www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

" ÖĞRETMEN' E BİR ŞANS TANI " SÜREKLİ KAMPANYASI

Öğretmenİm var; hocam yok!

KATILIMIN DÜŞÜNCELERİ

Ali Arslan TEK: Toplum içinde konuşurken müdürüm, memurum, otobüs şoförüne kaptanım, şuyum, buyum diye konuşuluyor. Bir tek tabir kulağıma hoş geliyor: Öğretmenim! Sevgiyle kalın.

Alp ARPAD: Çok yerinde bir düşünce. Öğretmene asil yerini verecek bir kullanım. Düzenleyenleri tebrik ediyorum. Yürekten katılıyorum. Bütün ÖĞRETMENLERİMİN ellerinden öperim.

Emir ŞERİFOĞLU: Öğretmenlerimi çok seviyorum. Saygıyla anıyorum.

Göktürk DEMİREL: Yerinde bir kampanya; yürekten katılıyorum.

Didem İNCİ: Kampanyaya katılıyorum.

YunusBir: Sevinçle katlıyorum.

Seçkin Kemal ERDEM: Olgun beyi kutluyorum. Öğretmenlerimiz yüce bir görevi kolay olmayan şartlar altında yapmaya çalışmaktadırlar. " Hoca " dan çok fazlasını hak etmektedirler. Cumhuriyet onlara daima ihtiyaç duyacak, saygı ve sevgiyle anacaktır.

Hülya DUMAN: " Öğretmene Şans Tanı " sürekli kültür Kampanyasına katılıyorum.

Seher Keçe TÜRKER:Hiç akla gelmeyen ama çok önemli bir nokta. Özlemle Katılıyorum. Ben ilkokul öğretmeniyim. Yani; görev yaptığım okul “ İlköğretim Okulu ”  olduğu yıl emekli oldum. Şimdi bütün okullar ilköğretim okulu oldu. Çoğu da aynı bina içinde  eğitim veriyor. Aynı bina içinde de öğrenciler öğretmenlerine “ hocam ” diye hitap  ediyorlarsa durup adamakıllı düşünmek gerekiyor. İlkokuldan, ortaokula giden öğrenciler  de öğretmenlere “ hocam ” diyorlardı. Ara sıra mezun oldukları okulu ve öğretmenlerini ziyarete gelen öğrencilerimiz oluyordu. Konuşmaları sırasında “ öğretmenim ” diyecekleri yerde “ hocam ” derlerdi. Arkasından da “ öğretmenim, kusura bakmayın, ağzımız alıştı da ” diye devam ederlerdi.  “ Ne çabuk alıştınız? Daha birkaç ay önce “ öğretmenim ” diyordunuz. Hem de beş yıl boyunca . Ana okuluna gidenler daha da uzun süre öğretmenim demiştir “ dedim. “ Ortaokulda  böyle demek gerekiyor ” diye yanıt verdi bir öğrencimiz. Aradan zaman geçti. Ortaokulda görev yapan öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştım. “ El bebek gül bebek yetiştirip , çocukları size teslim ediyoruz. Nasıl oluyor da bu kadar çabuk  değişim geçiriyorlar? ” diye sordum. “ Aman kardeşim ne çocuğu! Onlara çocuk deme canavarlar. Tek tek konuştuğunda her biri efendi, kibar ,aklı başında çocuklar. Bir araya geldiklerinde canavar kesiliyorlar . Onlara çocuk muamelesi yapamazsın “ dedi.  “ Allah Allah ! bu nasıl şey “ diye şaşkınlığımı belirtim. Sonra “ onlar ne yaparlarsa yapsınlar nihayet yaşları gereği çocuklar ” dedim. ” Öğretmenler bize zıt gidiyorlar ”  derdi öğrenciler, inanmakta zorluk çekerdim. Dinlediklerim karşısında  öğrencilere inandım ve hak verdim. Başka bir zamanda ziyaretime gelen akıllı, çalışkan bir öğrencimle bu konuyu konuştum.  Orta birinci sınıf  Öğrencisi aynen şunları söyledi “ Öğretmenim, bu okulda bizi birden bire büyüttüler. Bizim derdimizi, sözümüzü dinleyen yok. Anlayacağınız kısaca size şöyle anlatayım: öğretmenler bize göre bir şey yapmıyorlar. Bize göre davranmıyorlar. Biz, her öğretmenin huyunu öğrendik. Fikrini, nelerden hoşlandığını, nelere kızdığını tespit ettik. Etmeğe çalışıyoruz. İşimiz sadece dersimize çalışmak değil. Biz tiyatrocu gibiyiz. Her öğretmene göre tavır takınıyoruz. Acı ama gerçek. Biz büyüyüz. Yani “ öğretmenim ” demek çok çocukça kalıyor doğrusu. “ dedi. Bilmem anlatabildim mi? Bu gün ve her zaman güneşin altın tozları sizleri bulutsuz gökyüzü ile  kucaklasın.

Zişan BULDAN: Çok haklısınız ben de bir öğretim üyesi olarak her yerde herkese hocam hitabından rahatsızlık duyuyorum. Açtığınız kampanyaya da gönülden katılıyorum.

Buket AKKAYA: " Öğretmene Şans Tanı " sürekli kültür kampanyasına ben de katılıyorum.

Ramazan YILMAZ: BÜYÜDÜM ARTIK  Çocuklar hep büyümek isterler ve hem de çarçabuk büyümek isterler. Kimi çocuklarda bu tutku ümitsizliğe bürünür ve her gün boy ölçerek çentiklemedikleri dikili yüzey bırakmazlar. İlköğretim çağında bu durum at safhadadır. “ Öğretmen ” kelimesini terk etme denemeleri ilköğretim sekizinci sınıfında başlar ve lisede öğretmen sözcüğü birkaç öğrenciye özel olarak kalır. O birkaç öğrencinin de ailesi falan bu söylemi gündemde tuttuğundandır. Sekizinci sınıftan lise veya bir meslek lisesine geçen bütün öğrencilerde bu hep böyle olmaktadır. Bunun sebebi psiko sosyolojik. Çünkü  üniversitelere giden öğrenciler ( küçüklerimizin ağabey ve ablaları ), öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine öğretmenim diyemiyorlar. Üniversitede âdeta bir sosyal baskıya dönüşüyor bu süreç. Bir üniversite öğrencisinin, hocaya, “öğretmenim” diye hitap ettiği duyulmuş mudur? Maazallah, bomba gibi patlar amfiden kahkahalar. İşte genç kendini “ hocam ” hitabıyla erişkin görmektedir. Bu sosyal psikolojik alışkanlığı yıkmaya çalışmanın bence hiç bir yararı yok. Efendim, şunu da bilelim: öğretmenine, “ hocam ” diye hitap eden hiç bir kimse hiç bir öğrenci, öğretmenini camideki hoca yerine koymuyor, bun,un evvela böyle bilinmesinde büyük yarar var. Hoca kelimesi, bildiğini öğreten manasındaki hoca yerine kullanılıyor, eski medrese hocalarının adındaki öğretmen manasıyla kullanılıyor. “ Hoca camide olur! ” lâfları da işi kavrayamayanların havanda su dövmesine benziyor. Otuz iki yıllık öğretmenlik hayatımda bana öğretmenim diyenle hocam diyeni hiç ayırmadım. Siz de ayırmasanız iyi olur hayatınızda? Bu olay kısır döngülü bir tartışmaya dönüştürülmüş, alet olmayalım. Gençliğimde “ Tanrı denmez, Allah denir ”, “ Tanrı, Allah değildir… ”,  “ Tanrı, Allah yerini tutmaz… ” Tartışmaları epey uzun sürmüştü. Şimdi o kelimelerin ikisi de kullanılmaya devam ediyor ve bunun tartışmasını yapanların nesli tükenmek üzere. Türk Ulusunun hafızası bunları çok iyi değerlendirir ve ikisini de ayrı ayrı yerlerine oturtur; biz işi zorlamayalım.

Ergun EVREN: Destekliyorum.

SİZ li KONUŞALIM SÜREKLİ KÜLTÜR KAMPANYASI İÇİN ELEKTRONİK POSTA KUTUSU

KAMPANYALAR

" SİZ " li KONUŞALIM SÜREKLİ KÜLTÜR KAMPANYASINA KATILMAK İÇİN KAYAN YAZININ ÜSTÜNE TIKLAYINIZ

        

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt