www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
GÜLMECE çavlanı
Telif hakkı sahibi: Hâlis Refik AKBABA

GÜNDEM...
|
Gölgede artı 78.8 sıcaklık vardı. Bu günlerde hava bile şaşmıştı. Sıcaklık mevsim normallerinin altındaydı. Birleşik Kabilelerya Başsiyahisi, Kurulkabileyi toplamış ve masadaki gazetenin manşetini işaret ediyordu; - “ Arkadaşlar, bu bir Körtuttuğunuyer gazetesi! Biliyorsunuz, Körtuttuğunuyer ile ticaretimiz oldukça üst düzeyde. Bizden tütsü, fildişi, onun bunun işi, avokado, hindistan cevizi, mango, kivi, biraz çivi, kahve, maydanoz, nane ve limon alıyorlar; karşılığında naylon terlik, penye, tenye ve ne bulurlarsa vermeye çalışıyorlar. Bu da canımı sıkmıyor değil ya! Boşkoy! Şimdi konumuz bu değil. Bugün ziyaretime gelen bir Körttuttuğunuyer işadamının cebindeydi. Resmi merak ettim. Anlattı. Haberi tercüme ettirdim. Aynen okuyorum; (.... ülkemize gelip, bazı ukalalıklarda bulunmakla görevlendirilen ABB, açılmış olarak - alakalanırım Bakirliğinle Birliği – icra heyeti ışıkçı yardımcısı Hansen Nediysen; sizdeki parti isimlerine çok gülüyorum! Genelde parti isimleri, ideal anlatır ve o idealin eksikliğini vurgular. Taraftarı ve neticesinde oyu da böyle toplar. Sizdeki parti isimleri ise, normal olarak zaten olması gereken ilkeleri işaret ediyor....) “ . Şöyle bir kurulkabileyi süzdü. Haddinden çok fazla sayıdaki kurul kabile üyelerinin “ kel alaka “ bakışları konuya Fransız kaldıklarını anlatıyordu. Başkan, Murphy kanunlarının kendisine verdiği yetkiyle ve etkiyle, “ Zavallılar! Sadece ben anlarım. Siz ne anlarsınız lan? “ edası takınarak ama tonton bir sesle, devam etti; - “ Biliyorsunuz; biz, Birleşik Kabileler, Kurulkabilesiyiz. Her bir üyemiz aslında, kendi mahalli kabilesinin başkanı. Onun için, Kurulkabile ne derse o olur. Tam anlamıyla halkı temsil ediyoruz burada. Boru değil yani bu! Yani kolay değil.. Tüm amacımız, sadece halka hizmet. Sayın Büyücü Gerygefa! Ben konuşurken deredeki karıya el sallamayınız, salya akıtmayınız, manalı göz süzmeyiniz ve de pişmiş kırmızı kelle gibi de sırıtmayınız! Sizi oyarım! Evet arkadaşlar! Bizde yakında bütün dünyaya açılacağız. Bu nedenle, haber beni çok ilgilendirdi. Sayın Nediysen çok haklı. Birleşik Kabileler büyük bir ülke. İdealleri de büyük. Kabile isimlerini derhal çağdaş ve ideallere uygun hale getirmeliyiz. Buyrun, söz Kurulkabilenindir. Lütfen açık olalım. Fikirlerinizi, delikanlı gibi söyleyiniz. “ İlk olarak, Haşingo söz aldı; - “ Efendim, fikrinize katılmıyorum ama dediklerinizin hepsi doğru. Önce bizim kabilemizin adını düzeltelim. Biliyorsunuz, en çok oy bizden çıktı size, tabii, benim sayemde. Heh heh hee.. Unutmayın! Hem bizim mallar için daa izin çıkmadı. Hani tam da konu açılmışken söyleyim dedim. Seygı duyüyörüm. “ - “ Oturunuz lan Sayın Haşingo. Artistik yapmayınız. Neydi kabilenin ismi? GÖTÜR Kabilesi. Düşünelim! Siz götürmekten aciz misiniz? Hayır! Yanlış anlaşılır bu. O halde? ” - “ Efendim, yani ileriye götür anlamınaydı... “ - “ Hııı! Aynen öyle. Katılıyorum. Ne diyelim yerine? “ - “ SEN GÖTÜR Kabilesi! “ - “ Söz almadan konuşmayınız, Sayın Açenga! Hem adama derler ki; sana ne lan! Senin kabilen mi? Hem uymadı ki! Bi dakka! Hooppp! Dudak hareketlerinizden, uysa da uymasa da dediğinizi duyar gibi oldum. Papirüse kaydetme bunları lan Sayın katip Kıytırıkan. Dışarıda görüşeceğiz sayın Açenga. Bambunun yanında bekleyeceğim. Konudan ayrılmayalım. Herkes sadece kendi kabilesi hakkında fikir yürütecektir. Devam et, Sayın Kıytırıkan. Kabilenin ismi, İLERİ olarak değişmiştir. Sıra sizde, Sayın GETİR Kabilesi Başkanı Gerygefa. " - “ Efendim, kelamlarınızda ne kadar da derin-i şahaneler var. Bu lakabı, ne bulursan getir ve bize ver... ülkene faydalı ol, sen bir şey düşünme! Senin yerine her şeyi biz getiririz anlamına koymuştuk. İleri fikri, biraz da sihri kastetmiştik.” - “ Geyik yapma lan Sayın Gerygefa! Bilmez miyim? Kesin dediğin anlamdadır ama bu da yanlış anlaşılır. Bunu da, ALET Kabilesi olarak değiştirelim. Ülkenin alet edevata ihtiyacı olduğu kesin. Sizle devam edelim, Sayın GURUR Kabilesi Başkanı Sertingo. Ya, biz zaten gururluyuz. Ne gerek var bu isime? “ - Sayın Başkan, bizim size her zaman saygımız vardır. Olacaktır da. Biz yaptığımız ve yapacağımız her işten gurur duyalım, daha büyük işler yapalım diye seçtik bu ismi. Ayrıca, konu ile alakalı değil ama, DEĞİŞİM Kabilesi Sayın Başkanı Seyirtinga’ ya ihtar etseniz de, yenge çadırdan dışarı çıksa! - “ İtiraz ediyorum Sayın Başkan! Eşim, olası bir molada bana su vermek için burada bulunuyor. Başka ne olabilir? Soruyorum ve sindiremiyorum.Bunlar kadını hala, timsahlı nehirdeki taşta çamaşır yıkamak için var sanıyorlar. Elbet kadın, su da verecektir! Teşekkür ederim. “ - “ Karşılıklı konuşma yapmayınız. Biz burada bostan korkuluğu diiliz icabında. Yenge hanım, sizi dışarı alayım. Suyu, gençler de getirir! “ Yenge dışarı çıktı ama kapının önünden ayrılmıyordu. Başkan devam etti; - " AKSİYON Kabilesi olsun. Ülkenin aksiyona da ihtiyacı var. Sizde yeni ve kabul edilebilir aksiyonlar bulun artık. Değerli Kurulkabile üyeleri. Saat on iki oldu. Acıkmışsınızdır. Siestaya da gecikmeyelim. Akşama da komşulara davetliyiz. Karpuz kescez.Yani işler yoğun. Geri kalan Sayın Yüz Otuz İki Kabile Başkanı! Ben size güveniyorum. Gidin ilkelerimiz doğrultusunda birer isim bulup değiştirin kabilelerinizin isimlerini. Ben bir göreyim ama! Sonra işleriz, papirüse. Adamlara ayıp olmasın. İyi iş başardık bu gün sayın üyeler… Seni hiç unutmayacağım lan sayın Açenga. Sizi öyle bir açacağım ki; açılmış mangoya döneceksiniz. Sonra da uydurup kiviye döndüreceğim sizi. Evet! Yarınki gündeme hazırlıklı gelin; komşu ülkeden muz ithali için görüşme ve karar. Bizimkiler kokulu mokulu ama adamlarınki kocaman canım! İnsanın yiyesi geliyor. Tamam mı, Haşingo? Yani gündem okey di mi? Saygıdeğer Başkanlar, bugünlük görüşecek başka bir şeyimiz kalmadığından, arzu edenler kalıp, temenniler ve iyi dilekleri görüşebilirler. İzninizle ben kaçtım. " |
:
Hâlis
Refik AKBABA,
Antalya, 30.07.2002, 22 :57