|
Seni ben yavaş yavaş soldurdum,
Yudum yudum içemediğim sevdanı,
Fersah fersah kazıdım benliğimden,
Çöp sepetine attım seni.
Atarken de kapağını ayağımla kapattım.
Ellerimi kirletmedim senin dokunda.
Seni ben yavaş yavaş soldurdum,
Esirgediğin aşkının yakan ateşini,
Efsane dağların doruğundan gelen karlarla
söndürdüm,
Külleri kaldı üzgün bakışlarımın önünde.
Kaybettiğim sevdamın kiri gibi,
Üfledim sonra kor nefesimle.
Seni ben yavaş yavaş soldurdum,
Zemheri kışında kardelen sevgimdin,
Güneşim olduğunu bile bile sevdim seni,
Yüzünü görmenin sonum olacağını bile bile!
Bir doğabilseydin sıcaklığınla gözlerime,
Ben yangın aşkına heba ederdim bu bedeni.
Seni ben yavaş yavaş soldurdum,
Yoklukları yaşatsan da sevdim varlıklarının
içinde,
Geçsen de hiçlik kapısından umudum ardında
kaldı,
Pınar gibi çağladı gözlerim ardından,
Bak zalim sevda!Durulmuş deryaları kabarttı..
Deniz bile bir başka renk aldı gözyaşlarımdan.
Seni ben yavaş yavaş soldurdum,
Büyülendiğim dillerinin, suskunluğuyla
terbiyelendim,
Yokluğunun kıtlık sofrasına bakarak imrendim,
Aç bırakarak günden güne acımadan erittin.
Şimdi son nefesimde kalmadı derman,
Söyleyemem adını şahadet saatlerinde,
Sen farkındalıkların en zavallı bilgisiz
padişahı,
Ben ölsem ne yazar ha söyle ne yazar!
Asıl ölen sendin benim toprak kokan
bedenimde....
Asıl ölen sendin!!! |