www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

DENEME sokağı

Telif Hakkı Sahibi: Lasolfa

BASİTLERDE TAKILDIK

                   Bu konuyu okuyunca, sözcüklerim ve düşüncelerim ayrı ayrı yönlere çekildiler. Çünkü, konu başlığı altında bir sürü şey aklıma gelse de ,” basitlerde takıldık ” sözcüğü ile ne kastedildiğini anlayamamıştım. Daha da fenası; bu konu hakkında ne yazabilirdim. Bir süre düşündüm. Sonra düşünmekten vazgeçtim. Çünkü zorlanarak bir şeyler yazmak istemiyordum. Bu zorlanmam, sayesinde, konu başlığını ,daha iyi anladım. Çünkü takılmıştım. Belki de, basit bir şeyde takılmıştım. Konuyu anlamak için uğraşmayı, bıraktım.

                  Bu nedenle, B A S İ T  kelimesinin çağrıştırdıklarını tek tek yazdım. Basit; sade, kolay, hafif, ilkel, adi, önemsiz, kalitesi düşük, zahmetsiz, sıradan, tek işlem, tek haneli sayı. Sonra; bunların zıt olanlarını düşündüm. Karışık, zor, ağır, modern, kaliteli,önemli, zahmetli, sıra dışı, kademeli işlem, çok haneli sayı.

                   Daha sonrasında, basit kelimesinin kökenini düşündüm. Bas kelimesi; basmak, yani adım atmak kelimesini çağrıştırdı. Bas kelimesine ek yapılarak türetilmiş bir kelimeydi. Adımlarımızı basa basa ilerlemek. Peki..., nereye doğru ilerlemek? Basit olandan,basit olmayana doğru ilerlemek. İlerleyemediğinde ise; takılmış olduğunu, durduğunu, ya da gitmekte olduğun yönden başka yöne  doğru,yol aldığını görmek. Belki de görememek, fark edememek. Ama...n, bu kadar basit bir sözü, ne hale getirdim.

                   Basitlerde takılınca ne olur ki?Ne kaybederiz?

                   Bir Japon atasözü aklıma geliyor; ” Bir ihmâl yüzünden bir çivi kaybolur. Bir çivi yüzünden bir bacak kaybolur. Bir bacak yüzünden bir at kaybolur. Bir at yüzünden bir savaş kaybolur. Bir savaş yüzünden bir memleket kaybolur! ”

                  Yani, basit deyip geçmeyin, takılırsanız fena olur! Tamam, konunun anlam ve önemini biraz daha kavradım. Basit deyip önemsemediğimiz şeylere takılabiliriz. Eğer basit şeylere takılırsak, ummadığımız felâketler ve kayıplarla karşılaşabiliriz.

                  Bir de basit deyince, bir şeyi oluşturan, temel şeyler aklıma geliyor. Bu temellerle ilgili biraz daha düşününce, insanoğlunun, evrim gereği, tek hücreli basit canlı oluşumundan, günümüz insan ırkına gelişini hayranlıkla hatırlıyorum. Gerek yapımızın komplike hali, gerekse, doğal orman ortamından bu günkü modern şehir hayatına geçişimizdeki o efsanevi serüven! Bu akıl almaz bir gelişme ama işin esası, bu serüvenin, basitten başlamış ve ileriye doğru ilerleyerek bu günkü formu yakalamış olması. Bundan sonra da, daha karışık ve daha komplike yaşam modelleri yakalayabiliriz belki ama bu GELİŞME SERÜVENİNDE, varlığımızın temelini oluşturan şeyleri, bu kadar çok bilginin içinde unutuyoruz ister istemez.

                 İlk önceleri sahip olduğumuz basit formun üzerine, yeni bilgiler ve yeni gelişmeleri ekleyerek gelişiyoruz. Her yeni bilgi ve gelişmede,sahip olduğumuz, basit formu, biraz daha az hatırlayarak ve daha az fark ederek ilerliyoruz. İşte problem  de burada başlıyor bence. İnsanoğlu bu gelişme telaşıyla ilerleme adımlarını atarken, kendine ait basit gerçekleri bazen unutuveriyor. İşte bu unutma anlarında, temel yapımıza aykırı adımlar atıp ilerlediğinizdeyse, bu basit gerçekler, ayağınıza takılıveriyor. Kendi gerçeğinizi unutmaya ne kadar yatkınsanız, bu takılmalar neticesindeki düşüş de o kadar sert oluyor. Böylece, hayatımız; türlü engel, zorluk, çatışma ve kayıplarla doluveriyor.

                Bu unutkanlığa düşmemek için, eski bilginler, çalışma masalarının üzerine bir kurukafa resmi veya büstü koyarlarmış. Böylelikle,en temel ve en basit gerçeğimiz olan, ölümü hatırlayarak, insan olmanın sıradan ve basit hadisesini de kendilerine hatırlatırlarmış.

               Günümüz insanıysa ölümü sadece korku ve kaçınılması gereken bir felâket olarak yaşamından soyutlayıp yaşıyor. Diğer pek çok basit temel şeyleri de unutkanlık, girdabına yuvarlıyor, yuvarlıyor; yuvarlıyor...

 

 

" Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 38. hafta, 13.06.2005 - 19.06.2005 haftanın konusu: " BASİTLERDE TAKILDIK " hatırlattıkları üzerine..

: Lasolfa, İzmir, 20.Haziran.2005. 12:13, Pazartesi, İzmir                                                          diğer bir deneme için

               

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Bu yazarımız/Bu yapıt hakkında ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt