DENEME sokağı
Telif Hakkı Sahibi: Su ÇAĞLAR
ISLIKLA ŞARKI ÇALMAK ÜZERİNE
|
İstanbul' un İstanbul olduğu 1960 lı yıllar... Din, kültür, insan
ayrımı yapılmadan, İstanbulluların tevazu, nezaket, saygı içinde
bir arada keyifle yaşadığı yıllar... Doğal dokusu yapılarla
bozulmamış, tepeleri mayısta erguvana boyanan Boğaz... Denizinden,
şimdilerde adları unutulmaya yüz tutmuş çeşitlilikte balığın
tutulup, temiz suyunda akıntıyla arkadaş yüzülen Boğaz... Yazlık
sinemalar, bahçelerde kahvaltılar, terzilere diktirilen
bayramlıklar, kumaş mendilli bayramlar... Genç kızların korkusuzca
mini eteklerle şehrin her köşesinde dolaşabildiği yıllar!
" Long Play " lerde Nat King Cole, Dean Martin, Frank Sinatra dönerken, babam pazar sabahları onların şarkılarını ıslıkla çalarak uyandırırdı bizi neş' eyle. Bahar ve yaz sabahları bahçedeki kuşlar cıvıltıları ile düet yaparlardı babamın ıslığına. Tatlı bir huzur duygusu ile aynı anda coşku uyandıran benzersiz keyifli bir tadı vardı bu ıslık sesinin. Şimdilerde reklâm filmlerinde canlandırılan, çocukların sevinçle uyandığı gerçek sabahlar yaşanır, fonda da ıslıkla şarkılar çalardı. Babam şimdi ıslık çalamayacak kadar yaşlı. Hatta şarkıları hatırlayacak hafızası da yok artık. Gariptir ki ıslık sesi duyulmuyor evlerden... Kimse ıslıkla şarkı çalmıyor mu? Şarkılar mı ıslığa, ıslık mı şarkılara uymuyor? Yoksa kimse o coşkuyu mu hissetmiyor? Boğaz, İstanbul, insanlar, bayramlar, herşey değişti. Sezen' in şarkısındaki gibi yoksa " Gönlümüzün bayramları, şenliği mi söndü? " Güzelim zarif İstanbul, ruhumuzun romantik ıslık seslerini notalarıyla birlikte antika sandığına mı kaldırdı yoksa; unutulan pek çok güzellikle birlikte! |
" Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 124. hafta, 05.02.2007 / 11.02.2007 Haftanın konusu: Islıkla Şarkı Çalmak üzerine
:
Su ÇAĞLAR,
05.02.2007,
11:08,