www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

edebiyat atölyesi yönetmeninden



ÜMİTSİZSENİZ, ÜMİT SİZSİNİZ

Ağustos 2004

Ya ümitsizsiniz, ya da ümit sizsiniz / ya çaresizsiniz, ya da çare sizsiniz. Behçet NECATİGİL

www.sizedebiyat.com SiZedebiyat' nde harıl harıl bir coşku, bir çalışmadır gidiyor. Birileri teşekkür ediyor, birileri de küfür! Genel olarak olumsuzluk taşıyan e - postaların hiçbiri yapıcı unsurlar taşımıyor. Buna bütün SiZler, hepimiz üzülüyoruz. Eleştirin, doğruları söyleyin diyor ve ekliyoruz: Bizim eksik kaldığımız noktaları lütfen siz tamamlayınız! Görev alınız, düzeltiniz, doğrularını söyleyiniz, daha iyilerini yapınız; Zira, bu hepimizin Enstitüsü. Amacı siyaset ve ticaretten uzak kalarak Türkçe' ye ve Edebiyat dünyasına hizmet vermek. Ama olumsuzlardan çıt yok. Sadece, olumsuzluk! Belirttikleri noktaların doğrularını söylemek, görev almayı istemek, öneri getirmek yok! Diğer taraftan gün geçtikçe daha çok ziyaret ediliyoruz diye seviniyor, inşallah tüm edebiyat dünyasına faydamız olur diye düşünüyor ve mutlu oluyoruz. Bunun dışında hepimizin yeni bir mesleği var gibi; cımbızcılık! Deniz kenarında, kumsaldaki kumların arasında cımbızla saç teli arar gibi, o ışıltılı kumsalda, elverdiğince seçici olarak anekdot, atasözü, özdeyiş ve deyim arıyoruz. Aslında edebiyatın her dalını arıyoruz. Yazmak isteyenler, yazamayanlar, tıkananlar, esin kaynağı bekleyenler... Arılar gibiyiz yani, bir vızıltıdır gidiyor.. Tek farkımız, bir kelimemiz bir damla baldan çok fazla...  

Bu işe yürekten katkılarıyla destek veren duyguyoğuranlarımıza da teşekkürü bir borç biliyoruz. Ve bir teşekkür de  Enstitümüzün ilk oyun duyguyoğuranı sayın Tayfun TÜRKİLİ' ye ediyoruz. Tiyatro bölümümüzü sayesinde açmış bulunuyor ve gittikçe artan katkılarını bekliyoruz. Tüm SiZler adına kendisine hoş geldiniz diyorum.

Öylesine evrensel bir dil ki edebiyat!...

Gözümüzün yaşarmasına neden Dempsey ve Lady Di' ye olduğu kadar, İngiltere' den sevgili May' in bir satırı... Aşağıda Dempsey isimli kedisine ertesi gün ötenazi yapılmasının zamanı geldiğini duyunca acısını paylaşmak üzere yolladığımız e - postamızı ve karşılığında onun bize gönderdiği e- postayı aynen aldık; 

" We are really sorry for Dempsey. As an animal lover, we are sharing your sorrow. U can always share your stories with us. 

Kind regards

 
www.sizedebiyat.com SiZedebiyat ( The Literature Insitute of You Are The Literature  )  "

 

" Merhaba 

Thank you so very much for your special message on this very sad day.  Dempsey' s suffering is now over and I hope she is at peace.  She will always be in my heart but I miss her so very much and will always.  She is now united with my husband and he will take care of her until we all meet again. 

At the moment I cannot think of having another cat but perhaps one day I will feel strong enough to share my house with another cat or kitten that needs my love. 

It was very kind of you to write to me and it gives me great comfort to receive your message. 

Love and best wishes 

May "

Kedisinin ölümünden sonraki hissettiklerini hissetmeye çalışarak acısını dindirmeye çalışan sevgili May şöyle demektedir; "Dempsey, öbür tarafta, şimdi kocamım yanına giderek onunla bütünleşti. Ve kocam hepimiz tekrar bir araya gelinceye kadar ona iyi bakacak... " 

May ayrıca; " paylaşmamızın onu büyük çapta rahatlattığını " yazmış.

Hiç tanımadan bir acıyı, bir duyguyu paylaşmamız, birbirimize destek olmamız, Sevgili May' in bu derinden duyduğu bir duyguyu bize olağanüstü biçemiyle iletebilmesi, kelimelerin ve edebiyatın gücünü ve güzelliğini göstermektedir.

Lady Di' ye gelince... En iyisi siz bunu duyguyoğuranımız sayın Alp ARPAD' ın kaleminden duyun. Bana söz verdi; yazacak.. 

Gerçek yetenek sevgili Ayça TEKİNDOR' un dediği gibi; " ( ... ) Ben seni seçtim tahminin doğru / Yasla başını hadi degajeme doğru ( ... ) ". Edebiyatın serbestliğine, genişliğine, açıklığına, göğsüne yaslanmak da çok güzel. Ve edebiyatın aslında birleştiricilik taşıyan degajesi o kadar geniş, o kadar herkese açık ki bütün dünyada...    

Arayışlarımız sürmektedir. Bu arayışlarda sizlerin de yardımınızı istiyoruz;

Duyguyoğuranlarımızı, okurlarımızı ve izleyicilerimizi nasıl bir sohbet sistemi altında, toplantı sistemi altında buluşturabiliriz? Form odaları mı? Yahoo grubu mu? Bizim tekniğini bilemediğimiz ama sizin önereceğiniz başka bir yol mu? Önerilerinizi ve/veya burada görev alma isteklerinizi, gorevdefteri@sizedebiyat.com adresine bekliyoruz.

Yazarlarımıza veya şairlerimize kendi aramızda aynı kelimeleri demek istemiyoruz. Bir süre önce bu konuda bulduğumuz terim “ kalemlerimiz ” idi. Daha önce bir başkasının bu terimi kullandığını gördüğümüzde kullanmaktan caydık. İşte, bunun yerine bir terim aramaktayız. “ Duyguyu Yoğuranlar ” anlamında  bir tek kelimelik yeni bir terim arıyoruz. Biz şimdilik "duyguyoğuran" ı kullanıyoruz. Ne olması gerektiğini, önerilerinizi, sekalaa@sizedebiyat.com adresine bekliyoruz.

www.sizedebiyat.com SiZedebiyat’ ne bir amblem arayışı içindeyiz. İsteklerinizi, bu konudaki düşüncelerinizi yukarıdaki aynı adrese bekliyoruz.

Amaçlar bölümünde okuduğunuz gibi, SiZ kelimesinin her harfinin anlamını açıkladık. Yukarıda gördüğünüz gibi sizi belirleyen S ve Z harflerini mavinin anlamı ve güzelliği ile, insanı belirleyen i harfini ise, insanın sıcaklığını ve değişkenliğini belirleyen kırmızıya yakın, turuncunun kızarmışı bir i ile renklendirdik. Bu konudaki düşüncelerinizi ve varsa renk önerinizi de aynı adreste duymayı arzuluyoruz.

Şu anda, Edebiyat Atölyesi Yönetmenliğini şimdilik kaydıyla ( bu görevi hakkıyla ve benden daha iyi yapabilecek bilgi ve beceriyle donanmış, Türkçe’ mizin önemine varmış iyi bilinmesi gerekliliğine kendisini adamış bir aday arayışı içindeyiz ve onu buluncaya kadar ) ben üstlenmiş bulunuyorum. Yeni Edebiyat Atölyesi Yönetmenleri için lütfen çevrenize haber veriniz. Gönüllüleri bulunuz veya yeterliyseniz, gönüllü olunuz.. Bu arada sitenin son haline kavuşması için bir bilgisayar yöntemi olan php dili ile hazırlanması gerekmektedir. Bunu öğrenmem ise epey süre alacağından, html, asp veya php bilen, bize gönüllü yardımlarını verebilecek bir veya birden fazla webmaster’ a da gereksinim duymaktayız. Çevrenize lütfen duyurunuz.. Sitenin php ile hazırlanması sonucu, özellikle yazarlarımız kendi yazılarını yükleyebilecekler ve her şey otomasyona bağlanabilecek.

Sokrates gibi, bir şey bildiğimi zannetmiyorum. Yine onun gibi, “ hiç kimsenin BİLEREK kötü olacağına ” da inanmıyorum. Diğer bir deyişle, “ Doğruları öğrenen her insanın ister istemez iyi olacağına ” inanıyorum. Bu yüzden öğrenme ve öğretme çabalarım son günüme dek devam edecek. Bu düşünceme eşlik edecek Kalemkar üyelerine de gereksinim duymaktayız. Kalemkar’ ın tarifi ve istenilen özellikleri “ Duyduk Duymadık Demeyin ” sayfamızdadır. Türkçe’ yi iyi bilen ve önemine varmış, onun yanlış veya hatalı kullanılmasına katlanamayan büyük bir Kalemkar grubumuz olsun istiyoruz. Hiçbir terim, hiçbir kelime, benimsenip kalıcılığını kendisi onaylatıncaya kadar kalıcı değil. Önerin lütfen, değiştirelim . Gönüllüleri bulmakta veya yeterli iseniz gönüllü olmakta yardımlarınızı bekliyoruz. İlerleyen evrede sitemizin İngilizce olarak düzenlenmesi sonucu, uluslararası bir niteliğe kavuşmasını arzuluyoruz. Aynı duyguları taşıyan dostlarınızı uyarınız, haberdar ediniz. İçlerinde bu görevi üstlenecek olanları aramızda Kalemkar üyesi olarak görmeyi arzuluyoruz. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürü bir borç bilirim. SİZİN sitenizin nasıl olması gerektiğini en iyi SiZ bilirsiniz. Sitemizi elbirliğiyle yaparsak daha mutlu olacağımızı hissediyorum.

İlk yazımızı yazdığımızdan bu yana bir yıl geçmiş. Yıldönümümüz bugün, bu köşenin. Sıkıldığımız çok oldu, olacak. Sevindiğimiz de. Ama hep dedik ki, biz iyi bir şey yapıyoruz. Aynı, " Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır " diyen Andre GIDE gibi düşünüyor ve ölümün elinden kurtarabildiğimiz satırlar için Tanrı' ya teşekkür ediyoruz.

Behçet NECATİGİL' i saygıyla anıyor ve kendime diyorum ki, " ümidinin kırıldığı anda yani ümitsizsen, ümidin yine sensin ; onun için daha çok çalış... "  ve koşup sığınıyorum SiZedebiyat' a.

Bir gün çok büyük bir edebiyat ailesi, yurtiçinde ve yurt dışında başvuru kaynağı olacağız. 

Orhan Veli KANIK' ın " Destan Gibi " kitabında yer alan " Yol Türküleri " şiirinde ( ki köylerden, yollardan, insanlardan, kasabalardan, köprülerden denizden, kahvehanelerden.. nelerden bahsetmez ki.. ) Arifiye' deki Köy Enstitüsünden bahisle;

( ... )

 

" Arifiye!

Şoför durdu, Enstitü Mektebi, dedi.

Süleyman Edip bey müdürün adı.

Bir yol da burada duralım;

Ellerinde nasır, yüzlerinde nur,

Yarına ümitle yürüyenlere

Bir selâm uçuralım. "

 

( ... )

 

der..

Ellerinde nasır, yüzlerinde nur, yarına ümitle yürüyen SiZlere...  SiZedebiyat'a tüm emeği geçmiş ve geçecek olanlara...

Geçmiş ve gelecekteki tüm ziyaretçilerimize sevgiyle ve bir kez daha teşekkürle dolu bir selâm da biz uçuralım. Bakarsınız Orhan Veli gülümser bize, tutar elimizden; Enstitümüz şenlenir, gönüller şenlenir...

Duyguyoğuranımız sayın Türkili' nin kişisel sayfasındaki yazısını bitirirken dediği gibi, " Tanrı yazmaktan alıkoymasın " hiçbirimizi .

Esenlikle kalınız.                                                                                                    

Saygılarımla,

Seçkin Kemal ERDEM.,
Edebiyat Atölyesi Geçici Yönetmeni.             
                                                                            diğer bir EAY' den için

               

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt