www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

 KÖŞE YAZILARI caddesi

Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD

® ©

İnsan Olmanın Lezzeti... XLV

Bir Sonraki Yapıt

Köşemin ismini  " İnsan olmanın lezzeti ” koydum. Hayır ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi. Çünkü, insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir.

 Büyük insan küçük işler

Tabelâcıların işlemeyi çok sevdikleri, " Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinlerse kişileri konuşur " özdeyişini, Atom Enerjili Denizciliğin babası olarak anılan Polonya asıllı Amerikalı Amiral Hyman George Rickover çok güzel söylemiş. Birçok yerde bunu uygulayabilirsiniz ama diğer yandan bundan çıkacak, “ Büyük, orta, küçük insanlar, ancak bu… bu… bu… gibi işlerle uğraşır ” anlamı da bir o kadar yanlış ve özellikle sınırlı eğitimin, öğretimin ve deneyimin insanlarını da olumsuz etkilemektedir! Ortalardakiler de bu deyişi yanlış yorumlayabilirler: Kişilerle, olaylarla uğraşma; küçük insan demesinler yeter ki! Fikirlerle uğraş; akşam toplantılarında, takside dolmuşta, bakkalda berberde, otobüste trende büyük büyük fikirler söyle! ... 

İşte bütün bu kargaşalığın sonucu, söz gelişi, apartmanı yönetici değil kapıcı yönetir! 

Kapıcının kendisine, herkesin ona saygı duyması açısından birilerinin kişilerle de uğraşarak düzeltmesi kaçınılmazdır. Kapıcıya işini yaparken rasyonelliği; nasıl yapması, konuşması, giyinmesi gerektiğini; sorumluluklarını; geçimi için kazandığını eşit toplanma sonucu ödeyen kat sahiplerinin bütününe aynı adaletle bağlılık göstermesini, yönetici dâhil kimse söylemez nedense! Kapıcı çoğu kez inşaattan kalan vasıfsız işçi veya eşdeğer çalışandır. Yukarıda anlatılanları ve önemini bilmeleri beklenemez.  

Hakkıyla çalışıp daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak herkes gibi onların da hakkıdır. Elbette otomobile de sahip olacaklar ama onu da sahip olduklarıyla kullanacaklardır! O hâlde o sahip olduklarının daha da ilerlemesine, yükselmesine neden olmak bilenlere düşen bir insanlık, bir yurttaşlık görevidir. Örnek olarak kurallara uyarak ve düşünerek otomobil kullanan bir kapıcı, kendisinin ve trafikteki herkesin can güvenliğidir. Bu durumda kişilerin yanlışları, hataları, eksiklikleriyle uğraşınca küçük insan mı olmuş oluyoruz? Aksi hâlde bunun sonucu o konuşulmayan kişilerle konuşulmayan olaylar, büyüklük adı altında üç maymunu oynayanları egemenliği altına alabilir…

Peki, apartmanı esas olarak kimin yönetmesi gerekir? Söz gelimi kapı önü küçük dedikodularla Dedikodu Sarayı’ nın başına şah eyledikleri o kapıcının değil; o yöneticinin de değil de hak sahiplerinin, o ülkedeki geçerli kat mülkiyeti kanunu maddeleri ve haklı insani istekleri doğrultusunda, seçecekleri düzgün bir yönetici eliyle yönetmesi en doğrusudur.

Bir toplumda, en uygar biçimiyle temel davranış ve tutumlar, en alt kültürdekine verilebilmişse o toplumda bunlar hiç konuşulmayacaktır. Bütün bunlar da birer örnektir tabii…  

Sanırım Amiralinki de bazı durumlarda küçük görülen işlerin yapılması duyarlı gerçek büyük adamlara kaldığından asıl işlerin aksaması yolundaki serzenişidir çünkü aynı Rickover, “ En büyük yanıtlar, en küçük ayrıntılardadır ” da demiştir. Demek ki herkesin yalnızca yapması gerektiğiyle uğraşmasını gösterdiğinin yanında her toplumda gelişim ve sancıları vardır sonucu da çıkıyor buradan…

Beyinlerinin büyük, orta, küçüklüğüyle uğraşanlar çoğu kez sorunları tartışarak çözüme kavuşturmak yerine, “ Zenginin parası züğürdün çenesini yorar ” gereksizliğinden öteye gitmeyen verimsizliklerde kendilerini ve çevrelerini yorarlar. Oysa beynin büyük, orta, küçük oluşundan çok daha önemli iki nokta vardır. Birincisi: küçük şeylerle yeteri kadar ilgilenmek!

Büyük başarıların sahipleri, küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir demiş Schiller. 

Çok isterim ki köşe yazarlarının tamamı, toplumda sağlıklı düşünüp çözmeyi, ilerlemeyi engelleyen küçük, küçücük hatta atomaltı küçüklükteki şeyleri bile sayfalarca tutacak büyüklükteki yazılarında dile getirsinler! Tarafsızca, “ Aklın yolu birdir ” çerçevesinde ele aldıkları bütün aksaklıkları dile getirmeliler. Böylelikle gün gelir belki de 3. sayfalarda yalnızca insana güzel gelen şeyler okuruz.    

İkincisiyse beynin ölçütü, boyutundan çok niteliğinde olmalı; ister sistemle ister olaylarla ister kişilerle yani neyle uğraşırsa uğraşsın bir kere iyi olmalı…

Unutulmamalıdır ki “ Başak doldukça buğday kafasını eğer ” diyen atasözü gereği, Büyüklüğün şartı büyüdükçe küçülmektir ” özdeyişiyse Büyük Beyinleri betimleyen en iyi deyiştir. 

 


İnsan Olmanın Lezzeti... XLVI' da buluşana dek, en iyilerle kalın.

İlk not: En son ne zaman, gün ışığının salt sessiz doğayı sizin için uyandırdığını düşündünüz?

 

:  Alp ARPAD, Ankara, 14 Haziran 2003, 01:47                                                                            Diğer bir  İOL... "   için

 

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük

Telif Hakları Kanunu

İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt