www.sizedebiyat.com SiZedebiyat
KÖŞE YAZILARI caddesi
Telif Hakkı sahibi: Nevzat TEKİN
İYİ BİR GÜN OLSUN YARIN
EVCİL İSYANLAR
|
Gecenin sessizliğini ateşinin kırmızılığıyla yırtan kibriti
alelacele söndürdü! Karanlıkta kulakları tırmalayan kedi çığlığını da
kibrit leşinin yanına koydu... Neredeyse kibritin kızıl rengi sessizliği
yırtacak, çığlıksa karanlığı anlamsız kılacaktı! Bu gecelik, içindeki pasiflora masumiyetini prozac yalnızlığına dönüştürmek istiyordu! Havsalasının kurduğu son cümle, en az kibrit ateşi kadar ürküttü! " Hayvan ürkmesinden beterdir insan ürkmesi! " diyen ve artık geçmişinin haritasında silinmiş bir köy kadar kıymeti olmayan arkadaşını hatırladı... Kendisinin yaşadıklarından çok yaşayamadıklarına öfkelenen insanlardan olmadığını biliyordu bilmesine; ancak yaşamak istediklerini hayallerinin arasına sıkıştırmayı başaramayan insanlardan olmak istemediğini de biliyordu... Ah, şu gümrah sesli kedi! Kaç çığlık bırakmış olabilir ki hafıza kapısının önüne? İlk başlarda ismini bile bilmediği insanların bazen bilmeden, ama çoğunca taammüden yaşam alanını daraltması sinirini bozmuyor değildi! Sinirleniyordu elbette, ancak içindeki ahlâk bekçisinin düdüğü öyle tiz çalıyordu ki bütün bu sinirlenmelerini düzenin kireç kuyusuna atıp öldürüyordu! Çakır gözlü anacığının " Uçan kuşun kanadı kırılmaz! " öğüdüyle uzun süre idare etti! Ruhunun kanatlarını kürek kemiklerinin arasında, derisinin içinde sakladı! Kanatlarının tüylerini özgüven yağıyla parlattı! Telekleri içindeki havayı bile halayların çekildiği günlerde değiştirip coşku dolu olmalarını sağladı! Nedense kendi uçuşunu gökyüzünün kalabalık olmadığı günlere erteledi... Öyle çok erteledi ki, ona çaktırmadan kavuşmak, beklemek fiiliyle yer değiştirdi... Zamanla, ayaklarınca hükmettiği coğrafyasının gökyüzü tahmin ettiğinden daha çabuk ve daha çok kirlendiğini gördü ve kendisini uçmanın özgürlükle alâkası olmadığı konusunda ikna etti. O unutsa da kanatları yerinde duruyor. Öyle ya, en becerikli papağandı insan! Ne yiyeceğini, ne giyeceğini, nasıl oturacağını, nasıl kalkacağını öğrendi diğer babaç papağanlardan! Nasıl sevişeceğini öğrendi beyaz perdedeki çıplak papağanlardan! Düşünmenin vücudun en yoran faaliyeti olduğunu bilen papağanlar tarafından eğitildi. Karabiber hapşırığının geliş hızıyla aniden susabilmeyi öğrendi. Öyle çok sustu ki, bilincinin seslerini kanatlarının yanına defnetti. Hayatın oy pusulasındaki yalnızlık halkasının içine vurduğu ' evet ' mührünü eline tutuşturanları fark etmekte gecikti aslında! Geçmişinde parlak yıldızlar gibi duran dostlarıyla birlikte her türlü yoksulluğa karşı biriktirdiği çoğul öfkeler arada bir mostra verse de isyanlarının evcilleştiğinin farkına vardı... Hamiş: İsyanların bile evcilleştiği bir çağda herkesin Prometheus cezasına çarptırıldığını bilmenin rahatlığıyla öfkelerimizi, hırslarımızı, cinnet hâllerimizi ve hatta isyanlarımızı sevdiklerimizin kucaklarına bırakıyoruz! Haberiniz olsun... |
:
Nevzat TEKİN,
26 Eylül 2007, Çatalca Diğer bir
"
köşe yazısı için "
için