www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

KÖŞE YAZILARI caddesi 

Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD

İnsan Olmanın Lezzeti... XCVIII

Bir Sonraki Yapıt

Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir

SİZE UYAMAM, İÇMİYORUM...

Çocuğum aradı. Ağlıyordu...

 

Birden gerilere gittim...

 

Üniversite üçüncü sınıftaydım. Şehrimden, aralıklı olmakla beraber üç yıldır uzaktaydım ama o son bir yıl var ya, açık söylüyorum, birisini, herkesten daha fazla özlemekle geçmişti: Koç' umu !..

 

Anılarımda,  maceralarını bol bol anlatmaya karar verdiğim Koç, bu yaşıma kadar hayatımdaki ilk ve tek köpeğimdi.  Koç' ta olduğu gibi şu ana kadar başka bir köpek yavrusuna  kanım ısınmadı. O son bir yılın tamamına yakınını onunla ilgili tek bir hayalle geçirdim desem yeridir; " Koç' umla bir gün boyunca adresini de belirlediğim göz alabildiğine yeşil kıra yayılmak ". Çimende, otun üstünde koşmak çok sevdiği oyunlardan biriydi. Koşar kaybolur, görülmez, özel ıslığımızı çaldığımda en geç bir dakika içinde çıkar gelirdi. Canını dişine takıp da bana doğru koşmasını bir görseydiniz; işte sevgi buydu, işte sadakat, bağlılık buydu...

 

Doğal olarak, gençlik yıllarımda, bu dünyadaki beraberliğimiz süresinde içten bağlılığın, güçlü ve sağlam dostluğun, arkadaşlığın, kardeşliğin, babalığın ne olduğunu  ve paylaşmanın önemini anlamama, esas olarak Koç yardımcı oldu.

 

Yaklaşık üç yüz gündür  görmemiştim. En son karşılaşmamız sabahın saat altısındaydı. Beni gördüğünde önce katılıp kalmıştı. Şoku atlatınca  evin etrafını yedi kez, deli gibi koşarak dolaşmıştı.

 

Bu kez kapıyı da çaldığım hâlde bir tek o yoktu...

 

Acı haberi verdiler; " Koç öldü " diyemediler. " Koç yok " dediler. Yok olmanın ölmek demek olduğu gerçeğini, beynim ancak bir saat kıvrandıktan sonra kabul edebildi. " Nerede " dedim, " Nerede? ". Bunun üzerine hemen bizim dairenin yanında, vaktiyle çekirdekten yetiştirmiş olduğum Malta Eriği' nin yanına gittik. Babam ağacın altına gömmüştü. Yeni yetme mevsimlik çiçekleri üst komşumuz Harika teyzem dikmiş! " Demek ki kaybedeli çok olmamış... " . Orta kat komşum Şaziye teyzem, tahtayla çevirmiş. Bizimle aynı katta olan, camdan geldiğimi gören İffet teyzem, " Alp şimdi öğrenecek ve yıkılacak " diye koşmuş gelmiş. Apartmanın beyleri ayrı, hanımları ayrı, bir de benimle göz yaşı döktüler. Daha sonra " Sen Ölmedin Koç, Kalbimizdesin " diye yazısını, kendi ellerimle yazmıştım.

 

Yıllar sonra bazı elçiliklerin bahçelerinde bulundum. Görev süreleri içerisinde kedi veya köpeklerini kaybeden diplomatlar, bahçenin bir tarafındaki mezar taşlarına şunları yazdırmışlardı: " Burada sadık oğlumuz / kızımız yatmaktadır. Anısı kalbimizdedir.  ( ... ) ". Demek ki, insanın kim, nerede ve nasıl olduğu önemli değildi. Hissedebilmesi önemliydi...

 

Annemi, babamı, geleceğimi duyup bana olduğu kadar asıl olarak aileme destek olmaya gelmiş teyzemi, büyük küçük bütün komşularımı saygıyla ve şükranla anıyorum. Nöbeti kendinden sonra gelenlere bırakanlara Tanrı' dan rahmet, aramızdakilere sağlıklı ömür diliyorum.

 

Çocuğum arkadaşına ve köpeğine ağlıyordu. İlkokuldan bu yana beraber büyüdükleri arkadaşlarının köpeği ölmüştü. Pekiniz cinsi, yaşlılıktan dolayı iyiden iyiye küçülmüş, iki karış kalmış, kanser tespiti yapılmış, yere iyice yaklaşmıştı Hanımkız. Bir gece önce fenalaşmış, yıllardır hastası olduğu veteriner hanım, " Şimdi toplandım, gidiyorum. Yarın sabah onda gelebilirsiniz " demiş. Bunun üzerine bizim tanıdığımız veterinere telefon etmişler. Hemen müdahale ederek oksijen çadırına sokmuş. Anne yadigârı yaşlı Hanımkız, ancak sabah altıya kadar dayanabilmiş...

 

Son yirmi yıldır yaşadıkları apartmandan birileri, " Olmaz! Bahçeye gömemezsiniz... " demiş... İyi de, ben dahi biliyorum; aidatlarını muntazaman ödemişti Hanımkız!... Birlikte yaşadığınız son on beş yıldır!...

 

Pek sayın veteriner hanım ve pek sayın birileri; sanırım siz içiyorsunuz ama ben Mart ayında bıraktım; bir daha başlamayacağım. Size uyamam! Sigara içmeyeceğim işte...    

 

 

İnsan Olmanın Lezzeti... XCIX' da buluşana dek, en iyilerle kalın.

İlk not: En son ne zaman, hiçbir canlıyı incitmemek gerektiğini düşündünüz?

: Alp ARPAD, Ankara, 19.06.2004, 00:11,                                                                                           Diğer bir  İOL... " için

                      

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt