www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

ANEKDOT  ÇAĞLAYANI

O zaman Der...

AŞIK VEYSEL ( Veysel ŞATIROĞLU )

Aşık Veysel' e sormuşlar " aşk nedir "   diye, o da cevaplamış; " Seversiiiin, gavuşamazsın!.. " Gönderen: Nazlı Çiçek

YUNAN ve İTALYAN

Yunanla İtalyan bir gün oturmuşlar kim daha üstün kültürlü diye beyin fırtınası yapıyorlarmış.  Yunanlı: " Biz, Parthenon tapınağının sahibiyiz " demiş. İtalyan hemen yanıtlamış: " Bizde de Kolezyum var ".  Yunanlı derhal eklemiş: " Büyük matematikçiler hep bizden çıkmıştır " . İtalyan hazırdır: " Bizde de Galile var, fizikçi Fermi var, ayrıca.... " . Yunanlı sona sakladığı bombasını patlaşmış: " Seksi biz keşfettik ! " . " Bu doğru "  demiş İtalyan ve eklemiş "  Ama onu kadınlara tanıtan İtalyanlardır! "

Not: Bu anekdot İtalya' dayken duyulmuştur.  Gönderen: Serra YILMAZ

MESLEKİ TANIŞMA

Genç doktor bir kokteyldeyken çok hoş bir genç kız yanına gelmiş. Bir müddet konuşmuşlar, daha sonra kız ayrılmış.. Konuşma biraz ileride bir başkası ile sohbet etmekte olan karısının gözünden kaçmamış..
- " O kadın kim tatlım? .." diye hızla gelmiş kocasının yanına..
- " Yok bir şey hayatım " demiş Doktor, " Meslek icabı tanıştığım bir kız. "
- " Öyle mi? " demiş karısı, " Hanginizin mesleği icabı acaba bir tanem?..
Seninki mi?. Onunki mi? "  Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

Mrs. BROWN

Yaşlı Mrs. BROWN tren şefine Searchington durağına geldiklerinde kendisine de haber vermesini rica eder. Tren şefi unutur, durağı geçtikten yarım saat sonra hatırlar. Makinistle konuşurlar; gece olduğundan anlaşılmaz diye yarım saat geri giderler, durağa geri gelirler. Şef hiçbir şey olmamış gibi Mrs. BROWN' ın gözlerinin içine bakarak durağı anons  eder;

- " Searchingtonnnn... " .
- " Aaaa!  " der Mrs. BROWN, " Şimdi akşam ilacımı alabilirim artık. Teşekkür ederim! "
Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

KURTARMA TESTLERİ

Kayınvalide damatları test etmek ister. Büyük damadıyla nehir kenarına gider ve yalandan suya düşer. Büyük damat hemen suya atlar ve kayınvalidesini kurtarır. Ertesi gün büyük damadın kapısında Doğan görünümlü bir Şahin vardır ve camında; " Beni kurtardığın için sağ ol, Seni Seven Kayınvaliden " yazmaktadır.  Ertesi gün ortanca damadıyla nehir kenarına gider ve yalandan suya düşer. Ortanca damat hemen suya atlar ve kayınvalidesini kurtarır. Ertesi gün ortanca damadın kapısında da Doğan görünümlü bir Şahin vardır ve onun da camında; " Beni kurtardığın için sağ ol, Seni Seven Kayınvaliden " yazmaktadır.  Üçüncü gün küçük damadıyla nehir kenarına gider ve yine yalandan suya düşer. Küçük damat uzun uzun düşünür ve arkasını döner gider. Kayınvalide boğulmuştur! Ertesi gün küçük damadın kapısında Volvo XJ 90 SUV jip vardır ve camında; " Beni kurtardığın için sağ ol, Seni Çok Seven Kayınpederin " yazmaktadır.

Gönderen: Serra YILMAZ

SIKI TEST

Adam oğluna parmakların isimlerini öğretiyormuş:

- Bu baş, bu işaret, bu orta, bu yüzük, bu da serçe parmak... Anladın mı?

- Hayır!

- Hadi bir daha...,  anladın mı?

- Anlamadım

- Bu baş, bu .... tamam?

- Tamam, anladım.

- Aferin o zaman. Bak şimdi de karıştırarak soruyorum,  demiş ve başlamış elini sallamaya... Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

HAVADAN

Adam papaza günah çıkartmaya gitmiş:

- Benim baldız geldi. Karşıma oturdu. Orasını burasını açtı. Tövbe, hiç umurumda değil. Ama birden hava bozdu, bir gök gürültüsü bir şimşek... Baldız oldu yaldız papaz efendi? Ben nasıl oldu bilmiyorum!

- Tanrı' nın rahmetinden ümit kesilmez evlâdım!

- Ertesi zaman komşu kadın bize kadar geldi. Tövbe, hiç niyetim yoktu ama birden rüzgâr, fırtına...  Aman Allah' ım!  İkimiz de keşkül! Nasıl oldu, ne zaman oldu, yeminle ben hiç farkında değilim!

Papaz ayağa fırlamış, camdan dışarı bakarak adama kapıyı göstermiş;

- Oğlum hava kapalı. Sıkıntılı.. Bugün git de sonra gel devam edelim. Ne olur ne olmaz!                 Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

HAVADAN

Adam papaza günah çıkartmaya gitmiş:

- Benim baldız geldi. Karşıma oturdu. Orasını burasını açtı. Tövbe, hiç umurumda değil. Ama birden hava bozdu, bir gök gürültüsü bir

İNSAN İSTERSE

Genç bir kadın ve yakışıklı bir çiftçi delikanlı; birlikte yürüyorlardı. Delikanlının sırtında kocaman bir küp, sağ elinde bir tavuk, sol elinde ise bir sopa vardı. Önünde bir keçi yürüyordu. Bir zaman böyle yürüdüler. Nihayet yolları karanlık ve dar bir geçide vardı. Genç kadın birden durdu:

 - Ben, dedi; seninle bu karanlık yerden geçmem!

- Niçin?

- Beni öpmeye kalkarsın sonra!...

Delikanlı güldü:

- Sırtımda ve ellerimde bu kadar yük varken seni nasıl öperim?

- Nasıl olacak, dedi kadın: Değneği yere çakar, keçiyi ona bağlarsın. Sırtındaki küpü de başaşağı getirir, tavuğu altına koyarsın, ellerin boşalır...   Gönderen: Bahattin ASLAN

İŞİN USTASI

Adamın biri,işsiz kalmış. “ İşçi aranıyor ” yazısını görünce dalmış. “ Burada sana göre iş yok " demişler, " çok zordur burası... ama madem ısrar ediyorsun. Bak şurada 7 kilometre çamurlu yol var. Bu 7 kilometre yoldaki bütün çamuru 7 saatte kenara atacak, yolu temizleyeceksin. Tamam mı? ”. Adam, “ peki ” demiş işe koyulmuş. Hangi 7 saat! Daha 3 saat dolmadan 7 kilometrelik yoldaki bütün çamurları atmış,  yolu mis gibi temizlemiş. Gündeliğini alıp gitmiş. Ertesi gün de gelmesini tembih etmişler. “ Bugün de ", demişler, şuradaki 7 çuval patatesi 7 saatte soyacaksın. ” Adam yine işe koyulmuş. Ne var ki, 7 saatte 7 çuval şöyle dursun, 7 tane patatesi bile soyamamış. Şaşırmışlar: “ Sen dün 7 kilometre yoldaki çamuru ne çabuk attın da, patatesleri niye soyamadın? ” “ Efendim ”, diye açıklamış: “ Bendeniz bir zamanlar politikacılık yapmıştım. Onun için çamur atmasını iyi bilirim. Ama patates soymakla ilgim olmadı hiç! ” değivermiş...  Gönderen: Bahattin ASLAN

                                                                                              Diğer bir ANEKDOT için

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt