www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
TİYATRO
Telif Hakkı Sahibi: Tayfun TÜRKİLİ, ( tayfun.turkili@hotmail.com )
BASTIBACAK
www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü, öncelikle SiZlere örnek olması ve daha sonra da yapıtın geniş bir yelpazenin beğenisine sunulması amacıyla telif hakkı sahibi ve duyguyoğuranı ( yazarı ) tarafından Enstitüde yer alması için gönderdiği bu oyun tekstinden dolayı Sayın Tayfun TÜRKİLİ' ne teşekkürü bir borç bilir. Bu oyunu sahnelemeyi düşünmeniz veya değişik bir amaçla kullanmak istemeniz halinde, kendisine bildirmeniz için duyguyoğuranımızın adresi bu sayfada verilmiştir. Enstitü' de, tiyatro dalındaki bu yapıtın öncelikle sahibine, daha sonra hepimize esin kaynağı olması ve uğur getirmesi dileğiyle...
ÇOCUK OYUNU
2 PERDE 8 TABLO
1. PERDE 2. PERDE
|
Kişiler: Padişah Cin Lala (Avcı) Nilüfer Valide Anne Anlatıcı / Masalcı Kız 1. PERDESARAY İÇİ( Fondaki perdeye saray içi sahnesi resmedilecektir. Aksesuar olarak kral tahtına benzeyen altın sarısı büyük bir koltuk yeterlidir. Perde müzikle birlikte açıldığında sahnede kimse yoktur. Birkaç dakika sonra anlatıcı rolündeki masalcı kız sahneye çıkar) ANLATICI - Merhaba sevgili çocuklar. Nasılsınız, iyi misiniz? ( Ön sıradaki çocuklarla konuşur ) Ne yapıyorsunuz? Dersleriniz iyidir inşallah? Öğretmenlerinizi üzmüyorsunuz ya? Aman üzmeyin, onların sayesinde okumayı yazmayı öğreniyoruz, yüksek okullara gidiyoruz ve ülkeyi idare ediyoruz. Tamam mı? Aferin sizlere. Evet, sizlere bu gün yalancılığın insana nelere mal olduğunu gösteren heyecanla izleyeceğiniz, ders alacağınız bir oyun oynayacağız. ( bağırarak ) Seyretmeye hazır mısınız? (ara) Madem öyle başlıyoruz oyunumuza. ( Anlatıcı sahneden çıkar ve sahneye başında tacı, elinde asasıyla birlikte kral ve lalası girer. Kral koltuğuna oturur, lala saygıyla karşısında eğilir ) LALA - Padişahım. PADİŞAH - Ne var lala? LALA - Efendim bugün valideniz sultanla konuşuyordum da, artık sizin mürüvvetini görmenin zamanı geldiğini söylüyordu. PADİŞAH - Yani validem evlenmemi mi arzu ediyor lala? LALA - Evet hünkârım. Malûmunuz taht, taç ve devletin bekası için bir veliaht şarttır. Allah gecinden versin, ilerde size bir emri hak vaki olsa, tahta kim oturur sonra? PADİŞAH - Haklısın lala. Sen de validem de doğru düşünürsünüz. Lâkin evlenmek kolay bir şey değildir. Her şeyden önce gönlümün seveceği güzeller güzeli bir kız bulmam gerekir. Öyle değil mi? LALA - Aman padişahım yeter ki siz isteyin, gönlünüzün arzusuna göre bir kız bulmak zor bir iş değildir. Siz bu ülkenin tek hakimisiniz, topraklarınızda yüzlerce, binlerce kız yaşamaktadır. PADİŞAH - Ama ben evlenmek için en güzelini ve en marifetlisini isterim lala. Padişaha da böylesi yaraşmaz mı? Zira doğacak çocuklarımın da güzel, yakışıklı ve marifetli olmasını isterim. LALA - Mutlaka arzu ettiğiniz gibi bir güzel vardır padişahım. PADİŞAH - Madem öyle lala, valideme gidip söyleyin, ülkenin en güzel ve en marifetli kızını bulursa evlenmeye hazırım. LALA - Ferman padişahımındır. ( Padişah koltuğundan kalkar, sahneden çıkar. Diğer yandan sahneye valide sultan girer ) VALİDE - E Lala, padişah oğlumla konuştun mu? Evlenme meselesi için neler söylüyor? LALA - Konuştum sultanım. Efendimiz de düşüncelerinize aynen katılıyor. VALİDE - Çok güzel, çok sevindim bu habere Lala. LALA - Ancak bir mesele var sultanım. VALİDE - Nedir? LALA - Padişah oğlunuz, evleneceği kızın hem çok güzel hem de çok marifetli olmasını istiyor. VALİDE - İstesin, buluruz. Koca ülke, hünkâr oğluma hem güzel hem marifetli kız mı yok bu ülkede? Hemen araştırmaya başlayalım. Hatta bu konuda tellal bile çıkartalım. LALA - Tellâla gerek yoktur sultanım. Ben efendimizin istediği gibi bir kız tanıyorum. VALİDE - Sahi mi lala? Çok mu güzel bu kız? LALA - Evet sultanım, güzeller güzeli bir kız. Lâkin marifetli midir, değil midir işte onu bilemiyorum. VALİDE - Kolay, ailesine sorar öğreniriz. Kimdir bu kız lala? LALA - Bir değirmencinin kızı sultanım. Babası yok, yıllardır değirmencilik yapan annesiyle yaşıyor. Hem terbiyeli hem de çok güzel. VALİDE- Padişah oğlum beğenir mi dersin lala? LALA - Beğenmemesi mümkün değil sultanım. Hele bir de marifetleri varsa, padişah efendimizin onunla hemen evleneceğine eminim. VALİDE - Madem öyle git kızın annesiyle konuş lala. Eğer marifetliyse hemen hünkar oğlumla evlendireyim. LALA - Emredersiniz valide sultan. ( Lala ve valide sultan sahneden çıkarlarken ışık söner )
2. TABLO DEĞİRMENCİNİN MEKANI
( Işık sönükken, üzerinde saray resmi bulunan perdenin yerine üzerinde gerisinde orman, önünde değirmen ve tek katlı bir ev bulunan bir perde çekilir. Değirmenci kadın o sırada sırtında un çuvalı taşımaktadır. Olabilirse bir masa ve iki küçük tabure sahnede olabilir. Sahneye lala girer ) LALA - Kolay gele Zehra kadın. ANNE - ( Lalayı görünce çuvalı yere bırakır ve alnını silerek ) Hoş geldiniz, safalar getirdiniz lala hazretleri. Yorulmuşsunuzdur. Küpte soğutulmuş bir şerbet içer miydiniz? LALA - İyi olur değirmenci ana. ( Lala tabure varsa oturur, yoksa dolaşarak konuşur. Bu durumda değirmenci de onun peşinden yürür hep ) ANNE - ( kulise bağırarak ) Nilüfer kızım, lala hazretlerine soğuk şerbet getirir misin? NİLÜFER - ( sadece sesi ) Getiririm hanım anneciğim. ANNE - Lala hazretlerinin evimizi şereflendirmesinin sebebi nedir acaba? LALA - Buraya hayırlı bir iş için geldim değirmenci ana. ANNE - ( şaşırır ) Hayırlı bir iş için mi dediniz? LALA - Evet, eğer şartlar uygun olursa kızını padişah efendimizle evlendireceğiz. Ne dersin? ANNE - Aman lala hazretleri ne diyeyim bu başımıza konan bir devlet kuşudur. ( Defalarca lalanın eteğini öpmeye başlar ) Padişah efendimiz ben değirmencinin kızını, karılığa lâyık görmüşse biz bundan ancak şeref duyarız. LALA - Acele etme değirmenci ana. Kızının güzelliği dillere destan. Bütün ülkede ondan güzelinin olmadığına da eminim. Lâkin.. (susar ) ANNE - Evet lala hazretleri, lakin dediniz? LALA - Padişah efendimizin evleneceği kızın aynı zamanda da marifetli olması gerekiyor. Senin kızının marifetleri var mıdır? ( Nilüfer elinde tepsiyle sahneye girer. Tepside bardak içinde şerbet vardır ) NİLÜFER - Safa geldiniz efendim. Buyrun şerbetinizi. LALA - Teşekkür ederim güzel kızım. ( Nilüfer Lalanın şerbeti içmesini bekler ) ANNE - Sağol kızım, içeri gidebilirsin. NİLÜFER - Peki anneciğim. ( Nilüfer sahneden çıkar ) LALA - Evet değirmenci ana, söyle bakalım kızının güzelliği dışında ne gibi marifetleri vardır? ANNE - Şeyy, çok güzel yemekler yapar lala hazretleri. LALA - Geç onu. Evlendiği taktirde sarayda yemek yapmayacak ya. ANNE - Sonra çok titiz ve hamarattır. Günde en az üç kere evi temizler. LALA - Onu da geç, saraya girerse temizlik yapmayacak. Sayısız uşak ve hizmetçi var padişahın emrinde. Daha başka marifetleri yok mu, onu söyle? ANNE - Güzel nakış işler lala hazretleri. Kızımın işlediği nakışlardaki renkleri hiçbir yerde bulamazsanız. LALA - Bunu da geç. Daha başka ne gibi marifetleri var. ANNE - Bildiğim kadarıyla hepsi bu lala hazretleri. LALA - Evet ama bu marifetler her gelinlik kızda bulunur. Bizim aradığımız kimselerde olmayan bir marifete sahip olması. ( Anne susunca, Lala ayağa kalkar ) LALA - Anlaşılan olağan üstü bir marifeti yok kızının. Ne yapalım şansınıza küsün. Artık başka kızlara bakacağız. Hadi kalın sağlıcakla. ( Lala dışarı çıkmak ister ) ANNE - ( kendi kendine ) Eyvahh başımıza konacak olan devlet kuşu uçuyor. Bu fırsatı kaçıramam. Hemen bir şeyler uydurayım. ( bağırır ) Lala hazretleri lala hazretleri. ( Lala sahnenin ucundan döner ) LALA - Evet değirmenci ana. ANNE - Şimdi aklıma geldi lala hazretleri, kızımın çok büyük bir marifeti vardır. LALA - Yaa, neymiş o? ANNE - Benim kızım, madeni paraları altın haline getiriyor. LALA - ( şaşkın ) Ne dedin? Madeni paraları altın mı yapar dedin? ANNE - Evet efendim. Önüne bir yığın madeni para koyun hepsini altına çevirir. LALA - Sahi mi? Bu olağanüstü bir şey. Çok güzel, çok güzel. ANNE - Kızımın bu marifeti sizce yeterli mi lala hazretleri? LALA - Yetmez olur mu, artar bile. Bunu bir de padişah efendime söyleyeyim. Sonra yine konuşuruz. ( Lala heyecanla sahneden çıkar, anne sevinç içinde ellerini oğuşturur ) ANNE - Tam zamanında uydurdum bu yalanı. Padişah, kızımın bu marifetini öğrenince onunla hemen evlenecektir. ( Nilüfer sahneye girer ) NİLÜFER - Padişah efendimizin lalası neden ziyaretimize gelmiş anneciğim? ANNE - ( heyecanla ) Ah kızım, güzel kızım. Sorma başımıza devlet kuşu kondu, devlet kuşu. NİLÜFER - Hayırdır anneciğim? ANNE - Hayır, hayır! Lala hazretleri padişah efendimizle evlenecek bir kız arıyormuş. NİLÜFER - Yaa, sahi mi? Peki bize neden gelmiş? ANNE - Senin dillere destan güzelliğini işittiği için. NİLÜFER - ( şaşırır ) Ayy yani padişah efendimiz benimle mi evlenecek? ANNE - ( Durgunlaşır ) Evet ama küçük bir mesele var yavrum. NİLÜFER - Nedir anneciğim? ANNE - Padişah evleneceği kızın yalnız çok güzel olmasını değil aynı zamanda marifetli olmasını da şart koşmuş. NİLÜFER - Olsun, ben çok marifetli bir insanım, bunu sen de biliyorsun. Birbirinden güzel yemekler pişiririm, ev temizlerim, nakış işlerim... ANNE - Biliyorum güzel kızım ama padişah efendimizin aradığı marifetler öyle marifetler değilmiş. NİLÜFER - ( üzülür ) Ya. Demek padişahla evlenemeyeceğim. ANNE - Hayır evleneceksin. NİLÜFER - İyi ama benim başka marifetim yok ki. ANNE - Var. NİLÜFER - ( sevinçle ) Sahi mi, nedir anneciğim? ANNE - Madeni paraları altına çeviriyorsun. NİLÜFER - ( şaşkın ) Ne, madeni paraları altına mı çeviriyorum? İyi ama ben hiçbir zaman böyle bir şey yapmadım ki anneciğim. ANNE - ( içini çeker ) Biliyorum güzel kızım, senin böyle bir marifetin yok ama çaresiz lala hazretlerine böyle bir yalanı söylemek zorunda kaldım. NİLÜFER - Neden? ANNE - Çünkü padişah efendimiz için başka kızlar arayacağını söyledi. Ama ben senin bu marifetini söyleyince çok hoşuna gitti ve hemen durumu anlatmak için padişah efendimize söylemeye gitti. NİLÜFER - İyi ama anneciğim ya padişah efendimiz benim bu marifetime güvenip de benimle evlenmeden önce hadi şu paraları altın haline getir de görelim derse, o zaman ne yapacağım? ANNE - Korkma padişah efendimizin altına ihtiyacı yok, sarayının hazineleri odalarına sığmıyormuş.
( Işıklar söner ) 3.TABLO SARAY İÇİ ( Sahnede Lala ve valide sultan vardır ) VALİDE - E ne yaptın lala, padişah oğluma aradığı vasıflara uygun bir kız bulabildin mi? LALA - ( heyecanla ) Buldum valide sultan, buldum. Hani size sözünü ettiğim güzelliği dillere destan, değirmenci kadının kızı vardı ya? VALİDE - Evet. Peki marifetli bir kız mıymış bari? LALA - Hem de ne marifetli sultanım. Madeni paraları altına çeviriyormuş. VALİDE - ( heyecanla ) Sahi mi? İnanılmaz bir şey. Peki bunu padişah oğluma söyledin mi lala? LALA - Hayır sultanım önce size bildirmek istedim. VALİDE - Madem öyle hemen git söyle. Umarım oğlum bu kızı beğenecektir. ( Kulise bakarak ) Ah işte buraya geliyor. Ben gidiyorum, siz kendisine durumu bildirin. LALA- Baş üstüne sultanım. ( Valide sultan soldan çıkar, padişah sağdan girer ve tahtına oturur ) PADİŞAH - E Lala ne yaptın bakalım, bana layık bir kız bulabildin mi? LALA - Buldum sultanım, buldum. Dünyalar güzeli birini buldum. PADİŞAH - Peki marifetli mi bari? LALA - Olmaz olur mu hünkârım? Hem de ne marifet. Madeni paraları altına çevirmek gibi bir hüneri varmış bu kızın. PADİŞAH - Allah Allah ! Hiç böyle bir şey duymamıştım. LALA - Ben de duymamıştım efendimiz. Hemen koşup durumu hünkârımıza anlatayım dedim. PADİŞAH - Demek kız madeni paraları altına çeviriyormuş ha lala? LALA - Evet padişahım, annesi söyledi. PADİŞAH - Bu herkeslerde olmayan bir marifet. Peki kız güzel mi lala? LALA - Olağanüstü bir güzelliğe sahip padişahım. Bütün ülkede bu kızdan daha güzelini bulamazsınız. PADİŞAH - Aynı zamanda da madeni paraları altına çevirecek bir marifete sahip diyorsun. LALA - Evet hünkârım. Sanırım siz de böyle bir marifeti olan güzel arıyordunuz öyle değil mi? PADİŞAH - Evet lala, böyle birini arıyordum. LALA - Naçizane tavsiyem bu kızla evlenmenizdir sultanım. PADİŞAH - Evet ama önce marifetini görmek isterim lala. LALA - Yani madeni paraları altın haline getirmesini mi? PADİŞAH - Evet. Git söyle yarın sabah kız huzuruma gelsin ve bu marifetini bana göstersin. LALA - Peki padişahım. ( Işıklar söner ) 4.TABLO DEĞİRMENCİNİN MEKANI ( Değirmenci kadın Lalanın önünde elleri önünde iki büklüm ) ANNE - ( şaşkın ) Padişahımız yarın kızımı sarayına mı çağırıyor dediniz lala hazretleri? LALA - Evet değirmenci ana. Efendimize kızının madeni paraları altına dönüştürmek gibi bir marifeti olduğunu söyleyince pek şaşırdı, pek sevindi ve bunu huzurunda yapmasını istedi. ANNE - ( kekeler ) Ya..Yani padişah efendimiz kızımın saraya gelerek paraları altın yapmasını mı istiyor lala hazretleri? LALA - Evet. İyi ama sen neden sarardın öyle, sevinmedin mi bu habere? ANNE - Yo yo sevinmez olur muyum lala hazretleri? Padişah efendimize dünür olmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. LALA - Madem öyle yarın sabah kızın saraya gelsin. ANNE - Emredersiniz lala hazretleri. ( Lala çıkar gider. Anne yalnız kalır ) ANNE - İşte şimdi yandım. Bu hiç aklıma gelmemişti. Yarın kızım saraya gidince yalanımız ortaya çıkacak. Ne yapsak acaba? ( Nilüfer sahneye girer ) NİLÜFER - Ne oldu anneciğim, lala hazretlerinle ne konuştun? Padişah benimle evlenecek miymiş? ANNE - Evlenmesine evlenecek de, işler karıştı kızım. Padişah evlenmeden önce senin marifetini görmek istiyormuş. NİLÜFER - ( korkuyla ) Aman Allah’ım yani madeni paraları altına çevirmemi mi? ANNE - Evet kızım. NİLÜFER - Eyvahh iyi ama bunu nasıl yapacağım? Benim böyle bir marifetimin olmadığını biliyorsunuz. ANNE - Biliyorum yavrum biliyorum ama ne yapayım, seni padişahla evlendirebilmek için böyle bir yalan atmıştım ortaya. Nereden bilebilirdim ki, padişahın bu marifetini görmek isteyeceğini. NİLÜFER - Peki ne yapacağız şimdi? ANNE - Padişah emrine uymamak olmaz, çaresiz saraya gideceksin. NİLÜFER - Gitmesine gideyim de madeni paraları nasıl altına çevireceğim? ANNE - ( içini çeker) Bilmiyorum kızım, bilmiyorum yavrum. ( Işık söner ) 5. TABLO SARAY İÇİ ( Nilüfer saygılı bir şekilde koltukta oturan padişahın önündedir. Lala da bir kenarda onları izlemektedir. Odanın bir tarafında da bir tas vardır)
PADİŞAH - Söylediklerinden daha da güzelmişsin Nilüfer. NİLÜFER - Padişahım iltifat buyuruyorlar. PADİŞAH - Lakin evlenmem için güzellik yetmez marifet de şarttır. Senin de madeni paraları altına çevirmek gibi olağanüstü bir marifetin varmış. NİLÜFER - Şey.. ( yavaşça ) Evet efendim. PADİŞAH - Bana bu marifetini göstermeni istiyorum Nilüfer. Bak şu tas içinde bir miktar bozuk para var. Onları altına çevirmeni istiyorum senden. Ben şimdi seni burada yalnız bırakacağım, sen paraları altına çevirdiğin zaman bana haber vereceksin. Tamam mı güzel kız? NİLÜFER - Peki efendimiz. PADİŞAH - Eğer paraları altına çevirirsen seninle evlenirim. Amaa, yapamazsan yalan söylediğiniz için seni de anneni de öldürtürüm bilesin. ( Padişah önden lala arkasından dışarı çıkarlar. Nilüfer üzgün ne yapacağını düşünürken kendi kendine konuşur ) NİLÜFER - Ah anneciğim, ah anneciğim bir yalanla ikimizi de mahvettin. Ben sihirbaz değilim ki, elimde sihirli bir değnek yok ki madeni altına çevireyim. Ne yapacağım şimdi? Paraları altın yapamazsam Padişah beni de annemi de öldürtecek. ( Nilüfer küpün yanına çöküp ağlamaya başlar. Sahneye sis verilebilirse sisler içinde, olmazsa bir taraftan sahneye iri yarı bir cin adeta atlayarak girer ) CİN - Şuna da bak hele. Neden ağlıyorsun bakim güzel kız? ( Nilüfer başını kaldırır, cini hemen göremez ) NİLÜFER - Ha. Kim konuştu benimle? CİN - Ben konuştum güzel kız. ( Nilüfer geriye döner ve cini görerek korkuyla ayağı fırlar ) NİLÜFER - Aman Allah’ım, aman Allah’ım. CİN - Korkma güzel kız, ben buraya sana yardıma geldim. NİLÜFER - ( şaşkın ) Yardıma mı? Kimsin sen? CİN - Ben cinim güzel kız. Söyle bakim az önce neden ağlıyordun? NİLÜFER - Sorma Cin, derdim öyle büyük ki. Annem padişah efendimizle evlenebilmem için madeni paraları altına çevirme gibi bir marifetim olduğunu söylemiş. CİN - Eee sonra? NİLÜFER - Padişah da beni sarayına çağırarak bu marifetimi ispatlamamı istedi ve önüme şu gördüğün bir tas dolusu bozuk parayı bıraktı. Eğer bu paraları altına çeviremezsem beni öldürteceğini söyledi. İşte bunun için ağlıyorum. CİN - Peki tasın içindeki paraları altına çevirirsem ne verirsin bana? NİLÜFER - ( şaşkın ) Ay sahi mi söylüyorsun Cin? Gerçekten paraları altına dönüştürebilir misin? CİN - Dönüştürürüm. Karşılığında ne vereceksin bana? NİLÜFER - Şeyy, bilmem. ( Elini boynuna götürerek ) Sahip olduğum tek şey şu boynumdaki gerdanlık. Kabul eder misin? CİN - Ederim. NİLÜFER - Hadi o zaman hemen tasın içindeki paraları altına dönüştür. CİN - ( Ellerini havaya kaldırarak bağırır ) Eyy karanlığın gizli güçleri. Derhal şu tasın içindeki madeni paraları altın haline dönüştür. Her bir kuruş, bir altın olsunnn! ( Yavaştan başlayan müzik sesiyle birlikte mümkünse ışıklar yanıp sönerek sahneye sihirli bir hava versin, sonra müzik kuvvetlensin ve doruktayken birden kesilsin ) NİLÜFER - Ne oldu? CİN - Sok elini tasın içine de ne olduğunu gör. ( Nilüfer elini tasın içine sokarak bir avuç altın alır, şaşkınlık ve sevinç içinde bakar ) NİLÜFER - Aman Allah’ım gözlerime inanamıyorum. Madeni paraların hepsi altın olmuş, pırıl pırıl parlıyorlar. CİN - İşte güzel kız, korkman için hiçbir sebep kalmadı artık. NİLÜFER - Söyler misin Cin, nasıl yaptın bunu, nasıl yaptın? CİN - Söyleyemem bu da benim marifetim güzel kız. NİLÜFER - Sağol sağol Cin. Hayatımı kurtardın, sayende padişahla evlenip refah içinde yaşayacağım. Şimdi hemen lala hazretlerine gidip marifetimi gerçekleştirdiğimi söyleyeyim. ( Nilüfer sahneden çıkmak üzere koşar ) CİN - Dur güzel kız. NİLÜFER - Ne var Cin? CİN - Ben sözümü tuttum paraları altına çevirdim. Şimdi sözünü tutma sırası sen de değil mi? NİLÜFER - Ah, affedersin, karşılığında gerdanlığımı verecektim değil mi? ( Cinin yanına gelir, gerdanlığını çıkartarak ona uzatır ) Buyur al. CİN - Umarım padişahla evlenip mutlu olursun güzel kız. ( Cin sahneden atlar gibi çıkar. Nilüfer yalnız kalır. Tasın içine gider, bir avuç altın alarak sahnenin kenarına koşar ) NİLÜFER - Lala hazretleri lala hazretleri. LALA - ( dışardan ) Ne var Nilüfer kız? NİLÜFER - Padişah efendimize söyleyin, işimi bitirdim gelip marifetimi görebilir. LALA - ( dışardan ) Sahi mi? Madeni paraları altın haline getirdin mi? NİLÜFER - Evet lala hazretleri. Efendimizle birlikte gelip görebilirsiniz. ( Aynı anda Padişah önde Lala ardında sahneye girerler. Nilüfer avuçlarını açmış içindeki altınları göstermektedir ) LALA - Olağanüstü bir şey padişahım, bakın Nilüferin altın haline getirdiği bozuk paralar avucunda. Nasıl da parlıyorlar. ( Padişah Nilüferin elindeki altınları alıp kendi avucuna teker teker koyar ) PADİŞAH - Demek madeni altına çeviririm derken yalan söylememişsin güzel kız. Peki evine gidebilirsin. Lala daha sonra evinize gelir kararımı bildirir size ( Nilüfer saygılı geri geri çekilerek sahneden çıkar ) LALA - E padişahım Nilüfer kız marifetini ispat ettiğine göre onunla evleniyor musunuz? Valideniz sultana müjdeli haberi vereyim mi? PADİŞAH - Henüz değil lala. LALA - Yani onunla evlenmeyecek misiniz? PADİŞAH - Evlenmeyeceğim demedim lala. Bu bir denemeydi. Şimdi ondan başka bir şey daha yapmasını isteyeceğim. Eğer başarabilirse o zaman evleneceğim.
( Işıklar söner ) 6. TABLO DEĞİRMENCİNİN MEKANI (Nilüfer annesine olan biteni anlatıyor) ANNE - İyi ama nasıl oldu da onca parayı altına çevirebildin kızım? NİLÜFER - İnanmayacaksın ama anneciğim, ağaç büyüklüğünde bir cin yardım etti bana. ANNE - Cin mi? Şu Alâaddin' in lambasından çıkan cin gibi mi? NİLÜFER - Evet, karşılığında gerdanlığımı verdim ona, o da tastaki bütün madeni paraları altına dönüştürdü. ANNE - ( sevincinden zıplayarak ) Harika harika, bu durumda padişah garanti seninle evlenir. ( Anne zenginlikle ya da parayla ilgili bir şarkı söyleyerek oynayabilir. Nilüfer de gülerek el çırpmaktadır. Birden sahneye lala girer. Anne kız Lalayı görünce oyunu keserler ) ANNE - Oo lala hazretleri buyurun, buyurun efendim. NİLÜFER - Hoş geldiniz, safa getirdiniz efendi hazretleri. LALA - Safa bulduk Nilüfer kız. ( Babaya ) Hayırdır değirmenci ana bir şey mi kutluyordunuz? ANNE - Şey. Doğrusunu söylemek gerekirse kızımın padişahla evlenme işini kutluyorduk lala hazretleri. LALA - Yani dereyi görmeden paçayı sıvıyordunuz ha? ANNE - Anlamadım. NİLÜFER - ( bozulur ) Yoksa padişah efendimiz benimle evlenmekten vaz mı geçti, lala hazretleri? LALA - Hayır, hünkarımız karar vermesi için senin bir gösteri daha yapmanı istiyor kızım. NİLÜFER - Gösteri mi? ANNE - Ne gösterisi lala hazretleri? LALA - Padişah efendimiz kızının bir kere daha madeni paraları altına çevirmesini istiyor değirmenci. NİLÜFER - ( korkuyla ) Bir kere daha mı? LALA - Evet bu sefer büyük bir küpün içini madeni paralarla dolduracak, sen de eğer o paraları altına dönüştürürsen seninle evlenecek. Yarın sabah seni sarayda bekliyoruz kızım. Hadi Allah’a emanet olun. ( Lala sahneden çıkar ) ANNE - Eyvahh işte şimdi yandık. Ne yapacaksın kızım? NİLÜFER - Bilmiyorum anneciğim geçen sefer o cin yardım etmişti. Bu sefer kim yardım edecek bana bilmiyorum. ( Işıklar söner ) BİRİNCİ PERDE SONU |
:
Tayfun
TÜRKİLİ, 090
542 415 73 64