www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

edebiyat atölyesi yönetmeninden

UMUT DOLU BİR AÇILIŞ

Eylül, 2004

Ağustos yazımda " www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü' nde harıl harıl bir coşku, bir çalışmadır gidiyor " demiştim. İnanın öyle...

Bugün size bir açılışımızı haber vereceğim.  Bahçemizi açtık! Bir süredir, başta sayın ERÖZDEN olmak üzere diğer SiZlerden de FORUM açmamız için öneri vardı. Önerinin yüreklerdeki isteklerden gözlerdeki baskıya dönüşmesi karşısında derhal Enstitü bahçesini düzenleyerek FORUM haline getirdik. Enstitü girişinde demiştik ki; " ... bahar kokulu, rengarenk çiçekli bahçesinin cıvıl cıvıl atmosferi... " Bahçeyi açışımızla birlikte atmosferin daha da cıvıl cıvıl olacağının izlerini gördük. Cıvıl cıvıl söyleşiler olacağını anladık. Doğal olarak, kapıyı sonuna kadar açtık isteyen girsin şeklinde değil de söyleyecek sözü olanda dinlenebilecek  gönüldaş adaylarımızı bularak, Enstitümüzü daha da güzelleştirip hak ettiği yere getirmeye çalışıyoruz. İletişim bahçesi ana sayfasında dediğimiz gibi, gönüldaş adaylarımızla rengarenk edebiyat söyleşilerinin seviyeli sohbetlerle kaynaştığı bir bahçemiz olacağını biliyoruz.

Melih Cevdet ANDAY, " Şiir ayıklanmış yaşantıdır " demiş. Buna yürekten katılıyorum. Kısalığından yola çıkarak " Yaşantının ayıklanmışı şiir " ise  şiire gelinceye kadar geride kalan kabukları öykü, roman, tiyatro, deneme ve diğerleridir. Yani edebiyatın diğer parçalarıdır. Hazır bahçedeyken soyun soyabildiğiniz kadar. Doğal olarak soyma aletiniz kaleminizdir. Kabukları bahçeye saçın ki gübre olsun; yeni yeşermelere neden olsun.

Sayın Ayşenur YAZICI bir mailinde kurucusu olduğu derneğin gelişmesini anlatırken çok sevdiğim bir deyişiyle aslında bahçemizin yakın geleceğini en güzel şekilde tarif etti; " Elit, edebiyatın gerçek manasını içine sindirmiş insanların bir çatıda olması bize yaşamı ışıkla doldurmamıza yardım ediyor... "

İstiyorum ki; Orhan Veli' nin Dalgacı Mahmut' u olalım;

İşim gücüm budur benim,                              Deniz yırtılır kimi zaman

Gökyüzünü boyarım her sabah,                        Bilemezsiniz kim diker,

Hepiniz uykudayken,                                  Ben dikerim

Uyanır bakarsınız ki mavi. 

 

Gökyüzünü boyayıp denizi dikelim. Ne olur sanki? Cahit KÜLEBİ gibi meraklanalım istiyorum:

 

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan

Koştum ama yetişemedim

Nerelerde gezmiş tozmuş

Öğrenemedim.

 

Bir anlattırabilsek! Belki aramızdan biri biliyordur? Bunu onunla tartışsak mı? İsterseniz Aristo ile Eflatun' un, Assos' ta denize sıfır bahçedeki zeytin ağacının altında geçirdikleri iki yılda neleri konuştuklarını tartışalım? İlle derinlere dalmak istiyorsak Oruç ARUOBA da haikularıyla bize yardım edecektir:

 

Yanındayken de

seni beklemem

garip değil mi sence?

 

ya da:

 

Yaralarımı taşırım

hep

yeni yaralanmalara

 

Bana sorarsanız; ben içinizden birine bu geçici görevimi devredip Başo' ya uymak istiyorum;

 

Neler neler getiriyor

insanın aklına -

şu çiçek açan kiraz!

 

sonra da gökyüzünü boyamak! Çiçek açan kiraz beni o kadar yordu ki denizi bir başkası diksin bugün. Bir aşağı bir yukarı sallanacak halim kalmadı inanın!

Görevimi devretmeyi çok istiyorum çünkü çok korkuyorum. Nasıl korkmayayım ki; Turgut UYAR " Bir Metin Nasıl Yazılmalı " adlı şiirinin bir yerinde çok haklı olarak bize en doğru yolu gösteriyor:

 

" bir çocuk!

  sarı kafalı

 inatçı, güzel ve ağırkanlı

            Aritmetikte yanlış yapabilir

            İmlâda asla!.. "

 

Evet, aşağıdaki tekrarlarda da belirttiğim gibi daha iyi yapabilecek birini bekliyorum. Bahçede ayağımı uzatıp keyif yapacağım. Söze girip sohbetlerinize katılacağım. Edebiyat söyleşilerinizde kendimi sınayacağım. Sizle bir sürü şey paylaşacağım.

 

Değerli grup üyelerine " Hoş geldiniz " der; bir üyemizin dediği gibi  " nice güzellikleri paylaşmayı ", diğer bir üyemizin dediği gibi " yeni bir alanda buluşmamızın gelişmeler, projelere önayak olmasını ", bir diğer üyemizin dediği gibi " hayatın küçük anlardan oluştuğunu ve önemli olan bu zamanları keşfedip biriktirebilmeyi, doğru zamanda doğru ve güzel şeyler yapabilmeyi ",  diğer iki üyemizin dediği gibi " güzel paylaşımlarda buluşmayı ", bir başka üyemizin dediği gibi " bu grubun kalıcı olmasını ", kendi dediğim gibi " on bin üyeye ulaşmasını " yürekten diliyorum. Herkesi şık bir şiirle selâmlamayı seçen üyemizi de sevgi ile selâmlıyorum.

 

Değerli SiZler, arayışlarımız sürmektedir. Bu arayışlarda sizlerin de yardımınızı istiyoruz;

Yazarlarımıza veya şairlerimize kendi aramızda aynı kelimeleri demek istemiyoruz. Bir süre önce bu konuda bulduğumuz terim “ kalemlerimiz ” idi. Daha önce bir başkasının bu terimi kullandığını gördüğümüzde kullanmaktan caydık. İşte, bunun yerine bir terim aramaktayız. “ Duyguyu Yoğuranlar ” anlamında  bir tek kelimelik yeni bir terim arıyoruz. Biz şimdilik "duyguyoğuran " ı kullanıyoruz. Ne olması gerektiğini, önerilerinizi, konukdefteri@sizedebiyat.com adresine bekliyoruz.

www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü’ ne bir amblem arayışı içindeyiz. İsteklerinizi, bu konudaki düşüncelerinizi yukarıdaki aynı adrese bekliyoruz.

Şu anda, Edebiyat Atölyesi Yönetmenliğini şimdilik kaydıyla ( bu görevi hakkıyla ve benden daha iyi yapabilecek bilgi ve beceriyle donanmış, Türkçe’ mizin önemine varmış iyi bilinmesi gerekliliğine kendisini adamış bir aday arayışı içindeyiz ve onu buluncaya kadar ) ben üstlenmiş bulunuyorum. Yeni Edebiyat Atölyesi Yönetmenleri için lütfen çevrenize haber veriniz. Gönüllüleri bulunuz veya yeterliyseniz, gönüllü olunuz..

Bu arada sitenin son haline kavuşması için bir bilgisayar yöntemi olan php dili ile hazırlanması gerekmektedir. Bunu öğrenmem ise epey süre alacağından, html, asp veya php bilen, bize gönüllü yardımlarını verebilecek bir veya birden fazla webmaster’ a da gereksinim duymaktayız. Çevrenize lütfen duyurunuz.. Sitenin asp veya php ile hazırlanması sonucu, özellikle duyguyoğuranlarımız kendi yazılarını yükleyebilecekler ve her şey otomasyona bağlanabilecek.

Sokrates gibi, bir şey bildiğimi zannetmiyorum. Yine onun gibi, “ hiç kimsenin BİLEREK kötü olacağına ” da inanmıyorum. Diğer bir deyişle, “ Doğruları öğrenen her insanın ister istemez iyi olacağına ” inanıyorum. Bu yüzden öğrenme ve öğretme çabalarım son günüme dek devam edecek.

Bu düşünceme eşlik edecek Kalemkar üyelerine de gereksinim duymaktayız. Kalemkar’ ın tarifi ve istenilen özellikleri “ Duyduk Duymadık Demeyin ” sayfamızdadır. Türkçe’ yi iyi bilen ve önemine varmış, onun yanlış veya hatalı kullanılmasına katlanamayan büyük bir Kalemkar grubumuz olsun istiyoruz. Hiçbir terim, hiçbir kelime, benimsenip kalıcılığını kendisi onaylatıncaya kadar kalıcı değil. Önerin lütfen, değiştirelim . Gönüllüleri bulmakta veya yeterli iseniz gönüllü olmakta yardımlarınızı bekliyoruz. İlerleyen evrede sitemizin İngilizce olarak düzenlenmesi sonucu, uluslararası bir niteliğe kavuşmasını arzuluyoruz. Aynı duyguları taşıyan dostlarınızı uyarınız, haberdar ediniz. İçlerinde bu görevi üstlenecek olanları aramızda Kalemkar üyesi olarak görmeyi arzuluyoruz. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürü bir borç bilirim. SİZİN sitenizin nasıl olması gerektiğini en iyi SiZ bilirsiniz. Sitemizi elbirliğiyle yaparsak daha mutlu olacağımızı hissediyorum.

Sıkıldığımız çok oldu, olacak. Sevindiğimiz de. Ama hep dedik ki, biz iyi bir şey yapıyoruz. Aynı, " Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır " diyen Andre GIDE gibi düşünüyor ve ölümün elinden kurtarabildiğimiz satırlar için Tanrı' ya teşekkür ediyoruz.

Behçet NECATİGİL' i saygıyla anıyor ve kendime diyorum ki, " ümidinin kırıldığı anda yani ümitsizsen, ümidin yine sensin ; onun için daha çok çalış... "  ve koşup sığınıyorum SiZedebiyat' a.

Geçmiş ve gelecekteki tüm ziyaretçilerimize sevgiyle ve bir kez daha teşekkürle dolu bir selâm da biz uçuralım. Bakarsınız Orhan Veli, Cahit Sıtkı, Melih Cevdet ve diğerleri gülümser bize; tutar elimizden; Enstitümüz şenlenir, gönüller şenlenir...

Duyguyoğuranımız sayın Türkili' nin dediği gibi, " Tanrı yazmaktan alıkoymasın " hiçbirimizi .

Esen kalınız.                                                                                                    

Saygılarımla,

Seçkin Kemal ERDEM.,
Edebiyat Atölyesi Geçici Yönetmeni.             
                                                                            diğer bir EAY' den için

Haiku: Anı anlatan doğayla ilgili  Japon şir sanatı,  Başo: Japon, haiku şairi            

  

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt