DENEME sokağı
Telif Hakkı Sahibi: Su ÇAĞLAR
NAİF İNSANLAR
|
Daha çocukken bir
güvercinin yumuşacık karın tüyleri gibi okşanası halleri farklıdır
arkadaşlarından. Mızıkçılık bilmediklerinden oyunlarda kaybederler;
bazen de güldürürler kendilerine. Büyüyünce çoğunlukla yanlış seçimler
yaparlar hayatta. Ninelerinin narin iğne oyaları gibi incelikli bin bir
ilmekle örülmüş naif ruhları yüreklerinin götürdüğü yere gitmekten
hırpalanır sararır. Bazen işleri bazen eşleri bu eski moda dantele
uymaz! Diğer insanların onlara uzaylı gibi davranmasına karşın ısrarla
ruhlarını bedenlerinde tutarlar. Bedenleriyle odaları dolduran dünyalı
görüntüsündeki varlıklar şüpheyle yaklaşırlar kendilerine hatta bazıları
yakından incelerler kendileri gibi gerçek mi, değil mi diye. Art niyet
ararlar ya da ikinci yüz! Çoğu kez naif insanların kelebek kanatları
şüpheci yıkıcı insanların hırpalamalarıyla parçalanır. Ruhlarını
uçuramaz, günün sonunda ölürler. Ertesi sabah yeniden rengârenk uçarlar
samimiyete! Hızla dönünce beyaz saf ışığa dönüşen ışık tayfı gibi
içlerinde yedi renk barındırırlar. Huzurun mavisi tozlandığında ya da
mutluluğun yeşiline çamur sıçradığında aldırmamaya çalışırlar. Bazen
heyecanın, aşkın, tutkunun kırmızısı öyle kirlenir ki, ışık
tayfında yeri olmayan siyaha dönüşür. Renkler alacalanır, birbirine
karışır yeterince acının ardından. Naif insan feryat eder, kirletmeyin
paletimi hem kendim hem kendiniz için diye ama anlamı bakanın yorumuna
kalan hesaplar kitaplar, menfaatler, soyut resimler boyar. Naif resim
hayatın bir yerlerinde çocuk yüzüyle pes eder. Topluluklara karışırken
ruhunu yanına almaz. Derken hırpalanmasın diye masum çocuğu evde
bırakmaya alışır. Oysa tek vücut hareket ederken yaşardı! Sonunda
dışardan bakıp dudak büken, yorum yapıp gardını alan seyirciye dönüşür.
Sadece seyreder artık hayatı!
Güvercinin yumuşak
beyaz tüyleri, bin bir ilmekli iğne oyası, tek günlük kelebek kanadı
yoktur şimdi. Sanal âlemin sanal seyircisi olmak vardır. Naif insan asla
tam seyirci olamaz! Asıl zor olan da budur zaten: Hayatın ne içinde ne
dışında, tam kenarında, içinde sızı göğsünde koca bir yumruk tek ayak
üzerinde dengede kalmaya, dahası ayakta kalmaya çalışmak!..
|
:
Su ÇAĞLAR,
27.11.2006,
03:26,