www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
DENEME sokağı
Telif hakkı sahibi: Sibel ERÖZDEN
MUTLULUĞUN RESMİ' NE BAKTIM DA...
|
Adile NAŞİT, Münir ÖZKUL’ a kahvesini uzatırken, sevgiyle gülümser, bakışlarında hüzünlü bir güç vardır. Münir ÖZKUL kahveyi alırken sevgiyle gülümser, onun da bakışlarında minnet dolu bir güç vardır. Sokağa atılmışlardır. Oğul Tarık AKAN’ ın sevdalısı, çok zengin bir adamın kızıdır. Adam öyle zengindir ki onları evlerinden atmıştır. Sokakta, açıkta kalmıştır bütün aile. Kapıya konulmalarının sabahında anne oğlu uyandırır. Oğul “ Böyle günde de işe mi gidilir anne! ” dediğinde anne, “ İşe asıl böyle günde gidilir evladım! ” diye yanıtlar oğlunu…
O dönem filmlerinin çoğunda rastlarız bu sahnelere. Bizi oluşturan değerlerin dersini çok güzel veren, şimdilerde naif ve masalsı gözüyle bakılan eskimeyen o eski filmler. Şimdilerde bize son derece “ basit doğrular ” gibi gelen pek çok şeyi en yalın hali ile anlatmasalardı, biz o doğruları bu denli doğal olarak göremezdik eminim.
“ Para her şey değildir, sağlıklıysak ve sevgimiz varsa en zengin insanlarız ” gibi ana temaları bizi yoğura yoğura anlattı o filmler.
Bugün “ Mutluluğun Resmi” ne tekrar bakınca ben o filmlerden bir sahneyi seyrediyormuş gibi hissettim kendimi. Resmin öncesi ve sonrası canlandı gözümde. Bir günün akışını, getirdiği hüzün ve mutlulukları, çocukları, evdeki hayvanları, birbirleriyle olan bağlarını tek tek seyrettim.
Sonra hep yaptığım gibi, günümüz dünyası ile karşılaştırdım ister istemez. Kabaca dökümünü aldığım sonuçlar düşünmemiz gerektiğini gösterdi bana. Bir kez daha. Bira kez daha…” Nasıl olsa öyle ”, “ Zaten biliyoruz! ” yanılgılarına düşmeden, önceliklerimizi sonradan keşke demeyeceğimiz biçimde belirleyerek yaşamız gerektiğini şiddetle hissettim. Bu biçimde yaşamadığımız her günün, bizden sonraki kuşaklara aktarılması gereken değerlerin niteliğinden bir parça daha kaybettirdiğini fark ettim.
Mutluluğun resminin arka planı değişse de özünde her yerde aynı olurdu. Kim çizerse çizsin, bir odaya sıcaklık vermek için fırçasının dokunacağı her nesneden önce gülümseyen bir yüz çizerdi büyük olasılıkla!... |
" Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 2. hafta, 04.10.2004 - 10.10.2004 haftanın konusu: Abidin DİNO' nun Mutluluğun Resmi yapıtının hatırlattıkları üzerine...
:
Sibel
ERÖZDEN, 10.10.2004,
21:12,