www.sizedebiyat.com SiZedebiyat Edebiyat Enstitüsü

BU YAPIT VEYA BU YAZARIMIZ İÇİN  DİLE GETİRİLENLER...

Gülten Çetindağ Tibet

Kendi Kaleminden: SEVDAM VE BEN…  Vazgeçemediğiniz tutkularınız vardır. İçinizde yıllar boyu saklanırlar. Nereye giderseniz sizinle birlikte gelirler. Kâh bir kitabı okurken çıkarlar karşınıza, kâh bir şiir de saklanırlar. Uzatıp elinizi yakalamaya çalışırsınız ama zamanı gelmeden bir yere kıpırdamazlar. İçinizdeki derya durgun, yitirirsiniz yıllarınızı… Sizi siz yapan duygularınız vardır. Bazen bir çağlayan olur. Başa çıkamaz, tutamaz, yakalayamaz zapt edemezsiniz. Duyguyu doğuran olursunuz aniden. Gönül böyle bir sevdaya tutkuludur. Yıllar geçtikçe tutkular ağırlaşır, duygular oturur, içinizde saklayamazsınız artık. Yabancı hislerin yorgunu olan kalbiniz delicesine çarpar. Anılar çıkar karşınıza, kâğıt kaleme  sarılırsınız. Duygu denizinde tutkular pupa yelken yol alır. Huzur kapınızı çalar, mutluluk konuğunuz olur. Birden kendinizi başka bir âlemde bulursunuz. Özlediğiniz, yıllarca hasretini çektiğiniz, kavuşmak için sabırsızlandığınız an gelip çatmıştır. İlk aşk, son sığınaktır artık! Büyük umutlar gelip sarar sizi, aniden onlar için yürüyecek cesaretiniz oluşur. Renkli rüyalar görürsünüz ve içinizde onları yaşatacak kocaman bir yürek olduğunu fark edersiniz. İnancınız kanat çırpar, beklentileriniz kadim dost gibi kucaklar sizi. Sarılırsınız, ayrılamazsınız. Başka  bir âlemde gezi başlamıştır... Diyar diyar dolaşırsınız. Yürekli dostlarınız olur, duygularınızı paylaşırsınız. Gönül artık uçuşan bir kelebektir. Kucak kucak topladığınız duygularınız etrafa saçılır. Toplar toplar dağıtırsınız. Dürüst, güçlü, olgunlaşmış, cesaret verici, çıkarsız bir birliktelik oluşur kâğıt kalemle aranızda. Yazarsınız… Benim kendimi başka bir âlemde bulmam yıllarımı aldı. Çocukluğumdan beri tutku içimdeydi. O yıllarda boynuna sarılıp hiç ayrılmak istemedim ancak yabancı dil rüzgârı öylesine hızlı esti ki beni peşinden sürükledi. Savruldum. Aniden kendimi yabancı bir ülkede, Türkçe’ den uzak, yabancı bir dili konuşurken buldum. Hayatla kavgam da uzun sürdü, Türkçe’ ye gönül kapımı açamadım. Vefalıydı; defalarca çaldı kapımı. Son gelişinde zilime öylesine coşkulu bastı ki yabancı dilde tutsak ben, sarıldım boynuna. İki eskimeyen kadim dost, sarmaş dolaş olduk. O günden beri, bir elimde kâğıt, bir elimde kalem, durmadan yazıyorum. Türkçe mesut, ben mutlu… Yaşanmışlıklar kovalıyor birbirini. Üstat değilim. Oldukça da acemi sayılırım ama inanıyorum ki duyguyu doğuranım. Duygular alıp, duygular satarım. Yazılarımda hepiniz kendinizden bir şeyler bulursunuz. Sevgi ve aşka bütün yazılarımda rastlarsınız. Onlara sevdalı, onlara vurgunum. Köşemin adını “ Kum Tanesi ” koydum. Türkçe’ ye olan sevdam ve üstatlarımın gücü karşısında ufaldım; Kum Tanesi’ ni kendime yakıştırdım. Yazılarımı okuduğunuzda birlikte zaman tünelinde bir yolculuk yapacağız. Hüzün ve mutluluk bizimle olacak, anılar paylaşılacak. Bir tek kum tanesiyken, belki de  binlerce olacağız. Özlemleriniz çıkacak karşınıza. Avunacaksınız! Belki kum tanesi olarak gönlünüzde yer edecek belki de üstüme basıp geçeceksiniz. Kim bilir? Şayet aşka, sevdaya, sevgiye, sevgiliye tutkunsanız, birlikte yeşerteceğiz sevdayı. Eğer kum tanesi kadar özlediyseniz şayet aşkı sevdayı, hoş geldiniz dostlarım, buyurun köşeme. Kaldırın kadehlerinizi tokuşturalım, SiZedebiyat' ın şerefine... Sevgiyle, saygıyla… 03 Temmuz 2009 Çeşme

 

 

 

                

Bir Önceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girişi Bir Sonraki Sayfa