www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
KÖŞE YAZILARI caddesi
Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD
İnsan Olmanın Lezzeti... CL
Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir
SAKA KUŞUNUN ÇIĞLIĞI
|
Tavşanlı köyünü bilir misiniz? Yanından otoban geçer. Doğanın seslerini duyulmaz eder. Otoban geçmeden önce daha şirin, daha masumdu…
— Anlamadım! — Yürüyeceğim. — Niçin? — Sapan atan çocuklara büyüklerin yol göstermelerini engellemek için! — Nereye? — Doğduğundan bu yana kavga edenlerin ülkesine. Büyükler en çok orda karışıyor! — İnsanlar bile susarken sana ne oluyor? — İnsanlara güvenilebileceğini gösteriyorum işte! — Nasıl? — Yürüyerek! — … — Sen gerekli yerlere haber ver. Radyo, televizyon, medya ama magazincilere haber verme! Onlar seninle aramın bozukluğunu ortaya çıkarırlar! — Aramız bozuk değil ki? — Haber verirsen bozuk olduğunu göreceğiz ikimiz de! — Anlamadım? — Daha iyi! Sen yalnızca habercileri ve fotoğrafçıları haber et. — Ne güzel hayat dolusun! Esprilisin! Ne gerek var bu yürüyüşe? — Kendimi bulacağım! — Nasıl? — İşe yarayarak! — Emin misin Bilmem Kaç Milyonuncu Saka Kuşu? — Eminim Diğer Bilmem Kaç Milyonuncu Saka Kuşu!
Yürüdü Saka Kuşu. İnsanlar hiç yürüyen saka kuşu görmediklerinden yoğun ilgi gösterdiler. Adım adım takip ettiler. Fotoğraflar elden ele dolaşıyor, haberler izlenirlik rekorları kırıyordu. Hele hele, niçin yürüdüğü öğrenildikçe sempati, sevgi, saygı, hayranlık, buluttan pamuktan çığ oluşturuyordu. Uçarak, gökyüzünün yardımsever enginliğinde bir çırpıda alacağı ülkeleri bir sürü günde aştı. İlgiden çok memnundu. Galiba amacına ulaşacaktı. Bir kuşun bu kadar uzun bir yolu inançla yürüdüğünü gören çocuklar, sapanlarını Utanç Kuyuları' na atacaktı. Öyle umuyordu! Ayakları lime lime olmuştu ama iyi insanlar ellerine alıp taşıyor, bir diğeri yapraklardan yaptığı merhemle ayaklarını ovup rahatlatıyor, başka bir tanesi gururunu kırmadan besliyordu. Hiç durmadan yola devam etmesini sağlıyorlardı. Bu güzel insanlar onu ümitlendiriyor, isteklendiriyordu. Doğrusu son zamanlarda bu kadar iyi insanlar olabileceğini düşünmemişti. Deneyimlerine göre nereye gitse bir sürü sapanlı çocuk, arkalarında kocaman bir adam, kovalamaca oynamışlardı. İyi ki İlâhi bir adalet vardı: Allahtan, sapan atan çocuklar uçamıyorlardı! Yine de hangisinin sayıca fazla olduğunu kestiremedi; sapancıların mı, iyi insanların mı? Dala konamamak! İşte bu kendini güvende hissedememe, onu ve hemcinslerini çok rahatsız ediyordu. Uçmasına uçarlardı da tatlı tatlı esen rüzgârda daldaki sallantıyla, çiçek kokularından sarhoş olmuşken nerden geldiği belli olmayan taşı yemek var ya! Yo, yo, yürümeliydi… Yürüdü de Saka Kuşu… Yine bir yardım furyası sonunda kocaman bir adam kimse görmeden eline aldı. Önce sevecek sandığı için hiç direnç göstermedi. Adam doğruca biçimsiz kamyonetine bindi. Camları kapalıydı. O zaman adamın gözlerindeki şeytanı gördü; sanki sapan atan çocuklara yardım eden büyüklerin casusuydu! Önce otobandan ayrıldılar. Sapa bir yere geldiler. Bu arada camdan dışarı çıkmak isterken cama defalarca çarpmasından dolayı iyice sersemlemişti. Bu yüzden adama direnemedi. Anlatmaya çalıştı ki bu yürüyüşü o şeytana dahi gerekliydi! Belli ki yürüyüp yürümemesi adamın umurunda değildi; tüylerinin yolunduğunu, bir ayağının, dahası kanatlarının kırıldığını, canının çok acıdığını hissetti. Nefesinin bitmesine yakın iki şey düşündü: Yürüyüşe diğer milyonuncu saka kuşlarının devam edeceğini ve niçin duyması gerekenlerin bir saka kuşunun çığlığını zamanında duymadıklarını! Farklı Saka Kuşu’ nun yokluğu hemen fark edildi. Dikkatli polis sayesinde insan kılığına girmiş yaratık hemen yakalandı. Şimdi bu hapse atılacak, kader mahkûmu diye anılacaktı. Kader mahkûmuymuş! Asıl onla aynı hücreyi, aynı ülkeyi paylaşanlar kader mahkûmuydu!.. * Ben, anlatıcı, merak ettim; ansiklopedi karıştırarak saka kuşunu inceledim. Karşıma çıkan ilk tanım, “ ötücü kuşların içinde en asili ” olduğuydu. Diğer belirgin özelliğinin, “ Kafese alınması ve alıştırılmasının kolay ” olması canımı sıktı. Hâ, bir de Lâtince adı Carduelis Carduelis’ miş. Boş versene! Olsa olsa Pipca Bacca dır…
İnsan Olmanın Lezzeti... CLI' de buluşana dek, en iyilerle kalın. İlk not: En son ne zaman, sıcak bir karşılaşma sizi esir aldı? |
" Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 186. haftanın 14.04.2008 / 20.04.2008 konusu: SAKA KUŞUNUN ÇIĞLIĞI
:
Alp
ARPAD,
Ankara, 19.04.2008, 03:57
Diğer bir
"
İOL... "
için