www.sizedebiyat.com SiZedebiyat
KÖŞE YAZILARI caddesi
Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD
İnsan Olmanın Lezzeti... XLII
Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir
PEMBEYAZIM
|
Aydınlık yüzlü ama artık çok yaşlı, pamuk saçlı kadın saksıdaki çiçeğe doğru yaklaştı; - " Güzel kızım, göster ağabeyine beni sevdiğini " dedi hanım hanım. " Pembeyazım benim, canım kızım hadi göster, konuş benimle.. ". Çiçek şöyle bir sallandı, önce geriye sonra nurdan kadına doğru bir hareket yaptı. Bunu yaparken damarlı pembe yaprağını dantel damarlı beyaz yaprağına yanaştırmış olduğu halde, ayrı hareket eden aynı amaçlı iki farklı yaprağı çok net izleyebiliyordunuz. - " Bak oğlum bak, nasıl da cevap verdi gördün değil mi? Buradaki iki oğlum da inanmıyor. Gelinlerimden biri alay ediyor, diğeri de bana gelmiyor zaten. Torunlar da ona göre işte. Diğer oğlumla gelinim başka şehirde yaşıyorlar. Onlar da çocukları da bambaşkadır, hakikatlidir ama hayat işte! Fazla gelemiyorlar, ben de fazla kalamıyorum onlarda. Evimi özlüyorum, Pembeyazımı ve arkadaşlarımı özlüyorum. Komşular ben yokken bakarlar ama bu var ya bu Pembeyazım, yokluğuma dayanıyormuş. Öyle dedi! " Aynı saksıdaki tek kökte ama ayrı dallarda beyazlı ve pembeli çiçekler açmış sardunya sanki bunu onaylıyor gibiydi. Geriye, sonra da ileriye yaşlı kadına doğru eğilerek.. - " Hemen gitmiyorsun değil mi? Eskiden olsa ben de inanmazdım. Radyodaki programımdan sonra gelen binlerce mektubu cevaplândırırken, günlük işlerimin, sorumluluklarımın sonucu nefes almadan çalışırken, hiç fark etmedim oğlum. Bahçede, evde, işte belki hepsi benimle konuşmak istediler... " Elini uzatarak Pembeyazım' ı okşadı. " Sanki köpeğimi hatırlatıyor bana. Ne değişir! Çocuklarım, ölen köpeğim, eskiden beslemiş olduğu kedilerim... Hepsi benim canım, hepsi benden bir parça.. Ama köpeğim bir başkaydı. Kedilerde görmedim o bağlılığı. Canını vermekten çekinmez, benim sevdiğimi o da severdi. Beni hiç üzmedi. Zamanında öldü oğlum benim. Şimdilerdeyse ona bakacak dermanım yok.. Hepsi benimle konuşurlardı. Aynı Pembeyazım gibi! Ona azcık su veriyorum, teşekkür ediyor. Hiç sızlanmadı şimdiye kadar " Eğildi ve çiçeği öptü yumak kadın.. - " Gördün mü bak! Yanağını uzatıyor, teşekkür ediyor " Yutkunamadım; sanki boğazımda yutkunmamı engelleyen bir şey vardı. Kocaman bir top belki de.. Ben o gün orada, ihtiyar kadının çiçeğe çok yaklaştığını, verdiği solgun nefesinden dolayı önce geriye sonra da tekrar eski yerine gelen Pembeyazım' ın sesli olarak konuşmadığını iki nedenden dolayı hiç söyleyemedim. Birincisi televizyondaki Tekirdağlı tıknaz, yaşlı ama yaşlanamamış çiftçinin " bağınızı, asmalarınızı seviyor musunuz " sorusuna yürekten inanarak verdiği cevaptı; " Televizyoncu bey, ne dedim sana demin beri! Burası, bunlar, bu evlâtlar tam kırk dokuz yıllık. Kırk dokuz yıldır beraberiz. Hastalandığımda ne doktor ne ilâç iyileştirir beni. İstemem! Ben buncağızları isterim. Ha şurdan bir dönüverdim mi, gülerler bana! O saat onlar da ben de iyileşiveririz. Bana güler bunlar... " Diğeri, diğeri de.. Çünkü; artık yorgun, iyice küçülmüş, virgül şekilli, nurdan parıltılı, pamuk saçlı, melek budur olsa olsa yüzlü ihtiyar kadının, yalnız kalmasını... hiç istemiyordum...
İnsan Olmanın Lezzeti... XLIII' te buluşana dek, en iyilerle kalın. İlk not: En son ne zaman, pembeyazınızı rezerv ettiniz? |
:
Alp
ARPAD,
Ankara, 24.05.2003,
04:34
Diğer bir
"
İOL... "
için