|
Bambaşka bir hüznü var bu
havaların
Üşüdükçe
Ellerini
hatırlıyorsun bir kere
Hani amaçsız,
sakil
Kollarının
ucunda sallanan
Hani sana ait
Ama senin
olmayan ellerini
Ve ceplerinin
sıcak ama kancık himayesi
Bir de karda
bıraktığın o izler,
İlk defa bir
ilki yapmanın sahte sevinci
Sanki hiç
silinmeyeceklermiş gibi
Bambaşka bir hüznü var bu
havaların
Tüm şehirde
albino bir hüzün
Önce bembeyaz
karın saflığı
Sonra
saflığın çamurla zinası
Sonrasını
sorma
Yine hiç
Yine piç bir
şehir kaderine emanet
Yine İstanbul
işte
Sarılıp
sarmalanıp yokluğun paçavrasına
Göbek bağı
yoksullukla kesilmiş
Terkedilmiş
Orta Cami avlusuna
Bambaşka bir hüznü var bu
havaların
Bir
ayrıcalığı var
Sokak
çocuklarına acımanın bile
Onlar için
hiç bir şey yapmadan ama
Evsizlere acırken aklına gelen
çatın
Açları
düşünürken kemirdiğin ekmeğin köşesi
Hepsinin üç
günlük hüznü var
Ama hepsi
Hepsi yeniden
güneş açıp
Karlar
erinceye kadar
Bu havaların bambaşka bir hüznü
var |