www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

İNSAN  HALİ kumsalı

Popstar Boyacı

Gönderen: Alp Arpad 22.02.2008

Yerler, erimiş karın ıslattığı toz toprakla çamurdu. Düz havada boyacı aramayan ben, ayakkabı boyatmak istedim! Ayağımdaki ayakkabıyı çok seviyordum; aldığımda bordoya çalan kahverengiydi. Koyu kahverengi olsa bütün giysilerime uyacaktı. Alışveriş merkezlerinden birisinde kendisini uzman sanan boyacı hâlledebileceğini söyledi. Hâlletti de! Siyahlı kahverengili bir ayakkabım olmuştu; olsundu! Yine şıktı ve ben yine çok seviyordum. İşte o ayakkabıyla dün taşrada işlerimi bitirmiş, boyacı bulamamışken şirin ilçeyi terk etmeye hazırlanıyordum. Önce sesini işittim. Yetkili ve etkiliydi. Çamur, kar, is pisin yanında, bir pasajın dışında, hatırı sayılır soğukta işini yapıyordu. Yetmişli yaşlarını sürüyordu. Müşterisiyle tartışıyor ama onu memnun etmeye çalışıyordu. Gerçekten çok zor bir rengi, sanırım ayakkabıyı alırken tartışmamış müşteri, şimdi ayakkabı boyasının rengini beğenmiyordu ama o ayakkabıya uygun renk boya da daha yapılmamıştı zaten; bozuk, şahsiyetsiz, çocuk kakası rengi! Zevkleri ve renkleri münakaşa edemeyeceğime, etsem de bu saatten sonra o ayakkabının satın alınmamasına bir yararı olmayacağına göre seyretmeye başladım. Beni görünce kurtarıcı gibi dört elle bana sarıldı. Karşımdakinde dünya ehli izlenimini bırakabilmek beni son zamanlarda çok mutlu ediyor. Hemen müşterisini ve ayakkabısının rengini anlatmaya başladı. Hak verdim. Bütün boyalarını çıkartıp müşterisine gösterdi. Müşterisi doğal olarak hiçbirisini beğenmedi çünkü hepsi aklı başında renklerdi! Karışım yapmaya başladı. Bana kalırsa iki karışım yeterliydi ama o dörde çıkardı. Müşteri sonunda ikna oldu. Boya bittiğinde ben bile beğendim!

 

İşini iyi yapan insanları sevmişimdir. İşini iyi ve aşkla, sadakatle yapan insanları çok sevmişimdir. Onlardan etkilenir, hemen gidip bir şeyi en iyi yapmak isterim. Boyanın bitmesini beklemem gerekecekti.

 

Beklerken direkteki Popstar Boyacı yazısını ve onu işaret eden oku gördüm. Anlamını sordum. " Zahidem " adlı türküyü okumaya başladı. Yetmişli yaşlar için yirmili yaşlardaki yarışmacılardan daha güzel okuyordu. Konuya onlardan çok daha fazla egemendi. Bitirdiğinde gururla ekledi:

- Zahide' den başlıyoruz, daha neler neler... 

Anladım ki işi gibi, bu da onun yaşam tutamaçlarından birisi...

 

Ayakkabıyı kendi yaptığı özel bir aletle temizledi. Fırçaladı. Bir tür cilâyla bir çeşit temizlik daha yaptı. Fırçaladı. İki kat boyadı. Fırçaladı. Badem yağını son kat cilâsıyla karıştırdı. İyice yedirdi. Fırçaladı. Bittiğinde ayakkabı kendini bulmuş ve daha önce görmediğim, ayakkabıyı çok daha güzel gösteren maun rengi karları eritiyordu. Yirmili yaşlarda olmadığıma hayıflandım. Mübarek, ayakkabı değil sanki Chris - Craft!

 

Mutlu olmuştum; mutlu etmek istedim:

- Ben sizden ayakkabımı boyamanızı istemiştim!

- Boyadım ya?

- Siz mobilya yaptınız...

- Allah razı olsun. Sonunda bir anlayan çıktı...

 

Soğuğa inat kıpkırmızı yüzünden mutluluğu belli oluyordu. Helâlleşip ayrıldım. İki adım atmıştım ki arkamdan bağırışını işittim:

- Bir dakika, bana geri gelir misiniz?

Elindeki ayakkabı fırçasına benzeyen fırçayla önce ayağımı sonra sandığın üstündeki dökme pirinçten ayaklığı işaret etti. Eksik bir şey kaldığını sanarak ayağımı işaret edilen yere koydum. Uzanarak pantolonun paçalarını dört bir taraftan fırçalamaya başladı. Elbise fırçası, fark edemediğim çamurları çıkarınca tertemiz pantolon ayakkabıya uyum sağladı.

- Şimdi... dedi kaykılarak,

- Şimdi güzel oldu. Her şey güzel! dedi. Sonra konuşmama fırsat tanımadan:

- Şimdi gidebilirsiniz. İyi günler! diyerek eliyle gideceğim yönü işaret etti.

 

Yanılmamıştım; dünya ehli olan birbirinin dilinden anlıyordu...

                                                                                                                 Bir başka İnsan Hali Kumsalı öyküsü için

       

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt