www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

KÖŞE YAZILARI caddesi

Telif Hakkı sahibi: Nevzat TEKİN

İYİ BİR GÜN OLSUN YARIN

ŞİİRİN CİNSİYETİ VAR MI?

" Neden kadın şairler yer edinemez ülke şiirinde? " sorusunu ıskalayıp başarısız bir ilişki sonrasında herkesin düşebileceği gibi; karşı cinse atıp tuttuğum anlarımda ortaya çıkan " Yahu bu kadınlara şiir yazmak mı şairlerin görevi? Neden onların kalemlerinden de herkesin diline dolanabileceği bir kaç dize çıkmaz ki? " gibi anlamsız sorularla da boğulduğum yıllardı! Sanki şiirin cinsiyeti varmış gibi... 

Bulabildiğim bütün kadın şairlere büyük bir merak ile yaklaşıyor ve ehlileştirmeye çalışıyordum içimdeki gereksiz fikirleri!

1990 yılının Nisan  ayında güzel bir bahar günü Ortaköy' de kaldırımda açılan bir kitap tezgâhında tanıştım İranlı Furuğ FERRUHZAD ile... Kadınların sosyal yaşamda aldıkları ve oynadıkları rolün uzunluğu bizim kadınlarımızın etkinliğine nazaran daha kısa olduğuna inandığım bir ülkenin vatandaşı olarak Furuğ, nasıl becermişti acaba şiir tanıklığı ile yaşamı açıklamayı? 

Ortadoğu gibi dünyanın altı asla ateşsiz bırakılmayan cadı kazanında bir vatandaş olarak, hele hele bir kadın olarak nasıl ve neden şiire tutunmuştu? Daha çarpıcı ve anlaşılabilir kılmak adına imgeler yoluyla  gerçekleri saklamaz mı şiir? Elbette saklar! Peki Furuğ 'un şiirinde ülkesinin gerçekleri ne kadar örtülmüştür imge tülüyle? 

Bir solukta okuduğum ve altını çize çize biriktirmeye çalıştığım Furuğ dizeleri araştırmaya çalıştığım anlamların kapısını gösteriyor; ancak açmıyordu!

" Bak tam karşımızda gecenin mumu

Damla damla nasıl eriyor

Nasıl doluyor ağzına kadar uyku şarabıyla

Gözlerimin simsiyah kadehi

Senin ninnilerini dinlerken

Ve bak nasıl şiirlerimin beşiğinde

Sen doğuyorsun, güneş doğuyor..." diyen bir kadın şairin tarafımdan tanınması gerekli diye düşünüyordum o yıllarda! 

" ...

Ve ne kadar yılan yuvasına benziyor bu gökyüzü

Seni öperken bile

Düşlerinde darağacına senin için ipler ören

Adamların ayak sesleriyle dolu

Selam ey masum gece

... "

dizeleriyle içime işleyen Furuğ'u tanıdığım 3 - 5 İranlıya sordum; ama boşuna!

1936 yılında doğup 1968 yılında otuz iki yaşında iken bir trafik kazasında başını bir kaldırım taşına çarpıp yaşamını yitiren İranlı bir kadın şairin gizi sürmeye mahkûm gibiydi benim için... 

Furuğ hakkında bir şey öğrenme isteğim kısa mesafe koşucusunun maraton koşma isteği gibi bir hal almıştı; çünkü onun hakkında dilimizde yazılı pek bir şey yoktu! Üniversiteli yıllarımdan arkadaşım Media' nın girişimleri ile Farsça birkaç şiirini bulmuştum, ama ne dediğini Media' nın kıt kanaat Türkçesi ile anlayabilmek imkânsızdı... 

İranlı bir üniversite öğrencisinin Sevgi SOYSAL' ı tanımak istemesi gibi bir şeydi bu! " Yenişehir' de Bir Öğle Vakti " ne yaşandığını bilemezdi ki İran' da okuyan bir üniversite öğrencisi!

 

 

* : Yenişehir' de Bir Öğle Vakti, Sevgi SOYSAL, Bilgi Yayınevi, 1974

:  Nevzat TEKİN, Çatalca, 21.11.2005, 12:32                                                  Diğer bir  köşe yazısı için "   için

               

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt