www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

ÖYKÜ BULVARI

Telif Hakkı Sahibi: Göktürk DEMİREL

AŞK mEVSİMİ

Bir sonbahar günü...

Evim Floransa’ nın güneyinde kalır ve buralar yılın bu mevsimi sapsarıdır. Akşamüstü vakti ve ben hafta sonunu fırsat bilip dinleniyorum ve penceremden dışarıya bakıyorum. Sokak, boylu boyunca dökülen yapraklarla kaplı ve her şey aşkı çağrıştırıyor. Yılın bu zamanları benim için çok özeldir. Çünkü bu mevsimi hep düşünü kurduğum aşkı yaşamak için en uygun zaman olarak görürüm. Sanki sonbaharda hayat durur ve aşk başlar… Sanki sonbaharda söz durur ve tango başlar… Benim için sonbahar budur. 

Öylece oturmuş aklımdan bunları geçirip; dahası hayallere dalıp kendimi eğlerken içimden bir ses sokağı fısıldadı bana. Sanki çok geç kaldığım bir buluşmaya gider gibi ya da dışarıda beni bekleyen biri varmış gibi anlamsız bir telâşla hazırlandım. Tıraş olup, en sevdiğim kıyafetlerimi giydikten sonra dışarı attım kendimi. Şimdi bu güzel atmosferin içindeydim ama neye yarar! Yalnızlık hiçte yakışmıyordu bu mevsime… En azından hayallerim vardı cebimde diye düşünüp yürürken bir çay bahçesinin önünde buldum kendimi. İçeride çalan Lâtin müziklerini duyunca ister istemez yöneldim. Girerken tabelâya ilişti gözüm: “ Aşıklar Çay Bahçesi ”. Sonra benim bu mevsimde buraya gelmem ne büyük ironi diye düşündüm. Öyle ya; aşkın mevsiminde aşıklar çay bahçesinde yanımda aşk olmadan duruyordum… 

Benimle ilgilenmek için gelen kırmızı elbiseli kıza siparişimi verirken buranın ne kadar hoş bir yer olduğundan ve manzara müzikle birleşince ne kadar etkilendiğimden bahsettim. Neden bilmiyorum ama sanırım böylesine etkileyici bir şeyi paylaşacak kimsem olmaması hislerimi bu kızla paylaşmama neden oldu. Kız da bana katıldı ve bu bahçenin onlarca yıl öncesine dayanan öyküsünü bilsem daha da etkileneceğimi söyledi. O anda yan masaya yeni oturan çiftin sipariş vermek istediğini fark etti ve özür dileyip ayrıldı. 

Kız gittikten sonra ben de tekrar manzaraya daldım ve bu kadar etkileyici olduğunu söylediği öykü hakkında varsayımlar yürütmeye başladım. Derken kız yeniden yanımda belirdi ve kahvemi masaya bırakırken anlatmaya başladı. “ Bundan otuz yıl kadar önce burası Bay ve Bayan Maezza adlı bir çifte ait bir konakmış. Bu yaşlı çift, ömürlerinin son demlerini yaşamak için almışlar burayı. Fakat aldıktan sonra bu güzelliği yalnız kendileri parselledikleri için üzülmüş; dahası utanmışlar ve vasiyetlerinde ellerindeki tek varlık olan bu konağı biricik oğulları Paolo’ ya bırakmak yerine aşıklara çay bahçesi yapılması amacıyla kamuya bağışlamışlar. Derken bir gün bir kaza sonucu ikisi birden vefat edince burası da vasiyetleri gereği bu hale geldi. ” 

Öykü gerçekten de etkileyiciydi. Maezza’ lar aşka hizmet etmeyi oğullarından bile üstün tutmuşlardı. Ancak beni asıl etkileyen öykü değil onu anlatandı. O anlatırken ben kafamdan bambaşka öyküler yazıyordum. Şimdiye kadar hiç başıma gelmemiş bir olaydı bu; ilk görüşte birisinden böylesine etkilenmek. Bu yüzden olsa gerek, biraz da bu durumdan huzursuz oldum ve orayı terk ettim. 

Eve geri dönerken yolda bu ilk kez başıma gelen olayı düşündüm. Nasıl olur da, hiç tanımadığım bir insandan bu kadar kısa sürede böylesine etkilenebilirim? Sonunda cevabını buldum. Aşk mevsiminde aşk müzikleri eşliğinde bir aşk hikâyesi dinlemek sanırım beni böyle yapmıştı. Sonra evdeyken içimden beni dışarı çıkartan sese bir teşekkür borçlu olduğumu düşündüm. Bunca zaman sonra bana bu duyguyu yaşattığı için…

 " Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 43. hafta, 18.07.2005 - 24.07.2005 haftanın konusu: " EN SEVDİĞİNİZ MEVSİM ve ONA EN UYGUN MÜZİK deyince..., "

: Göktürk DEMİREL, Ankara, 23.07.2005, 16:48                                                                              Diğer Bir Öykü için  

               

Bir Onceki Yapıt

Teknik Aksaklık Bildiriniz

Edebiyat Atölyesi Girisi

Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz

Sözlük

Telif Hakları Kanunu

İmla Kılavuzu

 Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında

ODA AKDENİZ

ODA EGE

ODA MARMARA

Enstitü Girisi

Bir Sonraki Yapıt