www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

ANEKDOT  ÇAĞLAYANI

Makinenin Böylesi

" ( ... ) Korhan ATAY - Figen Kumru AKŞİT ikilisinin " Katina' nın Elinde Makası " kitabının yazımı için söyleşide bulunmak üzere Seyfi DURSUNOĞULU' nun evinde geçirdikleri süre içerisinde sabah kahvaltıları renkli geçmektedir. Bir kahvaltıda Seyfi beyin yardımcısı traş olurken yüzünü kesmiş olduğu halde yanlarına gelir. Seyfi bey yapıştırır;

- " Ne o, kediyle mi traş oldun? " (  .... ) "     " Katina' nın Elinde Makası "  adlı söyleşi kitabından...

Makinenin böylesi " Taş Devri " ve " Tom and Jerry " nin yaratıcıları William HANNA ile Joseph BARBARA' nın bile aklına gelmemiştir.

Gönderen: YunusBir

Kasten

Aşçılığı ile ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu. Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi. Beklenen konuklar gelip sofraya oturduklarında çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar. Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler değme oburların bile iştahını kapatacak denli berbattı. Tatlılar un kokuyordu, patatesler yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti. Oğlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu fark ettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi. Sonunda yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin elini öperek evlerine gittiler. Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra gitmeyi düşünüyordu. Oğlu ve gelini gittikten sonra, yaşlı kadına;

- " Senin harika bir aşçı olduğunu adım gibi biliyorum. Bana söyler misin, bu geceki yemekler neden o kadar kötüydü? Bence ya hastasın ya da bir sorunun var "  Yaşlı kadın gülümseyerek yanıt verdi;
- " Hayır, hiçbir şeyim yok. Kasten yaptım " dedi. " Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini anımsatıp eşinin kalbini kıramayacak "
Gönderen: Seçkin Kemal ERDEM

Asıl ve Asil Sevgi

Saat 8:30'da, seksenlerinde, yaşlı bir adam başparmağındaki dikişleri aldırmak üzere poliklinikten içeri girdi. Çok acelesi olduğunu söyledi. Saat tam 9:00'da şehrin diğer ucuna yakın bir yerde bir randevusu olduğunu ekledi. Tedavisinin bitmesi ve onun söylediği yere ulaşması en azından bir saat sürerdi. Yaranın pansumanı sırasında konuşmaya başladık. Bu denli acelesi olduğuna göre önemli birisiyle mi randevusu olduğunu sordum. Bana bakımevine gidip eşiyle kahvaltı etmek için acelesi olduğunu söyledi. O zaman eşinin sağlığının nasıl olduğunu sordum. Eşinin orada uzun bir süredir kaldığını ve Alzheimer hastalığının bir kurbanı olduğunu anlattı. Geç kalmış olmasından dolayı;

- " Acaba eşiniz endişe duyar mı? "    diye sordum. Bana beş yıldan bu yana onun kim olduğunu bile bilmediğini ve kendisini tanımadığını söyledi. Şaşırmıştım,;

- " Sizi tanımadığı halde yine de her sabah onu görmeye mi gidiyorsunuz? " Elimi okşayarak gülümsedi;

- " O beni tanımıyor ama ben hâlâ onun kim olduğunu biliyorum!.."    Gönderen: Seçkin Kemal ERDEM

Sihirbaz HOUDINI

Ünlü sihirbaz HOUDINI kasaların içine girip dışarı çıkmasıyla ünlenmişti. Bir keresinde iç içe koydurttuğu üç adet şifreli para kasasının en dibindekinden başlayıp üçünü de çok kısa bir sürede açarak dışarı atmıştır kendisini. Yıllar sonra para kasalarını nasıl açtığını sorduklarında yanıtı kısadır: " Bütün kasalar dışarıdan açılmamak üzere tasarlanmıştır. Halbuki ben hep içerdeydim! "  Gönderen: S.K. E

Sevgili George

" Sevgili George,

Eminim, senin haricindeki nedenlerden dolayı bana istemeden attığına inandığım - çok  pardon George - kazık dolayısıyla onca yıllık beraberliğimiz, sahip olduğum kahrolasıca prensiplerimden dolayı kapının bu tarafında ve diğer tarafında sona erdi. Buna doğal olarak senin kadar üzülüyorum. Üzüntümden sen giderken söylemek istediklerimi söyleyemedim.

Sekreterim mektup yazabileceğimizi hatırlattı.

Kıymetli George, sana söylemek istediklerimi sekreterim yazmayı denedi ama o bir hanımefendi olduğu için yazamıyor...

Ben de bir beyefendi ve bir centilmen olduğum için yazamıyorum.  Ah George, sen her ikisi de olmadığından, demek istediklerimi anlamışsındır...

Sevgilerle George, sevgilerle...  Gönderen: Alp ARPAD

Duyarlı Emine

Günümüzdeki Bosna Hersek savaşı sırasında Emine teyze sık sık televizyonlardan haberleri almaktadır ve gözünü ekrandan ayırmamaktadır. komşuları " niçin bu kadar çok ilgilendiğini " sorar;

-  " Bir kere çok üzülüyorum oradaki Türklere yapılanlara.  İkincisi yardım etmek istiyorum ama kimseye güvenemiyorum. Baksana yiyecek yok, açlar diyorlar ama ben çok dikkat ettim durmadan UN kamyonları geçiyor. Hem de hepsi un renginde, beyaz beyaz. Napıcaklar o kadar unu? Biraz da başka şeyler gerekmez mi? " Emine teyzeye, UN' nin, UNITED NATIONS kısaltmasının Birleşmiş Milletler kamyonlarının üstünde yazılı olduğunu zar zor da olsa anlatırlar. Emine teyze ertesi gün Bosna Hersek derneğine yardıma gider.

Gönderen: Alp ARPAD

Evlilik

1- Bir adam gazeteye ilan vermiş: '' Eş arıyorum '' .Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş.'' Benimkini alabilirsin ''
2- Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz. Ya arabası yenidir ya da karısı!..'
3- Bir genç babasına sorar; '' Baba evlenmek kaça mal olur? '' Baba cevap verir: '' Bilmiyorum oğlum, ben hálá ödüyorum! ''
4- Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer.İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp '' Keşke onu isteseydim '' dersin.
5- Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler, ikinci yılında kadın konuşur adam dinler, üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.
6- Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır: '' Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım! '' Adam cevap verir: ' 'Evet çok aşıktım fark edemedim! ''
7- Bir adam evlenene kadar eksik sayılır, evlenince tam bitmiş olur.
8- Bir davette bir hanım arkadaşına sorar; '' Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun? '' Diğer hanım cevap verir; '' Evet yanlış adamla evliyim de ondan! ''                                                                      
Gönderen: Mehtap İNAN

Parasıyla değil mi?

Arap şeyhi, kâhyasıyla Paris' e gelmiş, sokakta geziyordu. Paris' in en büyük caddesinde yürürken sıkıştılar. Görünürde tuvalet yoktu. Şeyh daha fazla dayanamayacağını anlayınca, üstündekileri çıkarıp kâhyaya verdi. Caddenin kenarına eğildi. Oracıkta önemli gereksinimini giderdi. Tam o anda polis çıkıverdi karsılarına... Polis, şeyhe yaklaştı, hareketinin çok ayıp olduğunu, uygar bir kentin ortasında böyle bir isin yapılamayacağını söyledi. Fransızca anlamadığını görünce, işaretle anlattı. Sonra makbuz defterini çıkardı. Yazdığı cezayı gösterdi : 100 frank...  Şeyh, cüzdanını çıkardı, polîse 200 frank uzattı:  " Kâhya da yapacak... "    Gönderen: Saniye KİNAN

Bizum Kari

Mahkemede hakim, Temel’e sormuş:
- Kiminle evlisin?
- Bizum kariylan! Hakim sinirlenmiş:
- E, herhalde! Sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
- Duydum tabi, nasil duymadum!
- Kimmiş?
- Bizum kari!                                                                    
Gönderen: Yakup Dede

Ne Kadar İstersen

Bir zamanlar memleketin birinde vezirler huzura çıkmışlar:

— Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız  var, diyerekten... Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış,
- E...! Ne vergisi koyalım?, demiş...
— Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar! Padişah,
- Tamam, demiş.
Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
- Tepki var mı?
— Hiç bir tepki yok!
— İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun,  çıkandan da bir akçe alsın! 
Aradan bir süre geçmiş, Padişah:
- Var mı şikâyet?
— Yok!  Halkının tepkisizliğine kızan Padişah, gürlemiş:
- Köprülerin ortasına da adam koyun, bir akçe o alsın, para vermeyeni becersin! 
Aradan birkaç gün geçmiş, hala bir tepkinin olmamasına içerleyen Padişah, çağırmış vezirlerini,
- Köyün birine gidelim. Halkı dinleyelim hele bir, demiş.  Gitmişler köye,  Padişah sormuş: - Var mı şikâyet? Ses yok.  Padişah:

- Var mı şikâyet? Konuşun yoksa taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayacağım, diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş:

- Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!.. 

- Eeee!, demiş Padişah bir umutla...
— Akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, bir adam daha koysanız...
Gönderen: Alev ALEV

                                                                                              Diğer bir ANEKDOT için

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt