www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD
® ©
İnsan Olmanın Lezzeti... LXXIX
Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir
DERE
|
Kırklareli türküsüdür: Dere geliyor dere / Kumunu sere sere / Al beni götür dere / Yârin olduğu yere... Yâr gelmiyor ki dereden rica ediyor kahramanımız! Dere oraya akar mı akmaz mı önemli değil; dereyi dert ortağı bildi ya ondan medet umuyor! Dere yön değiştirecek... kendisini de suyun üstünde tutacak... hop, yârin olduğu yere bırakacak... İşte bunu ancak bir âşık düşünebilir zaten! İşte aşk, bunun için güzeldir zaten! Âşık olmadan önce gidip o derenin kenarında uyumak istiyorum. Bir ilkyaz günü olsun. Afrodizyak kokulu taze bahar, ayıltıcı limon kokulu ferahlığını esirgemekten henüz vazgeçmiş olmasın. Terbiye edilmiş Red Kit gibi ağzımda otla, yakadaki bir ağaca yaslanayım. Yüzümde kaygısız bir gülümseme olsun. Onu derenin berrak mavi suyuna, şırıltısıyla bana yorumladığı müziğine karşılık olarak sunayım. Salisede trilyonlarca oksijen dolu su damlası dertlerimi benden alsın, engin denizlerdeki balıklara dedikodu malzemesi olarak taşısın. Onların da canı sıkılmasın. Yeni gelen damlalar öteki dağdan aldıkları yepyeni oksijeni bana bıraksınlar. Daha yenileri, sonradan yazıp size okutmam için uzaklardan yeni yeni öykülerin kırıntısını getirsinler. Ben hangisinin kar hangisinin yağmur hangisinin kaynak damlası olduğunu belirlemeye çalışırken uyuyup kalayım. Planlı kötülük bilmeyen hayvanlar, uyurken beni korur... Zaten çok düzgündü derenin kenarları ama uyandığımda her iki yakada fısıltıyla konuşan temiz giyimli âşıklar, kitabını okuyan âşık adayları, demini almaya çalışan orta yaşlı çiftler görmek isterim. Evcilleri yanlarında insanları dere boyunca yürürken seyretmek ne hoş olurdu. Nü model bulamamış pastoral mimikli ressamlar, kanatlı kuş gözlemcileri, boş gezen bulut avcıları; çalışkanlıkta ağustos böcekleriyle yarışsın. Doğadan ve dereden tek gelen senfoniye kulak kesilmiş çevre sakinlerim olsun hepsi... Dere, kenarındaki ağaçlar, yaprakların fısıltıları, deredeki taşın şarkısı, rüzgârın ninnisi, kuşların söylentileri, böceklerin çekemezlikleri, yeryüzünü merak eden balıklar, akşamı kollayan kurbağalar, bol oksijenin her şeyi boş verdirip beni uykuya zorlayışı ve dere kenarı düşlerim... Âşık olmayı sonra düşünürüz; o benim işim. Önce şu dereyi bir bulayım!
İnsan Olmanın Lezzeti... LXXX' de buluşana dek, en iyilerle kalın. İlk not: En son ne zaman, Güneş Tavşanları Oyunu oynadınız? |
Güneş Tavşanları Oyunu: Ayna yansımasını yakalamaya yarışan çocukların oynadığı oyun.
:
Alp
ARPAD,
Ankara, 07 Şubat 2004,
02:17
Diğer bir
"
İOL... "
için