www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

GÜLMECE çavlanı

Telif hakkı sahibi: YAKUP Dede

 

Yakup Dede ile Her Telden

Not: Dinamik bir köşedir! Doğru kullanılmış Türkçe için garanti veremeyiz. Yakup Dede bu! Tüm yerel ağızları konuşur.

16- Ayvaçiçekaçtı Mahallesi' nden Nazlı soruyor: Dede, sen bilirsin ama aklım gele gide. Bu Dünya Güzellik yarışmalarında birinci olanlar, olduğu anda çok şaşırıyorlar. Nedendir acep? Bilmediğimiz bir durum mu var? Her cevap kabülüm değildir. Ona göre. Ellerine buse, aklı başında dede.

Nazlıııı.... Neyse 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. Of be, sakinledim yeminle.  Nazlı sarstın beni yeminle. Yavrum ya argo ol, ya da nazik ol! Ne bu ya, yarısı ayvalı, yarısı sarımsaklı? O kızlara da hak vermek gerek! Tam konsantre olmuş, Alex dün akşamki sözünde duracak mı derken, aaaa, durmuş bile! İşte ona şaşırıyor yavrucaklar. Niye? Çünkü bu zamanda sözünde duran az. Diğer iyimser bir tabloyla bakarsak, ben zaten çirkinim, beni kim kraliçe yapacak ki diye düşünüyor olabilirler. A, bir de bakıyor ki birinci olmuş! Niye? Çünkü çirkin şansı tutmuş! Bunun dışında, spikerin dili sürçmüş ve yanlışlıkla ismini zikretmiş olabilir. Di mi Nazlım? Ben eminim, sen gitsen şaşırmazsın... birinci olmadığına. Hadi iyi geceler yavrum. Deden, ben.         

17- Kadıköy' den Ekrem FETBAZ soruyor: Dedem benim; Ben bu Monika olayına takmış durumdayım. Ayrıca Başkan olmuş adamın da bazı hakları olmalı dimi? O da bi insan be dedem. Ellerinden öperim. Sadık torununun Ekrem.

Bu gibi yüksek konulara pek karışmıyorum ama bir hatalı anlaşılmayı aydınlatmak da benim görevim. Hakikaten çok sevdiğim ve çok başarılı bulduğum bir başkandır. Gergin olduğu anlarda saksafon çalmaktadır. Böyle anlardan birinde Monika; " bana da saksafon çalmasını öğretir misiniz Sayın Başkan " diye sormuş olabilir. Bu Başkan' ın haklarından hiçbir şeyi kısıtlamaz. Sizin nelere ne kadar hakkınız varsa, başkanın daha fazla hakkı vardır. Sizin yapabildiklerinizi Başkan yapamamaktadır. Asıl Monika ayıp etmiştir. Huzursuz Köy Kayak Başkanı Seyfullah' ın yardımcısı oldum diye kendini bir şey sanmasın. Mahrem olanı namahrem yapmasın. Önce göbek adını değiştirsin. Asıl adı Fatmayı kullansın. Bizans oyunu yapmasın, artık tarihe karıştı o oyunlar. Tamam mı Fatma? Bak yine sinirlendim Ekrem. İç acıcı sorular sor yahu! Monika sizi ne takdir edecek gibi sorulara daha temiz annadın mı...

18- Zihni UYANIKSÜLALE, Perişankalekapı' dan soruyor; Dedeciğim herkes her işi yaptığından bize yapacak iş kalmıyor. öyle bulaşıkçılık, garsonluk, pidecilik, kebapçılık, genel müdürlük, Ceo luk gibi işler beni kesmiyor. Değişik bir iş biliyorsan söyler misin? Allah razı olsun dedem. Her şeyi eskitir, seni ve fikirlerini eskitemem. Sen çok yaşa dedem. Ya ya ya, şa şa şa YAKKUP DEDDE çok YAŞŞA...

Oğlum Zihni, şu son anda yaptığın çok seviyeli şakşak neticesi demeye hazırlandığım has... ile başlayan has bir özdeyişi demekten vazgeçtim. Yavrum evladım, eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı derler. Yağdı da valla ya. Şimdi her şeyi antika diye satıyorlar.Oğlum bile benim için ( yazı işleri müdürünüz olur ) idareye " antikadır, geçici kadroya alın " demiş. Ben sana gösterecem antikayı. Babaannenden kalan evi antikacıya sattığımda mirasın da antika olmuş olcak!. Hah hah ve de heh heh he... Böyle antika işlerle uğraşma yavrum evladım. Sevenlerim yeter! Pardon Zihni ve dünyanın dolusu okuyucularım. Sizi ailevi meselelerle my donose etmek istemiyorum. E hadi o zaman Zihni oğlum sana işlerini anlatayım da elin ekmek tutsun. a) Eskiler:  Bazı tablolardan esinlenmek lâzım oğlum.Kaplumbağa Terbiyecisi ol. Yılda 2 trilyona para demezsin. Maymun Terzisi ol. Hat kütür bilem yaparsın. Kedi Cambazı ol . ip üstünde kedi yürüt. Yap işte bir şeyler... b ) Yeniler: Yavrum, uçak şu anda havalandı, evladım elemanı: Telefonla çalışılır. havaalanları iç ve dış terminal yolcu uğurlama salonunda konuşlanılır.  Uçak piste çıktığı an telefon hazırlanır. Ve dikkatle uçak takip edilir. Tekerlek pistten kesildiği an aranan taraf hatta olacak şekilde titiz olarak çalışılmalıdır. İş sahibi kafasını sallar. eleman hemen başlar: Yavrum, uçak şu anda havalandı, evladım. Bundan sonra dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır: 1- Tarihi bir olaya tanıklık ediyor gibi olunacak, 2- En yetkili şekilde davranılacak ki çocuk babam ne önemli bir iş yapıyor desin.  Yaratıcı ol biraz Zihni evladım. Al sana diğer bir iş: Bozuk parayı dik koyma elemanı: Bazıları koyamıyor. Koşup dik yap. Yardımcı olabilir miyim elemanı: Sen niye diye düşünürken, elden ayaktan mı düştük. Tip yardım edemez bir tip, son anda iyi eleman gelir kötüye git der. Küfür elemanı: Kabiliyet, kültür ve gelirine göre 3 gruba ayrabiliriz canlarım ve fanlarım. Hafif küfür elemanı. Hay seni kerata. Gidi gidi seni şeklinde olur. Azgari ücret azüstü maaş şeklinde alırlar. Orta siklet küfür elemanı: Lan geviş'  Attırma lan kafamı manyak ! vb... Bayağı ağır küfür elemanı; A... S... G... G... şeklinde, aslında baş harfleri bile merak uyandırıcı şeklinde olur.  Yaratıcı olmak gerek Zihni evladım. sor söyliyeyim, ben bir yaratıcı dedeyim. 

YD- Sevgili Fanlarım, canımdan canlarım, SiZedebiyat' ın toplantısından esinlenerek vücuda getirdiğim en son şaheserim aşağıdadır. Sağ olun canlarım, iyki varsınız hayat verenlerim... Dedeniz Yakup...

SiZedebiyat Halkla ilişkiler, Medya Kontakt, Grup İçi Hizmetler ve Çok Şükür Bunu Da Atlattık İşleri Müdürlüğünden iftihar ve tarafsızlıkla bildirilir: 

( Röportaj: Kenan İHTİYAÇFAZLASI )  

Ortadoğu ve Balkanlar, Avrupa ve Amerika kıtasındaki en içten edebiyat topluluğu olan topluluğumuzun bir üyesinin " Hadi ama daha ne bekliyoruz! " diye üstümüze yürüyerek korkutmasının verdiği doğaçlama hareketle bir anda ve de ne olur ne olmaz, müdahale gerekebilir diye Birleşmiş Milletler binasının yanındaki pastanede buluşan üyelerimiz, " Ohh! Ne iyi ettik de buluştuk" nidalarıyla, hasret, sabırsızlık, heyecan ve uykusuzlukla bekleyecekleri ikinci toplantıda buluşmak üzere ayrılmışlardır.  

Eğlendiren ve güldüren garsonun sütlü neskafeyi anormal, sütsüz neskafeyi normal adlandırmasını, sahlep isteyenlere normal mi efendum diye sürdürmesi takdirle karşilânmıştır. Bunun farkına çok iyi varan garsonun daha sonra ezikliğinin ve emeğinin karşılığını, sahlebin karşılığına sahlep tesisleri tutarı kadar yazarak almaya çalışması, toplantının anlamlı anlarından birini teşkil etmiştir. Giyimlerini ve kuşamlarını iyice tarif eden Sizlerin, buna rağmen birbirlerine bakmadan birbirlerini tanımaları sizce de çok hoş bir içsel güdü değil mi? Sonradan gelenlerin pastane sahibine sordukları " SiZedebiyat " tan gelen var mı sorusuna aldıkları " Hemsi mu dedun / Öylen ne yedun / ha uşağım ha / boş yer de bağa / costereyum sağa " şeklindeki kemençesiz karşılama, yer şeçiminin ne derece doğru olduğunun ve otantizmin havalarda uçuştuğunun âdeta canlı bir deliliydi.  Buluşmayı gerçekleştiren grubun bütün müdahalelerine karşın, ağır nezle - yüklü grip - yürüyen Türk Hasta kılıklı birisinin SiZedebiyat' ın amaçlarını anlatmayı başarması, çevre tarafından " Hastaya tanınan öncelikli tolerans " şeklinde algilândı. Hastanın, " dinlemezseniz sedyeye biner de çıkarım "  diye söylediği söylentileri pastanenin tavanlarında dolaşıp sıcacık kuşburnu kokularına karışmadı da değil.  Doğaçlama toplantıya neden olan SiZin uzunca süre gelmeyişi merakları uyandırdıysa da saygın cüssesiyle grupta peyda olduğunda kuşkuları yatıştırdığı ve SiZedebiyat için söylediği saygın sözleri itibariyle pastahane halkı tarafından uzunca bir süre alkışlandığı gözlerden kaçmadı. Grubun yaş ortalamasının 30 un altında oluşunda, en yaşlı üyenin 3 yaşındaki torununu pastanede üye diye yutturmaya kalkmasının rolü olduğu söylense de Türk Hasta bu durumdan çok hoşnut kalmışa benziyordu.  Pazartesi çalışmalarına eksiksiz katılan ve  çok önem veren bir diğer SiZin askere uğurlanışı sırasında üyelerin nöbetçi davulu ve acil zurnayı nereden bulduğu ve komşuların da duyabileceği şekilde " en büyük asker bizim asker " diye şevkle pastaneden sokağa taşan enfes besteyi bağırdığı ise gözleri yaşartan günün bir sürpriziydi.  Yan masalardan duyulan, " İşte grup dediğin böyle olur. Helal! ", " Benim de böyle bir grubum olsa Tanrım! " , " Abi, zahmetinin altında kalmayız, bi torpil patlansan da bizi de alsalar? ", " Kalk rezil adam! Derhal boşanıyoruz! Ömür boyu senin böyle bir grubun olmadı, beni böyle bir grubun üyesinin eşi yapamadın! ", " Böyle bir grubum ossun, 15.000.000.- YTL borcum ossun, yeminle heç möhüm deel!", "  Tükkânum sizin olsun daa, yeter çü benu da jürübünüze alunuz " , " Ya beni de gruba alırsınız ya da elimle sıcak pizzayı tutarım! "  haykırışlarına, grubun kendisinden gelen. " Ömrüm boyunca böyle bir toplantıya katılmamıştım. İşte grup, işte toplantı! ", " Budur! toplantı budur! ", " Bitirdiniz beni, benim bittiğim an bu toplantıdır! Bir daha diğer gruplarımın toplantılarına katılamayacağım.! " , " Allah' ım çocukluğumdan beri böyle bir toplantı düşlemiştim! " sesleri eşlik ederek tartışılmaz senkronizasyonun kaçınılmaz belirtilerini teşkil etti.  Hesabını ödemiş, pastanenin önündeki eksi 20 derece sıcaklığa rağmen bir türlü birbirinden ayrılamayan grubun, birisinin, " Semranım geliyor... " * diye bağırması üzerine bir anda yok olması ise çevredeki insanlara, " parmak ısırttıracak bir veda " dedirttirdi.  

DİYOLOG 

( Müdürü ve Kenan arasında geçer)  

M-  Kenannnnn!.. Hazırlan, ücretsiz Türkçe kursuna gidiyorsun!

K-  Müdürüm büyük adamsınız valla!

M- Sağol Kenan, sen bunu hak ettin!

K-  Allah sizden razı olsun! Hem de ücretsiz?

M-  Kesinlikle Kenan, ücretsiz!

K-  Ne diyeceğimi bilemiyorum. Büyük adamsınız valla!  Birazını ben verseydim,  mahçup olurum sonra?

M- Hiç gerek yok mahcubiyete Kenan! Ücretsiz izin veriyorum sana kurs müddetince ücret almayacaksın! Kurs ücretini de cebinden ödeyeceksin! Bize ücretsiz olacak bütün bunlar Kenan! Seneye görüşürüz, kursu bitir, diplomayı getir!...

K-  Anlamadım müdürüm?

M-  Yürü! Yolda giderken anlarsın. Türkçe' ye bak! " ...  gözleri yaşartan günün bir sürpriziydi..." Yürü, anca gidersin. Doğru kursa!.. Oğlum alt tarafı bir toplantı anlatacaksın ya! O ne öyle, edebiyat yapar gibi...

K- Edebiyat grubu ya müdürüm!... 

SON

* Semranım: " Gelinim Olur Musun " programındaki kayınvalide adayı.    Eser: Y.D

Doyamadım Yakup dedeme,   bırakın beni bir kez daha okuyacağım diyorsanız buraya tıklayın canlarım benim.

 Defalarca dönüp dönüp okuyacağım  Yakup dedemi, ama şimdi biraz daha Yakup Dede diyorsanız buraya tıklayın canlarım benim.

 .

Yakup Dede

 Pul Masrafını Yakup Dedeniz Üstlenmiştir 

Not: Katiyen sıkılmayın, sorularınızı gönderin. Sorularınız burada cevaplânacaktır.

:   YAKUP Dede, Açılış, İstanbul, 27.11.2003,                                                                                       Diğer Bir Gülmece için

              

Bir Önceki Yapıt Teknik aksaklıgı bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Turkce veya diger bir dil yanılgısını bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt