiği kafenin yemek artıkları ile ‘Şerif ’ adını verdiği dişi köpeği besliyordu. Şerif’ in yaklaşık 1 ay önce 5 yavrusu oldu. Şerif’ i kimliği belirsiz kişi ya da kişiler önceki gece zehirledi. Öleceğini hisseden köpek, yavrularıyla birlikte, kapalı olan Gerhard’ ın kafesinin bulunduğu sokakta yaşayan Çevre Turizm Doğal Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Mürüvvet Yılmaz’ ın evine gitti. Yılmaz, yaşadıklarını şöyle anlattı: ‘ Saat 01.00 sularında ahşap apartman kapımız tırmalandı. Havlamalar duydum. Açtım. Şerif, yavrularıyla birlikte içeri girdi. Girer girmez de düştü, çırpınmaya başladı. Onu kurtaramadık, açlıktan sızlanan yavruları biberonla besliyoruz ’ ... 

YAZARLAR DİKKATLİDİR

Gönderen: Sema OKURER

Ortaköy' deki yazarlar evinin ikinci bölümünde o gün duvarda çerçevelenmiş Türkçe ve İngilizce uyarı yazısı :))
" Bu salonumuzda ruhsat işlemleri devam ettiğinden dolayı alkollü içecek servisi yapamıyoruz ", " Reason of  to keep going for take the alchohol licence we can not serve the alcohol drinks at this room " " YAZARLAR EVİ "

                                                                                            Diğer Bir BBB için

Bir Önceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt