www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

 ANI çekmeces

Telif hakkı sahibi: Yaver ZEYTİNOĞLU

"  Sayın Savaş MANÇO' nun izni ile Sayın Sibel ERÖZDEN tarafından derlenmiştir  "

Mahmut Celâl BAYAR

( Doğumu: 16.05.1883, Umurbey, Gemlik, Bursa , Ölümü: 22.08.1980, Çiftehavuzlar, Kadıköy, İstanbul )

Türkiye Cumhuriyeti' nin 3. Cumhurbaşkanı
( 22.05.1950 - 27.05.1960 )

Her yıl Umurbey, Gemlik, Bursa’ da 22 Ağustos günü adına anma törenleri düzenlenir.

 

Celâl Bayar ile ilgili anılarım:

 

Aslında Celal Bayar denilince, aklıma önce İsmet Paşa’ nın Başbakan iken İktisat Bakanı ve İş Bankası’ nı  kuran ekonomist Celâl Bayar, daha sonra İsmet Paşa’nın Cumhurbaşkanlığı döneminde Başbakan iken, Hasan Âli Yücel’ i Milli Eğitim bakanı olarak göreve getiren tarihi kişilik gelir.


Bu anımın diğer ilgili kişisi Bayar’ ın Bayındırlık Bakanı Kemal ZEYTİNOĞLU. Türkiye’nin dört bir tarafına karayolları döşeyen ekibin sorumlusu rahmetli dayım Kemal, bin dokuz yüz elli iki yılında Elazığ’ a gittiğinde yol - iz olmadığı için eşek sırtında vasıl oldukları Elazığ’ ın Keban ilçesi köylerinde çok iyi ağırlanmış ve muhtarın evinde konuk kalmışlar. Kemal dayım ve mühendisleri köylerdeki incelemeleri bitirdikten sonra köylüler memnuniyetlerini göstermek için katırların sayısını  çoğaltmışlar ve ne kadar kayısı, üzüm pestili ve ceviz varsa çuvallar içersinde dayım ile mühendis arkadaşlarına hediye etmişler.O çuvallar bana da nasip oldu ve Eskişehir’ de okuduğum Yunus Emre ilkokulunda Nimet KUZEY ve Nazır SAYIN hocalarımın düzenlediği Yerli Malları haftalarında arkadaşlarıma bol yedirmiştim. Hatta, sınıfımızdan Elazığlı Mehmet AYKOÇ ( sonradan diş doktoru oldu - İstanbul - Laleli );
- " Yaver, bizlere en iyi kayısının geldiğini zannederdik ama bunların tadı başka, nereden buldun ? " dediğinde;
- " Mehmetçiğim sen de Bakan olarak Elazığ’ a gittiğinde sana da mutlaka böyle irilerini takdim ederler ama paranla alırsan, tezgahta ne varsa kısmetin o! " demiştim.

Kemal dayım, yıllar sonra Keban' a ulaşan karayolundan aynı köylere gittiğinde yine muhtar ve arkadaşlarını çağırmış ve uzun bir sohbetten sonra ellerini sıkarak, " Hoşça kalın " diyerek makam arabasına yönelmiş ve tam arabanın yanına geldiğinde, arka bagaj kapısını ardına kadar açarak;
- " Yahu Muhtar sen bana bir şey vermeyi unutmadın mi ? " deyince Muhtar şaşalamış ve;
- " Ne unutmuş olabiliriz Sayın Bakanım? Kusurum olduysa affola... "
- " Hayır hiç bir kusurunuz olmadı da...Geçen yıllarda geldiğimizde bize katır yüküyle bol kayısı, pestil ve ceviz vermiştiniz. Tadı
Eskişehir’deki tüm çocukların damaklarında kalmıştı. Ama haklısınız şimdi karayolunun yararlarını gördünüz. Kayısı, ceviz ve pestili sedire kolayca pazarlayarak kıymetini anladınız. Kıymeti ortaya çıkınca da öyle çuvallar dolusu sağa sola dağıtmaktan vazgeçtiniz. Eskiden yol iz bulunmadığı için ürettiklerinizin değerini bilmiyordunuz. Sizden isteğim bu Karayollarının nimetlerini bilin ve harap etmeyin...
 

İkinci anım yine Eskişehir’ den;

 

Rahmetli Celal Bayar ile Adnan Menderes, bin dokuz yüz elli dört seçimleri öncesinde Eskişehir’ e gelirler. Küçük dayım rahmetli Kemal ZEYTİNOĞLU Bayındırlık Bakanı, abisi büyük dayım Aziz ZEYTİNOĞLU Demokrat Parti İl Başkanıdır. Odun pazara çıkıp seçim konuşmasını yapmaya hazırlanan Menderes' i yalnız bırakan Celâl Bayar, Aziz dayımdan hemen ATATÜRK Lisesi arkasında kalan dede evinde uyumak için bir yer ister. Aziz dayım tam içeride bir oda hazırlatırken, aileyi rahatsız etmek istemeyen Celâl Bayar, rahmetli Yusuf SERLER amcamın yetiştirdiği kırmızı güllerin arasındaki çimene bir halı serilmesini arzu eder ve orada doğal atmosfer içersinde güzel bir uyku alır, dinlenir. Uyandıktan sonra ilk sözü;
- " Aziz kardeşim çok teşekkür ederim, çok rahat ettik ama yurtdışından gelecek konuklarınız için mutlaka Eskişehir’ e en azından Bursa' daki Çelik Palas ayarında bir otel yapmalıyız. Seçimlerden sonra Adnan Bey ile bu konuyu gündeme getirelim, lütfen not et.... "
İşte, su anda Köprübaşı’nda Subay Orduevi olarak hizmet gören Emekli Sandığına ait ( bin dokuz yüz altmış ihtilâlinden önce ) bina bin dokuz yüz elli altıda Küçük Hilton Oteli olarak planlanmış ve bin dokuz yüz elli sekizde bitirilmişti. Eskişehir’ e yatırıma gelecek yabancı ve yerli yatırımcıların kalabilmesi için Bayar’ ın düşlediği otel bugün Hava Kuvvetlerine ait Orduevi ve İhtilâl’ den sonra bir süre Hava üssünde tutuklu kalan sonradan Adalet Partisi Milletvekili olan Aziz dayım içeriye bir türlü giremediğini söyler üzülürdü.


İçimde kalan bu duyguları canlı tutabilmek için askerlik hizmetime başladığım bin dokuz yüz yetmiş sekiz Nisan' ından sonra, ilk işim asteğmen giysileri içersinde, Ağustos ayında Eskişehir’ e geldim ve resepsiyona subay kimliğimi uzatarak bir gece kalmak istediğimi söyledim. Nöbetçi astsubay;
- " Asteğmenim, siz Eskişehirli ZEYTİNOĞULLARI' ndan mısınız ? diye sordu.
- " Evet onlardanım ama kimseye haber vermedim. Dayılarımın çok emekleri geçen bu binada onların anılarını canlandırmak istiyorum. Sakın akrabalara haber vermeyin darılırlar.. " demiştim.
 

Sağlıcakla kalınız

: Yaver ZEYTİNOĞLU, Ekonomist, ODTÜ                                                                                                                  Diğer bir ANI için

                            

Bir Önceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt