www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

KÖŞE YAZILARI caddesi 

Telif Hakkı sahibi: Mehmet UHRİ

AÇIK KAPI   

 Hayatı anlamaya ve anlatmaya çabalayanlar için her zaman bir açık kapı vardır

DUYGUSALLIK ŞEKİLSİZDİR

Duygulandığımız anlarda duygularımızı ifade etmede genellikle zorlanırız. “ Çok duygulandım, duygularımı ifade edecek sözcük bulamıyorum ” gibi bir şeyler zırvalarız. 

Duyguları aktarmak zordur, çünkü duygusallık şekilsizdir. 

Duyguların biçimi ve sürekliliği yoktur. Denizdeki dalgalar gibi bazen sakin, çoğu kez kabarıktır. Birbirine benzer gibi görünür ancak yakından hepsi farklıdır. Kaçınılmaz olan dalgalanmadır. 

Duygularımız özünde mantık sürecinden bağımsız olarak belirir, kabarır, bazen taşar ve sakinleşir. Çoğu kez bizleri harekete geçiren duygularımızdır. İlk ve ani tepkilerimiz hep duygusaldır. Arabaların 1. vitesi gibi bizi harekete geçirir ancak sürekliliği yoktur. Vitesi değiştiren ya da frene basıp bizi durduran mantığımızdır. 

Mantıksa, akılcıdır. Kavramları mantığımızla aktarmak kolaydır. Çünkü mantık şekilcidir. Sürekliliği vardır. Önü ve arkası olmak zorundadır. Genellikle kişiyi harekete geçirmez hatta harekete geçmesine engel olduğu bile olur. Ancak bir şekilde eyleme kalkışan kişi için eylemin sürekliliğini ve tutarlığını sağlayan mantığımızdır. Mantık şekilcidir. Anlatılması, aktarılması, paylaşılması kolaydır. Duygularsa, şekilsizdir. Anlatmak, aktarmak, paylaşmak yere zamana, insana göre değişkenlik gösterir. 

Hayatsa, duygularımız ve mantığımız arasında salınır. 

Dengenin nerede oluştuğuna bağlı olarak şekilci, kuralcı ya da dağınık bir görünüm ortaya çıkar. Kimimiz mantığını hayatı yönlendirmede kullanırken, kimimizin yaşamı duyguların egemenliğinde şekillenir. Bazılarımızdaysa, her iki uç arasında gidip gelmelerle dalgalı bir görünüm vardır. 

Mantık ve duygu birbirini etkileyip dönüştürmeye de uğraşır. Duygusal yanına kızıp mantığıyla duygusal tepkilerini biçimlendirmeye uğraşanımız çoktur. Ancak duygusallık ne olursa olsun şekilsizdir. Sadece duygusal tepkilerimize mantıklı bir açıklama bulup kendimizce kabul edilir kılmaya çabalarız. 

Duygularımız içimizdeki sorumsuz ve yaramaz çocuk gibidir. Çocuğunu adam etmeye uğraşan anne baba da mantığımızdır. Ancak duygular şekilsizdir, ne zaman, nerede hangi biçimde ortaya çıkacağı belli değildir. Dedim ya, şekilsizdir. 

Erdemse, duygularla mantık arasında kurulan dengedir. Uçlarda salınsak bile şekilsizlik, ifadesizlikle akılcılık arasında kurulan dengedir erdem.

Duygusallık ve mantığımızla kişiliğimiz gelişir, kimi zaman bir uçta kimi zaman diğer uçta salınırız. Hatta Batı toplumlarının daha akılcı, şekilci, mantık düşkünü olduğunu, Doğu toplumlarınınsa daha duygusal, şekilsiz, kaypak olduğunu düşünürüz. Önemli olan dengenin nerede kurulduğudur. 

Hayatı denge arayışı olarak görmek yerine duygusallık ya da mantığa yönelme arayışıysa, temel yanılgılarımızdandır. Üstelik, duyguyu mantığa ya da mantığı duyguya bulandırma eğilimi, erdem kazanmanın önünde önemli bir engel olarak görünüyor.

Hâlbuki duygular dalgalanmaya devam edecek ve rüzgâr olduğu sürece dalgalar hep olacaktır. Gerçekte sürekliliği olan, var olan ise denizin kendidir. 

Denizi hissetmeden dalgalarda var olma çabasında olanlar için ise hayattaki tek gerçek rüzgârdır ve ne ilginçtir ki o da şekilsizdir. Duygusallık şekilsizdir...

İyi ki de öyledir...

 

      :  Mehmet UHRİ, İstanbul,                                                Diğer bir  köşe yazısı için "   için

                         

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt