www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
DENEME sokağı
Telif Hakkı Sahibi: Lasolfa
GÖZ YAŞI MI, YÜREK TAŞI MI?
|
Katı bir gerçek, katı bir körlük, katı bir bakış, katı bir,bir,bir... taş misali atılan bir şeyler var yüreğimden. Bir taşı tutup, ta uzaklara atarsın ya; sonra düştüğü yerden, tok diye bir ses duyulur. Bakarım kendime. Bu gün gözümden düşen yaşlar sanki, TOK...TOK...TOK diye düşerler.Tıp tıp diye düşen eski göz yaşlarıma benzemezler. Bir süre, gözyaşımın sesini dinledim. Bu dolu dolu ağırlığı, neyin yaptığını merak ettim. Göz yaşlarıma bu kez böyle, dolu dolu ağırlık yaptıran, ardı arkası kesilmeyen yağmurlar gibi akmasına neden olan şeyi düşünmek istiyordum. Zihin en büyük bulucudur. Tıpkı, ayrıntıcı ve araştırıcı bir bilim adamı gibi, soru ve kıyaslamalarla, arar, bulur. Ben de ağlamamın gerçek nedenini bulabilirsem, bu sağanak halindeki akışa engel olabilir ya da kaçacağım yönü bulabilirdim. Bir de düştüğü yeri belirleyebilirsem, bu TOK sesini çıkarmaya yardımcı olan şeyi de bulabilirdim. Bu düşüş ve ıslanış bir şeylere yol açar ya da bir felâkete neden olabilirdi. Bunları düşüne düşüne kaygı ve sıkılmışlığımı azaltmaya çalıştım.Düşünmek, böyle sıkıntılı ve daral anlarda oyalayıcı bir şey. Of, ne kadar düşünürsem düşüneyim, kulaklarımdan bu tok sesi gitmiyor,gitmiyor! Olur olmaz yerlerde ağlayışım, bükülen dudaklarım ve içimin bunaltıcı sıcağı geçmiyor. En güzeli şu yaşadığım duruma gözlerimi kapatıp bir süre hiçbir şey yapmadan kalmaya çalışayım. ( Gözlerimi kapadım ) Şu an, yere hızla düşen bir yağmur damlasıyım. Düzensizce, kendi etrafımda dönerek, yerin ağırlığının o müthiş vakumuyla aşağıya doğru ilerliyorum. Sadece bir damla suyum o kadar. Başka hiçbir şey değilim. Şu an, bu düşüş içinde yapabileceğim herhangi bir şey yok! Hiç bir şeye mecbur değilim. Salına salına, devine döne iniyorum. Bu yolculuğun nereye doğru olduğunu düşünme kabiliyetim bile yok. Sadece, hızın yarattığı bir rüzgâr var etrafımda. Ayrılık, kopuş, akış, düşüş hallerinden herhangi bir durumdayım. Şu an, sadece bulutlardan, toprağa doğru hızla yol alan bir yağmur damlasıyım. Sadece bir damla suyum o kadar. Hiçbir hissim, düşüncem, yönüm, planım, amacım, kaygım, sevincim, korkum, herhangi bir duygum yok. Yere doğru olan yolculuğumda, içi boş metalden bir şeyin üzerine tok diye vuruyorum. Dağılıp toprağa parça parça yayılıyorum. Toprağın boşluklarından, aşağılara doğru akışım devam ediyor. |
" Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 52. hafta, 19.09.2005 - 25.09.2005 haftanın konusu: BİRİNCİ YIL ŞEREFİNE KONU SERBEST
:
Lasolfa, İzmir,
10.Temmuz.2005