www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

GÜLMECE çavlanı

Telif hakkı sahibi: YAKUP Dede

 

Yakup Dede ile Her Telden

Not: Dinamik bir köşedir! Doğru kullanılmış Türkçe için garanti veremeyiz. Yakup Dede bu! Tüm yerel ağızları konuşur.

13- Gaziantep' ten Sibel YOKSENSİZOLMAZ soruyor: Dedeciğim, bir müddettir size soru soramamak beni çok engin durumlara gark etti. Ama sizi sıradan sorularla meşgul etmek istemiyorum. Siz çok ünlü, çok iyi, çok meşgul ve çok dolu bir insansınız biliyorum dedeciğim biliyorum. Sizi ağır sorularla da bunaltmak istemem ama bu sefer hakikaten endişeliyim. Biliyorsunuz, bu sene gifler çok moda. Gülen insan, ağlayan insan, çay, kahve, gül çiçeği ve bunun gibi gifler var. Ama bunlar benim ihtiyacımı karşılamıyor. Niçin bir gönlünden ne koparsa gifi, geyik muhabbeti gifi, baki kalan bu kubbede gifi, ainesi iştir kişinin lâfa bakılmaz gifi, sen sus vicdanın konuşsun gifi, hamurumda sevgi var gifi bu gavurların hazırladığı giflerde bizim kültürel unsurlar yok.. Şahsen eksikliğini duyuyorum dede gibi dedem. ımmm muççkk...

YD- Sor, sor... Çok şöyle, çok böyle bir dedesiniz söylemlerinizde çok haklısın benim kızım. Dedeniz çok teknolojik bir dededir, aynı zamanda. Sorun tabiatıynan, sormayıp da nolacak yavrum? Gel bak bütün cifleri yapacağım sana..1 milyon gif yaparım. Telefonlaşalım önceden tamam mı dedesi... Allah yardımcın olsun ve hayırlı yolculuklar cifini yolluyorum şimdilik. 

14- Balkanlardan Necmettin TUTUCU soruyor: Bu yaşa geldim ama artık susmayacağım. Yeter bu karışıklık, yeter! Daha ne kadar tutacağız kendimizi? Yetkililerden tık yok! Siz görmüş geçirmiş, kültürlü bilgili, sezgili ve sevgili bir dedesiniz. Siz cevabınızı verene kadar hiçbir şey yapmayacağım. Ama çok sıkışık durumdayım haberiniz olsun! 00, Yüz Numara, WC, Helâ, Tuvalet, Lavabo, Tintin, Memişhane, Ayakyolu, Kenef, Mal Döküm Mahalli, Dağıtım Yeri, O saat ferahlığı, İbrik işleri müdürlüğü... Hangisini diyeceğiz? 

YD- Sen de sor. Susmuşsun sıra sana gelmiş. Benim için dediklerinin hepsi doğrudur Necmettin evladım. Şimdi sorununa gelince, çok haklısın bi kerem! Sen şimdi bunları sonuca kavuşturana kadar tutmaktan gidebilirsin bilem! Tutma evladım, git gözden uzak bi çayıra, koyuver ve düşün... Malum aklımız tuvalette gelir. Düşün, düşün, ohhh... Bana kalırsa biraz çağa uyalım derim ben. Ama örnek olaraktan Mal Döküm mahalli dersek belediye rüsum isteyebilir. Ticari bi olay zanır. İbrik İşleri Müdürlüğü demekse gereksiz önem yüklemek olur... Gene de Kenef dersek çok bi modern olmuş gibi geliyor bana. Sen ne diyosun evladım? Buldun mu düşüne düşüne..  Allah yardımcın olsun. Bana sorun. Sora sora her şey çözülür demiş atalarımız. sizler için burdayım ben.. Sor bana, diyeyim sana...

15- Şevki TERES Arjantin' den soruyor: Dedeciğimiz, sizler de olmasanız dünyanın ne kadar küçük olduğunu anlamaya imkân yok gibi görünüyor sanki.  Siz hakkaten yani görmüş ve geçirmişsiniz. Buna hiç itiraz yok! Bilmediğiniz var ise onu da kimse bilmiyordur zati kati! Dedem dedem siz muhakkaten gurbetçiliği de bilirsiniz kesin. Burda en çok özlemini duyduğum şey hakkaten, ekmek kadayıfı! Dedem dedem, öl de ölem ama önce kadayıfın tarifini isteyerem... ( Dedeciğim kafiye yaptım bak! ) Torunun Şevki TERES, Buenos' tan ellerinden öper bir heves... :)

YD- Şevki oğlum ya sen var ya sen... Adama şevk veriyorsun; " İşte olay budur. sen bunun için varsın. 7 kıtaya bilmem kaç ülkeye yayılmış kitlen için yaşamalısın! Onları öksüz ve yetim bırakmaya hakkın yok. Dinlemeli ve cevap vermelisin, öğrenmeliler. onların hakkı bu. Ayakta kal ve kök sal ! " dedirtiyorsun insana Şevki. Şevki hemen tarif ediyorum bak. Sana özel. EKMEK KADAYIFI NASIL YAPILIR: Malzemeler: 1 kilo Arjantin keçisi sütünden yapılmış süt kaymağı. 1 kilo Arjantin kesme şekeri. Yarım kilo çeşme suyu. ( Not: Siyah Orfe' nin çıktığı dağlardan olursa bu su daha iyi olur. Dedenin kültürü nassı ama? Yoksa o başka şehirde miydi ya? Ya da ülkede? Bizde siyah orfe Antalyalı Orhan vardı, zenci. Anasını Mısır' dan bir Türk Yörüğü kaçırmış Antalya' ya. Anasının anası da oraya işte Siyah Orfe' nin memleketinden gelmiş. Orhan dediydi. Neyse ya aynı kapıya çıkar işte. Dağ suyu, çeşmeden... ) İki okka Arjantin taş fırın ekmeği.. Hazırlanışı: Önce kaymağı masanın üstüne koy. Bıçak, çatal, kaşık gibi yardımcı elemanların da yanında olsun. Yok istersen koyma, orası sıcaktır şimdi. Buzdolabına koy ama her an çıkarıp masaya koymak üzere hazırlıklı ol. Bir büyük kap bul. Ocağa koy. İçine Orfe' nin suyunu boşalt. Kesme şekeri de içine koy. toz şeker olsun. İkisini karıştır. İyice kaynat. Kıvamı, hani böyle, karamella gibim neyi olsun. sonra ocağı söndür. Karemellayı soğut. Sonra masaya koy. Süt kaymağını da koy. Arjantin Taşlısını da masaya koy. Sen de masaya otur. Arjantin ekmeğini parçala.  onun da üzerine karamella olmuş karışımdan sür. Islansın, pelte olsun böyle. Onun da üzerine kaymak sür. İşte ekmek kadayıfı sana! Afiyet olsun. hışşt! kimseye verme bu tarifi oralarda. Yap sat, köşeyi dön. Dedeni de unutma. Artık bi tango mango ayarlarsın bu kıyağıma karşılık. Tangocu avrat 30 dan yukarı olmasın ama, tamam mı? Kalbi malbi neyim şıkışır da Allah korusun bana ayak uydurayım derken! Aferin Şevki oğlum, hatırlat da sonra bir ara da sana yemek tarif edeyim. Patlıcan var mı Arjantin' de? Gözlerinden süzerim oğlum. Allah' a emanet ol. Bakarsın Arjantin' de imza günü tertipleriz ha? Yazı işleri müdürüm ( Oğlum olur, bilmeyelere dedim ) çatlarsa karışmam. Hahaha.. Şen dedeniz bendeniz, Yakup kulunuz...  Bekle beni geliyorum Okyanus... Senden korkan senin gibi dipsiz olsun... 

MY RÖPARTAJ

( Önceki sayfadan devamla )

YD- Genel Ağ, yani internet edebiyatı çok çeşitlidir kendi çapında. Bir sürü dala ayrılır... bilenler ve bilmeyenler, bildiğini zansanlar ( zannedip sananlar ), fırsat arayanlar, ümitliler, ümitsiz vakalar, en karanlık yanlarını ortaya dökenler, aydınlıktan korkanlar, otobos biletiyle otobosü satın aldık zansanlar misali interneti babasının tapulu malı zansanlar. Sosyal olarak enternasyonal bir fışkırmanın konjonktürel sayısımlarının yansıyan izdüşümleriyle kim bilir nelere gebe olan bir silikon dünyasının yalancı ve maddesel yazın düşleridir bunlar aslında.

MB- ( Musret bey ) Çok orijinalsiniz ya, o ne lâflar öyle sayın Yakup Dede ama valla anladıysam arap olayım muhterem dedemiz sayın Yakup Dede? Önemli değil, boş verin! Sizin için ayrıca; " Deniz derya, yanında çay suyu; yoksullara varlık, dertlilere dermandır iyi huyu " deniyor. Ne diyorsunuz?

YD- Bi şi demiyorum. Aldım, kabul ettim! Bunlar halkımın, hayran kitlemin bana yakıştırdığı görünmez bir taçtır. Bu tacı layık olduğu yerde tutmaya gayret edeceğim. Onlardan biraz anlayış bekliyorum. Daha yürünecek çok yolumuz var....

MB- Çok alçakgönüllüsünüz sayın YD!

YD- Sen de çok alçaksın lan Musret! Haha, Şaka şaka, sevdiğimden takıldım sana. Karşılık verme sakın! Mola verelim mi?

MB- Verelim valla Yakup Dede. Köfteler soğuyacak!

YD- Seni köftehor, seni!

ARA VERİLİR.

          

Doyamadım Yakup dedeme,   bırakın beni bir kez daha okuyacağım diyorsanız buraya tıklayın canlarım benim.

 Defalarca dönüp dönüp okuyacağım  Yakup dedemi, ama şimdi biraz daha Yakup Dede diyorsanız buraya tıklayın canlarım benim

Yakup Dede

 Pul Masrafını Yakup Dedeniz Üstlenmiştir 

Not: Katiyen sıkılmayın, sorularınızı gönderin. Sorularınız burada cevaplânacaktır.

:  YAKUP Dede, Açılış, İstanbul, 27.11.2003,                                                                                         Diğer Bir Gülmece için

              

Bir Önceki Yapıt Teknik aksaklıgı bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Turkce veya diger bir dil yanılgısını bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt