![]()
BU YAPIT VEYA BU YAZARIMIZ İÇİN DİLE GETİRİLENLER...
| Emel DUMAN |
Kendi Kaleminden: Selâm ben Emel Duman. 09. 09. 1976, İstanbul doğumluyum. Anaokulu öğretmeniyim. Anadolu Üniversitesi İşletme fakültesi ikinci sınıf öğrencisiyim. Ortaokulda Türkçe dersinde, öğretmen hikâye yazmamızı istemişti. Heyecanlanarak yazmıştım, konu serbestti. Gazi Osman Paşa Orta Okulunda okuduğumdan pencereden denizi görebiliyordum ( hava atmak gibi olmasın ama ), başımı çevirdim ve dışarıyı seyrettim. Teknede birkaç adam balık tutuyordu. İşte ilk hikâyemi o zaman yazdım. “ Bir balıkçının hikâyesi ” adını taşıyordu. Geçim sıkıntısı olan bir balıkçı ailesiydi konu. İşte o gündür bugündür kalbim hikayede kaldı. Size anlatamam edebiyat aşkımı, yazma aşkımı, yüreğimde coşkulu bir çağlayandır o, yazmaya doyamam, okumaya doyamam. Okumayı söktüğüm anda ne bulduysam okudum; Önce Cin Ali, sonra okul kitaplarım, sonra çizgi roman, pembe roman, sonra Türk - yabancı klâsik hikâye ve romanları ama çoğunlukla psikolojik kitaplar okudum. Sonra ise gelişim kitapları, dergiler, edebiyat dergileri olmazsa olmazlarım. Şiirler yazdım deste deste ve onları lise de edebiyat öğretmenime teslim ettim, kaybetti. Hayatımda unutamayacağım bir andı, bütün emeğim kayboldu, uzun süre şiir yazmak istemedim ama sonra yazdım. Şiirlerimden birini üye olduğum edebiyat sitesine gönderdim, beğendiler daha çok göndermemi istediler ama göndermedim. 2002 Senesinde bir öykü yarışmasına katıldım, bir derece alamadım. Gerçek anlamda öykülerimle uğraşmam gerektiğini şimdi şimdi daha iyi anladım. Şimdi kendimi daha iyi tanıyorum ve keşfedilmeyi beklememem gerektiğini anladım, ben kendimi göstermezsem bu olamaz ki… Birkaç senedir üstüne basa basa çalışıyorum. İşin ciddiyetindeyim, okuyup araştırdıkça neler yapabileceğimi fark ediyorum. Ben bir Shakspeare ve Hemingway hayranıyım gerçi bunlarla sınırlı değilim. Yazabilen, kelimeleri sihirli bir şekilde dans ettiren herkese hayran olabilirim, İclâl Aydın gibi… Evet ben bunun peşindeyim sihirli kelimeler, sihirli bir dans ve ahenk, yazmak derseniz durmam, duramam… Doğaya aşık, klâsik müzik ve diğer müzikleri seven biriyim. Daha başka ne anlatabilirim ki size…Yalnızca şunu söylemek isterim; yazmaktan başka bir şey istemiyorum, yeteneğime inanıyorum, sihirli kelimelerle ve sihirli öykülerle insanların kalbine gitmek ve biraz olsun hayatlarına, ruhlarına ışık tutmak,hayatlarında güç olmak istiyorum. Ben eski edebiyatçılar gibi “sanatçı, toplumun önünden gitmeli ve onlara ayna olmalıdır ” ilkesine inanan biriyim. Yazmak tek başına yeten bir şey değil, kazandırmak lazım, hayata yenik düşen insanın umudu olmak istiyorum, sıcacık,samimi…İlk kez bir siteye bir öykü gönderiyorum ve çok isterim kendimi orda görmek, gönüllere ulaşmanın benim için ilk adresi. Sevgili gönül dostlarım, edebiyat, öyküler, şiirler, romanlar hep var olsun, bizler yüreğimizi ortaya koyuyoruz. Bugün beğenilmezsek vazgeçmemeliyiz değil mi? Var olan cevher işlendikçe ortaya çıkacaktır, umarım yüreklerinize girebilirim. Şayet olmazsa da dostlar sağ olsun. :)
Sevgili EMEL DUMAN, hikâyelerinizi çok beğenip, büyük bir zevkle okuyorum. Hikâyeleriniz çok samimi ve sıcak. Tebrik ederim. Başarılarınızın devamını diliyorum. Pelin BAYKARA, Tuesday, February 14, 2006 5:51 PM
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|