www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
edebiyat atölyesi yönetmeninden
|
ÇÖZÜM VE GÖREV Temmuz 2004 " Çözümde görev almayanlar, problemin bir parçası olurlar ". Johann Wolfgang von GOETHE Hangisini sevmiyorum ki! Sevmediğim bile söylemiş olsa, doğru sözü, özlü sözü seviyorum. Çözüm için çıktığımız yolun adı "Türkçe " ve " Edebiyat " olması beni belki biraz daha istençli yapıyor ama benden daha iyi bilenin yerimi aldığı gün Türkçe ve Enstitü adına çok daha rahatlayacağım. Üzülerek anımsıyorum ki, duyguyoğuranlarımızdan ve kalemkârlarımızdan sayın ARPAD teklif ettiği zaman biraz olumsuz karşılamıştık. Her yerde bulunabilecek bir şey için siteye yüklenecek bir sürü zahmetin nedeni neydi? Şimdi gururla söylüyorum ki, iyi ki sayın ARPAD böyle bir şey teklif etmiş. Böylece ilerleyen sürede Enstitümüzde uluslararası, kalıcı, işlevsel ve elimizin hemen ve her daim altındaki koleksiyon niteliğinde bir kaynağa sahip olacağız. Damlaya damlaya " Kaynak Gölü " müz olacak. Atasözleri, Özdeyişler, Deyimler ve Kaynaklarından söz ediyorum. Tam bir koleksiyon ( derlem ) gibi! İyi ve size anlamlı gelen bir derlemde, uzun yıllar süren bir uğraştan sonra size önemli gelen parçalar, yavaş yavaş, süzgeçlerden geçmiş olarak bir araya, gelir. Enstitümüzdeki Atasözleri nehrinin, Özdeyiş deresinin, Deyim ırmağının, Anekdot çağlayanının edebiyata katkı yapan bu tür parçalarını, yine kendi lığlarında, haliçlerinde, çatal ağızlarında bir araya toplayacağını umuyoruz. Büyük bir keyifle buradaki zenginlikleri karıştırıp araştırıyor ve topluyoruz. Sevmediğim Deyişler bölümümüzün zamanla çok ilgi göreceğine, katılımcı toplayacağına inanıyoruz. Bu işe yürekten katkılarıyla destek veren duyguyoğuranlarımıza da teşekkürü bir borç biliyoruz. Hepimiz biliyoruz ki, bu oluşacak bu kaynak, okuyucuların olduğu kadar duyguyoğuranların kendi yapıtlarına da çok güzel lezzetler ekleyecektir.. Şu anda dahi ulusal ve yerel radyoların bir ikisinin yukarıda andığımız bu bölümlerimize bakmaları gurur vericidir. Daha da ilerleyeceğiz. Arayışlarımız sürmektedir. Bu arayışlarda sizlerin de yardımınızı istiyoruz; Duyguyoğuranlarımızı, okurlarımızı ve izleyicilerimizi nasıl bir sohbet sistemi altında, toplantı sistemi altında buluşturabiliriz? Form odaları mı? Yahoo grubu mu? Bizim tekniğini bilemediğimiz ama sizin önereceğiniz başka bir yol mu? Önerilerinizi ve/veya burada görev alma isteklerinizi, gorevdefteri@sizedebiyat.com adresine bekliyoruz. Yazarlarımıza veya şairlerimize kendi aramızda aynı kelimeleri demek istemiyoruz. Bir süre önce bu konuda bulduğumuz terim “ kalemlerimiz ” idi. Daha önce bir başkasının bu terimi kullandığını gördüğümüzde kullanmaktan caydık. İşte, bunun yerine bir terim aramaktayız. “ Duyguyu Yoğuranlar ” anlamında bir tek kelimelik yeni bir terim arıyoruz. Biz şimdilik "duyguyoğuran" ı kullanıyoruz. Ne olması gerektiğini, önerilerinizi, sekalaa@sizedebiyat.com adresine bekliyoruz. www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü’ ne bir amblem arayışı içindeyiz. İsteklerinizi, bu konudaki düşüncelerinizi yukarıdaki aynı adrese bekliyoruz. Amaçlar bölümünde okuduğunuz gibi, SiZ kelimesinin her harfinin anlamını açıkladık. Yukarıda gördüğünüz gibi sizi belirleyen S ve Z harflerini mavinin anlamı ve güzelliği ile, insanı belirleyen i harfini ise, insanın sıcaklığını ve değişkenliğini belirleyen kırmızıya yakın, turuncunun kızarmışı bir i ile renklendirdik. Bu konudaki düşüncelerinizi ve varsa renk önerinizi de aynı adreste duymayı arzuluyoruz. Şu anda, Edebiyat Atölyesi Yönetmenliğini şimdilik kaydıyla ( bu görevi hakkıyla ve benden daha iyi yapabilecek bilgi ve beceriyle donanmış, Türkçe’ mizin önemine varmış iyi bilinmesi gerekliliğine kendisini adamış bir aday arayışı içindeyiz ve onu buluncaya kadar ) ben üstlenmiş bulunuyorum. Yeni Edebiyat Atölyesi Yönetmenleri için lütfen çevrenize haber veriniz. Gönüllüleri bulunuz veya yeterliyseniz, gönüllü olunuz.. Bu arada sitenin son haline kavuşması için bir bilgisayar yöntemi olan php dili ile hazırlanması gerekmektedir. Bunu öğrenmem ise epey süre alacağından, html, asp veya php bilen, bize gönüllü yardımlarını verebilecek bir veya birden fazla webmaster’ a da gereksinim duymaktayız. Çevrenize lütfen duyurunuz.. Sitenin php ile hazırlanması sonucu, özellikle yazarlarımız kendi yazılarını yükleyebilecekler ve her şey otomasyona bağlanabilecek. Sokrates gibi, bir şey bildiğimi zannetmiyorum. Yine onun gibi, “ hiç kimsenin BİLEREK kötü olacağına ” da inanmıyorum. Diğer bir deyişle, “ Doğruları öğrenen her insanın ister istemez iyi olacağına ” inanıyorum. Bu yüzden öğrenme ve öğretme çabalarım son günüme dek devam edecek. Bu düşünceme eşlik edecek Kalemkar üyelerine de gereksinim duymaktayız. Kalemkar’ ın tarifi ve istenilen özellikleri “ Duyduk Duymadık Demeyin ” sayfamızdadır. Türkçe’ yi iyi bilen ve önemine varmış, onun yanlış veya hatalı kullanılmasına katlanamayan büyük bir Kalemkar grubumuz olsun istiyoruz. Hiçbir terim, hiçbir kelime, benimsenip kalıcılığını kendisi onaylatıncaya kadar kalıcı değil. Önerin lütfen, değiştirelim . Gönüllüleri bulmakta veya yeterli iseniz gönüllü olmakta yardımlarınızı bekliyoruz. İlerleyen evrede sitemizin İngilizce olarak düzenlenmesi sonucu, uluslararası bir niteliğe kavuşmasını arzuluyoruz. Aynı duyguları taşıyan dostlarınızı uyarınız, haberdar ediniz. İçlerinde bu görevi üstlenecek olanları aramızda Kalemkar üyesi olarak görmeyi arzuluyoruz. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürü bir borç bilirim. SİZİN sitenizin nasıl olması gerektiğini en iyi SiZ bilirsiniz. Sitemizi elbirliğiyle yaparsak daha mutlu olacağımızı hissediyorum. Bir gün çok büyük bir edebiyat ailesi, yurtiçinde ve yurt dışında başvuru kaynağı olacağız. Orhan Veli KANIK' ın " Destan Gibi " kitabında yer alan " Yol Türküleri " şiirinde ( ki köylerden, yollardan, insanlardan, kasabalardan, köprülerden denizden, kahvehanelerden.. nelerden bahsetmez ki.. ) Arifiye' deki Köy Enstitüsünden bahisle; ( ... )
" Arifiye! Şoför durdu, Enstitü Mektebi, dedi. Süleyman Edip bey müdürün adı. Bir yol da burada duralım; Ellerinde nasır, yüzlerinde nur, Yarına ümitle yürüyenlere Bir selâm uçuralım. "
( ... )
der.. Ellerinde nasır, yüzlerinde nur, yarına ümitle yürüyen SiZlere... SiZedebiyat' a tüm emeği geçmiş ve geçecek olanlara... Geçmiş ve gelecekteki tüm ziyaretçilerimize sevgiyle ve teşekkürle dolu bir selâm da biz uçuralım. Bakarsınız Orhan Veli gülümser bize, tutar elimizden; Enstitümüz şenlenir, gönüller şenlenir... Esenlikle kalınız. Saygılarımla, Seçkin Kemal
ERDEM., |