www.sizedebiyat.com SiZedebiyat
KÖŞE YAZILARI caddesi
Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD
İnsan Olmanın Lezzeti... CVIII
Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir
EDALI METİN
|
Nasıl da sıkıntılı olduğum bir gündü? Ama işte, Allah iyileştireceği hastanın ayağına doktoru getirir ya bazen; Her zamankinin aksine taksi şoförü olması gereken gibi, masum radyonun sesiyse dinlenebilirlik ölçülerindeydi. Başını kaçırdığım şarkının ikinci yarısındaki tekrar ana teması bir girdi... Pir girdi gönüldaşlarım; pir girdi! Ne oluyorum, nerdeyim dedim... Hani maddi ve manevi sıkıntılarınız vardır; üzüntüleriniz, hüzünleriniz, acılarınız, bastıramadıklarınız, çaresizlikleriniz, birdenbire üzerine çöken renksizleriniz, anlamsızlıklarınız, öfleriniz, amanlarınız, yeter artıklarınız vardır ya; Birden bir şey sizi yaşama geri döndürür... Sizi alıştığınız yerden, yaşadığınız şehrin monoton zamanlarından, sepya duvarlarından uzaklaştırıp yeşillere, mavilere, sulara, sazlara, hazlara, huzura doğru götürür. Bu kez, o şarkıydı işte...
SÖYLE BARİ SON SÖZ OLSUN ANLAT, SAKLAMA NE VARSA
KİM BİLİR KİMLER AKLINI ÇELDİ? KİM BİLİR KİMLER AKLINI ÇELDİ?
GÖRDÜĞÜNE SEVİNMEDİN SEN BENİ?
UNUTULMUŞ MUYDUM? ALIŞIYOR MUYDUN? Bolero tarzı sürükleyici, romantizm dokulu ve her notası şahsiyet dolu müziğine kapılmışken bir de bu sözleri duyunca sıra dışı bir işle karşılaştığımı anladım. Bu ne kadar güzel, albenili, ince bir sitemdi böyle? Belki de icra eden usta ses müzikteki yumuşaklıkla yarış içindeydi. Birbirlerini tamamlıyorlardı. Yetmedi dostlarım, yetmedi! Nasıl da seviyeli, uluslararası tınıda kısa bir piyano motifinin ölçülü ve çekici eşliğini duydum o sırada. Nefesli tınılar ise suya inat sessizlikteki kuğular gibi yüzüyordu melodinin içinde; görülmüyor, hissediliyordu... Çıkmıyordu aklımdan; Beklenmiyor muydum? Kalbini mi yordum?... Kalbinizi mi yormuştum eskilerim, ha? Beklenmiyor muydum işte güçte ayrı düştüklerim, ha? Alışıyor muydunuz yokluğuma bilgisizler, cahiller, densizler, ha? Bunlara, hepinize boş verdim boş!... Ama kalbini mi yordum gönlüm? Hem de bunca iş güç arasında? ... Taksi şoförüne hayret ettim! İlk defa dinlediğini söylediği şarkıda duyduğu ilk bolero olduğuna emindim ama arabayı nasıl bolero gibi kullanabiliyordu? Bu müziğin herkeste ayrı bir kuvveti vardı... Nazlandırıyor, kızdırıyor, sürüklüyor, hazlandırıyor, dinlendiriyordu... Adı olsa olsa, " Kadife İsyan " olabilirdi.
Aradan epey bir zaman geçti. O gün aynı taksi şoförünü sorguya çektiğim gibi bugüne kadar tanıdığım ve bilebilecek herkesi sorguya çektim. Sonunda biri Kadife İsyan' ın " UNUTULMUŞ MUYDUM " olabileceğini söyledi. Ve o çıktı... Eda ÖZÜLKÜ' yü oldum olası severdim. Tanıdıkça Metin ÖZÜLKÜ' yü sevdim. Ama Eda hanım yazdığında, Metin bey söylediğinde bir başka oluyormuş. Daha doğrusu Edalı Metin çok güzel olmuş. Nice yeni ürünlere, nice yıllara... Hemen dinlemeye koyuldum. Parça başındaki ve arasındaki şiirin o zaman farkına vardım. Şiirsiz halini çok aradım. Metin bey, kurşun ve paslı makasın, böylesine muhteşem gönül okşayan bir müzikle, böylesine gelmişe geçmişe dinleyene hitap eden bir şarkıyla, böylesine zevkli bir tınıyla hiç ilgisi yok! Lütfen!... Kuş, kuşum ve paslanmayan aşk olsa neyse... Sadece melodisi bile şırıl şırıl akan su gibi şiirle dolu, sözleriyse en az çok güzel melodisi kadar akıcı ve değişik bir şiir. Başka şiire ne gerek var? Metin bey şu anda harıl harıl, büyük bir umutla, İnternet' teki arkadaşlarımdan henüz bilmediğim bir teknolojiyi soruşturuyorum: Şarkınızdan şiirli kısımları çıkartarak, yalnızca geri kalan her şeyi bana dinletebilecek bir teknolojiyi... Ya da geri kalan her şeyi belki sizden duyarım, ne dersiniz? Neyse; arkasından usta ses inanılmaz yumuşak egemenlikle, muhteşem güzellikteki kendine özgü feryatla ilk üç kıtayı geçti, yine beni de alıp, yine beni bir yerlere götürürken...
KISA BİR HÜZÜNDEN SONRA
KİM BİLİR KİMLER AKLINI ÇELDİ? KİM BİLİR KİMLER AKLINI ÇELDİ?
GÖRDÜĞÜNE SEVİNMEDİN SEN BENİ?
UNUTULMUŞ MUYDUM? ALIŞIYOR MUYDUN? Seviştin mi? Değiştin mi ? Beni yeni bir umutla... Neler neler sığmaz ki bu tarifin içine? Doluya koysanız dolmaz, boşa koysanız olmaz... Sazında, sözünde, düzenlemesinde, son hale gelmesinde emeği geçenlerin tümünün gönlü bol olsun. Göreceksiniz; Yunan, İtalyan, İspanyol, birisi bu şarkıyı repertuarına alacak...
Eda ÖZÜLKÜ ve Metin ÖZÜLKÜ; Kalbiniz hiç yorulmasın...
İnsan Olmanın Lezzeti… CIX' da görüşene dek, en iyilerle kalın. İlk not: En son ne zaman, başınızı yastığa koyduğunuzda, uyumadan önce, son yıllar özeti yaptınız ? |
:
Alp
ARPAD,
Ankara, 14.04. 2005,
02:27
Diğer bir
"
İOL... "
için