www.sizedebiyat.com SiZedebiyat
KÖŞE YAZILARI caddesi
Köşe Adının ve Köşe Yazısının Telif Hakkı sahibi: Alp ARPAD
İnsan Olmanın Lezzeti... XXVIII
Köşemin ismini, " İnsan Olmanın Lezzeti ” koydum. Hayır, ısrar eden olmadı. İçimden öyle geldi çünkü insan olmak gerçekten lezzetli bir iştir
ÇEKİRDEK ÇITLAR MISINIZ...
|
Apartman yönetimi toplantılarına, kesinlikle katılmalısınız!. Yatıştırıcı alarak gitmenizde fayda varsa alın, o ayrı bir konu. Eğer daha iyilerini hak etmek için bekleyeceksek, belki de hiç bir zaman kavuşamayacağız. Bir şeyler yaparak onları hak ettiğimizi önce kendimize kanıtlamamız gerekir. Yaşadığımız yerler, yaşamak istediğimiz yerler olmalıdır. Apartman toplantılarını kimse ciddiye almaz. Sonradan çıkacak aksaklıklar için, üstelik arkadaş bildiğim ayvukuatlar bana şöyle demişlerdir; “ ya boş ver! Bunlar konu değil ”. Bunlar güç işlerdir beyler! ( Hiç hanım ayvukuatım olmadı ) Hatta, bunlar en önemli problemdir. Günümüzde apartmanlaşmanın kültürümüz parçası haline geldiği bir toplumda yaşıyoruz. Toplumun her kesiminde görev yapacak bireyler, apartman dairelerinden çıkarak görevlerine gidiyor ve akşam yine o dairelerine dönüyorlar. İşlerini iyi yapmaları, işlerinde strese sahip olmamaları, yaşadıkları dairelerden nasıl çıktıklarına bağlıdır. Çoğu kere, dönmek için can attığımız daireye ayaklarımız bizi sürümez. Her şeyi kendimize uyarlamışız. Arada bir duvarın ayırdığı, iki veya iki buçuk ( buna da üç diyorlar ) katlı, yaşanması - özellikle de bir ev hanımı için - çok zor olan betonla sınırlı, ruhları olduğunu pek söyleyemeceğim duvarlararası dünya sahnesine " villa ", " müstakil konut ", " bahçeli ev " diyorlar. Villa köy demektir ama asıl şu " müstakil ev " konusuna takık durumdayım. " Müstakil " bağımsız demek. Neresi bağımsız; bitişik duvarı mı, yoksa dikey değil de yatay kata sahip olma kanununa bağımlı oluşu mu bağımsız? Ha yatay, ha dikey ikisi de kat ve ikisi de beraberce yaşamak zorunda olduğunuz çok yönden bağımlı duvar çevirmesi. Yani can ciğer kuzu sarması gibi bir şey.. E, kuzu kuzu sarılacaksanız o halde bütün bu geçimsizlikler niye? toplantılardaki bin bir taklalar niye? İşte katılmanızın önemi burada başlıyor; lütfen arkanıza yaslanın, başınızı koltuğa koyun, kemerlerinizi de çözün! Burası değişik bir dünya... Apartman toplantılarında politika vardır. Apartman toplantılarında insan davranışlarının tümü vardır. Apartman toplantılarında neşe vardır. Apartman toplantılarında hüzün vardır. Apartman toplantılarında, yıkım, kalkım, gruplaşma, ayrılma, başarma, başaramama, kavga, huzur, küçüklük, büyüklük vardır. Apartman toplantıları yalnızca özet olmakla kalmayıp bir çekirdektir. Bu gökkubbenin altında, " Ev alma, komşu al! " kadar doğru söylenmiş az söz vardır. Bunu kim söylemişse bir de o komşunun nasıl alınacağını söyleseydi.. Ben yine bayılıyorumlarıma başlayayım isterseniz; bayılıyorum, kendi mobil aracını bırakıp sizin mobil aracınızla ilgilenen komşularıma!.. Bayılıyorum, tedavi olduğunuzda hangi sosyal kurumu kullandığınızı inceleyen komşularıma!.. Bayılıyorum başına bir sürü çorap ören yöneticiyi göremeyip de, kapıcının gayet doğal, eşyanın tabiatına uygun olarak yaptığı kaçamağı HOLMES kültürü dahi olmadan BOND çapına sürükleyen komşularıma!... Bayılıyorum, sözünden dönen, sağ gösterip sol vuran, yöneticiyi arkasından ana avrat sövüp döven ama toplantılarda sempatik bir suratla öven, sizi arkadan vuran, çalıştığı kuruluşlarda seçim kilitleyip de apartman toplantılarındaki genel kurulu o kurumlara çeviren ve özellikle divan başkanı seçilmiş, sürekli söylenmeyi toplantıya katılıp söylediklerine paralel oy kullanmağa yeğleyen, küçük küçük hareket eden büyük büyük yürüyen komşularıma...
- " Bak yemin ediyorum, bir daha yönetici olmayacağım " - Yönetici/ Şimdi...
- " Her ne kadar olmayacağım dediyse de, diğer adayları görmezlikten geliyor ve kendisini önümüzdeki yüz altmış beş yıl için, özveriyle yapacağını bildiğimden yeniden göreve davet ediyorum. Sizin de öyle düşündüğünüz verdiğiniz altı ret, altı kabul oyundan belli oluyor. Oy birliği ile seçilmiştir. Hayırlı ossun. " ( şakada şak şak, altı alkış ve altı antialkış eşliğinde.. ) - Yöneticinin arkadaşı Divan Başkanı/ Birazdan...
- " Bu yönetim... Olmazzzz!... Yapamaz... Hesap sorulmalı... Birileri sormalıııı... " Muhalif bir bey veya hanım / Şimdi...
- " Yönetim raporu, denetim raporu aklanması için evet oyu veriyorum, hatta eski yönetici yeniden yeni yönetici olsun için evet oyu..." Aynı Muhalif bir bey veya hanım / Birazdan...
- " Bir komşum üşüyorsa, ben dairemde ısınsam bile üşürüm. Olmaz öyle şey! Bütün komşulara eşit muamele olsun! Balkonunu kapasın! Balkonunu kapamasın! Herkes eşittir... " Hazırun ( Hazırda bulunanlar, toplantının üyeleri ) / Şimdi...
- " Üşüsün! Ya da hareket etsin, zıplasın, battaniye veya hırka alsın; o ısınacak diye biz fazla para mı vericez? Bana ayrı muamele yapılsa güzel, hoş ve örnek, iyi bir şey olur! Kapasın tabii, ben de kapatacağım.. kılavuz olsun, kobay olsun! Kapamasın, ben de para yok, ben kapatamıyorum. O da kapamasın! Herkes nerden eşit oluyormuş bakayım, var mı öyle bedava köfte, ne kadar ekmek o kadar köfte, ben var ya ben!... " Hazırundan bazıları / İçinden...
Bayılıyorum nitelikli, iyi kalpli, olgun, sınırlarını bilen komşularıma. Eskilerin değişi ile; " Bu dört köşe, sır tutamaz betondan apartman onlar sayesinde ayakta duruyor ". Yerçekimini nasıl hallettiler acaba?...
Halbuki toplantılara katılsanız, sinirlenmeden sakin, toplantıda bulunmanızın burayla ilgili bir kanundan doğan hakkınız olduğunu unutmadan, o hakkın gereği hesap sormanızın ayıp olmadığının bilincinde olarak uygar ve çağdaşça sorularınızı sorsanız, bildiğiniz ve tartışılamayacak doğrularınızı sonuna kadar savunsanız, isteklerinizi dile getirseniz, böyle davranmakla da hem böyle davranmayanlara hem de gelecek toplantıların nasıl olması gerektiğine örnek oluştursanız.. Hatta aralarda iyi niyetli ziyaretlerle görüşseniz.. Bunu yapan komşularımız var. Onlar yeni taşındılar ama eski dünya ehli insanlar.
Burada da bir deyiş oluşmuş; " Ne kadar iyi çekirdek çıtlarsanız, o kadar iyi daha büyük meyveleri hak edersiniz ". Hoşuma gitti. Paylaşayım istedim.
Bu gökkubbenin altında, " Ev alma, komşu al! " kadar doğru söylenmiş az söz vardır. Bunu kim söylemişse bir de iyi bir komşunun nasıl alınacağını söyleseydi.. Yine de şükür bu kadarına.. Sonuç olarak iyi veya kötü de olsa, komşularım benimdir. Size göndermediğim için siz de şükredin. Sizinkileri de sakın bana göndermeyin. Gelmiş, geçmiş, gelecek komşularımın hepsine saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.
Dünyadaki " Komşu komşunun külüne muhtaçtır " diyen atalarımızdan kalmış deyişi yerinde buluyor ve unutmuyorum.
Yine de keyfim yerinde!.. Ben de ayda iki AL karşılığı kirada oturuyorum. Diğer bir deyişle Ay' da yaşıyorum ve bir ayda iki Ay Lirası kira ödüyorum.
Ally Joseph INDEPENTENT ( Ali Yusuf MÜSTAKİL ), Yukarıay mah., Yenişehir, Ay, 30. 02. 12814, 36:18
Kaynak: Olduğu gibi hepsi alıntı: Ay çapında büyük fantastikçi ve öykücü Ally Joseph INDEPENDENT ( Ali Yusuf MÜSTAKİL ) ' in " Ay' daki Yeni Yaşam ve Ah Şu Müteahhitler! ( Oh That Lazings & The Latest Ins of Moon " adlı eserinden bir öykü/eleştiri/ denemesinin tamamı alıntıdır.
Düzeltme: son paragraftaki Ay' da sözcüğü, klavye hatasından dolayı ayda olarak çıkmıştır. Özür diler, düzeltiriz.
Ay sözlüğünden; Ayvukuat: Avukat
İnsan Olmanın Lezzeti... XIX' da buluşuna dek, en iyilerle kalın.
İlk not: En son ne zaman, ışıklı bir kürenin yumuşak ışığına eşlik eden tatlı melodilerle pıyrım pıyrım dünyayı dolaştınız? Dönen küreyi istediğiniz yepyeni bir noktada durdurdunuz? |
:
Alp
ARPAD,
Ankara, 01.02. 2003,
08:12
Diğer bir
"
İOL... "
için