|
Bir mucizeyi beklemekti seni sevmek. Aslında bu hâle
gelmesini sağlayan da bendim ya durumun. Durum kelimesi ne kadar hafif
kalıyorsa anlatmaya hâlimizi bir o kadar da acı vericiydi. Mucizeydi çünkü
senin benim olman ve hayâldi aynı zamanda. Yine de içinde beklemek vardı
ya, o yiyip bitiriyordu içimi. Hani hep bir şeyler olacakta hayâlin
gerçekleşecek sanırsın ya; öyle bir şey. Beklemek miydi doğru olan ya da
sadece beklemek yetecek miydi? Yani zaman mıydı gereken? Her ne kadar
elden bir şey gelmese de aşk eylem gerektiriyordu ve onun için bir şeyler
yapılması gerekiyordu ama yaptığın şeylerin bir de geri dönüşleri vardı.
Hastalanıp
ilâç kullandığında bir yan etkisinin kaçınılmaz olması gibi. Yaptıklarının
altında ezilmek vardı bir de. Yoksa vazgeçmek mi gerekiyordu? Doğrusu bu
muydu? Ama söz verilmemiş miydi vazgeçilmeyecekti ve beklenecekti sadece.
Zaten karmaşıklaştıran da buydu aşkı. Biraz da söz verip tutamamaktı âşık
olmak çünkü sana ne kadar zarar verdiğini bilerek aklınla söz verip
yüreğinle gerçekleştiriyordun eylemlerini. Ne yapılması gerekiyordu ve
nasıl çıkılacaktı bu işin içinden. Kafasında mıydı her şey insanın? Çözüm
orda mıydı? Çaresizlikti yaşanan ve çözümü yüzyıllardır bulunamamıştı
aslında. Kim çözmüş ki aşk denklemini ben üç beş satırla işin içinden
çıkayım. Aşkın zaten matematikte ne işi vardı. Sonuç ne o zaman? Böyle
gelmiş böyle gidecek ve bununla yaşanmaya alışılacak mecburen. Beklenecek
sadece söz verildiği gibi ve hatırlatılacak sevgiliye ne kadar sevildiği;
o kadar… |