www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü
DENEME sokağı
Telif hakkı sahibi: Yeşim ESEMEN
Mavisi Pembesi Kızılı Laciverdiyle “ Bir Avuç Gökyüzü ”, Kucaklaşmak…
|
“ Sarılma ” ya da “ Kucaklaşma ” ; biz tango yapanların, tango dans edenlerin, yaşamlarının ne kadar da şanslı bir yanı, bir parçası... Sadece Tango’ da değil, günlük yaşamlarımızda da kucaklaşmanın önemini düşünelim gelin birlikte. Bir an için, şöyle bir sarsalım beyinlerimizi, silkeleyelim düşüncelerimizi... Yüreklerimizi, kalplerimizi silkeleyelim, daha da iyisi... Ve paylaşalım, içinden dökülenleri.. Bu sanki, bir yelkenli için rüzgarın ya da suyun önemini tartışmak gibi bir şey, bana kalırsa. Suyun derinliğinin.. ya da sığlığının.., yelkenli için önemi gibi mesela... Suyun yokluğunda, “karaya oturma” gerçeği, bir yelkenli için ne ifade ederdi acaba...? Ya da, rüzgarın varlığıyla yokluğu, azlığıyla çokluğu, onun için fark etmez miydi? Bir avuç gökyüzü bulamasaydı bir yıldız tutunmak için, ışığı neye yarardı..? Sarılmaya, kucaklaşmaya ne kadar fırsat tanıyoruz ? Candan, içten ve sıcak bir sarılmayı, ne sıklıkta yaşıyoruz, yaşatıyoruz? Örneğin bugün, kaç kişiye sarıldık, kaç kişi bizi kucakladı ? Kimlerle bu duyguyu yaşıyoruz, kimlere yaşatıyoruz ? Anne, babamızla mı?, Çocuklarımızla mı? Kardeşlerimizle mi? Bir arkadaşla, bir dostla mı? Ya da sevgilimizle, kız/erkek arkadaşımızla ? Eşimizle belki ? Başka..? Ne tür kucaklaşma her biri ? Duygularımızı açıkça gösterebilen bir şeffaflığa ve ifade gücüne sahip mi? Daha da önemlisi, böyle bir hissiyatı taşıyor mu, yoksa ortama uygun bir nezaket gösterisi ve uzlaşma niyetinin, beden dilinde ifade bulmuş bir formu mu? Ya da, içinde en küçük bir hissiyat barındırmayan, tamamen diplomatik, politik bir kucaklaşma.. Duygusallıktan uzak, tamamen rasyonel... Şu anda, şu dakikada, kimi kucaklamak, kime sarılmak isterdik? Araya giren mesafeler yüzünden ya da artık aramızda hiç olmadıkları için sarılamadığımız… Belki de bir kez daha yakalayamayacağımız bu sevgi değiş tokuşunun, kollarımızdan, avuçlarımızın içinden kaçmasına izin verdiğimiz kaç kucaklaşma fırsatı yitirdik..? Kaç avuç dolusu gökyüzünü, kaç avuç dolusu mavi, lacivert, kızıl, pembe, turuncuyu feda ettik..? Kucaklaşmak, sarmak, sarılmak, sarmaşmak,... Heyecan, haz, coşku, sevgi, şefkat, teslimiyet, güven,... ...... Önemini kavrayıp, değerini anlamaya katkıda bulunacaksa, sözcükleri sıfatları renkleri çoğaltmalı.. Ve kucaklaşmaya fırsat tanımalı çünkü, o bir “ ilk vuruş.. ” aynı zamanda. Müzikte, tangoda, valsde, yaşamda... |
" Edebiyat Atölyesi Pazartesi Çalışmaları " ndan: 6. hafta, 01.11.2004 - 07.11.2004 haftanın konusu: Dose Mou Ligaki Ouranno
( Bir Parça Gökyüzü Ver, Giannis PARIOS ) Şarkısının hatırlattıkları üzerine..
:
Yeşim
ESEMEN,
01.11.2004,
05:54 ,