www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

KÖŞE YAZILARI caddesi

Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD

® ©

İnsan Olmanın Lezzeti... LIX

Bir Sonraki Yapıt

Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir

8.300 KM.

Kıyılarımız uzunluğu tam bu kadar...

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanımız Oramiral Uğur Yiğit' in görevi devir teslim konuşmasındaki ülkemiz için yaptığı bir tanım olağanüstüydü: Mavi Vatan!

Üç tarafı  değil de bana göre dört bir tarafı denizle çevrili ülkem için bulunmuş çok güzel bir betimleme bu. Dört denizimiz var. Karadeniz, Marmara, ege, Akdeniz. Peki biz ne kadarından yararlanıyoruz? Bilmem! Bildiğim çok azından yararlanıyoruz. Bana mühim olan tamamından yararlanıp yararlanmadığımız...

Bir şey yapacağınız yerler var; yapamayacağınız da... Bir kere yeteri kadar Denizcilik Okulu yok! Deniz Bakanlığı, Deniz ve Deniz Ticareti Bakanlığı, Deniz ve Denizcilik Bakanlığı adı altında o düzeyde bir kuruluş yok! Sahillerde insanımızın denizden en üst derecede ve her yönünden faydalanması için gerekli düzenlemelerimiz yok! Yeterli sayılabilecek düzeyde Balıkçılık yok! Denizciliğin sayısız dalında kurulmuş ilgili Enstitüler yok! Denizin ana kucağındayken merakını başlatacak Deniz Sporları uğraşıları, özellikle Kürekçilik ve Yelkencilik çok yetersiz! Denizcilikle, en basitinden en bileşiğine bizzat uğraşan liderler yok! Her şeyini bu yola adamış gönüllüler çok yetersiz! Uluslararası denizcilikte bir iddiamız yok! Balık çiftlikleri azalıp yok olacağına çoğalıyor gibi! Kir tutması nedeniyle hassas bölgelerde Yüzen Dalgakıranlar kullanılmıyor? Çıldırmış nehirlere sahibiz ama üzerinde tekne giden bir tek kanalımız bile yok! Vb...

1971 yılında Londra' da Saint Stevens Hastanesi' nde yatıyorum. Günde on beş saat çalışıp hem okumayı hem de ayakta kalmayı denediğim yıllardı. Sağ yan hastahanedaşım Türk olduğumu duyunca çok heyecanlandı. Gemiciymiş. Tanıdığı ve tanıştığı bütün Türk Denizcilerinden övgüyle bahsetti. Sonra, " ama " dedi:

- Limanlarda yanımıza bağlayan Türk gemileri niçin çok eski; çok döküntü?

Döküldüğümü hissettim! En zor kabûl edebileceğim konudur: Denizlerimize ve denizcilerimize lâf söyletmemeye çalışırım. Daha önceleri Almanya' da trende yolculuk yapıyorum. Çok hoş, zarif bir arkeolog hanımla aynı kompartımandayız. Tren bomboş. Nürnberg' ten, Münich' e yolculuk yapacağız. Anlayacağınız yolumuz epey var. Sohbet koyu. Arada bir sigara içmeye çıkıyorum vagonun sonuna. Sohbet bölünüyor. " Burada için canım, nasıl olsa yalnızız " dedi. " Hayır " dedim, " İçemem çünkü yasak " !  Sanırım saygısını kazandım. Benim centilmenliğimden ama Türkiye' de bulunduğu esnada karşılaştığı medeniyetten bihaber Türklerden bahsetti. Kanım dondu ama tarihi yanıtımı da büyük bir soğukkanlılıkla yapıştırdım:

- Tabii normal! Sizde de öyle değil mi? Bir Bayveralıyla, bir Hımmıl Hımmılı ( Hamburglu ) bir tutabilir misiniz? Örnek olarak nice sıradan Alman Hanımları' yla tanıştım ama sizle de!

Böyle bir yanıt veremedim gemiciye çünkü bizi kötülemiyordu; gemilerimizi çok kötü bulmuştu yalnızca...         

- Size öyle denk gelmiştir. Güzel gemilerimiz de var!

İngiliz zarafeti yüzümü aydınlattı:

- Umarım onlarla da yan yana bağlanırız...

 

Bugün gemicilikte nereye geldik, gemilerimiz çok mu güzel, detaylarını bilmiyorum. Bildiğim tek şey denizcilikte en yetkin ülke olmamız gerektiğidir. Böyle olmadıkça fazla bir şey bilmem gerektiğini de sanmıyorum. Hedefimiz en üst olmalı. Yeterli aklımız, zor bulunan pratik zekâmız var. Çalışkanlık, bilgiyi ve teknolojiyi en sonuna kadar kullanmak buna yetecektir sanırım.

Bir de sevmek ve istemek, her şeyde olduğu gibi denizcilikte de çok önemli! İşte bu yazı bunun için yazıldı. Eski bir kürekçi ve yelkenci, amatör bir yat kaptanı, bir deniz âşığı, bir iyot kokusu tutkunu olarak bir nebze ilginizi çekebildiysem ne mutlu bana...

Rüzgârınız bol, kısmetiniz açık olsun. Rast gelsin...  

 

 

İnsan Olmanın Lezzeti... LX' ta buluşana dek, en iyilerle kalın.

İlk not:  En son ne zaman, sandalda sevgiliyle mehtap ışığında serenat küreği çektiniz!

 

Bu İOL... ümü 12 Mayıs 2011 tarihinde güncellemiş bulunuyorum.

 

:  Alp ARPAD, Ankara, 20 Eylül 2003, 05:15                                                                                      Diğer bir  İOL... "   için

 

              

 

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt