www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

KÖŞE YAZILARI caddesi 

Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD

İnsan Olmanın Lezzeti... CXII

Bir Sonraki Yapıt

Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir

SAHİBİNİN SESİ

Ne mektubu olursa olsun, bu böyledir! Resmi mektup, resmi kokar; duygulardan eser yok! İş mektubu, iş kokar; aldatıcı duygular gizli gizli okşar sizi:

 

" Sevgili George,

Eminim, senin haricindeki nedenlerden dolayı bana istemeden attığına inandığım - çok  pardon George - kazık dolayısıyla onca yıllık beraberliğimiz, sahip olduğum kahrolasıca prensiplerimden dolayı kapının bu tarafında ve diğer tarafında sona erdi. Buna doğal olarak senin kadar üzülüyorum. Üzüntümden sen giderken söylemek istediklerimi söyleyemedim.

 

Sekreterim mektup yazabileceğimizi hatırlattı.

 

Kıymetli George, sana söylemek istediklerimi sekreterim yazmayı denedi ama o bir hanımefendi olduğu için yazamıyor...

 

Ben de bir beyefendi ve bir centilmen olduğum için yazamıyorum.  Ah George, sen her ikisi de olmadığın için demek istediklerimi anlamışsındır...

 

Sevgilerle George, sevgilerle...

Eski Ortağın Fred "      

 

George nasıl duygulanmıştır kim bilir alınca? Kahrolmuştur kederinden!... Hayır, bizde olsa " Lan " diye başlar bu mektup, ona yanıyorum...

 

Bu mektup fena halde George' ait dediğinizi duyar gibi oldum.!  Bilmem ki...

 

Eş dost mektubu, - ki yazan kalmadı - gereksinim kokar; size veya eksikliğini duyduğu şeye! Şurası çok kesin ki, paylaşmaya değer bulunduğunuz için yazılmıştır. Yazabilen de, okuyabilen de şanslıdır. Çözücü kılığına bürünmeden, rolünüzün ana taşıyıcısının paylaşmak palamarı olduğunu anlayabilirseniz; Ne mutlu size!

 

Diğer tür mektuplara türlü çeşitli isimler takabilirsiniz, benden size sınırsızca izin: İhbarname, İhtarname, Bildiri, Taahhütlü, hatta daha da beteri İadeli Taahhütlü ( bunda biraz ben de senin.. anlamı seziyorum ) ...

 

Mektubun Mektup olabilmesi için iki kaynaktan geliyor olabilmesi gerek galiba; dosttan veya sevdiğinizden! Dosttan geleni de kabulümdür ama asıl, mektup gibi mektup diyebileceğimiz, sevdiğinizden gelenidir. 

 

Karşı karşıya otururken küs de olsanız hiç verildiğini görmediğim üzere, mektup ayrılıklarda, aranızda mesafe olduğu hallerde yazılır ama hep birleştirici, uzlaştırıcı olmuştur. Mektup yüzsüz ifade olmasına rağmen inanması zor bir şekilde mimikler, izler, duygular taşır. Sanki kâğıtta can, yazıda kan vardır. Ağlar, güler, üzülür, sevinir. Kış gibi üşütür, yaz gibi terletir, sonbahar gibi hüzün yükler, ilkbahar gibi kokutur. Menekşe kokar, ıhlamur kokar, gönül kokar. Kırılganlık, dargınlık, kızgınlık, taşkınlık, düşmanlık, isteri, hırs, atışma, kıskançlık, küsme, süzme, bağırma, çağırma, davet, istek, arzu, aşk, sevme, açık olarak isteyemediğini anıştırmayla elde etmeyi deneme, ... Hatta yukarıda sayilânları o derece taşımıştır ki okuyanın yüzü o mimikleri, o duyguları taşır. Onun için mektup yalnızken okunur. Mektup,  neredeyse, kişiye en özelden bir sonraki özeldir...

 

Uzlaştırıcı yanı ise, mektupla elde edilen deşarj sonucu karşı karşıya gelindiğinde belki de sarılıp öpüşmekten, yani sulh olmaktan başka denenmemiş bir yol kalmamıştır...

 

Kutsal sayılabilecek bu kişiye özelliğin günümüzde gereği kadar önem taşımaması çok ama çok üzücüdür. " Bir kereden bir şey olmaz " mantığının nerede başladığının ve nerede duracağının belli olmasının deneklerinden birisi de başkasının mektuplarını alma ve açma hastalığıdır. İzinsiz açilân mektup kime aittir? İzinsiz açilân mektubu hepimiz sahiplendiğimiz zaman mektuplar ve birçok şey asıl sahiplerini bulacaktır.

 

Yazan, Postacı, Yazilân üçgenine bilmeden ve bilemediğiniz dahil daha kaç kişi vardır ve aidiyet hakları neyle sınırlıdır? Yazan ve Yazilân tamam ama iki ayrı ülke, iki ayrı şehir, iki ayrı semt?... Zilyet hakları da mı yok yani? Bence var; Yazan ve Yazilân tarafından tanınmasalar da, hatırlandıkça kocaman bir teşekkür almaya hakları var. Başta postacı olmak üzere öylesine kutsal bir görevleri vardı ki...

 

Mektup sahibinin sesidir. Eski sahibi söyler, yeni sahibi kendi sesini dinler! Mektup yeni sahibine aittir; eski sahibinden dolayı...

 

Sahibinin sesi ise sahibine aittir; yine sahibinden dolayı...

 

 

 

 

İnsan Olmanın Lezzeti... CXIII' de buluşana dek, en iyilerle kalın.

İlk not: En son ne zaman, birlikte veya yalnız, suda taş kaydırdınız?

 

" Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 42. hafta, 11.07.2005 - 17.07.2005 haftanın konusu: MEKTUP KİME AİTTİR; YAZANA MI, YAZilânA MI? üzerine..

: Alp ARPAD, Ankara, 17.07.2005, 23:11,                                                                                           Diğer bir  İOL... " için

                      

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt