www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
KÖŞE YAZILARI caddesi
Telif Hakkı sahibi: Mehmet ÜNVER
ORTA DALGA ISTANBUL YAYINLARI...
SARE HANIM TEYZE
|
O yalılarda doğmuş, dadılarda büyümüştü. Ailesinin bir ucu Avrupa' da bir ucu Türkiye’ deydi. Kurtuluş savaşımızın paşaları onun yakın akrabalarıydı. Büyüdüğünde doğal olarak Türkiye Cumhuriyeti’ nin modern yüzü olacaktı. Oldu da… Aldığı eğitim, gördüğü aile terbiyesi, adabı, zarafeti ve güzelliğiyle herkesin hayranlığını kazanmıştı. Sonra genç bir mühendise âşık oldu. Doğup büyüdüğü muhteşem yalıyı bırakıp eşinin görevi nedeniyle tayin olduğu Anadolu kasabasına gitti. Onun için Türk bayrağının dalgalandığı her yer vatandı. İlk günden itibaren o kasabada yaşlı, genç tüm kadınların tarlalarda, bağlarda, harmanda, çapada çalıştığını, ormandan odun kesip getirdiklerini, ev islerini yapıp, çocuklara baktıklarını, buna karşın erkeklerin aksama kadar en temiz kıyafetleriyle kahvede oturduklarını tespit etti. Bir cumhuriyet kadını olarak bunu kabullenemezdi. Tüm kadınların yine tarlada çalıştığı kavurucu bir yaz günü serin çınar ağaçlarının gölgesinde erkeklerin keyif yaptığı kahvehaneye gitti. Onları etrafında toplayıp şunları söyledi: - Hanımlarınız gece gündüz demeden tarlada, bağda, çapada çalışıyor, ev isleri yapıyor, hayvanlarla uğraşıyor, çocuklarınıza bakıyor. Sizlerse burada aksama kadar tembellik yapıyorsunuz. Ne biçim erkeksiniz siz? Hiç utanmıyor musunuz? - ... Erkekler başlarını önlerine eğip ses çıkartmadılar. O ise görevini yapmanın mutluluğu içinde evine dondu. Kasabalı erkeklerin gereken dersi aldıklarını, artik böyle bencil davranmayacaklarını düşünüyordu. Yaklaşık bir saat sonra jandarma kapısına dayandı. Ne oluyoruz derken yaka paça alıp, kasabanın nezarethanesine oturup, içeri tıktılar. Günlerce orada perişan bir halde toprak zeminin üstünde uyudu. Sucunun ne olduğunu, onu neden buraya kapattıklarını bilmiyordu. Sonra esi araya hatırlı tanıdıklarını koyup onu kurtardı. İşte o zaman sucunu öğrendi: Kahvedeki erkeklerden biri onun konuşmasının hemen ardından jandarmaya koşmuş ve onlara ihbarda bulunmuştu: — Komutanım Istanbul' dan gominist bir karı geldi. Kahvede gomunizm propagandası yapıyor. O bayan, gençliğinde evinden dışarı çıktığında kadın erkek caddedeki tüm insanların göz kamaştırıcı güzelliğini görebilmek için kaldırımlara sıralandığı bir hanimdi. Filmlere konu olacak maceralı bir yasam sürmüştü. Bir kaç sene önce vefat ettiğinde neredeyse yüz yasındaydı. Hep birlikte muhitimizin mezarlığında Boğaziçi’ ni kuşbakışı gören aile kabristanına uğurladık onu. Kendisi Nazım Hikmet'in çocukken: " Teyzemin ismi Sare, kendisi minik bir fare " diye naif bir şiir yazdığı Sare teyzesiydi. Onu rahmetle anıyor, hepinizin kadınlar gününü kutluyorum. |
:
MEHMET
ÜNVER,
İstanbul, 08.Mart.2006
Diğer bir
"
köşe yazısı için "
için