www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

ÖYKÜ BULVARI

Telif Hakkı Sahibi: Gassan SATAR

YALANCI KOŞULAR

Hep veren olmuştu bütün ilişkilerinde. Biliyordu ki ardında bıraktığı sevgilide ve her dostta, her düşmanda bile kendisinden bir iz kalmıştı. Ya kendisinde kalanlar?  “ Kocaman bir hiç... ” cevabı gelip yapışıyordu boğazına. Ya almasını bilmemişti, ya da istediklerini verebilecek bir erkek yoktu çevresinde. Hiç kandırdığı oluyor muydu kendini? Düşündü, taşındı, bir erkek için kendisini kandıracak ne olabilirdi ki ?  “ Güçlüyüm ben, güçlü ! “ diye haykırdı içinden.

Ya içerde akan yarası ne olabilirdi ki? Nedendi bu mutsuzluk? Ama hayır, mutsuz değildi. Şöyle bir düşündü; kendisini anlayabilecek bir insanın ve bir erkeğin olabilme umudunu yaşatabiliyordu ya içinde, mutsuz olamazdı asla, mutsuz değildi.  Olmamalıydı diye de düşünüyordu aslında. Mutsuz olmaması gerekliliği yüzünden umudunu yaşatıyordu ya, bunun adı düpedüz umutsuzluktu aslında. Düşündü durdu, neden mutsuz ya da mutlu olma inatlaşması yaşıyordu ki? Neden bu kadar sık tekrar ediyordu bunu kendine ? Yoksa bu, kaçmaya çalıştığı mutsuzluğundan mı oluşuyordu?

Şimdi çıksa yüksekçe bir yere, “ M u t s u z u m ! “ diye bağırabilseydi… Ama olmazdı. O, bütün ilişkilerinde geride iz bırakan kadın, nasıl mutsuz olabilirdi ? Güçlü olmayı mutlu olmayla özdeşleştiriyordu. Biraz daha bilincini açabilse, o zaman da arkasında bir iz bırakmayı güçlü olmak diye yorumlayacaktı, iz bıraktığı kişinin güçsüzlüğünü hiç hesaba katmadan. Bu, kıyaslamalı kendini tanımanın ve ifade etmenin normal bir yargı yanlışıydı. Ama kimin umurundaydı şimdi bunca farkındalık. O, mutsuzluğunu maskelemeye çalışıyordu sadece.

Peki o erkek, her istediğini alabileceği erkek çıksa karşısına... Yok yok, bu aslında korkularını daha da körükleyen bir durumdu. O zaman kaybetme korkusu başlayacaktı. Sahi, her istediğini veren bir erkek bulsa ve sonra kaybetse, kendisini anlayabilecek bir insanı ve belki bir erkeği bir daha bulabilme umudunu tekrar yaşatabilecek miydi? Güçlü olmak neydi? Umut etmenin pamuk ipliğine bağlı oluşu muydu ? Ya da belki, hep umutlu olabilmek miydi? Güven duygusunu yaşayabilmek… Öyle uzun bir süre olmuştu ki yaşamın içinde yalnızlık hissini duyumsamaksızın, bir erkeğin varlığında korkmadan yaşamayalı. Hiç şüphe duymadan bir erkeği sevebilmek, ne güzel bir düştü.

Bir tek babası vardı o çerçeveye giren, zaten büyüdüğünde babası ile evleneceğini düşünmez miydi? İlk hayal kırıklığı babası ile evlenemeyeceğini anladığında olmadı mı ? Yoksa, o zamanlardan beri babasını mı arıyordu geride iz bıraktığı her erkekte ? Bu yüzden mi her erkekte biraz anaçlığını yaşatmıştı, her erkeğinde biraz da annesi olmuştu o erkeğin?
 
Ah, ah ! O içindeki arzular nereye saklanabilirdi artık ? Üstelik her arzu ve tutku içinde, en çok bir yudum sevgi arıyordu. Anlayacak ve görecek bir çift göz için, verebileceği ne çok sevgisi vardı.

Oysa o arzular, anlayacak bir çift göz görmeyince başa belâ o arzular, onu anlamayan hoyrat ellerin altında yıpranmamış mıydı ? Adı sevişme olan o kırılgan kandırmacanın içinde… Veremediği her sevgi damlası şimdi onu boğuyordu. Yine de, yaşama direnen güçlü bir kadındı o. Evet, evet güçlüydü o.  Güçlü müydü acaba? Mutluydu da. Mutlu muydu acaba? Yalnızlığı seviyordu hatta. Seviyor muydu acaba yalnızlığı?

“ Aman be ! “ dedi. “ Sorgular yeter şimdilik “ … Gülümsedi, yeni bir şans gelirdi nasıl olsa, gelir miydi acaba? Denerdi olmazsa, olmazsa hayatına kaldığı yerden hiçbir şey değişmemiş gibi devam ederdi. Acaba bir şey değişmemiş gibi devam edebilir miydi ? Kırılganlığını nereye kadar saklayabilirdi ki?

Yine de baş ediyordu hayatla. “ Helal kızım sana ! “ dedi, “ İyi gidiyorsun ! “
İyi gidiyor muydu acaba?

: Gassan SATAR,                                                                     Diğer Bir Öykü için  

               

Bir Onceki Yapıt

Teknik Aksaklık Bildiriniz

Edebiyat Atölyesi Girisi

Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz

Sözlük

Telif Hakları Kanunu

İmla Kılavuzu

 Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında

ODA AKDENİZ

ODA EGE

ODA MARMARA

Enstitü Girisi

Bir Sonraki Yapıt