ANEKDOT ÇAĞLAYANI
|
- Bana mı dedin? - Evet ba! Sencağıza dedim te be yav! Atta ve ayrıcanaktan, promosyondan yanındakine de dedim ba! ( Cennet Mahallesi adlı diziden )
- Çarşamba pazarı gibi maşallah! Akut gelse aradığını bulamaz! ( Aile bağları dizisinden )
- Baba bir kız bulalım bana. Beni evlendir de eleman sayın artsın. ( Kırtasiyecinin Oğlu' ndan )
- 56 milyon. 50' sini ödedin. Kaldı 6 milyon... - ( Pervane gözlerle etrafına bakarak ) Hasret kalmayalım, dostluğumuz baki kalsın diye borcumun hepsini ödemiyorum. Birazını takıyorum. ( Kırtasiyecinin adı Ali olan müşterisinden )
- Yaza yaza yazı getirdik! Anladım ki hiç bir icrahat yok! ( Sami' den Ayşegül' e )
- Bira daha sür! - Bence bu makyaj biraz ağır oldu. Altında ezilebilirsin! ( Aile bağları dizisinden )
- Apartman sakinleri, daha ne kadar sakin kalabileceğiz? - Bu apartman böyle kampanya görmedi. Komşu apartmanlardan bile oy yağacak bize! ( İki oda bir Sinan dizisinden )
- Artık güzel değilim galiba! - Nerden anladın? - Erkekler, artık paralarının üstünü sayıyorlar! ( Kasiyer filminden ) Gönderen: Halit AK
( ... ) - Ama ben bilye oynamasını bi!miyorum ki! - Bütün çocuklar ilk bilyesini oynayana kadar bilye oynamasını bilmez! ( Savaş DİNÇEL' in yazdığı UÇURTMANIN KUYRUĞU adlı oyunundan )
- Hanımefendi, tahsiliniz? - İlkokul terk; ortadan ayırdılar... ( Haldun TANER' in GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM adlı oyunundan )
- Artık sizi yıldızınızla baş başa bırakayım Mehtap bey!... ( Nahid Sırrı ÖRİK' in Yıldız Olmak Kolay Mı adlı oyunundan )
- A...a! Elektrikler kesildi hanımefendi! - Ay aşkolsun! Sizin de gözünüzden hiçbir şey kaçmıyor yani! ( Curth FLATOW' un Kendime Kıyamam adlı oyunundan )
Vasiyetimdir; ölmeden önce Ayşegül' ün sürdüğü arabaya binmek isterim! ( Sami' den Ayşegül' e )
- Hayat bu mudur, muhteris, kindar, dar görüşlü, şahsi çıkarı bahis konusu olunca her şeyi söyleyip yapabilen insanlara karşı devamlı mücadele...Hayat bu mudur? ( Televizyonda Canlı yayında Sayın Rauf Denktaş )
- Kumarı bırakacağıma bahse girerim! - Ben de! - Ne? - As! ( İki arkadaşın konuşmasından )
- Tanıştırayım efendim. Adı Servet ama serveti isminden ibaret! ( Nahid Sırrı ÖRİK' in Yıldız Olmak Kolay Mı adlı oyunundan )
- Namuslu mu? - Namuslu! - Peki niye simsiyah? - Hacca gide gele, gide gele kararmış! ( Sadık ŞENDİL' in Kanlı Nigâr adlı oyunundan )
- Maaşallah, pek ehli namussunuz. - Öyleyizdir efendim. Evde kümes var mı? - Yoktur. Ne alâka? - Efendim biliyorsunuz, kümes varsa tavuk da vardır. Tavuk varsa horoz da vardır. E Allah korusun, horoz erkek kısmı biliyorsunuz... - Maaşalah, maaşalllah... ( Sadık ŞENDİL' in Kanlı Nigâr adlı oyunundan )
|