www.sizedebiyat.com SiZedebiyat

ANEKDOT  ÇAĞLAYANI

O zaman Der...

Çeken Bilir...

Asılardır birbirlerine sarılı duran kadın ve erkek heykeline can vermeğe karar vermişler. Kararı bildiren melek;

- “ Yıllarca insanlara örnek bir hizmet verdiniz. Sizi ödüllendireceğiz. İlk olarak en çok yapmak istediğiniz yapın, tamam mı? Sahi nedir o? " demiş.

- " En çok yapmayı istediğimiz şey... " diye söze başlamış erkek heykel. Sonra ikisi birden kendini tutamamış, canlanmanın ve özgür kalmanın verdiği sevinçle haykırmışlar;

- " Kuşların kafasına yapmak! "                              Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

Sen Vespa' yı Bilir Misin Sen...

Eskiler bilirler. Cadillac' lar vardı; sokağa zor sığarlar ve sekiz kocaman silindirleri, süratleri, güçlü motorları, bol benzin yakışları, can alıcı şekilleri, renkleri ile zenginliği temsil ederlerdi. Rahmetli Vahi ÖZTÜRK' ün filmlerde Horoz Nuri tiplemesiyle gündeme gelen pamuk zengini Adanalılardan birisi yakmış cigarayı, açmış arabanın üstünü, koymuş pikaba Adanalıyı, Toros dağlarından tam gazla, keyifle arabasını sürüyor;

- " Amman Adanalım, canım Adanalım.. Hey güllüm hele hele güllüm... " Değmeyin keyfine. Bütün araçları geride bırakmış, tek başına. Birden bir cızırtı duyuyor sol yanında. Bir dönüyor ki bir tane motosikletli, scooterlı bir adam kendisine gülüyor;

- " Sen Vespa' yı bilir misin sen? " diyor, zıpkın gibi sollayıp geçerken. Adanalı çıldırıyor, basıyor gaza, hop Vespa arkada. Keyifle arkasına yaslanıyor. Hopp, solda bir cızırtı;

- " Sen Vespa' yı bilir misin sen? " diyor, yine sollayıp geçerken. Adanalı yedek motorları açıyor, hoop Vespa arkada. Yine cızırtı, yine aynı laflar.. Adanalı, hoop Vespa arkada.. Cızırtı, sollama, aynı soru.. Adanalı yine gaza basıyor ama virajı dönünce bakıyor ki Vespa da yok, Vespalı da!.. Hemen sağa sola bakıyor ki Vespalı ağaçta dalların arasında, vespa darmadağın, didon bir tarafta, jantlar diğer yanda... Adanalı keyifle yaklaşıyor ağaca;

- " La hemşo, biz Vesipayı bilek ne ola, bilmeyerek ne ola? Gördün mü bak müsebahanın sonucini, he? " Vespalı inleyerek asılı olduğu daldan cevaplar;

- " Yok be Hamşo, yok yahu! Sen Vespa' yı biliyorsan, freni ne tarafta diye soracaktım. Ahh.." Gönderen: Doktor Hâlis Refik AKBABA

99 Nolu Sandal

Sandal kiralama servisinin yaşlı müdürü elinde megafon telâşla uyarır;

- " 99 no lu sandal, oradan derhal uzaklaşın! Orası mercan dolu; hem sandalınız, hem siz perişan olursunuz! Hayatınız söner! Duymuyor musunuz beni! Acil durum, çabuk uzaklaşın oradan! " Genç müdür yardımcısı ikaz eder;

- " İyi ama müdürüm, bizde zaten 90 sandal var. 9 tane daha mı aldık? " Müdür kapar, tekrar sarılır megafona;

- 66 nolu sandal, panik yapmayın, dayanın! Hemen geliyoruz yardıma!... "  Gönderen: YunusBir

Arada Bir Hatırlamakta Yarar Var !..

Ünlü virtüöz piyanonun başına oturmuş ve salonu hınca hınç dolduran  seyircilerin önünde, konserine başlamıştı. Ancak tuşlara basıp çalıyor görünmesine rağmen, telleri önceden sökülmüş olan piyanodan hiçbir ses çıkmıyordu! Dinleyiciler, birbirine göz ucuyla bakarak ne yapmaları gerektiğini araştırıyorlar, fakat nedense tepki gösteremiyorlardı. İki saat süren sessiz konserden sonra ünlü virtüöz oturduğu yerden kalkarak büyük bir ciddiyetle onları selamladı. Salon sürekli alkış sesleriyle çınlıyordu. İngiltere'de yaşanan bu olaydan sonra piyanist, kendisiyle röportaj yapan televizyon spikerine:  
" İNSANLARDAKİ TEPKİSİZLİĞİN NEREYE KADAR VARACAĞINI ÖĞRENMEK İSTEDİM, MEĞER  SINIRI YOKMUŞ..." diyordu.

Gönderen: Sema OKURER

KÜRESELLEŞME NEDİR?

- " Prenses Diana' nın ölümü! "  - " Yapma ya, nasıl olur? "  - " Bir İngiliz prensesi, Mısırlı erkek arkadaşıyla, bir Fransız tünelinde, Hollanda motoruna sahip, İskoç viskisiyle sarhoş olmuş bir Belçikalının kullandığı bir Alman arabası ile kaza yaptıklarında Japon motosikletli İtalyan paparazziler tarafından takip ediliyorlardı. Amerikalı bir doktor tarafından Brezilya yapımı ilaçlar ile tedavi edilmeye çalışıldılar! Bu mesaj sana bir Yunanlı tarafından Bill Gates teknolojisi kullanılarak gönderildi ve sen de muhtemelen bunu bir Singapur tesisinde Bangladeşli işçilerin yaptığı, Tayvan malı çiplerin ve Kore malı monitörlerin kullanıldığı bir bilgisayardan okuyorsun. Büyük olasılıkla da bu bilgisayar Hintlilerin kullandığı kamyonlarla taşındı, Endonezyalılar tarafından kaçırıldı, Sicilyalı liman personeli tarafından boşaltıldı, Meksikalı kaçakçılar tarafından taşındı ve son olarak da Yahudiler tarafından sana satıldı. Sen de bir Türk olarak okuyorsun..."  Gön: Doktor Hâlis Refik AKBABA

BABACIĞIM

- " Babam galiba annemi aldatıyor. Kürenize bakıp da nerde olduğunu söyler misiniz, ey dünyanın en ünlü falcısı?"

- " Bakayım. Hımm, alestaka tutsikaka homm! Hayır aldatmıyor, şu anda Arnavutluk' ta, deniz kenarında balık tutuyor "

- " Vay be, nasıl olur ya? Yanıldınız. Arnavutluk' ta değil, şehrin diğer mahallesinde komşuyla yatıyor olmalı. Arkadaşım telefon etti! "

 - " Ben gerçek babanızı söylüyorum. Hımm! Elemtere püf!... Botistoff..."  Gön: Doktor Hâlis Refik AKBABA

 

ALIŞVERİŞ

- Kayserili babam, bana acil 500 lira gerek!

- Ne 400 lira mı? Ne yapacaksın 300 lirayı? 200 lira yetmez mi? Al sana 100 lira!...

- Dedin ama 50 lira uzattın. Zaten bana da 50 lira gerekliydi. Böyle yapacağını biliyordum. Onun için 500 demiştim!

- Aferin len oğlum! Bana da aferin ama, sahte 50 liği  vermeseydim, kazıklanacaktım!...   Gönderen: Yakup Dede

SEYAHAT

Adam elindeki son para ile kumar oynamaya karar verir. İnanması zor bir talihle 3 milyon dolar kazanır. Otelin kral dairesine çıkar ve karısına müjdeyi verir;

- Karıcığım çok para kazandım bu akşam. Hemen bavulunu hazırla...

- Derhal! Nereye gidiyoruz? Paris, Londra...

- Neresi olduğu hiç önemli değil yavrucuğum, eve döndüğümde gitmiş ol!  Gönderen: Yakup Dede

NERDE...

İki obur oturup tıka basa yemek yerler. O kadar çok yerler ki birisi çatlar, ölür. Diğeri de acile kaldırılır. Durumu ciddidir. Eşi haber alır almaz hastahaneye yetişir. Kızgınlığını bastıramaz:

- Bu kadar yemenin ne alemi var? Gördün mü bak başına geleni? Bir gün sen de çatlayacaksın! Aldın mı bari hızını, hırsını? Doydun mu?

- Nerde!... Doyan önden giden;  rahmetli. tok gitti çok şükür!...   Gönderen: Yakup Dede

cİnsİyet

Öğretmen öğrencilerine sormuş; " Bilgisayar erkek mi dişi mi sizce? " Kız öğrenciler : " Bilgisayar erkektir. Çünkü bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmalarına rağmen ömürlerinin dörtte ucunu sorun yaratarak geçirirler. Daha da önemlisi bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi görüp pişman olursunuz.. " Erkekler öğrencilerse: " Bilgisayar dişidir. Çünkü onun mantığını yaratıcısından başka kimsenin anlaması mümkün değildir. Yaptığınız en ufak hatayı bile hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar. Ve bir bilgisayar aldıktan sonra fark edersiniz ki,asıl parayı ona gereken aksesuarlar için harcamak zorundasınız.  Gönderen: Murat IŞIK

HABER

" Dick CHANEY avda arkadaşını vurdu... " Gazeteler. " Mr. CHANEY' in  popularitesi % 92 lere çıktı. Zira bir avukatı vurdu. " Jay LENO.

" Bana ava çıkmayı teklif etti , ben de ona flörtüm olmayı! " . George COOLONEY. Gönderen: Murat IŞIK

DEĞERLİ

Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp,kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük  yiyeceğini arıyor." Şimdi başım dertte " diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış, yerde kemik parçalarını görmüş.Hemen arkasını Leoparın geldiği yere dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; "Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?  " Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanmış. '' Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım " diye düşünmüş. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş, Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış... Leopar çok sinirlenmiş ve maymuna " Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım " demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş. " Şimdi ne yapacağım? " diye düşünürken, kaçmaya teşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını Leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş; " Bu aptal maymun nerede kaldı ? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hâlâ haber yok ! " Gönderen: Murat IŞIK

ANAM, KARIM

Adam arkadaşının, " Anamın düşündüğü düşman başına, karımın düşündüğü benim başıma' diye dua ettiğine dikkat etmiş ve  sormuş: ' Arkadaş senin anan bu kadar kötü bir kadın mı? Senin karın bir melek mi? Halbuki normal olarak insanların anaları iyiliklerini ister! ' Arkadaşı gülümseyerek cevap vermiş: ' Kardeşim şimdi anam oturup düşünüyordur. ' Benim Hamdi' nin başına bir iş mi geldi? Bir kaza mı geçirdi?' diye. Halbuki karım ' Bu herif kim bilir şimdi hangi kadınla eğleniyordur? Neler beceriyordur? ' diye düşünür. Onun için anamın düşündüğü düşman başına, karımın düşündüğü benim başıma der dururum.  Gönderen: Elif MUSUZ

Cennette İki Kadın

- Selâm, benim adım Wanda.
- Selâm, benimki de Slyvia, sen nasıl öldün?
- Donarak öldüm.

- Ne kadar korkunç!
- Yok o kadar kötü değildi, soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm.
- Peki sen nasıl öldün?
- Ağır bir kalp krizi geçirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu  iş üstünde yakalamak için eve erken geldim, fakat evde tek başına  televizyon seyreder halde buldum.
- Sonra ne oldu?
-
Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim,. Bütün evi aramaya başladım. Çatıyı, yatakların altını ama her yeri aradım fakat bulamadım. Ama aşırı yorulmuştum, kalp krizi geçirdim ve öldüm.
- Keşke derin dondurucuya da baksaydın, şu anda ikimiz de yaşıyor olacaktık!  
Gönderen: Elif MUSUZ

TELKİN

- Bugün gittiğim doktor bir harika kocacığım! Baş ağrılarım nihayet sona erdi ve bunun için sadece vizite ücreti aldı.

- Bana da anlatsana, nasıl iyileştirdi seni?

- Telkinle... Bir süre " Başım ağrımıyor, başım ağrımıyor " diye tekrar ettim. Kendime telkin yaptım. Ve püf.. Baş ağrısı diye bir şey yok!

- Güzel, soyun geliyorum....

 

- Söylemeyecek misin? Kaç gündür, ateş kesildin çapkın! Nasıl beceriyorsun bunu? Önceden beş dakika banyoda ne yapıyorsun her seferinde? .
- Telkin!

- Nasıl yani?

- Söyleyemem!

Bunun üzerine kadın kocasını takibe karar verir. Adam kutsal görev öncesi banyodaki aynanın karşısına geçmekte ve önüne bakarak telkinde bulunmaktadır:

- Bu karı benim karı değil. Valla benimki değil. tanımıyorum. İlk defa tanıyacağım. Bu karı yeminle benim karı değil... Gönderen: Yakup Dede

                                                                                    Diğer bir ANEKDOT için

Bir Onceki Yapıt Teknik Aksaklık Bildiriniz Edebiyat Atölyesi Girisi Türkce veya Diğer Bir Dil Yanılgısını Bildiriniz Sözlük Telif Hakları Kanunu İmla Kılavuzu  Radyolu Dakikalar ODA AKDENİZ ODA EGE ODA MARMARA Enstitü Girisi Bir Sonraki Yapıt