www.sizedebiyat.com SiZedebiyat
SKEÇ mikrofonu
Telif Hakkı Sahibi: Tayfun TÜRKİLİ ( tayfunturkili@gmail.com )
www.sizedebiyat.com SiZedebiyat, öncelikle SiZlere örnek olması ve daha sonra da yapıtın geniş bir yelpazenin beğenisine sunulması amacıyla telif hakkı sahibi ve duyguyoğuranı ( yazarı ) tarafından Enstitü' de yer alması için gönderdiği bu skeç tekstinden dolayı SiZedebiyat tiyatro danışmanımız Sayın Tayfun TÜRKİLİ' ne teşekkürü bir borç bilir. Bu skeci yayımlamayı düşünmeniz veya değişik bir amaçla kullanmak istemeniz halinde, izin almanız için duyguyoğuranımızın adresi bu sayfada verilmiştir. Enstitü' de, skeç dalındaki bu yapıtın öncelikle sahibine, daha sonra hepimize esin kaynağı olması ve uğur getirmesi dileğiyle..
SKEÇ
GÖRMEMİŞLER
SESLER- EV İÇİKADIN- Mamıttt! MAHMUT- Efendim minik guşum, bi şey mi istedün? KADIN- İstedüm ya. Diyom ki, bu gocca evün dıvarları pek bi boş canımm. Gelenlere çok ayup oluyo. MAHMUT- Madem ayup oluyo, biz duvarları doldurak. KADIN- Ben de onu diyeceğidim sana. Eğer işin yoksa , bi tükkana gidip de resüm ney alalum, diyom. MAHMUT- Resmü ne idecen minik guşum? Sen emret dıvarları baştan başa halıyla, kilimle gaplatayum. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Yok canum, halu kilim olur mu heç? O eskidendü, şinci moda resümmüş. Şööle kavunlu, garpuzlu dablolar alıp asalum. SESLER- GÜLME EFEKTİ MAHMUT- Olur minik guşum, sen yeter kü iste. Köşe başındaki manava gidip istediğin meyvelerden alıp çerçeveletip asalum. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- (gülerek) Ayuu! Boyun posun devrüle, gözlerin çıka e’mi, ayol heç canlı meyva asılır mı duvarlara? MAHMUT- Biz de gurutup gurutup asaruz. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Canım bi de onunla mı uğraşacaz, tükkanlarda hazır çerçeve içinde olanları var, onlardan aluruz. MAHMUT- Pekii nereden alacağuz o meyvalı resümlerü? KADIN- Ne bilem, herhâlde resümcü tükkanlarında vardır. MAHMUT- Eyü şinci gidip alalum. KADIN- Yalnız en pahalısından alalım, evimize gelenlere hava ataruk. MAHMUT- Onun orasını sen heç merak etme minik guşum. Goyunzade Mamıtın köşküne ucuz sıfat resmü asar mıyım heç? SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- İstersene almuşken bi dene de paşa resmü alalım. MAHMUT- Paşa resmünü ne edecez minik guşum? Kavun garpuzlular daha eyi durur duvarda? SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Ele deme Mamıdım, şinci paşa modası var. Hangi zengünün konağına getsen yalduzlu çerçeve içünde feslü bi paşa resmü asılı. MAHMUT- Niye kü? KADIN- Göklü bi sülaleden geldüklerini ispat etsinler deyi. O resümle ayuluklarını örtüyorlar. MAHMUT- Eyü fikir bi dene de biz alup asalum. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Asalum ya. Şöööle saçlu, sakallu, feslü, yalduzlu çerçeve içinde olsun kü soranlara da gassula gassula o’mu, paşa dedemüz ayol diye bi eyi hava atalum. MAHMUT- Adınu soranlara da Goyun Paşa diyiverürüz. Bizim soyadımızda Goyunzade ya, hemencecük yiyüverürler. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Başka bi isüm bulalım, heç goyundan paşa olur mu Mamıt? Sen de tam ayusun yanu? MAHMUT- Gurban paşa desek? KADIN- Olmaz, gurban goyunu çığrıştırıyor. (bağırır) Hah buldum. Benüm bubamın adını goyalım. Murteza paşa diyelüm. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Goyun paşa daha eyüydü ya, yine de sen bilin. KADIN- Unut artuk goyunu geçüyü Mamıt, gendünü çoban mu sandın ayu? SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Esküden değel miydim? Bu günlere nasıl geldük Safünaz? KADIN- Haa unutmadan diyeyüm, bana da Safünaz dime artuk? MAHMUT- (şaşırır) Niden minik guşum? KADIN- Biz artuk köylü değilik Mamıdım, zengün sınıftanız, goca gonakta oturuyok. İsümlerümüzün de ona göre olması ilazum. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Ele ya, Mamıdla Safünaz..Haggaten de gonağumuza heç yakışmıyo minik guşum. KADIN- Yakışmaz tabü. Hele Safünaz, adını duyan beni Temel Reis’in sevgülüsü sanıyo. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- (sert) O da gimmiş lan? Hangü gemüde kaptanluk yapıyomuş bu herüf? Söyle gemisini batırtayım? KADIN- (gülerek vilveli) Höst lan ayu, gıskanma. Temel Reis çizgi film oyuncusu. Hani ağzunda pipo varken ıspanak yiyen bi herif var ya. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Ha, ha şincü hatırladım. Sen şincü onun sevgülüsü müsün? KADIN- Ben değel ayu, o filmdeki Safünaz onun sevgülüsü. Gibrüt bacaklı bu garu var ya. Beni o garu sanıyorlar, isosyetem sarsuluyo. MAHMUT- Sarsulmaktan gorkma minik guşum, mütayit bu gonak için dokuz şiddetüne dayanır, demişti. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Ama benüm isosyetem dayanmaz. Bu yüzden isimlerümüzü değüştürmeye karar verdüm. MAHMUT- Ele olsun. Yeni isümlerümüz ne? KADIN- Benimkü Sabrina. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- (şaşkın) O da küm len? KADIN- Televüzyondaki bi garunun adı. MAHMUT- Eyü de Türk ismine heç benzemiyo bu Sabrina. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Daha eyü, benzemesün. Çevredekü garuların isimlerü de benzemüyo. Kiminin ki Fifiş, Mimiş, Suziş, kimünün kü Marta, Merü filân, benimkü de Sabrina ossun. MAHMUT- Eyü ossun canım. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Nasul Sabrina ismü kulağa eyü hoş geliyo mu? MAHMUT- Bi gaç gere söylemeden bi şey diyemeyeceğüm. Zabrina Zabrina.. KADIN- Ayu, Zabrina değül Sabrina. Birazcuk gibar ol, bundan başka İstanbul yok. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Sabrina Goyunzade. KADIN- Oha, çüş! Sabrinanın sonundaki o goyunzade de ne öyle? SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Soyadumuzz. Yoksa onu da mı deniştireceğüz? KADIN- Deniştereceğüz tabi. Sabrina gibü sosiyetük bi ismün ardına ele goyun geçü gibi hayvanlar taktırmam. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Ya ne takturacan? KADIN- Hele bi akşam olsun, yabancı dizileri seyredüm bi ecnebü soyad bulurum. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Pekü sen Sabrina oldun ben ne olacam minik guşum? KADIN- Buluruz sana da bi isüm acele etme. MAHMUT- Dedemün adını goysak? KADIN- Hıdır he mi? Dünyada olmaz, Sabrinanın gocasına heç yakışıyor mu bu isim, ayu. Daha gibar, daha isosyetük bi şey olsun. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Benümkü de mü ecnebü ismi olacak? KADIN- Hayır senin ki yine Türk ismi olacak. MAHMUT- Neden kü? KADIN- İsosyetede de öyle de ondan. Garuların hepsü ecnebü, gocaları Türk. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Sebep neymüş ki, melmekette onca Türk garısı varkene herüfler neden ecnebü garılarla evlenmüşler? KADIN- Moda öyle de ondan. Hah sana da galıbına gıyafetüne, isosyal mevküne göre bi isim buldum Mamıt? MAHMUT- Nedür? KADIN- Hurşit. SESLER- GÜLME EFEKTİMAMIT- Hurşit de kim len? KADIN- (gülerek) Sennn! (kızgın) Beğenmedün mü ayu, Mamıt’dan eyidür. MAMIT- Eyü canım, Hurşit ossun. (ara) Hurşitile Sabrina. KADIN- Ne gadar uyumlu değel mi? SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Pekü birbirinizi nerede bulup da evlendünüz derlerse ne diyeceğüz? KADIN- Goleyyy! Sen goyun tüccarısın ya, Alamanya’ya satmak için goyun sürüsü götürdüğünde, beni orda goyunları okşargene tanuştuk seninle. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Eee, sonra? KADIN- Birden ellerümüz birbirüne deymiş, sonra gözlerimüz birbirine bakmuş, daha sonra da ben sanın garın olmuşum, en sonra da galkıp Türkiye’ye gelmüşüz. Eyü mü? SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- (Gülmeye başlar) Ülen az çarıklu değelmişsin Safünaz? KADIN- (kızar) Sabrina diyeceksün. Safünazu unut Hurşit efendü. MAHMUT- Ne Hurşit’i, o da kim len? KADIN- Vay ayuu, unuttun mu yenü adın? SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Hurşit. MAHMUT- Bıyır Sabrinacığım. KADIN- Bi dene de bilgisaray al bana? MAHMUT- Emrün başım gözüm üstüne, kaç dönüm üstüne kaç katlu istiyon? SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Tek katlu müstakil ossun. (kızar) Esprümü yaptın şinci? Bilgasarayın katları mı var? MAHMUT- Var tabü, bilgili saray istemedün mü minik guşum, iki katlu saray var, üç gatlu saray var. Belediye sarayu var. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Ayuluğun tuttu yine. Ben öyle saray demedim, bilgisaray dedüm bilgisaray, reklamlarda görmüyon mu? Düğmesine basup interinete ney giriliyo. MAHMUT- Haa, şinci anladum, öyle desene minik guşum, sen bilgisaray desene. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Olur alayum emme, ne idecen sen o bilgisarayla? KADIN- İsosyetede moda, interinete girüp gonşularla konuşacam. MAHMUT- Hangi konşularla? KADIN- İsosyeteyle canum. Artık birbirlerine telefon açmıyolar, interinete girüp öylecene gonuşuyolar. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Peki nasıl gonuşulacağını biliyon mu? KADIN- Biliyom tabi. Herkeslerin com terelerini aldım. Üstte bi yere www. Suziş com tere diye yazıyon garının sayfası neyi garşına çıkıyo. Ben de onlar gibü com terelenmek istiyom. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Aluruz minik guşum, istedüğün com tere ossun, Emme daha önce bi tükkana gedüp şu dıvarlara üzümlü dutlu resümler alak, Gel hadü.
(GEÇİŞ)
SESLER- RESİM GALERİSİ İÇİKADIN- Vışşş anam! Len Hurşit emme de çok resüm varmış burada. MAHMUT- Ee olacak o gadar. Resümcü tükkanında zeytin peynür satılacak değel ya minik guşum. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Ay sevsünler, ne yani şincü espürü mü yaptın sen? MAHMUT- He ya. Davsiye ederüm aglına estükçe sen de yap. Duyanlar ne gadar endellektüel insanmış der. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Hurşitt! MAHMUT- Len Safünaz iki de bir Hurşit ney deyüp durma, şaşırıyom. Bari biz bizeyken eski adımızı kullanak. KADIN- Pekü, emme yabancu yerde ben Sabrina sen de Hurşit’sin tamam mu? MAHMUT- Şu resüm nasıl minik guşum, bizim dıvarlara gider mü? KADIN- Hangisü? MAHMUT- Şu işte. Garının gafası bi yerde, ayakları bi başka yerde duran resüm, gördün mü? SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- (gülerek) Boyun posun dıraktör altında gala. Bu garabetü resüm deyi alıp ta isosyeteyi gendümüze mi güldürtecen? Baksana gadının gafasına, bi gözü dudağının altında, bi gözü de garnının üstünde. Sağ ayağı da gaşının üstünde mi ney, ordan çıkmış, yoksa bana mı öyle görüküyo? SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Tamam canum gızmana gerek yok. KADIN- Peki şu resüm nasıl Mamıt? MAHMUT- Hangisü? Şu dabağın içinde gadın gözü bulunan dabloyu mu diyon? SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Yok canım, onun yanında bi dene duruyo. Bak desti gibü bi şeyün içinde gözüken çiçekler var ya.. MAHMUT- Haa şu mu? O destü değel minikguşum, vazo o vazo. KADIN- Her neyse, işte o menevşe çiçekli dabloyu diyom. MAHMUT- Fena değel gibü. Menevşe dedüğün biraz dereotuna benziyo ya, sen beğendüğüne göre, bi fiyatını soralım bakalum.. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Kim satıyo bunları acaba? MAHMUT- Şu başı takkeli adam olabilir. Gel yanına gidek. SESLER- YÜRÜRLER DURURLAR. MAHMUT- Hemşerim, bi dakka bakar mısın? RESSAM- Buyrun efendim. MAHMUT- Şu dabloyu diyecem. Destinin içindeki menevşeli dablo var ya.. RESSAM- Ahh, harika harika. Azizim siz resimden anlıyorsunuz. O tablo gerçek bir natürmorttur. KADIN- (usulca) Neymiş Mamıt neymiş? MAHMUT- (usulca) Yavaş gonuş minik guşum. Adam zort mort deyi ya, ben de ağnıyamadım pek. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- (yüksek) Eyi duyamadım hemşerüm. Ne dedin o dablo için? RESSAM- Natürmort dedim beyefendi, natürmort. Bir Van Gogh tablosu o. MAHMUT- (Hevesi kaçar) Yaa, demek öyle. Eyi pek gözel. KADIN- Mamıt, almıyo muyuz o dabloyu? MAHMUT- Yok canım boşver bi işe yaramaz. KADIN- (şaşırır) Neden kü? MAHMUT- Duymadın mı takkeli adam dablo için Van Gog, dedü. KADIN- E nolmuş yani? MAHMUT- Daha ne ossun minik guşum, ben o çiçekleri menevşe sanmıştım. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- (yavaşça) Elimiz boş çıkmayalım bi paşa resmü alalım bari Mamıt. MAHMUT- Ha onu unutmuştuk. Olur alalım minik guşum. KADIN- Bak şu duvarda fesli sakallı bi dene asılı. Hemi de madalyalı, duvarda çok gözel durur. Onu alıp gidelüm. MAHMUT- Olur. (yüksek) Hemşerüm! RESSAM- Buyrun bayım. MAHMUT- Akşam pazarı bi alışverüş edek seninle ha? SESLER- GÜLME EFEKTİRESSAM- Tabi ne almak istiyordunuz? MAHMUT- Şu göğsü madalyalı herüf resimli dablo var ya. RESSAM- Osman Hikmet Paşa’yı mı soruyorsunuz? KADIN- Yok kardaş elin adamından bize ne, dabloyu sorak. SESLER- GÜLME EFEKTİRESSAM- Tamam işte Osman Hikmet, o resimdeki paşadır. MAHMUT- Eyi eyi, sen onu bi paket et bize. SESLER- GÜLME EFEKTİRESSAM- (heyecanla) Tabi, tabi çok değerli bir ressamımıza aittir efendim. KADIN- Resmün altına da bi zahmet Murteza paşa diye yazın. SESLER- GÜLME EFEKTİRESSAM- Aman hanfendi öyle şey olur mu? Bu tablo orjinaldir, Osman Hikmet herkes tarafından bilinen koskoca bir Osmanlı paşasıdır. MAHMUT- Geç bi galem hemşerim, parasınnan değel mi, altına Murteza paşa yaz olup bitsin. SESLER- GÜLME EFEKTİKADIN- Mamıtt! MAHMUT- He gülüm, he minik guşum emret? KADIN- Bak şu duvarda üç dört dene meyveli resüm var. Gelmişken onları da alalum bari. Duvarlarda eyi durur. SESLER- GÜLME EFEKTİMAHMUT- Hemşerim. Sana zahmet elin değmişken şu gavun garpuzlu tabloları da bi paket yap.
(GEÇİŞ) SON |